AVATAR FİLMİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ


İleri teknoloji; nanoteknoloji, bilişim, robotlar, yapay akıl vb. hayatın tüm alanlarına girerek insanüstü bir hayata geçilmesidir. Daha ileri seviyede hemen hemen tüm konularda yüksek düzeyde yapay akıl içeren bilgisayarların karar vermesi ile insanların bağımsızlığı ve kendi kendilerine karar alma mekanizmalarını kaybetmesidir de denilebilir.

 [Her zaman, “Değişmeyen tek şey değişimdir” denilmiştir. İnsanların gözden kaçırdıkları sorun, değişecek şeylerin sadece nesneler olmaması gerekliliğidir. Bizlerin de, aynı şekilde değişime açık olmamız gerekmektedir. Asıl sorun, değişimin hızının sabit olmamasıdır. Değişim artık hızlanmakta ve teknolojik gelişmeler yatay olarak değil, dikey olarak hareket etmektedir.

Teknoloji ve onun kaynağını oluşturan bilim, doğrudan bir üretici güç haline gelmiştir ve bu, çağımızın ayırt edici, özelliğidir. Fakat teknolojinin hızlı seyri ve değişimi, sorunlar meydana getirmektedir. Ülkelerin politikaları da, bu değişime paralel olarak bilim veya teknoloji politikaları haline gelmiş ve bu politikalar bütünüyle maneviyattan uzaklaşarak, ekonomiye ve içtimâi hayata ilişkin kavramlarla örülmeye başlanmıştır.

Teknolojinin ilerlemesine misal olarak nanoteknolojiyi ele alalım. Bu teknoloji ile gelecek, geçmişteki hayallere kavuşulacağı anlatmaktadır. Yani bugün bilmediğimiz başka teknolojilerde insanlar tarafından bulunacak ve insanlık akıl almaz sınırlara erişecek, demektedir.

Maddenin atomik katmanda işlenebilme ihtimalini ilk kez dile getiren Richard Fenyman, nanoteknoloji için şunları söylemiştir:

“Nanoteknoloji, öyle zannediyorum ki, kaçınılmaz bir gelişme olacaktır”. Kaçınılmaz olsa da, nanoteknolojinin mevcut düzeni kökten değiştirecek doğasını önceden tahmin edilebilmekteyiz. Bu şekilde teknolojideki gelişmelerin tarihine bakıldığında, belirli aralıklarla tarih sahnesine çıkan bazı teknolojilerin neredeyse bütün ekonomik ve içtimâi faaliyet alanlarında inanılmaz değişikliklere yol açtıkları görmek kaderimiz olacaktır. ][1]

Kur’ân-ı Kerim’de Hz. Süleyman aleyhisselâmın yanında bulunan kişi hakkında gelen ayet teknolojin ulaşacağı seviyeyi haber vermektedir.

“(Süleyman dedi ki:) Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasip olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz Sen, karşılıksız armağan edensin.”[2]

Bu ayette haber verilen Hz. Süleyman aleyhisselâmın duasına Allah Teâlâ, icabet etmiş ve onu kendi katından çok büyük nimetlerle ve üstün ilimlerle desteklemiş, ona hiç kimsenin ulaşamayacağı bir mülk, görkemli bir saltanat, eşi ve benzeri bulunmayan bir hâkimiyet vermiştir. Hz. Süleyman aleyhisselâmın hayatından bazı bölümlerin aktarıldığı ayetlerde bu zenginlikten, güç ve iktidardan, sahip olduğu ilimleri kullanış şeklinden pek çok detay verilir.

 Allah Teâlâ Hz. Süleyman aleyhisselâma kuşların konuşma dilini öğretmiş ve bu üstün ilim sayesinde ordusunda kuşlardan oluşan bir bölük kurmasını sağlamıştır. Hz. Süleyman aleyhisselâm bu vesileyle kuşlarla bağlantı kurmuş, onlara dilediği şekilde hükmedebilmiştir.

“Ey insanlar, bize kuşların konuşma-dili öğretildi ve bize herşeyden (bol bir nimet) verildi. Gerçekten bu, apaçık bir üstünlüktür.” [3]

 Hakikatte bu ayet, ahir zamanda benzeri kullanılacak olan üstün bir teknolojinin varlığına dikkat çekiliyor da olabilir. Bu kıssada geçen kuşlarla, bildiğimiz kuşlara değil, bugün kullanılmakta olan pilotsuz uçaklara da işaret ediliyor olabilir.

 Hz. Süleyman aleyhisselâmın cinler ve şeytanlar üzerinde büyük bir hâkimiyeti olduğu bilinmektedir.

 ”… Onun eli altında Rabbinin izniyle iş gören bir kısım cinler vardı…”[4]

“… Onun için denizde dalgıçlık yapan ve bundan başka iş(ler) de gören şeytanlardan kimseleri de (emrine verdik)…” [5]

Yine Allah Teâlâ, rüzgârı, Hz. Süleyman aleyhisselâmın emrine vermiş ve çeşitli işlerinde bir araç olarak kullanmasına imkân sağlamıştır. Bu ifadeyle Hz. Süleyman aleyhisselâm döneminde ve aynı şekilde ahir zamanda rüzgâr enerjisinin, teknolojide kullanılacağına;

 “Süleyman için de, fırtına biçiminde esen rüzgâra (boyun eğdirdik) ki, kendi emriyle, içinde bereketler kıldığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi bilenleriz.” [6]

 Hz. Süleyman aleyhisselâmın emrine “fırtına biçimindeki rüzgârın” verildiğinin belirtilmesiyle, ahir zamanda gelişecek yüksek uçak teknolojisine;

“Süleyman için de, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgâra (boyun eğdirdik)…” [7]

Ayette yer alan “… sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik)…” ifadesi ile Hz. Süleyman aleyhisselâmın çeşitli bölgeler arasında hızlı bir şekilde hareket ettiğine dikkat çekiliyor olabilir.

