SORMASI ZOR SORUNLAR


“Bu sayfa  zamanla oluştuğundan sürekli güncellenmektedir.”

İnsanlar söylemeye çekindiği sorunlarını bilgisayarda araştırıyor. Bilmediği sorunu, kendince bir mahremiyete haizde görününcede saklı tutmak istiyor. Sonuçta birşeyde elde edemiyor. Bu nedenle arama motorlarına düşmüş sorularla siteyi ziyarete gelenler için basitleştirilmiş seviyedeki cevaplar halinde ve kısa olarak  yazarak kişilere yardımcı olmak ihtiyacını duyduk.

Unutmayalım ki sorun ancak kişinin kendisi tarafından çözüme kavuşturulabilir. Soruyu sormak yanında cevabı anlamak ve uygulamak ile başarılı olabiliriz.

  • Sorunların azalması için ne yapmalı?

Birçok konu, sorun olarak önümüze geliyorsa bunun tek nedeni az okumak/bilgisizliktir. Birde tek yönlü okumaların yetersizliği vardır. Mesela dinin insanlara yasakladığı bir konunun sınırını bildiğiniz zaman bunun dışında kalan durumlar serbesttir. Serbest olan kısımı iyice bulabilmek için yasak olan kısmın kesin olarak sınırlarını tespit etmelidir. Her insanın kendine göre bir dünyası ve hayatı vardır. Kimse kimseye benzemez. Mahrem konularda sınırları öğrenince ve sağlığın (en önemlisi psikolojik olan tarafı) elverdiği ölçüde ve maddi âlemin kurallarıyla örfe ters düşmeyecek şekilde hayata yön verebilirsiniz. Sonuçta her şey bilgi-kazanımında bitiyor. Kulaktan dolma bilgilerle bir yere kadar varılıyor; sonrası tabi ki yok.

Haram ve helal bellidir. Şübhe duyduğunuz şeylerde ise kalbiniz halleri size yön verecektir. Sonuçta kalbinizin tatmin olduğu bir durum hasıl oluyorsa bu fiil/düşünce caizdir. Ancak yaptığınız şey sizi rahatsız ediyorsa bu halden uzaklaşmak gerekir. Fetva ne kadar başkasından alınırsa alınsın sonuçta kalbiniz size ait doğrunuzu bulacaktır. Bizim buradaki düşüncelerimizin temeline yön veren husus aşağıda sunacağımız hadis-i şerifin bakışı üzeredir. Bu konuya uygun gelecek Rasûlüllâh sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimizden gelen bir nakil şudur. Sahabeden Cabir ra. başından geçen bir olayı şöyle anlatmıştır:

“Yolculuktaydık, bir kişiye taş değdi, başı yarıldı. Sonra ihtilam oldu ve arkadaşlarına “benim teyemmüm etmeme ruhsat var mı” diye sordu. Dediler ki, senin için bir ruhsat göremiyoruz; su kullanabilirsin.” Adam yıkandı ve öldü. Rasûlüllâh sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimizin yanına vardık. Durum ona haber verilince dedi ki
“Allah canlarını alsın, adamı öldürdüler. Bilgisizliğin ilacı sorup öğrenmektir. Teyemmüm etmesi veya yarasına bez bağlayıp meshetmesi bedeninin geri kalanını yıkaması yeterdi.” [Ebû Davûd, Taharet, 127.]

  • Kadın cinsel yalnızlığa ne kadar dayanabilir?

Bunun için sınır aranması yanlıştır. İnsanların sayısınca farklılık gösterebilir. Fakat umum için kadında üç adet dönemi, erkekte bir hafta olarak tesbit edilmiştir. Bu durum şartlar ve zamana göre olması muhtemeldir. bknz: CİNSELLİK-HAVVANIN KIZLARI

  • Şeyhi ile kadın muridi aynı odaya tek girebilirmi?

Bu gibi durumun genel bir mazereti yoktur. Eğer bir kadın ile şeyhi aynı odaya giriyorsa dedikoduya sebep olur. Hiçbir şekilde tasavvufi hayat, yalnız kalma durumunun ağırlığını kaldıracak kuvveti yoktur. Ancak günahkâr olmaya/başkalarının sui zan beslemesine  neden olur. Doktor ve hasta ilişkisi babında bir hal varsa belki mazeret sayılabilir. Bu kadar.

  • Zinada suç kimindir?

Birisi istiyor diye günah işlenilmez. Zorlama olmadığı müddetçe günah işleyenler günahta ortaktır. Bu tür konularda erkeğin sorumluluğu kadından daha fazla olduğundan akıl nimetini zevk nimetinden öteye çıkarmalı ve hataya düşülmemelidir.

  • Namazda şehvetlenme nedir?

Namazda feyzin indiğine işarettir. Ancak inen feyz insanda hangi hal kuvvetli ise o durumu belirgenleştirir. Buna göre durum takdir edilmelidir.

  • Bir kadının kocasını eşcinsel olduğunu görmesi rüya yorumu nedir?

Eşinin ruhsal ve kişilik yapısının bozulduğu ve baskı altına alındığını görmüş oluyorsunuz. Ruhsal değişime sebep olanın kadın (eş) olduğu rüyada belli edildiğine göre eşin daha dikkatli olması gerekir. Erkeklik duyguları yıpranmış bir koca ile yaşamamak için dikkatli olunması gerekir.

  • Mastürbasyon yapanlar nasıl tövbe etmelidir?

Bu fiil  fıtratî bir ihtiyaçtan oluşur. Mastürbasyonun günah oluşu kesin olmadığı için ihtiyaten tevbe etmek söylenebilir. 1900 lü yıllarda bu konuda svaş nedeniyle azalan nüfusu artırmak için Avrupa’daki yayınlar bile mastürbasyonu kötüleyici ve yargılayıcı olarak görülür. İslam’da bu konuda yani günah olması konusunda açık bir yaptırım yoktur. Zamanın ihtiyaçları ve şiddetine göre gençler daha büyük günahlara düşmekten kendilerini korumak için bu yola başvuruyorlar. Bu fiil bir kişi için mekruh olabilirken diğer biri için olmayacağını bilmeliyiz. Biyolojik yapının ihtiyacını gidermek ve içtimai hayata zarar vermekten kendini korumak isteyen birine günah olmadığı gibi, kendini sakinleştirdiği için bu kişiye sevap kazanacağını söylemek gerekir. Cinsel hazzın insanın iç dünyasında yaptığı harabiyeti gidermek için aşırıya kaçmadan bu fiili işleyenlere af kapısının açık olacağını bilmeliyiz. Düşününki insan ihtiyaçlarını gidermek için daha çirkin olan ensest bir ilişkiye girmesi yerine (baskılı ve geçim şartlarında fakirliğin olması) bu fiili işlemesi sosyal hayat için daha uygundur. Çünkü matürbasyona yönelenlerin üzerinde dinsel ve içtimai baskı vardır. Zenginlik seviyesi arttıkça bu fiil fertlerde azalıp, daha kolay ve zevkli olan zina ortamıyla yer değiştirir. Evli olanlarda bu durum ise mecburiyet ile eşleşmiştir. Hasta bir eş nedeniyle, metres tutamayan, ikinci evlik yapamayan kişinin kolay çözüm yolu olarak görülebilir.

  • Anne karnındaki bebeğin sevdiğin birine benzemesini istiyorsan ne yapmalıyım?

Bu konuda en önemli bilgi çocuk rahme düşerken olan görüntüdür. Bunu tayin etmek biraz zordur. Diğer zamanlardaki yani hamilelik dönemlerindeki hayaller çocuğun kişiliğini bozmadan başka bir şeye yaramaz. Bilinçaltıyla çocuğun anne karnındaki hürriyetine engel olunursa çocukta psikozlar oluşur. Bu durum çocuğun doğduktan sonra hiperaktive, panikatak vb gibi sorunlara eğilimli olmasına neden olur. Rahime düşmüş bebek için en güzel şey, iyi bir aile ortamı, stressiz hayat ve ruhsal olarak tatmin olmakla ihtiyaçlarını gidermektir. “Aş eriyor” kültürü, annenin çocuğunu takip ettiğini,  hassasiyetini ve çocuğun kişiliğininde oluştuğunun işaret eder.

HAYAL MERTEBESİ VE ETKİLERİ
KARI KOCA ARASINDAKİ SIRLAR
  • Evliyken müstehcen şeyleri izlemek günah mıdır?

İzlemek ile mekruh işlenir. Ancak bu konuda bilinçaltında oluşan bir merak duygusu oluştuysa bunu engellemek yerine seyredilmesi ile sorun ortadan kalkacağı için seyredilmesi uygundur. Unutmayalım ki seyretme ile olan haz, insanı mutlu etmez ve doyurmaz.
Seyreden insan bu şeyleri uygulamak isteyebilir. İşte sorun burada başlar, unutmayalım ki, film piyasasındaki erotik-pornografik konulu eserler hayal dünyasına hitap eder. Bu nedenle uygulama açısından her insanın tahammülü ve fıtratı bu tür şeyleri kaldırmadığı bir gerçektir.

  • Kişinin günahlarından dolayı kendi ceza vermesi doğru mu?

Hristiyanî inancın etkilerinden dolayı bu düşünceler zuhur eder. İslâm’da günaha tövbe edilir, bir daha o konu hakkında insan kendine ceza vermez. Eğer bir kul hakkı varsa onu öder. Had (hukukî ceza gereken bir durum) varsa bu İslami hükümleri uygulayan devlet sistemlerinde geçerlidir. Bugün Allah Teâlâ’ya dünyevi cezadan kurtulduğu için şükredilmedir. Allah Teâlâ bir kulunun günahını setrettiyse bir daha açmaya haya eder. Kıyamette tevbe etmiş kuluna af ile muamele eder, bu konuyu bir daha da açmaz.

  • Sperm düzelmesi için ne yemelidir?

Epimedrium’lu (azgın teke bitkisi) macunlar bu sorun için en iyi olanları olduğunu söyleyebiliriz.

Bekâr kapalı bayanın haram olan erkeğe saçının uzun kısa olduğunu söyleyebilir mi?
Evlenmek istediği birine söylemekte bir mahsur yoktur. Arkadaş ortamında saçını kapatan biri bunu söylemeye ihtiyaç duyması aşağılık kompleksine yakın bir duruma işaret eder.

  • Cinsellikte öpmenin sınırı nedir?

Cinsellikte öpmenin sınırı yoktur. Eşler arasındaki öpmenin sınırlarını din belirlemez. Bu sınırı eşler arasındaki cinsel diyalog ve beşeri tabiatlarının iğrenme ve sevme derecesi ile eşittir. Bu nedenle eşler arasındaki seviyenin derecesini dışardaki birinin tayini mümkün değildir. Bu konuda kimseyi yargılamak mümkün değildir. Fallus [erkeklik organı, penis,] sevgisini bir kadından esirgemek veya zorla benimsetmek imkânı eşit seviyededir. Bu sevgi veya nefret çocukluktaki yetişme ile alakalıdır. Bu konuda oluşan aşırı duygulanmaların erkekte hadım olma ve kadında eksiklik hissinin deprenmesinden dolayı oluştuğundan, sevişmedeki hareketlere aşırı tepkili davranmak yerine toleranslı davranmak ve ihtiyacın giderilmesini zamana yaymak uygundur. Zaman ile bu haller durağanlaşır. Bu konuda yasaklar getirmek yerine içdünyanın ve bilinçaltını rahatsız eden ögeleri dışarı vurmak ile sonlandırılması uygundur. Bilinçaltı ve bilinçdışını eşitlemek ile huzurun elde edilmesi mümkündür. Bu konuda telkinin faydası olsa da başarı kişinin kendisiyle alakalıdır.

  • Evli olduğu halde başka evli olan kadınla ilişki yasayan birinin ilişkisi birgün ortaya Allah çıkarır mı?

Yasaklar ve hataların ifşasından Allah Teâlâ beridir. Fakat kul kendini hatalar üzerinde bulundurduğunda, içtimâi hayatta günahlar/hatalar hatası insanların gözüne bir gün görünür /sırıtır.. Bu konuya en güzel örnek, Hz. Musa aleyhisselâm ve Hızır’ın arasındaki kıssa dır. İlaveten bir güzel bir menkabeyi de sizlerle paylaşalım.
Bir genç hırsızlık yapmıştı ve yakalandı. Annesi Hz. Ömer radiyallâhü anhden ona şefaat etmesini istedi. Hz. Ömer : “Bu oğlunun üçüncü işidir. Yoksa Allah Teâlâ onu ifaşa etmezdi”, buyurdu. Annesi inanmadı ve oğluna sorunca bu hatasını birkaç kez tekrarladığını söyledi.
Bu nedenle yanlış olan işler ifşa olmakla kalmayıp, dünya ve ahiret huzurumuzu bozar.

  • Kul hangi günahına tevbe edemez?

Bir insan hangi günahı işlerse işlesin, eğer Allah’a tevbe ederse, Allah o kulunu affeder. Velevki kul hakkına teallük eden bir mevzusu varsa, ona da tevbe ettiği için yardım eder, kul hakkına kefil olur. Eğer tevbeninin mahiyeti bu şekilde olmasa idi bir manası olmazdı.

Kul hata işler, üçer beşer, Allah’da onu affeder.

Aşağıdaki hadisi şerif bu konuyu çok güzel açıklar.

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem “Allah’dan başka ilah yoktur diyen ve bu ikrar üzerine ölen hiç bir kul yoktur ki, cennete girmesin” diye buyurunca Ebû Zer radiyallâhü anh bir kaç kez
“zina etse de hırsızlık yapsa da öyle mi?” deyince her defasında Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem
“Evet zina etsede hırsızlık yapsada” diye cevap verir en sonunda Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem celallendi.
“Ebû Zer radiyallâhü anh patlasa da” diye sorulara son verir.
  • Evliyken insan neden başkasını sevebilir?

Şeytani ve şahsi özelliklerin neticesinde olan ruhani dalgalanmalara itibar edilmemelidir. Başkasının sevgisini duymakta karşı tarafın tazyiki ile oluşma durumuda var olabilir. Bu hususta en önemli faktör akıllı davranıp, bu sevgi krizini atlatmak gerekir. Sonuçta sıkıntılar doğabilir.

  • Eşinin gözünde yılan gibi gözüksün diye yapılan büyüyü hangi dua yok eder?

Bu halkın kullandığı bir sözdür. Hiç bir insan eşini yılan gibi görmez. Ancak bir soğukluk hissedebilir. Soğukluğu yıkabilmenin en güzel şartı ev ortamını araştırmaktır. Kim nasıl hareket ediyor. Şüphelenilen durum ve haller için tedbir alınmalıdır. Dedikodu varsa engel olunmalıdır. Eğer eşi değil insanın kendisi “beni bu şekilde mi görüyor” diye gibi düşünüyorsa sirkeli su ile banyo yapmalı bir kaç gün sirke içmelidir. Yok eşinin ağzından “seni çirkin görüyorum diyorsa” ona da bu şişlemi uygulamalıdır. Büyücülere gidip para harcamaya gerek yoktur. Daha ötesi hiçbir şey çare olmuyorsa Allah’a samimi dua ile yönelmeli dua etmelidir. Bu gibi mevzularda genelde cinsel soğukluk olur, bu nedenle cinselliği faal duruma getirmek ile de soğukluk giderilmeye çalışılmalı, aralarındaki sohbet ortamını oluşturmaya çalışıp eşler birbirlerine içini dökmelidir. Naz ve küsme çözüm değildir.

