Allah Teâlâ, zayıf kullarının sadece farz ve vaciplerle yetinmelerine izin vermiş, güçlü kullarına da fazladan nafile kapısını açmıştır. Cezalandırılmaktan korktukları için sadece farzları yerine getiren ve böylelikle kendilerini helâk olmaktan ve azaba uğramaktan kurtaran kullar, Allah Teâlâ’nın Rubûbiyetine olan talepleri, O’na olan özlemleri sebebiyle bunu yapmamışlardır. Şâyet onlar herhangi bir şekilde bu amellerden dolayı hesaba çekilmeyeceklerini bilselerdi, asla bu amelleri yerine getirmezlerdi. Bu sebeple onlar ancak, kendi nefisleri için bu farz ve vâcibleri yerine getirmişler ve bu esnada sadece kendi menfaatlerini düşünmüşlerdir. Onlar Allah Teâlâ’ya farz ve vâcib zincirleriyle bağlandıkları için bu amelleri zorunlu olarak yerine getirmişlerdir.[1] Bundan dolayı hadiste şöyle buyrulmuştur:
“Rabbim, zincirlerle cennete götürülen kulların hâline hayret etti. ” [2]