 Hz. Süleyman emrindeki şeytan ve cinleri kullanarak erimiş bakırdan hem dekorasyon, hem de kullanım amaçlı geniş çanaklar, kazanlar ve heykeller yaptırmıştır. Nitekim bu çanak, kazan ve heykellerden ayetlerde söz edilmektedir.[8]

 Sebe Melikesinin tahtının getirilmesi de ışınlama teknolojinin habercisidir.

“Kitabın bilgisine sahip olan biri: “Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm” dedi. Süleyman, tahtı yanına yerleşivermiş görünce: “Bu, şükür mü edeceğim yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınayan Rabbimin lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur; fakat nankörlük eden bilsin ki Rabbim müstağnidir, kerem sahibidir” dedi. [9]

Burada asıl bahsedeceğimiz konu Allah Teâlâ Hz. Süleyman aleyhisselâmı İsrailoğullarına bir uyarıcı ve korkutucu olarak göndermiştir. Bugünde teknolojide Yahudilerin ileri gitmesi de ayrı bu ayetlerin işaretidir. Bu nedenle teknolojide Yahudi egemenliği hiçbir zaman geçilemeyecek olması da insanlığın acı bir kaderidir.

“(Süleyman dedi ki:) Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz Sen, karşılıksız armağan edensin.” [10]

Yahudilerin sonsuz hırsları ile arayışları halen devam etmektedir. Hz. Süleyman aleyhisselâm ile günümüz teknolojisinden daha ileri bir seviye ile anlatılması İsrailoğullarındaki bu ilerleyişin işareti olacağıdır. Bu nedenle İsrail Mescid-i Aksa ve çevresindeki kazılar yapması bu ilerlemiş teknolojinin kalıntılarına bilgilerine ulaşmak istemesinden başka bir şey değildir.

Bugün Küdüs’te ağlama duvarı ve Mescid-i Aksa’yı çevirerek, arkeolojik kazı yaptıklarını söyleyen İsrail, kazının niçin, mescidin altına yöneldiği sorusunu açıklayamamaktadır. Bugünkü Mescidi Aksa’nın yerinde daha önce, Süleyman Heykeli diğer adıyla Siyon Mabedi adını verdikleri bir mabedin bulunduğunu ve bu mabedden bugün geriye kalan tek şeyin Ağlama Duvarı adını verdikleri duvar olduğunu ileri sürmektedirler. Bu yüzden Yahudiler Mescidi Aksa’nın mevcut şeklini yıkarak daha önce yerinde bulunduğunu ileri sürdükleri Siyon Mabedi’ni (Matrix Filmi, Zion’u hatırlayınız) inşa etmeyi amaçlamaktadırlar diye düşünülürse de asıl hedefin bulmak istedikleri ileri teknolojinin sırları ile insanlığa hükmetmektir.

Irk olarak hırslı olan Yahudilerin bu işlere girişmesi de yapıları ve kişilikleri açısından yapması olağan işlerdir. Ancak Allah Teâlâ onların dünyaya hükmetme istekleriyle teknolojideki gayretlerini insanlığa hizmete çevirmesi de cilve-i rahmanisidir. Kadın çocuğu için doğum sancılarına katlanırken sonuçta neslinin devamını düşünür. Toprak kazma ve kürekle hırpalanmasından dolayı üzülmez. İçine atılacak her tohum ancak kazma ve küreğin darbeleri ile ürün verme kabiliyetini bulur. Her sıkıntı bir rahatlamanın habercisidir.

Avatar Filmi’de bahsettiğimiz konu ile ilgili olarak uygarlığın ve teknolojinin insan topluluklarına, maddi güç ve zenginlik için yaşattığı acıları ve geleceği anlatan bir filmdir.  Ancak uygarlığın her şey olmadığı, az gelişmiş olmak ve insanların güçlü dinleri ile de mutlu olup başarıya ulaşabileceklerini, gururlu teknolojiyi mağlup edebileceklerini görüyoruz.

Allah Teâlâ buyurdu ki;

“De ki: Hak geldi; bâtıl yıkılıp gitti. Zaten bâtıl yıkılmaya mahkûmdur.” [11]

İhramcızâde İsmail Hakkı

 


[1](TANYOLAÇ, 2007)s. 93-98
[2] Sad, 35
[3] Neml, 16
[4] Sebe, 12
[5] Enbiya, 82
[6] Enbiya, 81
[7] Sebe, 12
[8] Sebe, 13
[9] Neml, 40
[10] Sad, 35
[11] İsra; 81

 Kaynakça
TANYOLAÇ Bahadır Nanoteknolojiye Ülkesel Stratejik Yaklasım Nasıl Olmalıdır? [Kitap]. - Gebze : Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Sosyal Bilimler Enstitüsü Strateji Bilimi Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi 210694, 2007 .

Yorum

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s