  • Karısı kocaya penisin küçük derse aldatıyor mudur?

Bu tür bilgiler bilgasayar ortamında çok olup aşırılıklar halinde dolaştığından her insanın kulağı bu meselelere aşina oluyor. Eğer erkek eşinin bu şekilde ithamlarına maruz kalıyorsa internet üzerinde kadınların orgazma ulaşmalarına yardımcı olacak teknikleri okuyup öğrenmesi daha doğru olur. Zannedildiği üzere bu tür sorunlar yetersizlik durumlarında göz önüne çıkan faktörlerdir. Bu tür yanlış konuşmalar nedeniyle eşler hakkında art düşüncelere düşmemek gerekir.

  • Kayınvalidenin damat sarılması günah mıdır?

Bu konuda şu ayzımızı okuyabilirsiniz. Gelin-Kaynana-Damat Üçgeni

  • Erkek neden ailesi yanında eşini küçümser?

Ailesi sevmediği için onların yanında onları tutuyormuş gibi davrandığını göstermek içindir. Aslında eşini seviyordur. Ailesinin baskısını kaldırmadığı için bu yolla eşini korumaya/korunmaya çalışıyordur. Bu gibi durumlarda yapılacak en güzel husus eş ile açıkça konuşup meselenin özüne gidilmesidir. Bunun dışındaki çareler sorunları çözmediği gibi, çıkmaza varan haller zuhur edebilir.

  • Gelin ve kaynananın arasındaki kırgınlıkları unutturan dua hangisidir?

Bunun duası, gelinin, kaynanasına sevgi besleyip, gönülden kinini çıkarmasıdır. Bunun dışında istediği kadar muhabbet esmaları çeksin nafiledir. Bir insan başkasına sevgi beslemeye başlarsa , diğer kişide onu sevmeye başlar. Meşhur söz vardır. Muhabbetten sordular Halil’e, Minel kalbi ilel-kalbi sebila. Yani Kalpten kalbe yol vardır.

 

  • Erkek kadın doğum uzmanına göründükten sonra boy abdesti gerekli midir?

Usulen sıhhat ve zaruret yönünden olan bir hususta gusül gerekmez.  Ancak hassas davranmak ve kendini iyi hissetmek açısından müsait vakit bulduğunda gusül alması ruh hali yönünden uygundur.

  • Eski sevgilinin saçına dua okumak günah mıdır?

Günahtır. Bu tür dua okumak sihir yapmakla eş değerdedir. Birde sevgili ifadesi kullanarak soru sorulmuş. Seven sevdiğine nasıl zarar verirki, bunun cevabını siz düşünün. Bu şekil dua yapanlar bir insanın ancak hayatını karartmadan başka bir şeye yaramaz.

  • Hasta biriyim cinsel ihtiyacımda var evlenemiyorum da karşı tarafın günahı almak istemiyorum durumumda sakat ve hasta olabilirim ne yapmam gerekir?

İki kötülüğün zuhur ettiği yerde ehven (hafif) olana meyletmek, bir çözüm olabilir. Her sorun için en iyi çözüm karşı tarafa durumu anlatmak en iyi çözümdür. Umulur ki karşı taraf sizin halinize acır ve merhamet eder. Unutmayalım ki, Allah Teâlâ vermediği şeyden kimseyi sorumlu tutmaz.
“Allah hiç kimseyi verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.” Talak, 7

Bu ayet bütün sorunları çözmede yardımcımız olacak çıkış noktamızdır.

  • Vesveseli insan nasıl gusül alır?

Abdest alacağı suyu bir kaba belirler. Bu 5-10 lt veya en fazla 20 litrelik kova olmalıdır. Aslında 20 lt çoktur. Kulağı duyacağı şekilde sesli niyet eder. Abdesti sayı hesabı ile vücüduna su dökerek tamamlar. Sayıda sınır üçtür. Üçten fazla su dökmemelidir. İslamda bir aza üç defa yıkandığı zaman o yer ıslanmış hükmündedir. Eğer ıslanmadı diye şüphe ediyorsa aklında sorun vardır denilir ki; aklında sorun olana zaten ibadet gerekli olmadığı gibi din hüküm teklifi üzerinden düşmüş olur.  Bunu bu şekilde bilmeliyiz. Her azanın üzerine üç defa suyu döktükten sonra diğer tarafa geçilir.

Sorun bu şekilde hal olup, vesvese nihayet bulur. Geniş bilgi için: ÖNEMLİ BİR MEVZU VESVESE

  • Cinlerden korunmak boyuna asılan  duanın faydası var mıdır?

Cinler duanın kendisinden çok yazanına itibar ederler. Öylesine fotokopi, matbu duaların asılması onları etkilemez. Birde para karşılığı yazılan dualar ise, sadece büyü makamındadır. Bu tür dualar, sırf insanın kötü niyeti yüzünden yapıldı ise,  husulüne şeytan  yardım eder. Günahkâr olur.

Zahirde tedavisi çıkmış hastalığın dua ile iyileştirmesi olmaz.

Rızık konusunda tecelliyat ise en zor kabul olan dualardandır. Değme kişiler bu meseleyi çözmez. Bu nedenle dünyanın bir düzeni vardır. . Bu düzen rastgelenin keyfine göre değişmez/değiştirilmez. Bu mevzuları bilip o şekilde hareket edilmelidir.

  • Rüyamda şeyhimle ilişkiye giriyorum ne demektir?

Cümle kullanımı hatalı manalar içermektedir. Bu cümleyi kullanan kişiler sahtekar ve herzevekil tayfasındandır. Bu kişilere “yol eşkiyası” denir. Uzak durulması gerekir. Bu kişilere yakınlık göstermek şöyle dursun, bir an sohbetlerinde bulunmak insanın geleceğini mahveden şeylerin husule gelmesine sebep olur.

Tasavvufî hayatta  kerâmetvâri bir hal varsa saklanması  emredilen fiillerdendir. Bunun izhârını yapanlar “şeytan ile zina edenler veya şeytanın fahişeleridir” Şeytan bu kişleri kullanarak insanları yoldan çıkarır.

  • İş yerinde olan bir insandan mezi gelirse ne yapabilir?

Genelde kuvvetli ve bekâr insanlarda daha çok olur. Gusül abdestine gerek yoktur. Evli olan kişiler bu durumu atlatabilmesi için eşiyle ilişkisini artırmalıdır. Bekâr olana da Allah Teâlâ sabır versin denilir. Fakat bu da çözüm değildir.

  • Hangi kadınla evlenme tehir edilmelidir?

Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem “Hadrâ-i dimen’den sakının!” buyurdular. Sahabiler: “Hadrâ-i dimen nedir ya Rasûlallah” diye sordular. Bunun üzerine Hz. Peygamber: “Bataklıkta yetişen güzel kadın” cevabını verdi.”[Aclûni, Keşfu'l-hafâ, 1, 319-320.]

  • Bir kız bakire degil ama karşısındaki insanın hakkına girmek istemiyor dini açıdan ne yapmalıdır.

Konunun üzerinde tek şu söz vardır. O kızı eğer bir erkek gerçekten seviyor ve evlenmek istiyorsa, durumunu saklamalı, samimi tevbe etmelidir. Tevbe edenleri Allah affeder. Bu konuda dürüst olacağım diyerek sırrını ifşa etmek fitneden başka bir şey doğurmaz. Bu yeryüzünde ne günahlar işlendi de Allah Teâlâ afetmedi. Allah’a sığınıp samimi bir evlilik herşeyin çözülür.

  • Kocam hep başka kadınlarla cinsel ilişkiye giriyor yapmaması için dua nedir?

Bu durumda kadın kocasını uyarmalı, eğer olumlu sonuç alamazsa çocukları yoksa terk etmelidir. Çocukları varsa yedi gün oruç tutmalı ve şu duayı yapmalıdır. “Ya Rabbi çocuklarım yüzünden aciz kaldığım kocamı sana havale ediyorum. Sen mahzun, aciz ve perşan kullarının sahibisin. Senin zatına ait kimselerin bilmediği isminle sana dua ediyor ve istiyorum.” Yedi gün bitiminde zuhur eden bir hal ile bu durum değişir. Islah olma konusunda zuhur eden halin korkulacak bir mahiyette olup olmaması o azgın kişinin durumu ile alakalıdır.

  • Annenin zina yapması cocuklarin kaderini etkiler mi?

Zina eden kişinin ömrünün ve rızkının yarı yarıya azalmasına sebep olduğundan , aile her şekilde etkilenir.

  • Penisimin ucu boşanırken yanma yapıyor?

Acilen eşiyle beraber üroloji doktoruna gidip, antibiyotik tedaviye başlamalıdır. Tedavi olmazsa eşinin düzelmesi daha zor olur.

  • Kocasının ailesini sevmeyene dua nedir?

Ailelerin genelinde bu durum vardır. Günümüzde çekirdek aile olma sendromu ve tahammül azaldığından insanlar birbirlerinden uzak durmayı istiyorlar. Dua ile bu sorunlar çözülmez. Anlayış ile konuyu halledebilmekten başka çare yoktur.

  • Adetli iken eşi ile ilişkiye girerse gusül abdesti kabul olur mu?

Usulen gusül abdesti alması gerekir. Yapılan bu hareket kadının sağlığını etkilediği için abdest ile temizlik sağlanır. Ayrıca kocası fakire sadaka vermelidir. Bu şekilde başa gelecek iptiladan korunmuş olurlar.

  • Evli bir erkeğin dul bir kadınla iyi niyeti bile olsa görüşmesi doğru mudur?

Doğru değildir. Bu tür ilişkilerin sonucu ileriye vararak, asıl evliliğin çökmesine sebep olacak fitneye sebep olurlar.

  • Kocam sadece arkadan ilişkiyle tatmin oluyor sorusu.

Bu tür erkeklerin yanlış yolda olduğu kesindir. Eğer eşi bu iptiladan kurtulamıyorsa tenasül uzvunda acı duyan ve duyulmasından hoşlanan mazoşistlere döndüğü varsayarak, kadının erkeğini tedavi için psikayatıra götürmesi gerekir.

Mazoşist, acı çekmekten zevk alan kişidir. Benzer terim olan sadist ise acı çektirmekten hoşlanan anlamına gelmektedir. Sadomazoşizm terimi de bu iki kavramın birleşmesiyle oluşur, acı çekmekten ve çektirmekten hoşlanmak anlamına gelir. Sadomazoşist hem mazoşizm hem de sadizimden cinsel hazza ulaşandır.

  • Masturbasyon yapan erkek karısını aldatmış sayılırmı?

Bu tür şeyler ihtiyacın giderilmediği zamanlarda vukua gelir. Eğer eşi yetersiz kalıyor ve kişi kendine hakim olamıyorsa umulur ki Allah affeder. Ancak bunu adet haline getirip ve eşinin ihtiyaçlarını gidermede zayıf kalınıyorsa günahtır. Çünkü eşlerin birbirleri üzerinde hakları vardır. Konuyu kalben iyice tartmalı neyi ne için yaptığına dikkat etmelidir.

  • Kadının zina yaptığını nasıl öğrenebilirsin?

Bekar biri evleneceği şahısta bu tür şüphe duyuyorsa uzaklaşmalıdır. Eğer evli ise Allah’ın kapattığı ve sakladığı bir şeyi ifşa etmek ve araştırmak şeytanın emeline hizmet etmek olur. Bir erkek/kadın kendini zinadan koruyorsa eşide kendini koruyor demektir. Her şey karşılıklıdır.

  • Bir bayanın kendisini tatmin ettikten sonra gusül alması gerekir mi?

Gerekir.

  • Kocam cinsel ilişkide ilgisiz masturbasyon yapmak günah mı?

Günah demek yanlıştır. Ancak erkeğin ilgisizlik sebebi araştırılmalıdır. Erkeğin tabiatı cinsel birleşmeyi red etme üzerine yaratılmamıştır. Kendini tatmin usulü kadında cinsel soğukluğun olmasına sebep olabilir. Kocanın bu halini bir hastalık nedeni veya başka bir kadınla ilişkisinden şüphelenilmelidir. Onun için kadının tedbir alması acilen gereklidir.

  • Erkeğin eşiyle ilişkiye girmemesinin dinimizde ki yeri nedir?

Erkek ve kadın birbirine karşı sorumludur. Bu ilişkilerin terkine hiçbir şekilde cevaz verilmez. Terkeden hangisi ise hasta kabul edilmeli psikoloğa götürülmelidir.

  • Karısına arkadan yaklaşan kocanın tevbesi nasıl olmalıdır?

Bir daha yapmamak şartıyla tevbe ederse Allah Teâlâ’nın affedeceğini bilmelidir.

  • Kocasından boşanan kadın nasıl ihtiyaç gidermelidir?

Kendini tatmin edebilir. Ancak en kısa zamanda evlenmesi gerekir. Tekrar evlenmesi için bir mania varsa kendini affetmesi için Allah Teâlâ’ya yalvarmalıdır. Çünkü bu tür bir dayanıksızlığı olduğu halde boşanmasının bir mana ifade etmediğini anlamalıdır. Pişman olmalıdır.

  • Kadınlar yatmadan önce eşine sex ihtiyacı olup olmadığına sormalı mıdır?

Bu tür soruların yerine kocasının gönül halini takip etmesi daha uygundur. Bu tür sorular zamanla monotonluğa sebep olabilir. Cinselliğin iç dünyasını köreltir. Eşinin ihtiyacını anlamak bir kadının ferasetinin en yüksek seviyesidir. Zaman ile eşini tanıdıkça hareket tarzı geliştirmek kadının ve erkeğin haz dünyasında olgunlaşmayı meydana getirir. Zaman her şeyin ilacıdır. Duygu dünyasında sınırlar, aranmasından çok yerinde ve zamanında yapılması gerekene arif olmak ile mümkündür..

  • Koca eşini tatmin edemiyorsa kadın mastürbasyon yapması caiz olur mu?

Erken boşalma sorunu yaşayan ve ön-sevişmeyi bilemeyen erkeklerin eşlerinde bu sorun çok olduğu varsayılır. Kadın veya erkek cinsel olarak doyuma ulaşamıyor ve zina etme korkusu varsa kendini tatmin etmesi, geçerli sebep sayılabilir. Bu durumun illeti zamanımızda kötülük dehşetinin artmasıdır. Zahiren bu konuda çok dindardan fetva almak mümkün değildir. İnsan fitne döneminde içtimai günahtan korunması için bu tür yollara başvurabilir. Umulur ki, Allah Teâlâ o kulunu affedecektir.

  • Ailesinden uzakta çalışan bekâr erkeklerin cinsel hayatı nasıl olabilir?

Zinaya düşme korkusu varsa kendini tatmin etmesinde bir mahzur olmayacağını söyleyebiliriz. Zaruretler gelince mahzurlar mubah olur.
Arka arkaya ilişkiye giren bir kişi her defasında gusül abdesti almalı mıdır?
Gerekmez. Sadece alt organı yıkamak yeterlidir. Ancak bu tür ilişkilerin zararı erkekte prostat ve ileriki zamanlarda iktidarsızlık, kadınlarda rahim bölgesinde ur oluşması veya viral rahatsızlıkların oluşmasına neden olacağından terki evladır. Günümüzde antibiyotiklerin yetersiz kaldığı virüsler çoğaldığından dikkatli olunması sağlık açısından önemlidir.

