Uyan gafletten ey gâfil seni aldatmasın dünyâ,

Uyan gafletten ey gâfil seni aldatmasın dünyâ, Yakanı al elinden kim seni sonra kılar rüsvâ. Ne sandın sen bu gaddârı ki tâ böyle anı sevdin, Anı her kim ki sevdiyse dinini eyledi yağmâ. Adâvet kılma kimseyle sana nefsin yeter düşmân Ki asla senden ayrılmaz ömür âhir olunca tâ. İşittin Hakk Rasûlünden nice âyât-u ahbârı, Veli […]

Ey çarh- ı dûn n’ettim sana hiç vermedin râhat bana,

Vezin: Müstef’ilün Müstef’ilün Müstef’ilün Müstef’ilün Ey çarh- ı dûn n’ettim sana hiç vermedin râhat bana, Güldürmedin önden sona ah mihnetâ vah mihneta Bendinden âzad etmedin,  feryâdıma dâd etmedin. Bir dem beni şâd etmedin ah veyletâ vah veyletâ. Erişmedi dosta elim Rahmân’a varmadı yolum Çıkmadı başa menzilim ah gurbetâ vah gurbetâ Kârım dürür derdile gam gitmez […]

Habs için geldi, gelür ıtlâk için fermân bana,

Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün Habs için geldi,  gelür ıtlâk için fermân bana, Evvelki kahr,  âhiri ihsân eder Sultan bana. Erbâin’im çün tamâm oldu dahi on gün geçer, Hatm olur menzil merâtib can olur canân bana. (Kâb-e kavseyn-i ev-ednâ) üçyüz ellidir bilin, Doğdu gün mağribden açtı zulmet-i Sübhân bana. Geldi Hakk,  bâtıl firar etti dolaştı […]

İki kaşın arasında çekti hatt-ı istiva,

İki kaşın arasında çekti hatt-ı istiva, (Allemel esma) yı ta’lim etti ol hattan Hüdâ. Zat-ı ilme Mustafa,  esmaya Âdem‘dir emin, İkisinden zâhir olmuştur ulûm-i enbiya. Zat-u esmâ vü sıfat ef’âl-u âsar cümleten, Her zamanda bir velinin vechine bunlar ziya. Secde eyle Âdem‘e ta kim Hakk’a kul olasın, Eden Âdem’den ibâ Hakk’dan dahi oldu cüdâ. Kenz-i […]

Ey derde dermân isteyen yetmez mi derd dermân sana,

Vezin: Müstef’ilün Müstef’ilün Müstef’ilün Müstef’ilün Ey derde dermân isteyen yetmez mi derd dermân sana, Ey râhat-ı cân isteyen kurbân olandır cân sana. Yağma edersin varlığın gider gönlünden darlığın, Mahveyle sen ağyarlığın yâr olisar mihman sana. Sermâye bu yolda heman teslim olur buna inan, Sıdk ile Allâh’a dayan etmezmi gör ihsân sana. Tevhide tapşur özünü kimseye […]

Zihi kenz-i hafî ki andan gelür her var olur peydâ,

Vezin: Mefâ’ilün Mefâ’ilün Mefâ’ilün Mefâ’ilün Zihi [1] kenz-i hafî ki andan gelür her var olur peydâ, Gehi zulmet zuhur eder,  gehi envar olur peydâ. Zihî derya-yi vahdet kim kesilmez hergiz emvacı, Bu kesret âlemi andan doğup naçar olur peydâ. Ne sihr-i bü’l-acebdir kim bu yüzden görünür ağyar, O yüzden gayrı yok tenha gelir dildar olur […]

Ey gönül gel gayriden geç aşka eyle iktida

Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün Ey gönül gel gayriden geç aşka eyle iktida, Zümre-i ehl-i hakîkat anı kılmış mukteda. Cümle mevcudat-u malûmata aşk akdem dürür, Zira aşkın evveline bulmadılar ibtida. Hem dahi cümle fena buldukta aşk baki kalır, Bu sebebden dediler kim aşka yoktur intiha. Dilerim senden Hüda’ya eyle tevfıkın refik, Bir nefes gönlüm senin […]

