Aylık Arşiv: Aralık 2009
KÖLELEŞME- HÜRRİYET- MÜNAFIK
Hürriyet aşkın ifadesidir. İnsanların yaratılışında hürriyeti sevmek vardır. Köleleşme ise her türlü şekliyle insanlık için bir zülümdür. Özgürce yaşamak ve düşünceyi bloke ederek insanların gelişimini engellemektedir. Hayatımızda kâr ve zarar oranları ile ilişkiye giren kuvvetlerin her fırsatta karşısındakini etkilemek, hükmetmek ve köleleştirmek için gayretten kendilerini alamazlar. Bu olması gereken durumdur. Ancak Allah Teâlâ hürriyetin başka [...]
YOZLAŞMA
Yozlaşma kavramını ifade etmede genel bir tarif yapılamadığı için kabul edilmesi gereken, yozlaşmanın zamana bağlı olarak değişmekte olan ve farklı toplumlarda, farklı şekillerde karşımıza çıkan bir gerçeklik olduğudur. Yozlaşma tarifini ele almak istediğimizde, sorunlara ve içinde bulunduğumuz zaman ve şartlara göre değişmekte olduğunu göreceğiz. [Yozlaşma, meşru olmayan çıkarlar uğruna ekonomik ve içtimâi imkânların veya kamu [...]
DOĞRU KARAR VE SİYASET NEDİR?
“Bir mucit ilaç bulmuştur. İlaç maliyet açısından ucuzdur fakat piyasa fiyatı pahalıdır. Bir kişi düşünün hastasını kurtarmak için ihtiyacı olan ilacı alamayınca hırsızlık yapmıştır. Aslında hastayı kurtarmak için yapılan hırsızlık mantıklı gibi gelirken sonuçta zarar veren bir olaydır.” Bu olay için birçok doğrular vardır. Kararların olumlu ve olumsuz taraflarını çözerken ilacı alamayan kişi ve eczacıyı [...]
ÇARESİZLİKTEN KURTULUŞTA MANEVİYAT İLİŞKİSİ
Mükemmellik, mükemmel, kusursuz, dört dörtlük çok sık duyduğumuz, kullandığımız ama çoğu zaman da gerçek anlamı üzerinde pek düşünmediğimiz kelimelerdir. Hep daha iyisini yapmak, sürekli kendimizi geliştirmek için çabalamaktır. Tüm bu düşünce hataları ve katı kurallar sonucunda da birtakım olumsuz durumlarla karşı karşıya kalmaktayız. Buna da çaresizlik denir. Mükemmel olmak isterken çaresizlik içinde kalmakla yıkıma uğrayan [...]
KOMPLO TEORİLER VE İLLÜZYON
Bu teoriler için aslında söylenecek çok şeyler vardır. Bu teorileri üretenlerin niyeti, kişileri ve cemiyetleri belirlenmiş hedefin merkezine doğru çekerek bataklık çukuruna düşürmektir. Her şeyi bir komplo illüzyonu içinde kaybedip dağıtabilmek mümkündür. En akıllı, tedbirli ve temkinli olduğunu zannedenler dahi bu illüzyona maruz kalıp aldanma ihtimali bulunmaktadır. Komplo teorisi üç kısımdan oluşur. Birincisi “Haber” bölümüdür. [...]
HAKİKATİ GÖRMEK NE KADAR ZOR
Vaktiyle valinin biri azlolunmuş, hayli zaman açıkta kalmış. Bir gün uşağı: Efendi, demiş, filân ağaç kovuğunda bir zat oturur herkes gidip onun duasını alır, büyük bir zattır. Haydi, biz de gidelim de senin için duâ isteyelim! Efendi de uşağın sözünü dinleyerek kalkar ve beraberce o zâta giderler. Elini öpüp hacetlerini söylerler. O zat da: “Yâ [...]
SIRAT KÖPRÜSÜ (HIRS VE İTİDAL)
İnsan, fıtratındaki hırsından dolayı yükselme arzularıyla doludur. Hırs, son dönem insanında ise daha geçerli hüviyete bürünmüştür. Koşuşturmaca içinde geçen hayatımız bu hasleti daha fazlaca kamçılamakta olup, sersemleşmiş bir haleti ruhiye içine de itmektedir. İnsanın hırsı tek amaç olunca, bu hıza yetişmek için fedakârlıklarını sonuna kadar kullanmaktan kaçınmadığını görmekteyiz. Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdu ki; [...]
KÜRESELLEŞME
Zamanımızda ülkeler el değiştirerek başka bir Devlete katılması yerine şimdi, sınırları genişletmek, başka memleketlerin zenginlik kaynaklarını ele geçirme ve insanlarını kendi hesaplarına çalıştırılmaktadır. Çünkü çok defa silahlı, hem masraflı arp, hem de hürriyet fikriyle bağdaşmadığından zamanımızda daha sinsi ve maskeli bir “emperyalizm “ şekline başvurulmaktadır. “Modern emperyalizm “ denilen bu şekil iktisadi ve kültür hayatı [...]
GEÇMİŞE MUHTAÇ OLMA
Geçmişimizden kopmak istesek dahi geçmiş bizim geleceğimizdir. Üzüntülerimiz ve sevinçlerimiz geçmişlerimizle beraber gelmektedir. Bugünün yarın için olan geçmiş durumu karşısında sorumsuz olamayacağımız gibi tedbirsiz hareket etmekte büyük hasretlere sebep olacaktır. [Geçmişe hakkını teslim etmek gerekmektedir. Geçmiş felsefi anlamda ne iyi ne de kötüdür. Ama gereklidir. Bir forma sahip olmak zorundayız -tamamen örtük düzen içinde yaşayamayız- [...]