  • Mastürbasyon yapan nasıl tevbe etmelidir?

Bu fiilin işlenme durumunun ne olduğu önemlidir. Evlenemeyen veya başka bir sebeple mağdur birinin tevbe etmesine gerek yoktur. Tevbe fiilin işlendiği halin sebebine bağlıdır. Bir şekilde evlenemeyen, hapiste uzun süre yatan, vb. gibi durumda olan insanın beşeri bir vasfı olan cinsel yönünü oruç ile durdurulması herkes için düşünülemez. Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimizin gençlere oruç tavsiyesi bu konuda takva ve azimet yolunu göstermek içindir. Ruhsat konusunda genelde âlimler lastikli konuşup işin özüne inmeye çekinmeleri evlenmenin ve çoğalmanın dumura uğramaması içindir. Fitne zamanında önemli olan kişinin en önce özünü muhafaza etmesidir.

  • Evli erkeğin karısı yüzünden zina yapması nedir?

Evli erkeğin zina yapması recm gerektiren günahtır. Bu günaha düşeceğine mastürbasyon yapması daha münasiptir. Umulur ki Allah Teâlâ sabrı yüzünden hanımına merhamet veya sağlık verirde, evliliğini hemde geleceğini kurtarıp büyük günaha düşmez.

  • Dindar erkekler nasıl kadınlardan hoşlanır?

Hoşlanmanın dini olmaz. Hoşlanma meşrep ile alakalıdır. Kadınlarda tercih edilecek bir husus varsa bu da, namuslu olması ve güzel ve sakin konuşan bayanlar tercih edilir, olmasıdır. Erkeksi olmak kadınları itici kılar.

  • Gönlünde başka bir kadın olan erkeğin gönlüne girmek mümkün mü?

Bu durumda olan bir erkeğin gönlüne girmek isteyen kadın kendine ihanet ediyor demektir. Çünkü gönül işi zorlamaya gelmez. Sonunda durgun suyun dibindeki mırığı (pis tortuyu) çıkarır derler. Başı belaya girer.

  • Gusülden önce idrar yapacakken büyük abdest yapılırsa ne olur?.

Abdestten önce tuvalette ihtiyaç gidermek ve alt bölgeyi temizlemek gerekir. İdrar yapmak meni kalıntısını temizlemek içindir. Büyük abdesti yapmanın bu konuyla bir alakası yoktur.

  • Oral ilişki günah mıdır, tövbe ederse affedilir mi?

Bu tür ilişkiler nesli kırdığı için yasaklanmıştır. Genelde eşler arasındakine kesin bir hüküm yoktur. Bu eşlerin tiksinme ve haz paydalarını ilgilendirir. Yabancılar ile olanlar ise tehlikeli uçurum kenarında yürüyen bir insanların durumu gibi tedavisi olmayan hastalık veya zinaya düşme sebebi olacağından terk edilmesi gerekir.

  • Kadın eşiyle banyoya girer mi?

Girmesinde bir sakınca yoktur. Fakat gusül abdestini alırken vesvese oluşumuna neden olduğundan abdest alma zamanlarında ayarlama yapmak uygundur.

  • Eşlerini grup sekse teşvik eden eşler hali nedir?

Allah Teâlâ bu tür ahlaka sahip olanlara lanet etmiştir. Sodom’u ve Pompei’yi bu nedenle helak etmiştir. Günümüzde niye olmuyor denilebilir. Çünkü günah yüzünden kavimleri yok eden gökten ve yerden gelecek umumî felaketler Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellemin duası bereketiyle kaldırılmıştır.

  • İnsanlar kendi kendine ilişkiye girer mi?

Kendi kendine ilişkiye girmek, şeytanın hasletlerindendir. Şeytan taifesini bu şekilde çoğaltır. Narsist duyguları ile kişinin kendince haz aldığı şekilde tatmin edici hareketler ileriki zamanlarda toplumdan soyutlanmaya neden olacağından terk edilmesi gerekir.
[Narsisizm veya özseverlik, kişinin kendisine duyduğu cinsi arzu, kabaca tabirle kişinin kendisine âşık olması olarak tanımlanan bir terimdir. Farklı tanımları ve kullanımları mevcuttur.]

  • Kadınların düşünce yoluyla kendilerini tatmin etmeleri günah mıdır?

Düşünceyi bu planda bu kadar aktif kullanabilen kadın gerçekten üstün vasıflı olanlardandır. Bu türlü tatminin hiçbir günahı olmadığı gibi, bu özelliği olan kadının bekar kalmasına teaccüp edilmesi de gerekir. Çünkü bu vasfı taşıyan kadın evlendiği taktirde güzel bir hayatı kendine hazırlayabilir. Yalnız burada tek dikkat edilecek husus dünya hırsı ve bencilliğin zincilerini kırması gerekir.

  • Kocası ilişkiye girmiyorsa günah mıdır?

Günahtır. Bir kadının değişik durumları var sayılmazsa üç adet dönemi cinselliğe sabır edebileceğine hükmedilmiştir. Erkek bu konuda eziyet ediyorsa ya yanlış yoldadır veya hastadır. Hasta olduğu fark edilirse muhakkak psikoloğa götürmek gerekir. Terapiler ile normal hayata döndürülebilir.

  • Penise yapılan büyü

Bağlama için yapılan büyüler bu sınıfa girer. Erkelerin ilk gece sendromunda bu tür vakalar çoktur. Büyücülerin şerrinden Allah Teâlâ’ya sığınırız.

  • Kızlık zarı bozulursa okunması gereken duâ nedir?

Bu sorunun ne olduğu tam anlaşılamıyor. Fakat bekâret sorunu yaşayan bir bayanın dua ile bu zarı eski haline getirmesi düşünülmez. Bir nedenle zar sorunu oluştuysa jinekologlar yardımıyla müdahele yapılabilip eski haline dönüştürülebilir. Bir kızın ileriki zamanlarda evlilikte sorun yaşayacağına bu zarını eski haline getirmesi uygun ve muhakkak gereklidir. Çünkü erkeklerin en büyük zaaflarından biri ve avantajı, günaha düşseler de kadınlar gibi sıkıntılı durum yaşamazlar. Ancak bir bayanın başına bir hal geldiğinde, bu şekilde değildir. Doğu kültüründe erkeğin günahına yollar ve çareler bulunmuşken kadına aynı haklar verilmemiştir. DESERT FLOWER / Çöl Çiçeği (2009) Bu filmde kadınların sünnet ile çektikleri acı durumu görünce demek istenilen mevzuyu daha iyi anlayabilirsiniz. Netice de kulun sahibi Allah Teâlâ’dır. Dünyevi bir cezası olmayan bir sıkıntıyı büyütüp bu dünyada cezalandırmak ile çok da faydalı sonuçlar elde edilemez.

Hz. Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve selleme, Maiz b. Malik el-Eslemi isminde birisi gelip: “beni temizle” diyerek zina ettiğini dört defa ikrar etmiş, Hz. Peygamber de akli melekesini, sarhoş olup olmadığını ve medeni halini sorduktan sonra onu recmettirmiştir. Recmedilirken kaçmaya teşebbüs eden Maiz için Hz. Peygamber “Keşke bıraksaydınız! Belki tövbe eder de Allah tövbesini kabul ederdi” demiştir. Ayrıca Maiz’i kendisine gönderen kişiye de “Ya Hezzal, Maiz’i elbisenle örtseydin, senin için daha hayırlı olurdu.” tavsiyesinde bulunmuştur. (Buhari, Hudûd, 25; Müslim, Hudûd, 22; Ebu Davud, Hudûd, 23; Hakim, Müstedrek, VI, 363; İbn Hanbel, V, 217.)
Bkz: http://www.e-akademi.org/makaleler/okasikci-5.htm#_ftn24

  • Ters ilişkinin hükmü nedir?

Haramdır. Evlilerdeki olan ise küçük livatadan sayılır. Terk edilmesi gerekir. Bir dünyevi cezası yani bir had uygulaması olmasada ahirette hesabı sorulacak günahlardandır. Bu fiilin günah sayılmasının sebebi insan sağlığını tehdit eden sıkıntılar içermesinden ve neslin kesimesine sebep oluşundandır. Bu ilişkiye müptela olanlar normal yolu terk etmeleri müncer  olduğundan Allah Teâlâ yasaklamıştır. Eşlerin kendi aralarında sınır olan mesafe bunun üzeredir. Diğer cima hallerinde eşlerin sınırını nefisleri belirler. Başka yasaklayıcı bir hüküm yoktur. Haremin halleri, haremede kalır. Eşlerin birbini sevmeleri konusundaki sınırlarına bir söz söylenemez. Sonuçta her konu sağlığın kontrolü altında tutulmalıdır.

  • Günah yüzünüzdeki  ifadeyi değiştirir mi?

Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellemden önceki peygamberlerin ümmetlerinde bu durum belli şekilde bariz olurdu. Fakat Allah Teâlâ, Muhammedî ümmetten (İster kafir, ister Müslüman olsun) bu hali kaldırmıştır.
Erkek veya kadın hangi günahı işlerse işlesin Cenâb-ı Allah onun günahını setreder. Velevki yüzbin defa bu hal zuhur etse bile. Bu konuda önemli olan kulun günahını bilip tevbe etmesidir. Bilindiği üzere Allah Teâlâ bütün günahları affeder. Kul hakkı meselesinde ise samimi tövbekâr olana Allah Teâlâ’nın yardım edeceği va’di vardır.

  • Geçmiste masturbasyon yapan evlenebilir mi?

Evlenmesi için dini bir engel yoktur. Eğer günah işledim sıkıntısı duyuyorsa tevbe eder. Bu yeterlidir.

  • Kadınların günah işlemesinin affı

Allah’ın, kadınların üzerinde zuhur eden günahları affetmesi erkeklerde olan günahtan daha çabuk olur. Çünkü sosyal hayatta ezilen ve madur olanın af paydası büyüktür. Bu nedenle kadınların günahkar olma sendromuna düşmemeleri gerekir. Her ne kadar bir hata işlenilmişsede tevbe edilip Allah’a sığınılmalıdır.

  • Dinen bebek doğuncaya kadar kaç kere cinsiyet değiştirir.

Ruhların aslı üzere cinsiyet belirlenir. Ruh cesede ilka olduktan sonra enkarne olma durumu yoktur. Erkek ise erkek, kadın ise kadındır. Eğer konu hakkında değişik bir görüş duyuyorsanız, Hint mitolojisi bilgilerinden etkilenmiş görüşler olabilir, itibar edilmemelidir..

  • Cinler insanı masturbasyona zorlarlar mı?

Kur’ân-ı Kerim’de “Cennetteki hurilere (kadınlara) ne bir insan ne de bir cin dokunmuştur.” (Rahman, 55/56,74) buyrulması üzerine anlaşılan bir tevilde cinlerin cinselliğe etki ettikleri düşünülmektedir. Cinsellik beyinde başlar ve biter . Bu sebeple cinlerin insanda en çok etkilediği organ beyindir. Konu uzundur.

http://m.sorularlaislamiyet.com/index.php?oku=229559

Cinlerde erkeklik ve dişilik olduğunu bildiğimize göre bu etkiden kurtulmanın tek çaresi dini hassasiyet ile olabilir.

  • Rüyada sırtında ben görmek.

Manevi bir rütbe almak veya cinlerden korunduğunuza işaret olarak haberdar edilmiş olabilirsiniz.  Cinler insanların sırt bölgesinden bedene girdikleri için peygamberlerin sırtı mühürlenmiştir.

  • Çocuğunuzun bilinçaltını kodlamak

Çocuklar anne karnında kodlanabilir. İkinci aşama konuşmaya başlamadan önce yapılan her hareket kodlamaya sebep olur. Fakat en büyük etki levhi mahfuzda yazılan kaderdir. Bu nedenle çocukların en güzel kodlama meselesi helal yedirmek ve güzel ortamdır. Sonuçta herşey Allah Teâlâ’nın ikramına bağlıdır.

  • Gusül abdesti alma durumu olmayanlar ne yapacaklar.

Askerde, misafirlikte vb gibi durumlarda zorluklar zuhur ettiğinde veya fitneye sebep olacak yerlerde teyemmüm gusül yerine geçer. Fitne kapatan yalan fitne çıkaran doğrudan evladır.

  • Erkek cünüp iken kadının o halde ilişkiye girmek istememesi günah mı?

Hayır. Cinselliğin temeli Allah Teâlâ’nın belirlediği sınırlar kapsamında kişilerin tiksinme, beğenme vb. beşeri durumlarını ilgilendirir. Cünüp olan kocanın isteği günah olmadığı halde eşi razı olmuyorsa bu tür ilişki cinsel soğukluğu meydana çıkarcağından dikkat edilmelidir. Cima hallerinde kadının istekleri ve tercihleri erkekten önce gelir.

  • Kadın kacasını çıplak görürse namaz aptesti bozulur mu?

Bozulmaz.

  • Karı koca çıplak olsalar dinen caiz midir?

Çıplaklık sınırı karı koca arasında yoktur. Fakat hayalı olmanın kazancı büyüktür. Melekler ve cinlerin etkilenmesine sebep olmamak gereklidir. Fahiş çıplaklığın terk edilmesi uygundur. Genelde göğüs ve alt beden bölgelerini korumak her konudan faydalı olacaktır.

  • Doğumda Allah tarafından gelen melaike ve huzur varmıdır.

Allah Teâlâ doğuran kadınların geçmiş bütün günahlarını affeder. Bu nedenle kadının doğum hali yaratıcılık sıfatını haiz olduğundan ve Allah Teâlâ tarafından bizim bilmediğimiz bir çok yardımlar vardır. Doğumda vefat eden kadın şehittir.

  • Kocası istedi diye başkasıyla ilişkiye girmek günah olur mu?

Bu şekilde birinin eşi olan kadına Allah Teâlâ yardım etsin. Kadın o erkekten bir an önce uzaklaşmanın yolunu bir an önce bulmalıdır.

Allah Teâlâ’nın en nefret ettiği domuz sıfatlı erkeklerdir. Bu tür erkelerin şerrinden Allah Teâlâ’ya sığınmak gerekir. Ya Rabbi bu nasıl iştir, denilecek kadar kötü bir haldir bu!

  • İlk gece korkusunu gidermek için dua nedir?

El kalbin olduğu kısma getirilerek “Ve kulûbenâ minke hubura” okunur. Kalbin üzerine el konarak ayetel kürsi de okunabilir. bu şekilde kalbin sakinleşme sağlanır.

  • Anneyi çıplak olarak günah mı?

Çocukların avret mahhalli olan (gögüs-altbeden) bölgeleri dışındaki kısımları istemeden normal zamanlarda görürlerse, [sakınmak en doğrusudur ama] günah değildir. Eğer bir hastalık varsa hiç bir şekilde günah değildir. Çünkü evladın yardım etmesi gereken bir husus bulunur. Kültürümüzde avret mahalli olan kısmı kimse isteyerek zaten açmaz.