NİYÂZÎ-İ MISRÎ KUDDİSE SIRRUHU’L-AZİZİN HAYAT KRONOLOJİSİ

Yaşı Dönem Hicri Miladî Olaylar … Sultan II. Osman 1027 1618 Doğumu 21 Sultan IV Murad 1048 1638 Tahsil için seyahate çıkması 22 1049 1639 Diyarbakır’da ilim tahsili 23 1050 1640 Mardin’de ilim tahsili 23 Sultan İbrahim 1050 1640 Tahsil için Mısır’a gelişi 23–27 Mısır’da tahsil dönemi 27 1053 1644 Mısır’dan ayrılışı 27–30 Sultan IV. […]

MECMUA-İ KELİMÂT-I KUDSİYYE-İ HAZRET-İ MISRÎ

Niyâzî-i Mısrî kuddise sırruhu’l-azizin sanata, hayata bakış açısını en iyi yansıtan eserlerinden birisi de kendi el yazısıyla yazılmış nüshası zamanımıza kadar gelen hatırat türü mecmuasının çözümlemesi ile bu durum daha iyi anlaşılacaktır.[1] [Gün gün kaydedilen notlardan oluşan bu mecmua bir “günlük” esprisiyle yazılmıştır. Eserde şairin yaklaşık 18 yıl süren sürgün hayatında başından geçen hadiseler, duygu […]

NİYÂZÎ-İ MISRÎ kaddese’llâhü sırrahu’l azîzin HAYATI

[1] Niyâzî-i Mısrî kaddese’llâhü sırrahu’l azîz Halvetî târikatının Niyaziyye veya Mısriyye kolunun kurucusu, bü­yük bir mutasavvıf ve şeyhtir. Yunus’un yolunu takip eden Mısrî, cezbeli ve coşkun bir şairdir. Genç Osman’ın tahta çıktığı yıl, 12 Rebi’ül-evvel 1027 (8 Şubat 1618) cuma günü Malat­ya’da doğmuştur. Hatıraları’nda “fakir 1027 senesinde dünyaya gel­mişim der. Yine aynı eserde Kadir suresinden […]

SUFÎLERİN FARKLI İNANÇLARA BAKIŞINDAKİ UNUTTURULAN İNCE MESELE

Tasavvufun ana kaynaklarından Kuşeyrî Risalesinde Hz, İbrâhîm aleyhisselâm hakkında zikredilen şu anekdot, aslında, sofilerin diğer din mensuplarına bakışı ve aynı zamanda onların bu davranışlarının maksadını sanırız net bir şekilde yansıtmak­ta ve özetlemektedir; “Hz. İbrâhîm aleyhisselâma bir yolcu gelir. Kendisini misafir etmesini ister. Hz. İbra­him aleyhisselâm ona: “-Dinini değiştirip, tevhidi kabul edersen seni misafir ederim” der. […]

BİR HİKAYE-BİR KISSA

Bir yaban domuzuyla bir at, çayırda otluyorlarmış. Ya­ban domuzu otları boyuna kökünden söküp kurutuyor, suyu da bulandırıyormuş. At kızmış, öcünü almak için gitmiş bir avcı bulmuş: “Kurtar beni şu yaban domuzundan!” demiş. Av­cı: “Peki, kurtarayım, kurtarayım, ama ben tek başıma o işi başaramam ki! Gel, senin ağzına bir gem vurayım, üstüne bineyim, sen de yardım […]

HAKKI BABA

Saygımız sonsuzdur sizlere Can gardaşım Hakkı Baba Şeref verdiniz bizlere Can gardaşım Hakkı Baba   Ayrılmaz Kur’an izinden Herkesi sever özünden Sevgi süzülür gözünden Can gardaşım Hakkı Baba   Ehli dildir cana yakın Sözü güvenilir tekin İşte örnek insan bakın Can gardaşım Hakkı Baba   Mehmet Hafızın oğludur Yüreği aşkla dağlıdır Ehl-i beyte tam bağlıdır […]

GÜZEL BİR RÜYA

Hanım kardeşlerden birisinin gördüğü rüyayı sizinle paylaşmak istiyorum. “Bakirelerden oluşan bir bayanlar grubunun içindeydim. Başımızda Rasûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz vardı. İçinde suların aktığı yemyeşil orman gibi bir yeri gezdiriyordu. Başımızda rehberimizdi. Bir ağacın altında bizlere 3 cümle söyledi. “KADINLAR! ERKEKLERİNİZDEN AYRILMAYIN” “ERKEKLER! KADINLARINIZDAN AYRILMAYIN” Birde; ” ERKEKLER! KADINLARINIZ SİZDEN AYRILSA BİLE SİZ ONLARI […]

