Aylık Arşiv: Şubat 2010
NİÇİN İLİMDE GERİ KALIYORUZ?
İlimde geri kalmanın en önemli sebepleri arasında, âlim geçinen kimseleri görmekteyiz. Halk denilen avam tabakası, doğru ya da yanlış ne verilirse, muhakkak onu kabul etmeye, hep hazır durumda olmuştur. Bu kesim gurupta olanlar, arzu ettikleri birçok şeye aynı zamanda kavuşamamıştır. Bir konu üzerinde ihtisas yapmış, işin inceliğine vakıf olmayı başaran ve ilim ehli gibi görülenler, [...]
GEÇMİŞİMİZ GELECEĞİMİZDİR
Geçmişi olmayan geleceğin varlığı, kaybolmaktan öte geçemez! “Kaybolmak” , ateşe düşmüş odun küllerinin tekrar dönüşümü için geçecek haller ile tasarruf ve tesadüf ihtimallerinin hesabı kadar zordur. Geçmiş, geleceğin güç kaynağı durumunda olduğundan, bu kaynak kurutulunca, üçüncü nesil için hedefsiz olmaktan başka çıkar yol bırakmaz. [Şahsiyet, mutlak manada bütün maziyi, mazi olaylarının muhteşem sentezini kaybettiği zaman, [...]
FİKİR ADAMI (DÜŞÜNÜR)
Fikir, toplumlar ve insanlık için kıymet biçilemeyecek değerleri ifade etmektedir. Ancak asıl gaye, fikrin hayata geçirilebilip, uygulanabilir nitelikte olması gerektiğidir. Fikir “insan başını fare kafasından ayıran tek hassa” [1] dır. Necip Fazıl Kısakürek, fikirlerinin geniş bir kitleye tesir etmesi amacıyla kendisinin ifadesiyle “fikir öfkesi” ne ihtiyaçtan bahseder. İnsan ve cemiyet hayatında bir anlam ifade etmeyen [...]
MİLLETLERİN YIKILIŞI NE ZAMAN BAŞLAR?
Millet ve devlet canlı organizmalar gibi doğar, büyür ve sonra heybetli bir çınarın yıkılışı gibi göçer gider. Doğması ve büyümesi ilimle olurken yıkılışında ise ilmi terk edişi vardır. Eğer bir milletin ilmi alanında fitne başladıysa o yıkılacak demektir. İsterse bu yıkılış yılları alsın. Muhakkak o yıkımı birinci nesil görmese de ikinci nesil acısıyla tadacak ve [...]
FITRATI KURBAN ETME
Allah Teâlâ’nın öngördüğü ve bizden istediği dini hayatın makro şekilde yaşanıldığı bir gelecek için tedbirler almamız ve bazı tavsiyelere uymamız gerekmektedir. Bu tavsiyeler sayesinde, geleceğimiz hakkında olumlu sonuçlar elde etmemize imkân sağlanacaktır. Anlaşılıyor ki, geleceklerin temeli şimdiki ve geçmişteki kavramlarıdır; ancak ihtimaller “geleceğin” gelecekteki simgelenişini de kapsarlar. Geleceğe dair temeller her ne kadar şimdiki temelden [...]
SUÇ FİİLİ KUTSÎLEŞMEDEN İŞLENEMEZ!
Suç, cihanşümul bir gerçektir. Suç, toplumlarda insanlar arası ilişkileri bozan, dayanışmayı zayıflatan ve sosyal yapıyı temelinden sarsarak bozan bir problem olarak çıkmış, tarihin ilk dönemlerinden itibaren, dikkatleri üzerine çekmiştir. İnsanlar neden suç işlerler? sorusu, yüzyıllar boyu düşünürleri, yöneticileri, sosyologları, hukukçuları, bilim adamlarını yakından ilgilendirmiş ve hâlâ da ilgilendirmeye devam etmektedir. Toplumların gelişimi incelendiğinde, her türlü [...]
