Aylık Arşiv: Ocak 2010
KÜRESEL EKONOMİK SİSTEM GERÇEĞİ
Gelecekte olması düşünülenlerden biride şirket vatandaşlığı, özelleştirme, küresel pazarlar, karlılık, …. çok uluslu şirketlerin egemenliğidir. Yani ekonomik sistemin emperyalist düzen sahiplerinin emellerine hizmet edecek sistemlerin hayata geçirilmeye çalışılmasıdır. Görünüşte bütün insanlığı bir havuzda toplayıp bir köy haline gelmesidir. Küreselleşme İslamî açıdan uygun görülmemektedir. Çünkü Allah Teâlâ kulların birbirleri anlaşmaları için ayrı kabileler, fikirler, mezhepler vb. [...]
GELECEK İSLÂM’IN
[Din insanlığın bir parçası gibi her zaman var olan bir olgudur. Bu yüzden fertler ve toplumlar için din, en büyük bir ihtiyaçtır. Nasıl ki hava bizim için vazgeçilmez bir ihtiyaç ise din de iç dünyamızı saran öyle vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Bu açıdan bakıldığında dinin hem bireysel hem de toplumsal yapılanmada büyük etkinliği vardır. Fakat din [...]
İLM-İ ÂTÎ İLE İLMİ LEDÜN İLİŞKİSİ
İlm-i Âtî, tarih ilminin bir simetrisidir. Biri geçmişe, diğeri geleceğe bakar. Tarih, geçmişe yolculuk etmemizi sağlarken İlm-i Âtî de ise geleceğin bir bölümünü keşf etmemizin imkanlarını zorlamamızı sağlar. Lakin İlm-i Âtî ile kehânet arasında dağlar kadar fark vardır. Falcılık icabında İlm-i Âtî’nin bir şubesi sayılabilirse de İlm-i Âtî ise kesinlikle falcılık değildir. Geçmişi analiz etmek, [...]
TOPLUMLARIN KIYAMETİ
Mükemmel bir Hükümet adamını sevindirmek isterseniz tenkit ediniz Basit bir Hükümet adamını memnun etmek isterseniz methediniz İngiliz Başbakanı Benjamin Disraeli [1] Rahat bir hayat yaşamak, nefsinin isteklerine en üst düzeyde ulaşmak emelindeki insanın en büyük düşüncesi aslında bu olmamalıdır. Zamanla insanı insanlıktan çıkararak ilâhi bir statüye kavuşmak için gayret göstermeye sevk eden bu tehlikeli durum, [...]
AVATAR FİLMİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
İleri teknoloji; nanoteknoloji, bilişim, robotlar, yapay akıl vb. hayatın tüm alanlarına girerek insanüstü bir hayata geçilmesidir. Daha ileri seviyede hemen hemen tüm konularda yüksek düzeyde yapay akıl içeren bilgisayarların karar vermesi ile insanların bağımsızlığı ve kendi kendilerine karar alma mekanizmalarını kaybetmesidir de denilebilir. [Her zaman, “Değişmeyen tek şey değişimdir” denilmiştir. İnsanların gözden kaçırdıkları sorun, değişecek [...]
HZ. ALİ KERREMALLÂHÜ VECHENİN SIRLARINDAN
و كم لله من لطف خفىّ يدق خفاه عن فهم الذكىّ Abde Hak’dan var nice lutf-i hafi Edemez idrâk anı fehm-i zeki “Allah’ın kullar üzerinde nice gizli nimet ve lutufları vardır ki zeki olan kimseler dahi bunu idrâk edemezler.” و كم يسراتى من بعد عسر وفرج كربة القلب الشجىّ Nice usri yüsr eder ta’kîb kim [...]
BU İNSAN NEYİ İSTİYOR?
Dermân arardım derdime derdim bana dermân imiş, Bürhân sorardım aslıma aslım bana bürhân imiş. Sağ u solum gözler idim dost yüzünü görsem deyü, Ben taşrada arar idim ol cân içinde cân imiş. Öyle sanırdım ayriyem dost gayrıdır ben gayriyem, Benden görüp işiteni bildim ki ol cânân imiş. Savm u sâlât u hac ile sanma biter zâhid [...]
SİYASETİN DİNİLEŞMESİ
İslam’da devlet ve siyaset anlayışı, adaletin tesisi, zulmün kaldırılıp, yetkisini halktan alan hukûki bir düzenlemedir. Ancak, yıllardır müslümanlar siyaseti hukuki olmaktan ziyade itikâdi manada değerlendirmiş, hukuka dayalı bir devlet ve siyaset anlayışını tam olarak geliştirememiş, dinî-siyâsi bir doktrine dönüştürmüştür. Müslümanlar siyasetlerinde, dinî naslarda yönetim uygulamaları olmadığı halde, onlarca delil üretince de tıkanıp kalmışlardır. Dinî bir [...]
İNSAN HÜRRİYETİ AÇISINDAN ALLAH TEÂLÂ’NIN ÖN BİLGİSİ VE KULDAKİ MECBURİYET
[İnsanın özgür olup olmadığı en eski zamanlardan beri gizemini koruyan bir sorundur. Özgür iradeye sahip bir failin yaptığı eylemlerden nereye kadar sorumlu olacağı, hangi eylemleri sonucunda mükâfat veya cezaya maruz kalacağı konusunda birçok soru cevaplanmayı beklemektedir. Her hangi bir fiil tabiat kanunları veya geçmişin geleceği belirlemesinden dolayı zorunluluktan yapılıyorsa, o zaman ortaya çıkan sonucu özgür [...]
ALLAH TEÂLÂ’NIN KUŞATMASI
Sonsuz güç ve kudret sahibi, mutlak hâkimi, mutlak efendisi, mutlak kudret sahibi olan Allah Teâlâ, her şeyi yoktan var etti. Allah Teâlâ’nın kendisinin tâbi olacağı hiçbir şart, kayıt veya belirleme de yoktur. Tersine bütün şart, kayıt ve belirlemeler, O’nun özgür iradesinin sonuçları olarak ta ortaya çıktı. O kâinatı istediği için, istediği anda ve istediği gibi [...]
HZ. HATİCE RADİYALLÂHU ANHA NEYİ BİLİYORDU?
Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemin nübüvvet ışığı parlamadan ondaki cevheri bir kadın nasıl bilebilirdi? Evet, bir kadın bildi. Engin duygularla son nebiyi bulacak ve destek olacak onu âlemlere hazırlayacaktı. Bu güzide kadın Mekke’nin asîl ve zengin dulu Hz. Hatice radiyallâhu anha idi. Şüphesiz, bu devirde Mekke’de, bir ruh hali hüküm sürüyordu. Mekkeliler, Hazreti İsmail’in evladından [...]
KISALMA-KOPMALARLA KIYAMETİ ÖNE ALMAK
Teknolojinin, ulaşımın, iletişimin, ticaretin vb. yaygınlaşması ve hızlanması kısalma ve kopmayı doğurmuştur. Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemin hadislerinde buna “tekarubuzzaman” denilmektedir. Zamanın hızlanması ve yoğunlaşması anlamındadır. “Zaman kısalacak ve vasıtalarla mesafeler kısalacak.” [1] Yaşadığımız yüzyılın sesten hızlı uçakları, trenleri ve diğer gelişmiş ulaşım araçlarıyla, eski dönemlerde aylar süren yolculuklar şimdi birkaç saat içinde, üstelik çok [...]

