KADDAFİ GERÇEKTEN NE İDİ?


Libya lideri Muammer Kaddafi’nin öldürülmesi ile yeni döneme giren Libyalı’lar neye kavuşacaklar. Oh olsun denilen Libya lideri Kaddafi’nin ölümünün ardından medya bu başlıkları attı.

“Dünya bir diktatörden kurtuldu”,

“Tiran’ın sonu”,

“Diktatörün ölümü” ,

“Kaddafi, son”,

“Ateş etmeyin diye yalvardı”,

“Bir diktatörün sonu”…

Peki Kaddafi nasıl bir diktatördü?…

Gazetelerde kanlı fotoğrafları boy boy gösterilen, sunucuların ölüm haberini sevinçle verdikleri Kaddafi ülkesine 42 yıl boyunca “zulmetti”. “Diktatörün” 42 yıllık “zulüm” tablosunu, NATO’nun iktidar yaptığı UGK’nın Libya’sı ile karşılaştırmak için bakalım:

Libya’da evlerde kullanılan elektrik bedava.

Su ve doğalgaz zorunlu ihtiyaç kapsamında olduğu için bedava.

Libya’da eğitim ve sağlık hizmetleri bedava.

Libya devleti, tüm hastalara ilacı hiçbir ücret talep etmeden veriyor.

Benzinin litresi 0.08 Avro, yani bir Libyalının bir litre benzine ödediği para Türk Lirası’yla yaklaşık 20 kuruş.

Libya ulusal bankaları faiz almıyor.

Libya vatandaşları hiçbir şekilde vergi ödemiyor.

Libya hem Afrika’da hem de tüm dünyada en borçsuz ülke.

Libya’da arabalar fabrika çıkış fiyatına satılıyor, nakliye bedellerini ise devlet karşılıyor.

Yurtdışında burslu okuyan öğrencilere Libya devleti iadesiz olarak aylık 1650 Avro burs veriyor.

Libya’da tüm üniversite mezunları bir iş bulana kadar maaşa bağlanıyor.

Libya’da evlenmek isteyen tüm çiftlere devlet 150 metrekarelik daire veriyor.

Libya’da istisnasız olarak her aile aylık 300 Avro, yaklaşık 760 Türk Lirası yardım alıyor.

Petrol gelirlerinin yüzde 90′ı Libya halkına gidiyor.”

Ne mi oluyor, ne mi olacak?

Gelecekteki Libya’yı merak ediyor musunuz? İşte;

Araplar, Yunanlılar, İspanyollar, Portekizliler bunlar günde 4 saat  öğle paydosu yapan tembel milletler.

Ya da tam tersi elindeki ile yetinen fazla derdi tasası olsun istemeyen halklar  olarak da görebiliriz.

Bu yaşananlar Avrupa’daki kriz de dahil medeniyet/yaşam tarzı üzerine, Kuzey Avrupa’nın güney Avrupa’ya veya Araplara yaşam tarzını değiştirmeye zorlamasıdır.

Bize de aynısını  yaptılar. Birçok güney Avrupa ülkesinde bizde olduğu gibi kredi kartı sokaklarda dağıtılmaya başladı taksitli alışveriş bizdeki gibi orada da yaygınlaştı. Adamlara deli gibi para harcayın yaşam standartlarınızı değiştirin/iyileştirin demeye başladılar. Sonra bu adamlar deli gibi borçlandı ve bizim gibi çalışmadıkları için ödeyemiyorlar. Ödemek için gereken çalışma/eforu sergilemek istemiyorlar.

Sonuçta Kuzey Avrupalılar diyor ki borcunuzu ödeyeceksiniz daha az tatil daha çok iş. Aynı şekilde Araplara da bunları yapacaklar. Onlardan petrolü alıp ellerine son model cep telefonları verecekler. Son moda LCD TVler satacaklar. Onlar da başta oohh ohh zenginleşiyoruz sanacaklar ama borç batağına batacaklar sonra Avrupa bilgisini/tekonolojisini dünya paralar satarken adamların öz kaynaklarını  ucuza ele geçirecek.

Kuzey Avrupa diye yazarken akla “Yeni Dünya Düzencileri”ni getirsek pek zararı olmaz, zannediyorum.

İsteyen neyi, niçin ve neden istiyor, belli değil. Bilinen bir gerçek var her yemeğin arkasında bir ahçı sürekli çorbayı karıştırıyor.

Ah insanlık

Vah insanlar

Daha çok çekeceğimiz şeyler var gibi.

NOT: KADDAFİ ile ilgili güzel bir yazı okumalısınız.
http://www.turksam.org/tr/a2509.html

Yorum

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s