  • Şizoid bir erkekle cinsel yaşam

Kişilerarası ilişkilerin yokluğu birinci belirtisidir. Bu şizofrenik yelpazenin başlangıcını oluşturur. Algı çarpıklığı ve düşünme bozukluğu şizotipal kadar belirgin değildir. Her ikisi de birbirine bağlı olan gerçeklik yitimi ve günlük hayatın aksaması durumları yoktur. Şizoid kendi dünyasını ölüme benzer bir varoluş şekliyle kurmuştur. Kafka, Kierkegaard, Van Gogh, Mozart isimleri tarihteki belirgin örneklerdir. Şizoidin toplumdan kopukluğu kendi iç dünyasının bir gereğidir. Hissetme, düşünme ve tüm hayatı kavrama biçimi normal insanlardan ciddi farklılıklar içerir. Yaşam savaşını kazanamayacak kadar savunmasız,insanlardan kabul göremeyecek kadar hayattan uzaktırlar. Çoklukla akli yetersizlik ya da gelişim bozukluğu damgasını alırlar. İnsanlık trajedisinin somut örnekleridir. Sıradan insanların iç dünyası ve dış dünyası vardır. Şizoidin ise karanlıklar içinde olduğu tek bir dünya. Şizoid güç eksenli bir hayatta, tek amacın adam yerine konmak için savaş verildiği bir arenada ne kadar bir şeyleri başarır gibi gözükürse gözüksün dışardaki acayiptir. Bu açıdan onların hayatı insanların göründüğü gibi adam gibi adam olup olmadıklarına bir referanstır. Güven ve sevgi adalarının hemen hiç olmadığı bir insanlık tarihinde şizoid hayatın ve Tanrının gerçek soğukluğuyla donup kalmıştır.

Bu kişilerin ileriki dönemlerinde durumunun ağır şizofren vakalarına dönüşmesini engellemek ve yavaşlatmak için en güçlü ilaç, eşin cinsel birleşmelerinde zaman sıklığını artırması ve anlayışlı olmasıdır Bu şekilde hastalığın seyri yavaşladığı gibi yok olmaya doğru bir hal almasına da sebep olabilir.

  • Rüyada gördüğü insani gerçekte gören kişinin kalp gözü mü açıktır?

Kalp gözü açık olmanın en düşük derecelerinden sayılabilir. Bu haller geçicidir. Ayrıca bu açıklığa sevinmemek te gerekir. Şeytan bu tür tuzakları kurar. İnsanları bu tür hallerle aldatır. İtibar etmemek gerekir. Kalp gözü açıklığında en önemli husus kişinin manevi seyrinde sabrını artıran hususların takviye edilmesine yardımcı olan şeylerin bildirilmesidir.

  • Cin ve şeytanlar var sanılanılan büyülü  evi temizlemek

Bu tür evlerin temizliğinde sirkeli su kullanılmalıdır. Temizlik malzemesinde sirke kullanılmalı, evin köşerine eski ev süpürgeleri ile serpme yapılmalıdır. Ondan sonra ev temizlenir. Hoca hoca dolaşmaya gerek yok. Bu tür benzeri şeyleri sirke ile çözebiliriz. Korkmaya gerek yoktur.

  • Namazda iken meni gelmesi nedir?

Meninin akıntı şeklinde geliyor olması olmaz. Bu akıntı genelde mezidir. Pamuk kullanmayı öğrenebilirsiniz. Normal abdest alınır. Vesvese etmeye gerek yoktur.

  •  Ensest düşüncelerden kurtulmak için..

Bu tür düşüncelerin temelinde yakınlığın verdiği duygular vardır. Bu etkilerden korunmanın birinci şartı, bahsekonu olan kişi ile yalnız kalmaktan kaçınılmalı ve el teması yani tokalaşmadan uzak durmak gerekir. Bu şekilde düşünce planında çıkan vesvesler ölmeye başlar. İnsanın kendinde var olduğunu zannettiği şeylerin birçoğu zandır. Karşısında var olduğunu hissettiği şeyler ise şeytanın attığı fitne okudur. Her iki şekilde hatalı düşünüş tarzı olduğu için terk edilmeye çalışılmalıdır. Hiçbir şey çözüm olmuyorsa sabahleyin kalkınca yedi ayetel kürsi okuyup kendini çevirmeli kısa zaman sonra farkında olmadan bu etkilerden kurtulunur.

  •  Rüyada ölen eşlerden birinin diğerini yanına çağırması nedir?

Bu tür çağırmalar birçok manayı ifade eder. Eğer geride kalan eşte, ölen eşin kul hakkı çok ise kısa zamanda vefat edeceğine, yok ise bir beklentisi vardır. Mesela hayır hasenat bekliyor demektir.

  •  Hangi şeyhe bağlı olduğumuzu rüyada nasıl görürüz?

Bu tür rüyalar nadirattandır. Şeyhin tasarrufu ile görülmesi vardır. Kendi niyeti ile görmek zordur. İstihare yapıp görmek vardır denilir. Fakat her kişinin tür rüya görme kabiliyeti yoktur.

  • Gerçek şeyh nasıl anlaşılır?

Şeyhin gerçek olduğu anlamada en önemli husus, karşısına geçince kalbde zikir hareketi hasıl olur. Bazılarında ise kendini bi-hoş hissetme hali vardır. Gerçek şeyh, karşısına gelenin haline bilerek bilmeyerek vakıf olur. Maddî ve Manevî sorunu varsa o mecliste hal yolunu aşikar eder. Bu halde olan şeyh nadirdir.

Bu mevzu kalbin üzerinde olan haller ile bilindiğinden herkes için farklıdır.  Ancak aldanmamak için en kolay yol şeyhin dinin emirlerine uygunluğuna bakarak çözebiliriz.

  • Sevdiğim beni öpünce akıntı geliyor gusül almam gerekir mi?

Uyanma olup sönme hali olursa akan sıvı genelde genelde mezidir.

En kolay tesbiti sıvının  iç çamasşırda bıraktığı rengi ile tesbit edilebilir. Sarı ise menidir. Gusül gerekir. Beyazımsı ve şeffaf ise mezidir. Namaz abdesti yeterli olur, güsül gerekmez. Kadınlarda ise bir akıntı meselesi şüpheler barındırdığından gusül bahis konusu değildir. Çünkü kadındaki meni benzeri akıntının gelmesi için orgazm (kasılmalar) olması beklenir. Bu da ulu orta olacak bir durum değildir.

CİNSİYET ORGANLARINDAKİ AKINTILARIN DURUMU HAKKINDA 

  • Cinsel iliskide rabıta yapmak doğru mudur?

Cinsel birleşmede rabıta mevzuu için şu iki yazımızı mutalaa edebilirsiniz büyük sırları havidir. Bağlantıdaki yazıları okuyalım

HAYAL MERTEBESİ VE ETKİLERİ
KARI KOCA ARASINDAKİ SIRLAR

(Yazıların üzerine tıklayın.) Konun muhtevası ilk anda değişik gelebilir.   Anlayış gerektiren konudur.. Sonuçta gerçek bir hakikattir.

  • Mezi geldikten sonra istibra nasıl yapılır?

Mezi akıntısını durdurmak için, idrar yapılmalıdır. Bu şekilde mezinin yolu kesilir. Temizlik yapılırken yapışkanlık vardır. Yıkama ile hemen geçmez. İdrar yapıldıktan sonra en kolay yol nohuttan küçük, mercimekten büyük pamuk ile idrar yoluna kurdan benzeri bir aparatla tıkama yapılır. Tenasul uzvunun baş kısmındaki haznede kalan pamuk akıntıya engel olur. Bu tür istibra hem kolay ve vesvesi yoktur. Zaman sıkıntısı olan kişiler için bir numaralı istibradır. Pamuk diğer idrar çıkışında kendiliğinden düşer. Tıkanan pamuk ile ilk zamanlarda iç deride hassaslık acı verebilir, zamanla bu durum geçer. Vesveseli kişiler için tavsiye edilen bu husus, ihtiyarlık çağında prostat hastalığının engelleme özelliğini var olduğunu söyleyebiliriz.

  • Evliyken evli birine aşık olanın edeceği dua nedir?

Evli iken başka birine aşık olmaktan kurtulmanın duası günde 1000 defa istiğfar getirip tövbe etmektir. En az yedi gün en fazla 40 gün sonra bir hastalık belirtisi ile vücuttan bu sevgi kaybolur gider.
Günümüzde tek evlilik yasal olduğu ve dinende bu evlilik tasvib edildiği için sevgiyi eşinde aramak için dua edilmelidir. Eğer eşler birbirinde bu durumu fark ettilerse “Sen seversen, eşinde seni sever” diyerek sevgisini içinde artırmaya çalışmalıdır. Kısa zamanda bütün sorunlar çözüleceğine şahit olunmuştur.

  • Evli kadın kocasını aldatıp başkasıyla ilişkiye girerse kocası ne yapmalı?

Zina haline vakıf olunuyorsa terk etmesine/boşanmak için mahkemeye gitmesinde dinen izin vardır. Eğer kadın yemin eder de “ben zina etmedim” diyorsa o zaman şartlar kontrol edilip başka bir yerleşim yerine taşınarak şüpheli şahıstan uzaklaşma yoluna gidilebilir. Bu tür durumlarda çocuklar var ise kocanın şüpheyi af ile tedavi etmesi, eşine bir şans daha tanıması uygundur. Ancak durumda bir değişme olmuyorsa karar mahkemenin vereceği karar üzeredir. Şüphelerin ve zaruretlerin çözüm mercii hakimin kararıdır.

  • Eşinin gerçekleri görmesi için dua nedir?

Bu durumun duası kaşılıklı oturup konuşmaktır. Yoksa gıyaben yapılan duanın hiç bir tesiri olmaz. Çünkü zamanımızda insanların manevi durumları zayıfladığı ve maddiyata yöneldikleri için maddi çözümler ile sorunların halli kolaydır. unutmayalım ki, eşlerin arasında zuhur eden her türlü kötülük şeytânidir. Şeytanın en zayıf kaldığı konu konuşma/sohbettir. Kalbin vesvesini ancak konuşma giderir. Kulak rahmine düşmeyen kelâmın tesiri olmaz. Eşler konuştuklarında ve birbirlerine şefkatli baktıklarında şeytan eriyip gider. eşlerin arası bozulunca şeytan genellikle konuşmaya engel olur. Küs kalmak çözüm değildir. ayrıca bir odaya çekilip saatlerce vird çekerek sorunları çözemeyiz. Bu izinsiz virdler ancak insanın başına sıkıntıdan başka bir şey getirmez

  • Rüyaların hepsi gerçeği aksetttirir mi?

Hayır. Fakat insanı yönlendirir. Bu nedenle rüyanın görüldüğü bir gün öncesini iyi tahlil etmek gerekir. İç dünyamız dolaylı şekilde birşeylerden etkilenmiştir. Geleceğe yönelik görülen rüyalar kişinin tecrübesi ile alakalıdır.

  • Kocası tarafından beğenilmeyen kadın ne yapmalı?

Kadının eşi tarafından beğenilmiyor zannı kadar yanlış bir düşünce yoktur. Her kadının kendine ait güzellikleri vardır. Büyükler der ki, bir kadının gönlüne girmek gökten melek indirmek demektir. Her kadının kendi iç ve dış dünyasında o farklı kimliğini ön plana çıkararak kendini sevdirebilir. Eşler aynı topraktan yaratıldı sözünüde unutmayalım.

  • Kocama beddua ediyorum?

Kocasına beddua eden bir kadının duasının tuttuğunu eğer anlamak istiyorsa, kocasının işleri kısa zaman sonra bozulur. Bu bozulmadan sonra maddi sıkıntı içine girerler, neticede evlilik hayatı tehlikeye girer. Onun için kadınlar yanlış veya kötü olan eşlerine güzel/ hayırlı dua ederek sorun çözme yoluna gitmeleri uygundur. Göreceklerdir ki her şey yoluna girecektir.

  • Mustehcen düşünceler gusul gerektirir mi?

Gerektirmez.

  • Kocadan izinsiz dergaha gitmek nedir?

İslam’da aile ilişkilerinde erkeğin önde olması kuralı getirilmiştir. Eşi izin vermiyor olabilir. İzinsiz gittiği zaman çok sevap kazanamadığı gibi birçok sorunun çıkmasına neden olabilir.  Bu nedenle bir kadın kocasını ikna edemiyorsa “demek kadar yanlış” bir söz yoktur. Akıllı kadın erkeğin kalbine giren yolunu bilendir. Bu tür olaylar karşısında zor ve inatlaşma hiçbir şeyi çözmez. sabır ve akıl ile sorun çözülür. İşin garibi şu an gidilen dergahlarda insanlar neyi bulup veya bulmadıklarını araştırsınlar, çoğu zaman öldürmeden başka bir şey değildir. Bu konu yürekler acısı bir durum arzettiriyor.

  • Tasavvufta kadınların sacının uzun olması gereklimidir?

Kadınlarda saçın uzun olması ruhâni alemden haber almada kolaylık sağlar. Vril rahibeleri konusu vardır. İnternette bulabilirsiniz. Bu kadınların medyumvari özellikleri bulunuyor. Uzun saçlar psişik anten görevi görüyor. Bir döneme etki ettiler. Sonuç olarak İslamda kadın saçı ile olan fetvalar menfi yöndedir. Saç uzaması ve bırakılması sağlık ile ilgilidir. Saçı uzun kadınlar sinizüt/başağrısı sorunlarından kurtulmak için kesiyorlar. Saç kadının en güçlü silahı olduğu için İslam’da kapatılması emrinin altında konuşulacak çok mevzu vardır. Saç-kadın-kuvvet arasında sıkı bağlar olduğunu ve rızık-bolluk ilişkisine etki ettiğini unutmayalım.

  • Karı koca sevişmesinde dini açıdan sınırlar nedir?

Eşler arasında ters ilişki (Livata /Lutilik/ anal yolla, rektuma sex) İslam’da ve diğer bir çok dinde yasaktır. Bunun dışında insan sağlığının ve eşlerin zevk alma durumları kendi çerçevelerinde kendilerince belirleyebilir. Bu belirlenme hususunda tiksinme-hoşlanma gibi içsel duyguların önemi büyüktür. Eşlerden birinin hoşuna giden şey diğerinin hoşuna gitmeyebilir. Bu nedenle zorlayıcı teknik, taktikler cinsel soğukluğu meydana getireceği unutulmamalıdır. İslâm eşlerin yatak odalarının en ince detaylarına kadar girmez. Bu konuda birçoklarının mahrem hayatı dolaylı yoldan edeb dairesi içinde kurallar koymaya çalışırlar. Hakikatte Allah Teâlâ’nın dahi serbest koyduğu sınırları daraltarak cinselliği yaşanmaz hale getirmeleri, hele bugünümüzde daha tehlikelidir, diyebiliriz. Yetişmenin ve zamnanın farklılığındaki devrana yetişmek mümkün görünmüyor.

Konu üzerinde sitelerde geçen genel dini malumatlar şu şekildedir.