TOPLUMLARIN ECELİ
Toplumlar için câri olan bir hüküm vardır. Bu ise toplumun canlılık özelliği göstermesi, doğması, yaşaması ve ölmesidir. Canlılık özelliği olan topluluklar için kullanılan “ecel” kavramı bu özelliğinin devam edişinin sınırını Allah Teâlâ’nın topluma bırakarak adalet ve imtihan sıfatları ile tecelli ettirmiştir. Bu durumu en güzel şekilde Bedîuzzaman Said Nursi kaddese’llâhü sırrahu’l azîz açıklamıştır. [Elbette beşerin [...]
ZAMANDAKİ GEÇMİŞ VE GELECEK
[(İnsana göre) kâinattan daha büyük, ya da eski bir şey yoktur. Peki, biz nereden geldik? Kâinat nasıl var oldu? Kâinatta yalnız mıyız? Oralarda bir yerlerde uzaylı var mı? İnsan ırkının geleceği ne? 1920'lere kadar, insanlar kâinatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu. Daha sonra kâinatın genişlediği keşfedildi. Uzaktaki galaksiler bizden uzaklaşıyordu. Bu, galaksilerin bir zamanlar [...]
TASAVVUFÇU KALPLER
Bugün bir meclise vardım oturmuş pend eder vâiz, Okur açmış kitâbını bu halkı ağladır vâiz. İki bölmüş cihân halkın birini cennete salmış, Eliyle kürsüden birin Tamû’ya sarkıdır vâiz. Çıkar ağzından ateşler yakar şeytân-ı mel’ûnu, Sanasın yedi Tamûnun azâbı kendidir vâiz. Tamûya şöyle doldurmuş içinde yok duracak yer, Ana yerleştirir halkı acep hizmettedir vâiz. Yaraşur va’z [...]
İLM-İ ÂTÎ (GELECEK İLMİ)
Kur’ân-ı Kerim’deki ayetlerin gösterdiği işaretlere bakarak geleceği yorumlamak, Allah Teâlâ’nın kader alanında devletlerin ve milletlerin yüzyıllar sonra göreceği ve başlarına gelecek durumların habercisi olmaktan başka bir şey değildir. Gelecek Allah Teâlâ’nın kullarına saklı tuttuğu gelecek “kesin olacak bilgisi” olan kısmıdır. Ancak Allah Teâlâ geleceğin ne getireceği hususunda işaretleri ve ön bilgilerini saklı tutmadığı gibi tahsili [...]
GELECEĞİMİZİ NİÇİN DÜŞÜNÜYORUZ?
Hayat adı verilen şu mantığa ters gelen sürecin üyeleri olarak biz insanlar hep merak ederiz. Bu yüzden de gördüğümüz, görmediğimiz her ne varsa bu merakın konusu olmaktan kurtulamayız. Farkında olmak ve anlamak isteriz, gayret ederiz ve bilmek, her şeyin yolunda olduğuna inanmak isteriz. Peki, bildiğimiz nedir? Ya da insan olarak biz neyi bilmiş olmakla övünebiliriz? [...]
ŞERH-İ BEYAN-I (ENE NOKTAİ TAHTE’L-BA) İMAM ALİ KERREMALLÂHÜ VECHE
انا نقطة تحت الباء [1 Marifet babının ilerisini Heves Ve bâdesinin Remzi daim sana pes Hz. Ali kerremallâhü Veche buyurdu ki: "Bil ki tüm Semavi kitapların esrarı Kur'ân-ı Kerim'de toplanmıştır, Kur'an-ı Kerim'in tüm esrarı Fatiha'dadır, Fatiha'nın tüm esrarı Besmelededir, Besmelenin tüm esrarı 'B --ب'Harfindedir,' ب 'Harfinin tüm esrarı da onun altındaki noktadadır. " Daha [...]
RASPUTİN ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Grigori Rasputin Sibirya’nın Pakrovskoye köyünde (Tyümen şehri’ne 75 km uzaklıkta) 1869 yılında doğmuş, doğaüstü yetenekleri olduğuna inanılan, kimilerine göre ermiş, kimilerine göre kaçık papaz, kâhin, şifacı, kimilerine göre ise yalnız bir şarlatandı. Rasputin’in tarih sahnesine çıkışı Petersburg’a varışından sonra şifacı ve kâhin özellikleriyle saraya girmesinden sonra olmuştur. Çar Nikola ve Çariçe Aleksandra’nın oğulları Veliaht Aleksey [...]
NUREDDİN TOPÇU HOCAMIZIN BİR KONFERANSI
FELSEFE VE CEMİYET [İnsanların bir kısmı düşünür, bir kısmı yaşar. Çoğunluğu teşkil eden düşünmeden yaşayanlar, hayat yolunda daha önceden hazırlanmış rayların üzerinde yürürler. Hazır sigara içenler gibi evvelden yapılıp hazırlanmış kaideleri kullanırlar. Onları, örfleri ve alışkanlıkları idare eder; hazları ve hayatî duygularıyla yaşarlar. Kısa ömrün verebileceği şeyleri mutlaka harcamaktan hoşlanırlar. Mevki, servet, iştihâlar ve muvaffakiyetlerden [...]

