ERKEKLERİN DİNE VE SEKSE BAKIŞ AÇISI


ALINTI

(1)

Geçenlerde New York Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Bölümü Başkanı Prof. Jacqueline Mattis ile uzunca sohbet ettim.

Prof. Jacqueline;  din, tasavvuf, yardımseverlik ve altruism üzerine çalışan ünlü bir bilim insanı.

Hürriyet Pazar’da güçlü insanların neden daha sekse düşkün olduğuna dair yazıyı okurken, Prof. Jacqueline ile sohbetim aklıma geldi.

Çünkü  bazı erkeklerin dine ve sekse bakışları aynı.

Nasıl mı? Arz edeyim.

 İç Motivasyonlu Dindarlar

Prof. Jacqueline dindarları iki gruba ayırıyor.

Dış motivasyonlular ve iç motivasyonlular.

İç motivasyonlu dindarlar Tanrı ile öyle bütünleşiyorlar ki din günlük yaşantılarına sirayet ediyor.

Daha dinginler ve hoşgörülüler. İnsanı Yaradan’dan dolayı seviyorlar.

Tam bir Mevlana örneği.

İç motivasyonlu dindarları hangi dine mensup olurlarsa olsunlar bir görüşte anlıyorsunuz zaten.

Yüzlerinde tabiri caizse bir nur oluyor.

Dış Motivasyonlu Dindarlar

Dış motivasyonlu dindarlar ise dini sadece bir görev ve rituel olarak görüyor.

Biraz da gelenek.

Tanrı’yı hissetmeden sadece ibadet ediyor.

Onlar için din, aynı zamanda bir sosyalleşme ve arkadaş edinme şekli.

Günlük hayat ile dini hayatı ayrı tutuyor. Durum böyle olunca hem ibadet edip hem de çok rahat etik dışı davranışlarda bulunabiliyor.

Zaten bu tür kişiler çoğu zaman cehennem korkusu ile ibadet ediyor.

Kim Daha Mutlu

Bu iki grup karşılaştırıldığında ortaya enterasan bir sonuç çıkıyor.

Dış motivasyonlu dindarlar arasında mutsuz olanların sayısı daha fazla.

Hatta ateistlerden de daha fazla.

Dış Motivasyonlu Dindarlar

Prof. Jacqueline ile sohbetimden sonra dış motivasyonlu dindarların düşünce yapılarını hatırlıyorum. (İç motivasyonlu dindarların düşünme tarzları farklı.)

Bu kişiler genellikle cehennem korkusu ile yaşadıkları için şöyle düşünüyor.

Tanrı’nın varlığı ve ibadet yapma ile ilgili dört ihtimal var.

Tanrı var – İbadet var.

Tanrı var – İbadet yok.

Tanrı yok – İbadet var.

Tanrı yok – İbadet yok.

Sizce bir kişi için bu dört ihtimalden en riskli hangisi?

İkinci ihtimal. (Tanrı var – İbadet yok.)

Yani, dış motivasyonlu dindarlar  ‘Tanrı varsa ama ibadet etmezsem, bu benim için çok riskli’ diyor.

‘Tanrı yoksa, ama ben buna rağmen ibadet ediyorsam, çok da bir şey kaybetmem.’

Yani Tanrı varsa da yoksa da ibadet etmek dış motivasyonlu dindarlar için en mantıklı davranış.

İşte çoğu dış motivasyonlu dindar bu anlayışla ibadet ediyor. Tanrı’yı hissettikleri için değil.

Zaten araştırmalar gösteriyor ki çoğu dış motivasyonlu dindarlar zaman zaman Tanrı’nın varlığından da şüphe ediyor.

(Tekrarlayalım iç motivasyonlu dindarlar için bu geçerli değil. Onlar dini iç huzurla en iyi şekilde yaşıyor. )

Türkiye’de Durum

Bana göre Türkiye’de daha çok dış motivasyonlu dindar var.

Çünkü ülkenin %99’u müslüman ama rüşvet ve dolandırıcılıkta Avrupa’da birinci sıradayız.

Şimdi bunun seks ile ne ilgisi var diyebilirsiniz.

Dış motivasyonla dini yaşayan erkekler, aynı dış motivasyonlu düşünce tarzını ilişkilere de yansıtıyor.

ERKEKLERİN DİNE VE SEKSE BAKIŞ AÇISI (2)

Geçen Perşembe dış motivasyonlu dindarların, dine bakış açısını anlatmıştım.