Elmalılı Muhammed Hamdi YAZIR kaddese’llâhü sırrah’ül azîzin Ledünnî Bir Manzumesi
Failâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün Hâke düşmüş katreyiz deryaya girmiş çıkmışız Gâh serrâya gehi darrâya girmiş çıkmışız Pür gubâr olsak da pâkiz bir Hanefî meşrebiz Dâmeni kirletmeden dünyaya girmiş çıkmışız İmtihan olmuş meleklerle demi tahmirde Hüccet almış menzil-i esmaya girmiş çıkmışız Geh sehâb olmuş ser-i gülşende seyrân etmişiz Geh şehâb olmuş akıp feyfâya [...]
BİRDE TESLİM OLDUM DİYORSUN!
“Sâlik başlangıçta inancını tam teslimiyetle bir pîre teslim edip her emrine itaat ve hizmet ve ihtimam ile çalışırsa yolu Hakk’a gider. Lâkin otuz, kırk günde pîrim himmetiyle irşâd olurum deyip azm ile zikri ve fikir ile çalışır ve gönlü acele ile Hakk’tan tecellî-i cemâl ümit eder. Lâkin istediği gibi, nefsin muradı hâsıl olmayıp zamanla zikr [...]
SEVMEK BU ŞEKİLDE OLUR!
Menkabe İstanbul’da Koca Mustafa Paşa civarında bir berber var imiş. Bu zat, müslüman ve muvahhit, beş vakit namazındadır. Lâkin öyle dervişliği olmayıp ancak Pîrân-ı İzâm kaddesallâhu esrârahum Hazretlerinin ism-i şerifleri zikr ve söylenince, elinde her ne var ise, derhal yere bırakıp baş kesip “Kaddesallâhu sırrahu’l-azîz” der imiş. Bunun bu hâli insanlar arasında meşhur olmuş. Meselâ [...]
MİLLİYETÇİ TOPLUMLAR
Milliyetçilik hem bir duyguyu hem bir içtimâi hareketi hem de bir ideolojiyi anlatmak için kullanılan bir kelimedir. Milliyetçilik kavramı ise millet gerçeğinden hareket eden bir fikir akımı ile çağımızda da geçerli bir sosyal politika prensiplerinden olmuştur. Milliyetçilik tanımı millet tanımında olduğu gibi tartışmalı bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Her milletin milliyetçilik anlayışı farklı olduğundan dünyada [...]
AHMED ÂMİŞ KADDESE’LLÂHÜ SIRRAH’ÜL AZÎZ EFENDİNİN KIYMETLİ SÖZLERİNDEN BİR DEMET
“Dağı dağ, taşı taş gördükçe şeyhe muhtaçsın. Bu böyle olsun, şu şöyle olsundan kurtuluncaya kadar, şeyhe muhtaçsın.” “Ben, namazdan ziyade namaz kılanı severim.” “Marifet ehli, eşya ne üzere ise, hakikatiyle bilmiş ve görmüşlerdir.” “İnsan surette muhtar, hakikatte mecburdur.” “Bütün mevcudat Hakkın zuhurudur. İlâhî şuûnât zatî iradedir.” “Allah, haddi zatında ‘ekber’dir.” “Kalb safâsı, beden hafifliği iste.” “Allah [...]
KÖTÜLÜK
Kötülük, canlı varlıklara acı ve ızdırap veren şeyleri ifade eden bir kavramdır. Hırsızlık, yalan söyleme, öldürme, tecavüzler, terör, gibi canlıların acı çekmesine sebep olan ve kötülük olarak değerlendirilen birçok olgu vardır. İnsanların diledikleri şeylerin gerçekleşemeyeceğini anlamaları, geleceklerinden huzursuzluk ve kaygı duymalarının neticesinde baş gösteren olgulara kendilerince nedenler aramaya koyulurlar. Bazen soruların cevabını bulmakta aciz kalınca, [...]
DEVLETLERİN BOĞULDUĞU ÜLKE AFGANİSTAN
Aşağıda verilen alıntı ile Afganistan’nın tarihi geçmişinde meydana gelen olayların ışığında bilgilerimizi tazelemenin gerekli olduğu inancındayız… [Afganistan, Asya kıtasının doğu-batı, kuzey-güney geçiş yollarının kesiştiği bir kavşak noktasıdır. Bu nedenle tarih boyunca doğuya ve batıya ilerleyen güçler burayı aşmak zorunda kalmıştır. M.Ö 500'lı yıllarda ilk defa İran hükümdarlarından Daru ve ardından Makedonya kralı Büyük İskender tarafından [...]