“Eşleriniz sizin nesil yetiştiren tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Kendiniz için ilerisini düşünerek hazırlık yapın. Allah’ın haram kıldığı şeylerden korunun ve O’nun huzuruna varacağınızı iyi bilin. (Ey Resulüm)! Mü’minleri müjdele!” (Bakara, 2/223)

Rivayet olunduğuna göre Yahudiler, “Bir kimse karısının önüne arkasından yaklaşarak cinsel birleşmede bulunursa, doğacak çocuğu şaşı olur.” derler ve bunun Tevrat’ta olduğunu söylerlermiş, Resulullah’a bu aktarılmış, “Yahudiler yalan söylüyorlar.” buyurmuş ve şu âyet inmiş: “Ey erkekler kadınlarınız sizin tarlanızdır.”

HARS: Aslında ziraat gibi ekin ekmek demek olup ekin yeri, ekilecek tarla anlamına isim de olur ki burada bu mânâdadır. Bu ifade ile kadının kadınlık organı bir yere, erkeğin spermi tohuma, doğacak çocuk da bitecek ürüne benzetilerek bir istiâre yapılmış ve bununla Allah’ın emrettiği ekin yeri açıklanmıştır ki anlam şu olur:

Kadınlar sizin ekinliğinizdir, siz onlara insan ve Müslüman tohumları ekip ürün olarak nesil, döl yetiştireceksiniz. Öyle ise tarlanıza (tarla anlamı unutulmamak ve ekin yerinden olmak şartıyla) dilediğiniz taraftan, hangi pozisyonda isterseniz gidiniz. Ve bununla birlikte kendiniz için ilerisini gözetip ona göre ihtiyatlı bulununuz, sadece şehvetinizi söndürmekle meşgul olmayıp geleceğiniz için salih ameller ile hazırlık görünüz. Ve Allah’a isyandan sakınınız da eğri yola gitmeyiniz. Ve biliniz ki, siz mutlaka Allah’a kavuşacak, O’nun huzuruna çıkacaksınız. Dolayısıyla yüzünüzü güldürecek şeyler kazanın da rezil olacağınız şeylerden kaçının. (Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri)

Ters ilişki konusuna dönecek olursak, kadına arka organdan/anüsten cinsel ilişkiye girmek, ne şekilde olursa olsun kesinlikle haramdır. Şayet kadın bu işe razı olacak olursa, o da büyük günaha ortak olur. Eşler arası bile olsa anal ilişki, livata olarak adlandırılmış olup, yasaklanmıştır.
Kur’an’da cinsî münasebetin ana gayelerinden birinin neslin devamı olduğu ifade edilmiş ve kadının cinsel organından (vagina) olmak şartıyla, ilişkinin şekil açısından serbest bırakıldığı bildirilmiştir.
“Ey Muhammed! Sana kadınların ay başı halinden de soruyorlar. De ki: O bir eziyettir Onun için ay başı halinde oldukları zaman kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. İyice temizlendikleri zaman ise Allah’ın emrettiği yerden onlara varın, yaklaşın. Şüphesiz ki Allah çok tövbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever.” (Bakara, 2/222)
Devamındaki ayette de ise yukarıda zikrettiğimiz gibi buyurulur ki:

“Eşleriniz sizin nesil yetiştiren tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Kendiniz için ilerisini düşünerek hazırlık yapın. Allah’ın haram kıldığı şeylerden korunun ve O’nun huzuruna varacağınızı iyi bilin. (Ey Resulüm)! Mü’minleri müjdele!” (Bakara, 2/223)

Buna göre cinsel ilişki, üreme organından olmak şartıyla her türlü ilişkinin helal olduğu bildirilmiştir. Öyleyse dışkı yerinden cinsel ilişki helal değildir.
Çeşitli hadislerde, karısına üreme organın dışından yaklaşanın, Allah’ın lanetine uğrayacağı ve bunun bir nevi livâta sayılacağı haber verilmiştir.
Rasûlüllâh sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyorlar:
“Hanımına dışkı yerinden yaklaşan kimse lanete uğramıştır.”
“Erkeğe veya kadına arka yoldan yaklaşan kimseye Allah, rahmet bakışıyla bakmaz.” (bk. Ebû Dâvûd, Nikâh, 45; Müsned, I, 86; II, 444; Tirmizî, Taharet, 102; Mişkâtü’l-Mesâbih, II, 184).

Bu ve benzeri hadisler kadınlara dübüründen/anüsten/dışkı yerinden cinsel ilişkiye girmenin haram olduğu hususunda delildirler. Dolayısıyla erkeğin karısına dübüründen temas kurması haramdır. Ancak şeriat bunun için ceza olarak belli bir ceza koymadığından dolayı, bu hususta verilecek olan ceza had cezaları kapsamında değerlendirilemez. Tazir cezaları kapsamına girer. Bu nedenle imam ya da hakimin bu fiili işleyen kimseye caydırıcı ve acıtıcı bir ceza vermesi gerekir. Çünkü ceza her ne kadar tazir cezası olsa da caydırıcı ve acı verici olması lazımdır. Evla olan bu hususun hakimin takdirine bırakılmasıdır.
Böyle kimseler için alınacak en önemli tedbirlerin başında, bütün samimiyetiyle Allah’a sığınmak ve kendisini bu beladan kurtarması için gece gündüz dua etmek gelir. Sonra iradesini kullanıp, bundan vazgeçme kararlığında olduğunu göstermelidir.
Böyle bir günahın tövbesine gelince: Buna şu ayet-i kerime ile cevap vermemiz güzel olur:
“De ki, ey kendi aleyhlerine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları affeder. O çok bağışlayan ve çok merhamet edendir. Size azab gelip çatmadan ve artık yardım göremeyeceğiniz zaman gelmeden önce Rabbinize yönelin ve O’na boyun eğin.” (Zümer, 39/53-54).
Allah (cc) bütün günahları affederse elbette bunu da affeder; yeter ki tövbe edilmiş olusun. Tövbe, dönmek demektir. Kişinin sonradan bulaştığı günahtan ve kötü durumdan, iyi ve günahsız olan aslına dönmesinin adıdır. Eğer kötü fiil tekrarlanıyorsa demek ki dönme henüz gerçekleşmemiştir. Ne zaman dönüşsüz bir vaz geçme olursa dönme, yani tövbe de o zaman gerçekleşmiş olacaktır.

Öyleyse böyle olan insanların da Allah’ın rahmetinden ümit kesmeleri anlamsızdır, hatta günahtır. Yeter ki, böyle bir vazgeçmeyi/tövbeyi başarabilsinler.

  • Oral yolla cinsel ilişki (cunnilingus) caiz mi?

Oral seks (cinsel organın ağza alınması, öpülmesi vs,), bu konuda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, cinsel organlar necaset mahalli olduğundan, bu tür ilişkilerden kaçınılması gerekir. Çünkü her Müslümanın kesin olarak haram olan hususlardan kaçındığı gibi, haram şüphesi olan konulardan da uzak durması gerekir.
Nitekim Rasûlüllâh sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Helâl olan şeyler belli, haram olan şeyler bellidir. Bu ikisinin arasında, halkın birçoğunun helâl mi, haram mı olduğunu bilmediği şüpheli konular vardır. Şüpheli konulardan sakınanlar, dinini ve ırzını korumuş olur. Şüpheli konulardan sakınmayanlar ise gitgide harama dalar. Tıpkı sürüsünü başkasına ait bir arâzinin etrafında otlatan çoban gibi ki, onun bu arâziye girme tehlikesi vardır. Dikkat edin! Her padişahın girilmesi yasak bir arâzisi vardır. Unutmayın ki, Allah’ın yasak arâzisi de haram kıldığı şeylerdir. Şunu iyi bilin ki, insan vücudunda küçücük bir et parçası vardır. Eğer bu et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi olur. Eğer o bozulursa, bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalbdir.” (Buhârî, Îmân 39, Büyû’ 2; Müslim, Müsâkat 107, 108. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Büyû’ 3; Tirmizî, Büyû’ 1; Nesâî, Büyû’ 2, Kudât 11; İbni Mâce, Fiten 14).(Diyanet İşleri Başkanlığı)
**
Bu konuda  görüşler
Oral ilişkinin olabileceği ya da olamayacağı konusunda Kur’ân-ı Kerim’de ve sünnette açık bir delil yoktur. Buradan hareketle bazı fıkıhçılar ve tefsirciler; madem ki karı kocanın her yerleri birbirlerine helaldir ve madem ki, eşyada aslolan mubah/helal olmaklıktır, çünkü her şey insan için yaratılmıştır, öyleyse karı kocanın oral ilişkileri de helal olmalıdır, diye bir sonuç çıkarmışlardır. Bunu çeşitli tefsir ve fıkıh kitaplarında bulmak mümkündür. Bunun yanlış olduğunu söyleyecek değiliz, ancak bunun hem dinen hem tıbben bir takım çekincelerinini olduğunu da bilmeliyiz.
Öncelikle böyle bir davranış onurlu ve kişilikli olmaya aykırı bir davranıştır, tiksindiricidir. İkinci olarak, cinsel organlardan sürekli olarak bir takım maddeler çıkmaktadır ve bunlar pis olan akıntılardır. Böyle bir durumda kişi, Hz. Rasûlüllâh sallallâhü aleyhi ve sellem’in:
“Ağızlarınızı tertemiz yapın, çünkü onlar Kur’an yoludur.”
diye nitelendirdiği ağzına pis maddeler almış olacaktır. Üçüncü olarak, İslam’ın insan sağlığına ne kadar değer verdiğini herkes bilmektedir. Oysa bu yolla insan bir sürü mikrobu ağzına almış ve kendisini tehlikeye atmış olacaktır.(Prof. Dr. Faruk BEŞER)
* * *
Ağız da cinsel temas için değil, başka işler için var edilmiştir; oradan cinsel temas yaratılış amacına da, fıtrata da ters düşer; fıtratları bozulmamış olanlar bundan nefret ederler. (Prof. Dr. Hayrettin Karaman)
* * *
Tabi bir sevişme tarzı olmadığı için, oral ilişkinin bir süre sonra nefretimsi duygulara sebep olabileceği ve dolaylı olarak cinsel mutluluğu olumsuz yönde etkileyebileceği gerçeğini de hatırlatarak, kaçınılmasını öğütleriz.

Oral Seks ve Ağız Kanseri
Oral seks, ağız tümörlerine yol açabiliyor. Son yapılan bir araştırmaya göre, insan papilom (meme başı gibi çıkıntılar yapan selim tümörler) virüsü ağız kanserine yol açabiliyor. Bilim adamları uzun süredir papilom virüsünün ağız kanserine neden olduğundan kuşkulanıyordu. İyi haber, bu riskin çok küçük olması. Ağız tümörü her yıl 10.000 kişiden birinde görülüyor. Ve bu vakaların pek çoğu sigara ve içkiye bağlı olarak ortaya çıkıyor.
İnsan papilom virüsü (HPV) cinsel yolla geçen virüslerin en yaygını. Bu virüsün servikal kansere (rahim boynu kanseri) yol açtığı biliniyor. Bazı araştırmalar bu virüsün ayrıca ağız ve anal kanserlerine de neden olabileceğine işaret ediyor.
Fransa, Lyon’daki Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu’nda çalışan bilim adamları, ağız kanserine yakalanmış l.670 deneği, l.732 sağlıklı denekle karşılaştırdı. Hastalar Avrupa, Kanada, Avustralya, Küba ve Sudan’da yaşıyordu. Servikal kanserlerde görülen HPV-l6 olarak bilinen virüs, ağız kanserlerinde de tespit edildi.
HPV-16 virüsü taşıyan ağız kanserli hastaların arasında oral seks yaptığını açıklayanların sayısı, tümörlerinde HPV-16 virüsü bulunmayan hastalara oranla üç misliydi. Virüsün kanserlere nasıl yol açtığı konusunda kadın ve erkekler arasında bir fark saptanmadı.
Söz konusu araştırmanın sonuçları “Journal of the National Cancer Institute” isimli bilim dergisinin aralık sayısında yayınlandı… Bu sonuçlar HPV ile ağız kanseri arasındaki ilişkiyi kesinleştirdi.
Jenital (cinsel organ) HPV enfeksiyonu çok yaygındır. ABD’deki yirmi beş yaşındaki kadınların yaklaşık üçte birinde bu virüs mevcuttur. Bu enfeksiyonların yalnızca yüzde onu kansere yol açan türdendir. Bu virüsü taşıyan kadınların yüzde doksan beşi bu enfeksiyondan bir yıl içinde kurtulur. Ancak bu bile niçin bu kadar az sayıda insanda kanserin geliştiğini açıklayamıyor.
Bu son bulgular ağız kanseri tedavisini de kolaylaştıracak. Dolayısıyla virüs kaynaklı ağız kanserli hastalara antiviral ilaçlar vermek iyileşme olasılığını artırabilir. Bu arada önlem olarak aşı üzerinde çalışmalar yapılıyor. Aşıların ağız enfeksiyonunun yanı sıra jenital enfeksiyonlara da iyi geleceği umut ediliyor. (TR.NET)

Sonuç olarak sınırlar bellidir. Temelde sağlık esas alındığı görülüyor. Sağlık konusunda insanların ruh ve beden sağlığı eş değerde tutulmalıdır. Psikolojik sendromların temelinide cinselliğin önemli bir yer tuttuğunu düşündüğümüzde; günümüz insanın ahlak erozyonu karşısında kendisini korumada zorlandığını düşündüğümüzde hep şu garip fıkra aklımıza geliyor.

İki arkadas, hararetle tartışıyormuş.

Tartıştıkları konu, sigara içerken İncil okunup okunmayacağı imiş…

Sonuç alamayınca hikaye bu ya Papaya sormaya karar vermişler.

Papanın yanına gidip sırayla sorularını sormuşlar.

Biri olumsuz cevap alırken diğeri, izin almayı başarmış.

İzin alamayanın sorduğu soru:
– Papa hazretleri, İncil okurken canım sigara içmek istiyor, içebilir miyim?

- Oğlum, İncil okunurken Tanrıyla ilgilenmen lazım. O sırada dikkatinin dağılmaması lazım. O yüzden İncil okurken sigara içilmez.

İzin alanın sorduğu soru :
– Papa hazretleri, sigara içerken canım İncil okumak istiyor, okuyabilir miyim?

- Oğlum, her nerede ve ne koşulda olursan ol, İncil okuma isteği duyarsan okuyabilirsin.

SONUÇ ;

1) Esas olan; aldığın cevap değil, sorduğun sorudur…
2) Beceri; almak istediğin yanıtı alabileceğin soruyu sorabilmektir…
3) Yönetim becerisi de bu doğru soruları bulmaktır …

Karşımızdakine soru sorma şeklimiz önemlidir…Aslında cevabı da biz belirleriz. Herkese verilecek fetva kendine özeldir. Bunu bulmak ve isabet etmek nadirattandır. Fazla söze ne hacet ki..

  • Meni iç çamaşırımda iz bırakmıyor,  gusul gerekir mi?

Bahsedilen sıvı meni değil mezi veya vedidir. İz bırakmaz. Güsül gerkemez. Bazılarında ise idrar kaçması olabilir. İbadet edilecekse namaz abdesti almak yeterlidir. Vesvese yapmaya gerek yoktur. Meninin bıraktığı iz sarımtırak ve ekşi kokusu vardır. Kuruyunca o bolgedeki elbise zamk değmiş gibi sert olur.

  • Kişi hastalık çeksin diye yapılacak buyu nedir?