Bugün de benzer düşünce yapısına sahip kişilerin ilişkilere bakış açısını anlatacağım.

Bu yazıyı okumadan önce geçen haftaki yazıyı okumanızda yarar var çünkü devamı niteliğinde.

Bir araştırma

Bir araştırmada, birbirini tanımayan bir kadın ve bir erkek odaya alınıyor.

Görevleri basit. 3 saat sohbet edecekler.

Konu ne? O da basit. Araştırmacılar birbirlerine sormaları için 40’dan fazla soru veriyor.

Denekler birbirlerine bir çok kişisel soru soruyor.

Sohbet bittikten sonra deneklere ayrı ayrı şu soru soruluyor: Sizce konuştuğunuz kişi sizden hoşlanmış mıdır?

Kadınların sadece % 20’si evet derken, erkeklerin evet deme oranı % 65’lerde.

Yani daha çok erkek karşı cinsin kendinden hoşlandığını iddia ediyor.

Peki neden?

Sebep

Bu erkekler görüşmeye alınıyor ve hayır diyen erkekler arasındaki düşünce farkına bakılıyor.

Görüyoruz ki dış motivasyonlu dindarlar için işleyen mekanizma burada da var.

Evet diyen erkeklerin düşünce tarzı şöyle.

İhtimaller

Aynı şekilde ihtimallere bakalım.

Karşı tarafın ilgisi olabilir ya da olmayabilir. Buna bağlı olarak siz girişimde bulunabilirsiniz ya da bulunmayabilirsiniz. Ortaya dört ihtimal çıkıyor.

 Karşı tarafın ilgisi var – Girişim var.

Karşı tarafın ilgisi var – Girişim yok.

Karşı tarafın ilgisi yok – Girişim var.

Karşı tarafın ilgisi yok – Girişim yok.

En riskli durum yine ikinci durum.

Evet diyen erkekler şöyle düşünüyor: ‘Karşı tarafın ilgisi varsa ve ben girişimde bulunmazsam, kaybederim.’

‘İlgi yoksa, ama ben buna rağmen girişimde bulunursam, çok da bir şey

kaybetmem.’

Yani ilgi varsa da yoksa da girişimde bulunmak evet diyen erkekler için en mantıklı davranış.

Dış motivasyonlu erkekler

Nasıl çoğu dış motivasyonlu dindar Tanrı’yı hissettikleri için değil de riskten dolayı ibadet ediyorsa (iç motivasyonlu dindarlar için geçerli değil), evet diyen erkeklerin çoğu karşıdaki kadını özel bulduğu için değil,  onunla birlikte olmak için girişimde bulunuyor.

Yani dış motivasyonla hareket ediyor.

(Bu hayır diyen erkekler için geçerli değil. Tabii ki her evet diyen erkek için de.)

Dış motivasyonlu insanların karar verme ve düşünme stilleri, hayatlarının her alanını- ister din ister seks olsun- bu şekilde sirayet ediyor.

Dahası da var.

Risk yok mu?

Yukarıda dedik ki ‘İlgi yoksa, ama ben buna rağmen girişimde bulunursam, çok da bir şey kaybetmem.’

Aslında bu tam da doğru değil. Ret edilme korkusu bazı kişiler için büyük bir risk olabilir.

Ama bu risk de erkeğin gücü arttıkça (para ve mevki gibi) azalıyor.

İşte bu yüzden Bill Clinton, Dominique Strauss Kahn veya Berlusconi gibi güçlü kişiler çok rahat girişimde bulunabiliyor.

Biyolojik farklar

Bu arada şunu da eklemek gerekiyor.

Evet ve hayır diyen erkekler arasında biyolojik farklar olduğunu ‘Erkek Beyni’ kitabının yazarı Harvardlı Louann Brizendine’nin araştırmaları sayesinde biliyoruz.

Evet diyen dış motivasyonlu erkeklerde bulunan vasopressin receptör geni çok kısa, ama hayır diyen erkeklerde çok daha uzun.

(Yakın gelecekte kadınlar evlenmeden önce erkeklerin vasopressin receptör geninin uzunluğuna bakmak isteyebilir.)

Kaynak:
Özgür BOLAT,ozgurbolat@hurriyet.com.tr; 9 Haziran 2011

Birinci Bölüm

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/17989074.asp?yazarid=313&gid=61

İkinci Bölüm

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/18041695.asp?yazarid=313&gid=61

Yorum

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s