İhramcızâde İsmail Hakkı Toprak Efendi’yi Fethullah Gülen’in Ziyareti

Kulaklar Doydu, Gözler Aç!.. Bir insan dînî emirleri ne kadar yerine getiriyor, yasaklardan ne kadar kaçınıyorsa, Allah nezdinde o kadar kıymeti vardır ve kıymeti ölçüsünde de müessiriyeti vardır onun. Hâl ve kâl, hakkı tutup kaldırma, onu temsil edip anlatma adına çok önemli iki cepheli bir dildir. Bu iki görünümlü tek dil hakikatle gürleyince, onun tesiri […]

MUHAFAZA (KORUNMA) TILSIMI

Günümüzde birçok  aileden bir çoçuğumuz şehit oluyor. Dua taşıma inancı olan kardeşlerimiz için seneler önce yazılmış  tılsımlardan Kurşun Geçirmez adı ile anılan bazı (tılsım) şifreleri insanlarımıza sunarak gönüllere huzur vermeyi düşündük. Çünkü insanlarımızın kültüründe olan çok şeyler birileri tarafından sürekli şüpheler ve inanç çerçevesi içerisinde şirk gibi gösterilerek ellerinden alındı. Bizim buna gönül razılığı vermemiz […]

HAZRET-İ ALİ kerremallâhü vechenin KASİDE-İ ERCÛZE SEKİNE-İ ÂLİYE

İNDİR-PDF-2,5 MB (Tam Metin) Hz. İmam-ı Ali kerrema’llâhü veche tarafından bahr-ı recez vezni üzere yazılan ve istikbalden haber veren meşhur kasidedir. [1] Bu haberleri hakkında Bediüzzaman kaddese’llâhü sırrahu’l azîz Hazretleri kasidesi için şöyle demektedir. “O Ercuzenin mevzuu ve içindeki maksad-ı aslî; İsmi A’zamı tazammun eden altı ismin ehemmiyetini beyan etmek, hem o münâsebetle istikbaldeki bir […]

GÜNÜMÜZ İNSANINDAKİ NARSİZM’DEN KULLUĞA

“Narsizm” karakter bozukluğu olanlarda aranılan dokuz özellik şunlardır: 1-Kibirlilik, 2-Muhteşemlik, 3-Tek birinin eşsizliğine inanma, 4-Güç ve başarıya odaklı olma, 5-Aşırı derecede beğenilme ihtiyacı, 6-Yetki verme yeteneği, 7-Empati yoksunluğu, 8-Kıskançlığa eğilimlilik, 9-Başkalarını sömürebilme yeteneği Kliniksel teşhislere göre hasta sayılabilmek için bunlardan beşinin bir birey üzerinde tespit edilmiş olması gereklidir. Siyasetçilerden tutunda tasavvufçulara, büyükten küçüğe kadar her […]

İBN-İ ATÂULLÂH EL -İSKENDERÎ الحكم العطائية ابن عطاء الله السكندري

EL-HİKEMÜ’L ATÂİYYE (Hikmetli Nasihatler) “NAMAZDA KUR’ÂN-I KERİM’DEN BAŞKA  BİR KİTAP OKUMAK CÂİZ OLSAYDI EL-HİKEM OKUNURDU.” İBN-İ ATÂULLÂH EL –İSKENDERÎ Kaddese’llâhü sırrahu’l azîz Ebû’l-Abbâs (Ebû’l-Fazl) Tâcûddîn b. Muhammed b. Abdilkerîm b. Atâillâh eşŞâzelî el- İskenderî (hyt. 709/1309). İskenderiye’de doğdu. Mısır’ın fethinden sonra buraya yerleşen Benî Cüzâm kabîlesine mensûptur. Dedesi Abdülkerîm İskenderiye’de tanınmış bir Mâlikî fakîhi olup […]

SALÂT-I NÛR VE TERCÜMESİ İbnü’l-Arabî

Ahmet Ziyâüddin Gümüşhânevî kaddese’llâhü sırrahu’l azîzin[1] tertip ettiği üç cilt olan Mecmuât’ül-Ahzâb Kitabında İbnü’l-Arabî Cildinde geçen Ebu Abdillah Muhyiddin Muhammed b. Ali b. Muhammed el-Hatimî et-Taî el-Endelüsi kaddese’llâhü sırrahu’l azîzin meşhur Salât-ı Nûr’u [2] esas alarak kısaca tercümesini sunmaya çalıştık. Allah Teâlâ’m, rızan için yaptığımız işlerden dolayı affını diler, Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemin şefaatini […]