Bu büyünün çeşidi çoktur. Ancak yapan bilmeli ki, karşısındaki bu hali atlattığında aynı hastalık ona doğru yönelir. Kat kat fazla acı çeker. Havas ehli bu konuları bilir. Hastalıklar mana aleminde cisimlenerek hareket eder. Bu konuyu bu kadarla kesmek gerekiyor.

  • Gözler yumuk dua edilir mi?

Duada gözlerden çok kalp önemlidir. Kalp başka şeyleri düşünürken dilin sözleri bir mana ifade etmez. En güzel dua kalbin perdelerinde yapılan duadır. Bunu başarmak İsm-i Âzam’dır.

  • Biriyle seks konusurken zevk suyu akarsa abdest gerektirir mi?

Gelen sıvı beyazımsı ve akışkan ise mezidir, güsül gerektirmez. Eğer sarı koyu ise menidir, yıkanmak gerekir. Bekarlığın ilk dönmelerinde akıntının sarımtırak olması yüksektir. Ancak zamanla bu hal kaybolur, meziye dönüşür. Şehvet konuları iç dünyayı sarstığı için başka konuları konuşmak faydalıdır.

  • Eşinin homoseksüel olması dinen neyi gerektirir?

Evliliğin devamı eşe aittir. eğer eşin başkaları ile ilişkileri devam ediyorsa terk etmekte belki ayrılmaya ruhsat verilebilir. Ancak bu gibi haller hastalık gurubunda anıldığı için doktor tedavisi ile çözüme kavuşturulabilir. Çünkü beslenme alışkanlıkları hormon düzeylerini bozmaktadır. Genellikle et konusunda dikkat edilmelidir. Tavuklarda verim artırma için genellikle kadınlık hormonu (östrojen) verildiğini biliyoruz. Yan etkileri olabilir. En sağlıklı et kuzu ve koyun etidir. Çünkü ölümlerine sebep olduğu için koyun üzerinde fazla oynama yapılamıyor. Hormon tedavisi ürologlar tarafından uygulanıyor. Psikiyatıra gitmeden bu doktorlardan tahlil sonucu destek alınabilir.

  • Cinler insanları sekse zorlar mı?

Etkisi vardır denilir. Bu gibi hal başka bir insanın büyüsü ile tetikleme ile artış gösterir. Ahlakı bütün kişler bu durumun etkisinden kendilerini muhafaza etmeleri kolaydır. Unutulmaması gereken bir hususta evde, bedende temizliğe dikkat edilmeli ve cinlerin etkisini azaltmak için sirkeyi yemeklerde kullanmak faydalı olur.

  • Kendini beğenen ve cinsel organıyla kendince seks yapan kisi eşcinsel midir?

Kendini beğenmek veya güzel görmek yalnızlığın temelini atmaktır. Yalnızlığın ve tatmininin zevki anlıktır. Bu gibi hallerin uzun vadede kişiye verdiği zarar soyunun kuruması ve ihtiyarlıkta veya güçten düşünce yalnız kalmasıdır. bu gibi hallerin zararı uzun vadede çıkar. Eğer bir insan uzun vadeli güzel bir hayat düşünüyorsa bu hali terk etmesi en güzel olandır. Yalnız yaşamak sorunsuz ve güzel olması kadar geleceği kahır ve üzüntü getiren bir sona ulaşır. Kişinin kendini beğenmesi eşcinsellik değil narsist olan kişinin durumunu çağrıştırır. Bu durum ahlaki içerikli kitaplar ile atlatılabilir.

  • Eşininin aklı fikri ters ilişkide olan kadın ne yapmalıdır?

Bu gibi durumlarda yapılacak şeylerden birisi ikna metodunu kullanmak gerekir. Dinen yasak olan bu durum kadının ileride hasta olmasına sebep olacağı gibi kocasının kısa zamanda iktidardan düşme ihtimalini anlatmalıdır. Eğer bu türlü ilişkiden vazgeçirmek mümkün olmuyorsa kadın Allah’a dua ederse kısa bir vakit sonra erkeğin cinsel organındaki uyanma melekesi kaybolur. Allah kadınların bu yöndeki dualarını kabul eder. Ters ilişki zulumdur. Yeter ki kadın Allah’tan istesin. Eğer bu ilişkiyi kadın istiyorsa erkek kadına karşı bu duyguyu yenmesinde yardımcı olabilmesi için ilişkide sabılı olmalı, bir zayıflık durumu varsa bunun için takviye ilaçlar kullanmalı eşinin haz yönünü doğala çevirmelidir. Doktor yardımı ile bu durumun aşılması kolaydır. Hormonların düzenlenmesi için doktor yardımı hormonları normalleştirince duygularda normalleşir. Ayrıca beslenme alışkanlıkları normal hayatı etkilediğinden beslenme türünü değiştirmek gerekiyor

  • Yellenmenin ölçüsü nedir?

Ses veya kokudur. Bazları damar hareketlenmesini yellenme zanneder. Bu durum Hannas isimli şeytanın verdiği vesvesedir. Yellenme vesvesesi çok kişiyi rahatsız eder. Bu neden vakite yakın abdest almalıyız. Sorun kolayca çözülür.

  • Dua ederek sorun çözme (değişik şekillerde gelen sorular)

Dua insan hayatının vazgeçilmezidir. Ancak dua denilince birçok kişi piyasada satılan havas/büyü kitaplarındaki yapılan komplilike havas terkiplerini kullanmayı düşünüyorlar. Yılların verdiği tecrübe ile kazandığımız bir husus şudur ki, bu tür şekilde yapılan dualar manzumesi sadece zaman kaybı ve cinleri kendine bulaşmalarını sağlamaktan öteye geçmez. İstediği şey olmadığı gibi başka dertlere bulaşır ki, insan bu şekilde akla hayale gelmeyen işler başına getirir. Birinin ağzı dili bağlansın, beni sevsin….vb. bu tür düşünceler ile dualara yönelmek sıkıntı oluşturur.

Beşeri olarak akraba olduğunuz kişi veya hısım ile ahlaki açıdan iyileştirme yoluna gidilmeli ve sabırlı olup gayret göstermelidir. Yoksa yapılan dua/havas işlemi iç âlemde hareketlilik meydana getirir. Bazen dost olsun derken düşman olmasını sağlarsınız da haberiniz olmaz. Bundan kaçınılmalıdır.

Namazını kılıp, Allah’a kulluk eden ve peşinen niyaz ederek yardım isteyene yardım etmek Allah’a farzdır. Allah kulun hem vekili ve sahibidir, kimsede hakkını bırakmadığını unutmayalım.

  • İstemeden meni gelirse namaz kilmak gunah olurmu?

Genellikle bekar erkeklerin sıkıntıları arasındadır. Gelen sıvı idrardan sonra gelirse vedi veya uyanmadan (ereksiyon) sonra beyaz kıvamsı gelirse mezidir. Bunlar için güsül gerekmez.  Meninin gelmeside atılım şeklinde olur ve biraz da alma hali vardır.  Diğer iki hususta bu durumlar yoktur. Kontrolsüzdür. Eğer  namazda gelme durumu olursa özürlü durumuna geçen birhali varsa bozulmaz. (sürekli olma hali) yok eğer arada bir oluyorsa o zman namaz için abdest alır iade eder. Güsül gerektirmez. Bu tür durumlardadoktora gidip tedavi olunmalıdır. ilaçla geçen kolay birdurumdur. (Sonuçta bekarların sıkıntıları arasındadır. Kadınlar için akıntı meselesi pamuk kullanımı ile kolay çözülür.)

  • Küs kalan karı kocanın ibadeti kabul olmaz mı?

İbadetleri kabul olur. ancak maddî hayatları bozulur. Bu bozulmanın sonucu ileriki zamanlarda boşanmaya kadar varır. Maddî hayat günümüzde manevî hayatın en önemli koruyucusudur.

  • Mürşid mürid evliliği

Babasının kızıyla evlenmesi nasıl haramsa, mürşid müridiyle evlenemez. Çünkü Mürşid ve mürid ilişkisinde güven esası vardır. Bu tür evlilikler cemeatte fitneye sebep olduğu gibi diğer sorunların çıkmasınada sebep olur. Bu hüküm şer’i bir dayanağa istinat ettirilemez. Fakat örfen evliliğe mani esasları taşıdığından bu tür şeyhe mürid olanlar kendilerini sigaya çekmeli ve bu gruptan ayrılmalıdır.

  • Mürşit vefat ettiyse yerine kim geçer .

Zaman ile alacağınız şahsi işaretlere uymanız gerekir. Başkalarının gördüğü rüyalara itibar etmemelidir. Eğer bir söz duyulmuşsa bununda en az üç-on kişi tarafından desteklenmesi gerekir.

Genelde şeyhler kendi yerine geçecek kişiyi kolay kolay söyleyemezler. Söyleyenler nadir bulunur. Bu nedenle şahsi işaretlerinize itibar etmelisiniz.

  • Eşini başka kadından kurtulması için dua nedir?

Bu gibi hallerde kadının öz eleştiride bulunması ve kendisi üzerinde olan yalnışlıkların ve doğruların ne olabileceği konusunda samimi bir dostundan destek alması gerekir. Yoksa dua ederim, eşimi kendime çeviririm gibi maslahatlar ile zaman kaybederse evliliği yıkıma uğrayacak demektir.

  • Rüyada kadın ve erkeğin mahrem yerlerinin doğranıp birbirine katıldığını görmek

Evli kişler ise, çocuk sahibi olmak veya aralarında gizli hiçbir hususun kalmadığına işaret eder. Evli olmayanlar kişiler ise zinaya varan bir hale düşüp hasta olacaklarına, birbirlerini terke edeceklerine veya evlenmelerine hamledilebilir. Bu rüyanın müsbet ve menfi tarafı çoktur, dikkat edilmelidir.

  • Ders çalışmak için büyü yaptırılır mı?

Bazı ebeveynler çocuklarını bu şekilde kontrol altına almak isterler. Genelde bu tür büyüler tutar. Ancak çocuklar ileride psikolojik travma geçirirler. Çünkü zorlama ile kazandığı çalışma isteği başka hastalıkların çıkmasına neden oluşturmuştur. Öyleki bu hastalıklar genellikle kemiklerde çıkar ve tedavisi yoktur.

  • İlk gece sendromu için dua nedir?

Bu konuda önce tıbbi doktora gidilmelidir. Zamanımızda bu sorunların çözümü için ilaçlar üretilmiştir. Bu nedenle sorun yok denecek bir duruma gelmiştir. Yine korku varsa dua edilmesinde tabiki faide vardır.

  • Cinlerin cinselliğe etkisi var mıdır?

Cinlerin etkisi kadınlarda kocaya karşı  soğukluk, erkeklerde ise iktidarsızlık olarak tepki verirler. Bu şekilde olmayanlar için hormon düzeyindeki farklılıklar için söz söylemek uygundur. Eğer şüpheli ve vesveseli bir durum varsa ayetel kürsi okumanın faydası vardır.

  • Hataya ve günaha düşmüş kişilerin duası ne olabilir?

Şeytan, kulun önce günaha düşmesini telkin eder. Daha sonra pişmanlık duygusu ile morali bozulsun diye sürekli “günahkâr oldun” iğvasını verir. Bu gibi haller karşısında kul hakkı olmayan kısım yani Allah Teâlâ’ya borç olan kısım için tövbe etmeli ve bir daha günaha ve hatalı işe dönmemeye çalışmalıdır.  Tevbe eden işi tevbesinin karşılığı olarak Allah Teâlâ tarafından affedileceğini bilmelidir. Kul hakkı olan bir kısım varsa, onun  için [dünyevi borçlar ve haklar] hakkında insanlar bencil olduğu için Allah Teâlâ’yı kendine kefil kılmalıdır. Bu şekilde düzenli bir hayata geçiş sağlanırsa Allah Teâlâ’nın kısa zamanda yardım göndereceğine inanmak üzerimize borçtur.

  • Namaz kılarken cinsel düşünceler gelince namaz bozulur mu?

Kalbin hallerine kulun engel olma durumu ileri seviyede nefis terbiyesi almış kişilerde olur. Bu nedenle kalbe gelen düşünceler için oralı olamadan yok gibi davranmak en doğru olan şeydir. Kalbe gelen bu tür havatır için kul olarak sorumlu değilizdir. Çünkü kalbi korumak/bu hallere engel olmak  zor işlerdendir.

  • Adet olmadan az bir leke gelirse birde ilişkiye girmek günah mı?

Adet dönemlerindeki ilişkileri men kadınları muhafaza içindir. Bu gibi hallerde kadının sağlığı ile ilgili durumdur. İlişkiden kaçınmak evladır. Fakat az gibi lekelerde ilişkiye karar eşlere aittir. Eğer istek bayan tarafından ise  zaten bir sorun yoktur. Günah olma meselesi Allah Teâlâ’nın kadını korumak için koyduğu sınırdır. Bu sınır kadının sağlığının durumuna müteveccihtir.

  • Pornografik ve erotik eserleri okumanın sonuçları nedir?

Bu tür eserleri okumak, seyretmek insanın cinsel dünyasını galeyana getirir. Lakin unutmamalıdır ki bu tür eserler, hayal dünyasını ve beşeriyetin normal dünyasının ulaşamayacağı sevilerde hazırlandıkları için ve fantezi dünyası olmayacakları olacak kabilinden gösterdiklerinden insanın iç dünyasını rencide eder ve üzüntüye yol açtırır. Bu meyanda terki evladır. Bilgi  mahiyetinde iştigal edilirse de çok faydası olmayacaktır.

  • Birini sevmekten dolayı hayatına engel koymak nedir?

Eğer bu kişi evli veya ulaşamayacağı bir mevkide olan kadın/erkek olursa yapılan her türlü gönül koymalar, sihir kabilinden şeyler veya normal dua içerikli havas muameleleri muhakkak yan tesir yapar. Bu nedenle kişileri ayıranın ileriki zamanlarda göreceği zararlar daha fazla olacağından sakınmak gerekir.

  • Eşi ilişkiye girmiyorsa mastürbasyon yapmak günah mıdır?

Bu haller evliliklerin yıkılması aşamasını çağrıştıracak bir hale geliyorsa veya zinaya düşme tehlikesi belirdiyse masturbasyon yapan kişiyi umulur ki Allah Teâlâ affeder. Ortam düzelene kadar ilişkinin kopmaması için ihtiyacın karşılanması konusunda vucüdu rahatlatmak için uygulanmasına sakınca yok denilebilir. Bu yönden kişileri günah kavramı içerisinde yargılamak hatalıdır.

  • Karısını zorla fantezi içerikli hareketlere teşvik eden koca hakkında;

Koca, eşini zorla bazı şeylere yönelmesini istiyorsa, bu durum ileride eşler arasında soğukluğa neden olur. Yuvaların yıkılmasına sebep olan bu tür istekler eşler arasında şüpheli düşünceleri doğurur ve güveni sarsar.. Bu yönden zorla istenilen şeylerden uzak kalmak uygundur.

  • Zinaya ve yasak olan cinselliğe düşen için yardım ne olabilir?

Bu tür vakaların temelinde kaderi çizgiler bulunur. Bu konu geniştir. Ancak biz kolay olan taraflarından bahsedelim.

Eşlerine yardım etmek isteyen kadın/erkek  önce Allah Teâlâ’dan yardım istemelidir.

-Evlerinde muhakkak sirkeyi bulundurmalıdır. Sirke cinleri rahatsız ettiği gibi şeytanı da rahatsız eder.  Kendine hakim olamayan kişiyi sakinleştiren hususları da bulunmaktadır.

-Eğer  eşinin bir başkası tarafından etkilendiğinden/yönlendirildiğinden  şüphe ediyorsa  o kişiyi ondan uzaklaştırmak veya kötü huy edindiyse, bu hali kaldırmak için şu an hali hayatta bulunan salih kişin eli niyeti ile annesinin ismiyle eşinin adını bir kağıda yazarak [(….kızı…) (…oğlu…)Arapça Türkçe olması önemli değildir ] onun etrafını kalemle çevirip bir yerde muhafaza etmelidir. Bunu yapmanın nedeni sihirden muhafaza içindir.

Ancak bu işleri yapmanın tek şartı beş vakit namazı kılımaktır. Eğer bir namaz kılmıyorsa duaların kabul olması çok gecikir.  Onun için namaza başlamalıdır. Ayrıca dünya ve ahiret saadeti  için hergün kelime-i tevhidi  yani “Lailâhe illallah Muhammedurrsûlüllâh”ı 100 defa okumalıdır.

Bu işlemlerin  yanında eşine nasihat etmelidir.

Eğer bütün bu işler yapıldığı halde bir sonuç alınmıyorsa son olarak eşiyle beraber bir psikiyatıra gitmeli sorunları berber çözmeye çalışmak için yardım ve terapi alınmalıdır. Bu şekilde maddi ve manevi yardım alınmış olur.

Bunlar yapıldı hiçbir şey fayda vermedi deniliyorsa; Allah Teâlâ, eğer o ailenin birlikteliğini ve devamını murat ediyorsa bir musibet göndereceğini unutmamak gerekir. Çünkü Allah Teâlâ eşlerin ayrılığına razı değildir.  Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdirden uslamayanın hakkı musibettir, iktizasınca gelen musibet eşlerin çıkmaza düşmüş birlikteliğinin yönünü değiştirir. Yeni oluşan sorunlar ile eşler uğraşırlarken bu meseler kendiliğinden hal yoluna bir şekilde girer. Fakat bu istenilen bir şey olmadığından Allah Teâlâ’ya sığınırız.

  •  Mürşid, müridine aşık olur mu?

 Mürşid, müridini Allah rızası için sevebilir. Bu tür soruların içerisinde belki müridin yanlış anlama hali olabilir. Eğer bu tür bir durumdan mürid içkilleniliyorsa o mürşidden ayrılmak müride farzdır. Çünkü nakıs olan mürşid  irşad vazifesi yapamaz. Eğer mürid o mürşidi terk etmez ise mürşidin günahından sorumlu olacağı düşünülmektedir.

Mürşid kişi “ben irşad edeceğim diye meydana çıkmış olabilir.” Ancak kimseyi zorla kendine mürid edemez. Bu nedenle hata üzere olan bir mürşidin peşinden giden mürid her şekilde sorumlu olacağından ayık olmak gerekir.

  • Eşlerin beraber porno seyretmesi olur mu?

Bu türlü hareketlerin sonucunda evliliğin yıkılacağına işarettir. Bu nedenle terk edilmesi gerekir. Haya Allah Teâlâ’nın sevdiği fiillerdendir.

  • Eşler, boşanmaya engel olabilmek için ne yapılabilir?

Ayrılma isteği ekseriyetle şeytanın arzularındandır. Bunun en güzel misali şu meselde geçer.

“Şeytan arşını suyun üzerine kurar, sonra çetelerini gönderir. Bunlardan rütbece en yakın (itibarı en büyük) olanı, fitnesi en büyük olanıdır. Biri gelip, şunu şunu yaptım, der. İblis ise, anlatılanları dinledikten sonra,

“hiç bir şey yapmamışsın”

Karşılığını verir ve yapılanları küçümser. Sonra, bir başkası daha gelir ve

“karısıyla aralarını açıncaya kadar peşlerini bırakmadım”

Diyerek, yaptıklarını anlatır. Bunun üzerine iblis, onun makamını yükseltir ve

“sen ne harikasın!” [*] diyerek becerisini kutlar.

Daha geniş bilgi için: http://ismailhakkialtuntas.com/2010/09/28/bosanma/

Eğer hiçbir şekilde iknâ olmuyor veya eşizi iknâ edemiyorsanız, bulunduğunuz şehirdeki üç kişinin duasını alın. Bu kişilerden biri alim olan kişi, ikincisi veli olan kişi ve en sonuncusu halkın gözündeki deli fakat gerçek meczub olan kişidir. İlk iki kişi size müspet yönü kolayca tavsiye eder. Ancak üçüncüyü bulmak zor olduğu gibi onun duâsını almakta nadirdir. Bu arayıştan sonra bir aracı/ hakem bulun muhakkak ayrılığa engel olur.

Allah Teâlâ yardımcınız olsun.

  • Eşinin cinsel ilişkiyi kabul etmesi için dua; Kocamın benimle ilişkiye girmemesi için yapılan sihri nasıl bozabilirim; Rüya yoluyla cinsel ihtiyaç gidermek;

Sosyal hayatta kişilerin fıtrî ihtiyaçlarını gideremeyince çözümler üretmeye çalışması normal durumdur. Fakat soruların içeriği acz sendromuna düşenin gösterdiği mahiyet alması hali ise acınacak durumdur.

Öyle ise ne yapmalı?

Karşıtın halini anlamıyorsa ne yapmalı?

Bu tür soruların cevabı müspet ve menfi olmasından çok, çözümler ne olmalı?

Zannederim ki, Müslümanların bu konularda fazla bir çözümü alenen yoktur. Çünkü Allah Teâlâ’ya olan utanmanın verdiği iştiyakla faydası az çözümler üretmekten başka çareside yoktur.

Yukarıdaki sorulardan, Eşinin cinsel birlikteliği kabul etmeyişinin çözümü, bedeni, ahlaki ve psikolojik durumlar olarak gözden geçirilmelidir. Hormon düzeyleri ve psikolojisi bozulmuş birinin doktor tedavisine ihtiyacı vardır. Çünkü normal hayattan uzaklaşan kişinin iç dünyasındaki ve beyin kortekslerindeki farklılaşmalar nedeniyle değişime uğradığı düşünülünce muhakkak doktor tedavisi gerekir. Eğer bu gibi durumlar yok deniyorsa (genelde var, fakat insanlar bu konuda doktora gitmeyi sevmezler)  hayatın farklılaşmasını sağlamak müsbet fantaziler üretmek (belki) ilişkiyi kuvvetlendirebilir. Her zaman değişimin gerekliliği gibi.

Eşler arasındaki sihri bozmanın en kolay yolu, sirkeli yemekleri artırmaktır. Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimizin “Sirke ne güzel katıktır” hadisi şerifine binaen dışarıdan herhangi bir vasıta sebebiyle yedirilmek istenen büyünün bozulması sağlanmış olur.

Eğer domuz yağı kompleksine düşüyorsanız  bunun tek çözümü varır, kendi sidiğinizi kullanmaktır. Hint mistik hayatının birincillerinden olan idrar içme/kullanma bu tür çözüm yollarından biridir. Eşinize karşı sevginizi yitirdiyseniz, bir sabah kalktığınızda kendi idrarınızı içebilirsiniz. [İdrar vücudun steril  artıklarından biridir. Zamanla ve çabuk bozulur.] Unutmayalım ki; Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellemin deve sidiği ile tedavi usulunu tavsiye ettiği hastalıklar vardır. Bazıları bunun bilimsel olmayacağını düşünebilir.  Bu meyanda sihirde bilimsel olmayan unsurlardan olunca “çiviyi çivi söker”i hatırlayalım.

Rüya ve bilinç yoluyla cinsel ihtiyaç gidermenin yolu kolay değildir. Meditasyon usullerini bilmek gerekir. Fakat meditasyon yapanların kitaplarında bu konu fazla irdelenmemiştir. Oto hipnozla bunu başarabilir miyiz diye düşünüyorsanız, bu da zor olan hususlardan olduğu varsayılıyor. En kolay yolu bir müspet evlilik yolu gözükene kadar doldur-boşalt mantığı ile mastürbasyona başvurmak en kolay geçici çözümdür. Allah Teâlâ yaşanılan zamanın verdiği dehşetin karşısındaki muamelede her zaman farklıdır.

Sonuç olarak oruç cinselliğin tedavisinde büyük etken olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak subliminal mesajlar ve yenilen gıdaların verdiği değişimlere karşı gençler ve bekar kesimin çektiği endişeler artmış durumdadır.

Söylenen sözler için fetva manasından çok meselenin çözüme kavuşturulmasıdır. Zaruretler mahzurları mubah kılar kaidesi vardır.  İnsanın çözüm üretemediği yerde Rabbine sığınıp kendini rahatsız eden husustan çıkması için dua ederken onu mağdurun önüne setler çekmemek ehli dil ve irfan ehli için kolaydır.  Ancak fıkıh/hukuk ehline zordur. Yaşı 40-50 yi bulmuş, hayatın son virajına girmiş olan ehli ilim kendince ve doğruluğu kesinleşmiş bilgiyi yirmi yaşındaki bir insana kolayca  söyleyebilir.  Ancak durumlar o şekilde görünmüyor.

İnsanlar ne yapacak? Sorusu hala baki. Bu da meselenin ayrı bir boyutu. Allah Teâlâ kullarını sever ve yardım eder.

  • Bir kişinin cinsel organını rüyada görmek nedir?

Bunun manası o kişiden maddî menfaat sağlanacağıdır. Kadınlar için çocuk sahibi olmak, erkekler için kazanç kapısının açılması gibi. Bu sosyal duruma bağlıdır. Bu tür rüyalar zahiri ile yorumlanmaz.

  • Yanlış denilen her türlü hareketin karşısında nasıl hareket etmeliyiz?

Empati kuralını işletmeliyiz. Unutmayalım ki her hatanın çıkış nedeni bir noksanlık/zafiyet/cahillikten  olabilmektedir. Allah Teâlâ geniş rahmetinin işareti olarak bu meyanda buyurdu ki,

“Allah bir kişiye ne vermişse ancak onu teklif eder. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.” Talak suresi: 7

Eşlerin/kişilerin birbirlerinde gördükleri noksanlıklar, velevki bu zinaya varmayan bir günah [eşinin mastürbasyon yaptığını görenin sorusu] olsa konunun üzerine giderken sebep -sonuç ilişkisinde eksik tarafın ne olduğu araştırmalı ve izalesine çalışılmalıdır.  Umulur ki, bu şekilde buhran ve patolojik vakalardan emin olunur. Çünkü her günah/hatanın  bir pişmanlığı insanda peşinen gelmektedir.

 Zamanımızın hayat şartları bir yönden bulandığı için kişilerin/cemiyetin  iç dünyaları daha bulanıktır. Öyleki hangi soruya “nasıl doğru cevap” verilir, hükmü sıklet oluşturmaktadır. Son zamanlarda iç hesaplaşması yaşayan gençliğinde inanç / inaçsızlığın girdabında, beşeri duygularını tatmin edip/ edememenin verdiği elemi /hazzı da düşününce çok söz söylemekten çok konuları “az zarar” periyodunda gidermeyi salık vermek uygun geliyor.

  •  Aile hayatında “ Farz olan kulluktan sonra gelen en önemli bağ” ne olmalıdır”?

Aile hayatını şekillendiren faktörlerin başında, kadın ve erkek arasındaki cinsi yakınlığın füturlü olmasıdır. Freud, Psikiyatrinin temelini cinsiyet üzerinden ele alırken, bu hassas durumu göz önüne sermiştir. Yakın ve uzak ilişkinin sarsılmasında dolaylı/dolaysız cinselliğin etkisi diğer unsurlardan çok fazla olmaktadır.

Kadın temelde talep edilen olduğundan, güçlü erkek, onun ardından gitmeyi kendine zül görmez.

Kadının bu konuyu bilmesi ve erkeğin bu zayıf noktasını naz makamında fazla yıpratmaması gerekir. Eğer bir aşırılığa düşerse, erkek tarafından zarar görme ihtimali düşünüldüğünden hassas noktayı tayin yine kadına düşmektedir.

Ailenin temelini kadın yapar. Erkek ise evin çatısıdır. Depremlerde çatı en az zarar gören kısım olsa da eşini kaybeden erkeğin sığınacağı bir yeri yoktur.

Aşağıdaki hadis-i şerif bu konuya güzel bir açıklık getiriyor. Ebu Sa’id (radıyallahu anh) anlatıyor:

“Safvân İbnu Muattâl (radıyallahu anh)’ın hanımı, yanında Safvân da bulunduğu bir anda Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve selleme gelerek:

“Ey Allah’ın Resülü, namaz kıldığım zaman kocam beni dövüyor, oruç tuttuğum zaman da orucumu bozduruyor, güneş doğuncaya kadar da sabah namazı kılmıyor!”dedi. Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem, hanımının bu söyledikleri hakkında Safvân’a sordu. Safvân:

“Ey Allah’ın Resülü! “Namaz kıldığım zaman dövüyor ” sözüne gelince, o zaman (bir rekatte uzun) iki süre okuyor. Halbuki ben bunu yasakladım” dedi. Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem kadına:

“İnsanlara tek surenin okunması yeterlidir ”buyurdu. Safvân devam etti:

“Oruç tuttuğum zaman bozduruyor ” sözüne gelince, “Hanımım oruç tutup duruyor. Ben gencim, hep sabredemiyorum.” dedi. Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem:

“Bir kadın kocasının izni olmadan (nafile) oruç tutamaz!”buyurdular.

Safvân devamla:

“Güneş doğuncaya kadar sabah namazı kılmadığım sözüne gelince, biz (gece çalışan) bir âileyiz, bunu herkes biliyor. (Sabaha yakın yatınca) güneş doğuncaya kadar uyanamıyoruz” diye açıklama yaptı. Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem:

“Ey Safvân, uyanınca namazını kıl!” buyurdular.”

Ebu Dâvud, Savm 74, (2459).

  • Mürşidi veya üstadı ile rüyada cinsel ilişkide olduğunu görmek veya istek duyulması haline düşülmesi tehlikesinin giderilmesi.

Bu gibi içten gelen duygular, cinsel içerikli rüyalar ve uyarılmalar zahir yönden ele alınmaz. Ele de almak sakıncalıdır. Bu durum aslında manevi aşkın zahire bulanması ile ruhî karışıklığın meydana gelmesinden oluşur. Seviye yükselince bu tür tehlikelerin arındırılması aynı derecede zorlaşır. Terbiye yolunda oluşan cinsellik ve duyumlar hakikatte manevi olarak bulunduğu yolda fikri bütünlüğe erişmeyi ve yükselişini vurgulamaktadır. Ancak hakikat ayrımı yapmak ve tehlikelerinden kurtulmakta çok zordur. Bu duruma erişenin bilmesi gerekene bulunduğu yolda ve sistemde ulaşılması gereken mevkiye ulaşmış ve bitirilmesi gereken yolu da kat ettiğini bilmelidir. Kadın veya erkek olsun, bu rüyanın akabinde çocuk doğurduğunu gördüyse, “veledi kalb”e ulaşmış denilir. Bu hali söyleme durumu varsa, izah eder. Söyleme durumu yoksa o kapıdaki feyz ve terbiyesi tamamlanmış demektir. Daha yüksek bir üstada veya öğreticiye yönelmesi gerekir.

Veledi kalbe ulaşanlar bu durumlarını genelde izah edemediklerinden Rasülüllah sallalahu aleyhi ve selleme rabıta ile yönelmesi gerekmektedir. Eğer şeyhinde ısrar edip durursa, vefalı olur denilirse de, günümüzde bu ısrar, yerinde badanaj yapan araba gibi durum arzettirmektedir. Yol ve zaman kaybına neden olur. Günümüzde bu durumu anlayışla karşılayan ve  çözen mürşidler yok denecek gibi olduğundan veled-i kalbe ulaşan gariplere Allah Teâlâ yardım eylesin. Birde bu kişiler bayan olunca bu daha vahim bir hal arzetmektedir.

Veled-i Kalbe ulaşan kişilerin yapacağı en güzel şey inziva ve ferdiyet üzere olup kitap talimini artırmaları uygundur. Bununda tehlikeleri olsada seviyesine çıktığı şeyhi beklemekten iyidir. Kendine daha üst bir yol aramalıdır.
Gariplerin sahibi Allah Teâlâ dır.

  • Neden evlenemiyorlar?

İnsanın önüne kaderi güneş gibi aydınlıktır. Önemli olan niyet merkezlerinin membâını bilmektir. Niyetinizi kontrol edin.  Evlenmeyi Allah Teâlâ emrettiği için kabullenip uygulayın. Muhakkak işin içinde Allah Teâlâ olursa netice hâsıl olacak demektir.

“Kader ajanları” vardır. Bunlar Allah Teâlâ’nın has kullarıdır. Onlardan birine ulaşmaya çalışın, aydınlanmanızda derdinize çare olabilirler. Sana sırlar verebilirler.

Benim bildiğim ve unutmadığım bir şey var. “Nimet külfeti ile gelir.” Dört tarafı mamur biri ve hayat yoktur.

Dünyaya noksan gelen insan, bir eksik veya bir fazla ile hayatını tamamlayacaktır.

Çare yok.

Kamil ve mükemmil bulmak zor işlerdendir. Bu derdin gayretinde olmak, çileye ve belaya razı olmak gibidir.

“Derelerin sesi çok çıkar. Deniz ise hem nimeti ve pis şeyleri de barındırsa da sesini kaybetmiştir.”

Sor kendine

“Bundan önce var mı idin, bundan sonra ne olacaksın?”

Demek ki, noksana razı olmak gerekiyor.

Bekleyelim. Bir defa daha senin için bir açık olan kapı görünsün. Ancak her zaman olduğu gibi razı olmadığın şekilde görünecektir. Görünen aynadır. Aynalar oyun oynar bazen arka tarafı olur ve kara yüzünü gösterir. Unutma ki aynanın önünde sen varsın. Eğer aynanın hem karasına ve hem beyazına razı olursan her şey birden değişecektir.

Ve şu hadisi şerifi unutmayın

 (Huffetil-cennetü bil-mekârih) “Cennetin etrafı, nefse nâhoş gelen şeylerle çepeçevre çevrilidir.” Ramuz. 275/13

Hayat, bazen kara bazen beyaz olsa da çok güzeldir.

  • Sevdiği kişinin cinsel sapıklığa düşmeden kurtulması için dua nedir?

Bu duruma düşen kişilerin arkadaşlarına yardımcı olabilmesi için, konuyu onunla açıkça konuşmalıdır. Durumun kendisi tarafından fark edildiğini beyan etmelidir. Sebep ve sonuç ilişkileri içerisinde konu müteala edildikten sonra sıkıntısı olan kişiye Allah Teâlâ’ya samimi dualar edilmelidir.

Genellikle günümüzde cinsel sapma nedenlerinde “dışarıdan yemek yeme alışkanlığı” olan kişilerde baş göstermektedir. Çünkü hormonlu yiyecekler ve alışkanlık kazandıran maddeler bu durumu tetiklemektedir.

Ayrıca günümüzde cinsel sapmanın yoğunluğu erkeklerde görüldüğü için üroloji uzmanına giderek testesteron takviyesi yaptırmaları uygun olur. Kadınlık hormonu vücut seviyesinde fazla olması da bu duygu selini artırdığı söylenilmektedir.

Sonuç olarak önce dua, daha sonra psikiyatr ile görüşme ve en önemlisi beslenme alışkanlığını değiştirmek gerekir diyebiliriz.

  •  Eşim bana bağlansın diye muska yaptırmak günah mıdır?

En büyük günahlardandır. Büyü sınıfına girer. Bu şekilde hareket edenler sonuçta hep mağdur olmuşlardır. Bir erkek eşinin kendi nefsi olduğunu, bir kadın ise eşinin aslı olduğunu bilmelidir. Daha ileri seviyede kadın ve erkek ferdiyet makamında aile olunca Allah Teâlâ’yı temsil ederler.

Eğer bir huzursuzluk varsa bunun yegâne sebebi, şeytandır.

Sevginin azaldığı yerde çocuk sayısını artırmakta bir çözümdür.  Çünkü her çocuk aile kaderinin değişmesine sebep olur. Az sayıda olan çocuklar fayda yerine zarar vermekte oldukları gibi şahsiyet gelişimleri de noksan olmaktadır. Çaresi sevmek olan sorunun cinler tarafından çözümüne gidilmesi yanlış hareketlerdendir. Çünkü her muskanın  süfli ve ulvi hizmetkarları vardır.

  •  Ev huzuru için okunacak dualar nedir?

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem ahlakın güzel olması için dualar tarif etmiştir. Ahlakını güzelleştirmeyen sabırlı ve fedakâr olmayan insanlar her gün binlerce esma çeksin, dua etsin mutlu ve huzurlu olamazlar.

  • Eşcinselliği iyileştiren dua/esmâ nedir?

Öncelikle bir ürolağa gidip hormon seviyesi ölçümü yapılmalıdır. Daha sonra bir  psikiyatr ile görüşerek terapi yapmak gerekir. Ancak insanlar kendilerinde bu tür açmazları ifşa etmekten korktukları için bizim tavsiyemiz Hz. Mevlana kaddese’llâhü sırrahu’l azizin Mesnevi kitabını okumaya başlamalıdır. Altı cilt olan bu kitabı okuyan kişi bu kitabın sonuna erdiğinde kendini bu halden kurtarmış olarak hayatına yeniden başlar. Mesnevi okurken Hz. Mevlana’nın ruhaniyetini ister istemez kendinde bulan kişi kadın erkek olsun bulacağı manevi haz ile şifa bulur.

Hz. Mevlana insanın iç dünyasına yönelik sözleri ile tedavi olmak mümkündür. Bu şekilde kendini tedavi eden çok kimseye şahit olunmuştur. Hz. Mevlana’nın dünyasından istifade eden kimse olabilmek için Mesnevi’yi mütalaa etmelidir.

  • Müşterilerin gelmesi için hangi esmalar okunur ve şifresi kaçtır?

İşyerindeki müşterilerin artması için yapılan dualar hakkında çok yorum vardır. Ancak insanların bilmediği önemli husus ise şudur. Hanımıyla iyi geçinmeyen, eşi üzerine başka kadın sevmek, boşanmak niyeti, zina gibi huzursuzluk sebebi olacak hareketlerde bulunan erkeklerin işleri önce bozulur. Eğer daha ileride giderse,  o zamanda akla hayale gelmez hastalıklar baş gösterir. (Kadınlar içinde durum aynıdır)

Bahsedilen durumları olan kişiler istedikleri kadar esma çeksin, dua etsin faydası yoktur. Bol rızık isteyen eşiyle iyi geçinmelidir.  Eşiyle iyi geçinmek Allah Teâlâ ile arası iyi olmanın da işaretidir. Eşi razı olmadan gurbete çıkmak, hacca dahi izin verilmemiştir.

  • Bir kadının karşısında kalbi çarpmak heyecanlanmak nasıl bir şeydir?

Erkeğin kadına karşı kalbi hareketleri aşkın işaretleri olduğu kadar, karşısındaki kadınında ona karşı kapıyı açık tuttuğunu gösterir. Önemli olan aklın kontrolünde olan sevgidir. Aklın kabul etmediği duygu selleri felaket habercisidir.

Evli bir erkek bir kadına karşı bu hali hissetmesi yanlış durumdur. Bekârın durumu ise sonuç olarak aklın süzgecinden geçirilmelidir. Zamanımız aşk çağından çıktığı için gerçekleri görmek daha iyi olacaktır. Önemli bir husus, bu tür psişik durumlar ısrar edilmediği hallerde etkisini çabuk kaybeder. Aklın verilerine göre hareket etmeliyiz.

  • Kaynatanın gelinine şehvet duyması durumunda ne olur?

Eğer kayınpeder gelinine karşı bu tür duygu seli içine giriyorsa aynı ev ortamında iseler ayrı yaşamaları gerekir. Gelin bu durumu fark etmişse bu konuyu açması sorunlar çıkaracağından ilm-i siyaset ile çözüm üretmelidir. Ancak bu duruma düşmüş gelinlere Allah Teâlâ yardım etsin çok acıklı bir durumdur. Eğer taciz ve tehdit gibi haller varsa her şeyi göze alıp kocasına durumunu açıklamaktan çekinmemelidir. Daha ötesi ise savcılığa müracaat etmekten korkmamalıdır. Çünkü kadının haysiyetini hele evinde emanet olan bir geline karşı taciz ve .. gibi durumlarda  gelinin kendini koruması gerekir.

Sonuçta diyeceğimiz gibi bu tür ensest  durumlardan çocuklarımızı Allah Teâlâ korusun. Ahlaksız kişilerin kırk kapıya zararı vardır, derler ne kadar doğru bir söz.

  • Gusül abdesti yellenme ile bozulur mu?

Gusül abdesti alırken dahi yellense gusül bozulmaz.

Abdest bittikten sonra tekrar bir namaz abdesti almak ihtiyaten gerekli olabilir. Çünkü yellenme genellikle vesvesesi çok olan insanlarda olur. Namaz abdestini banyodan çıkıp üstünü başını giyip almak daha uygundur. Bu şekilde kişi şeytanın uzun süre banyoda oyalama etkisinden çıkmış olur. İnsan çıplakken daha zayıf konumda olması ayrıca dua taşıyan bir kişi ise duasını üzerine alması da bu süreçte vesvesesini azaltmaya yöneliktir.

  • Kocasını aldatan kadın için dua nedir?

Erkeğin aldatmasından daha kötü bir durumdur. Neslin bozulmasına sebep olur. Ancak kadın aşık olan erkeğe değil, kendini alana gider, derler. Bu nedenle erkek eşine sevgisinde ısrarcı olduğunu göstermekte aşırılığa gitmelidir.  Ayrıca erkekte cimrilik huyunu hisseden kadın terk etmekte ısrarcıdır.  Onun için huylara dikkat edilmelidir. Bunların yanında duadan geri de kalınmamalıdır.

  • Dindar olanlar, baştan çıkarıcı şeylere ve cinselliğe karşı diğer kimselerden daha dirençli mi oluyorlar? Yoksa…

Alıntıladığımız diyalog ve araştırma Richard Dawkins’in Sex, Death and the Meaning of Life (2012–) belgesel filminde geçiyor. Bahse konu mevzuların üzerindeki gölgelerin kalkmasına muhafazakâr kesim el atmadığından, ateist bir araştırmacının konuya yaklaşımıyla ve insanların durumunu güzel tahlil etmesi açısından bilinmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyoruz.

Belgeselden

2011’de, Psikolog Darrel Ray kanıtları ortaya koydu. İnternet üzerinden yapılan bir anketle, dinini bırakan 14.000’den fazla insandan, dinden önceki ve sonraki seks yaşamlarına dair verileri topladı. Dört soru sorduk:

Ne zaman mastürbasyona başladın?

Ne zaman oral sekse başladın?

Ne zaman sevişmeye başladın?

Ne zaman cinsel ilişkiye başladın?

Ve daha çok dindar olan ile daha az dindar olanlar arasında bir karşılaştırma yaptık. Her iki gruptan da binlerce insan vardı. Ve neredeyse hiçbir fark olmadığı sonucuna vardık. Pornografi bakımından küçük bir fark vardı. Hatta, çoktan beridir dindar olanlar, dindar olmayanlara göre yüzde 5 ya da 10 oranında daha fazla pornografik içerikle ilgileniyorlardı. Dindar olun ya da olmayın, biyoloji işini yapacaktır. Mastürbasyon yapacaksınız, seks yapacaksınız. Peki fark nerede?

Suçluluk duygusunda! Dindar insanlar, evlilik öncesi seks yaparken veya mastürbasyon yapmaya başladıklarında kendilerini çok fazla suçlu hissediyorlar. Ve bununla nasıl başa çıkacaklarını bilmiyorlar. Yani gerçekten de, dindar olan ve olmayan insanlar arasında, seksüel davranışlardan zevk alma bakımından bir fark yok.

Suçluluk hissetmelerine sebep olan fark nedir peki?

Dindar olan, pornografi hakkında, mastürbasyon hakkında, evlilik öncesi seks hakkında olumsuz şekilde konuşur. Ve bu, iyi bir şey değildir. Birleşik Devletler’deki en yüksek pornografi kullanımı Utah ve Mississippi’dedir. Tüm bunlar kilisenin kötülediği şeyler ancak yine de, kilise üyeleri, dindar olmayanlardan daha çok kullanıyor bunları. Seks üzerine konuşmalar yaparken, sık sık şunu sorma eğilimindeyimdir:

“Kaçınız mastürbasyon yapıyorsunuz?”

Her yerdeki insanlar da ellerini kaldırıyor. Belki de yüzde 80 ya da 90’ı. Bazıları iki elini de kaldırıyor. Aynı soruyu dindar bir gruba sorarsam, kimse elini kaldırmayacaktır. Ama çevremizdeki erkeklerin yüzde 95’inin, kadınların ise yüzde 70 veya 75’inin mastürbasyon yaptığını biliyoruz. Kimsenin elini kaldırmıyor oluşu, onların yalan söylediği anlamına gelir.

Niçin Dindar insanlar yalan söylemeye kendilerini mecbur hissediyorlar?

Büyükannem, 83 yaşına kadar yaşadı. Öldüğünde, daha önce boşanmış olduğunu inkâr ediyordu. Çünkü onun dini inançlarına göre boşanan insanlar ahlaksız ve kötü insanlardır. Bunu asla kabul etmedi. Hepimiz boşandığını biliyorduk. Ama bu, onu tüm hayatı boyunca tutsak alan dinin gücüydü. Çok acı verici. İlginç olan şu ki, dinin, insanları günahtan uzak tutamamasının yanında, bir de, onları yalan söylemeye zorlamasıdır. Bunun en güçlü kanıtını Paris’te buldum. Burada, dini geleneğin yalanlar zinciri neticesinde nasıl ikiyüzlülüğe dönüştüğünü görebiliriz. Şanzelize Caddesi’nin şık mağazalarından birkaç yüz metre uzaklıkta, plastik cerrah Dr. Marc Abecassis geçmişteki günahları gizleyebiliyor. Uzmanlık alanı, kadınların vajinasındaki kızlık zarlarını eski haline getirmek. Dış görünüş itibariyle, seks yapmış kadınları tekrar bakire gibi gösterebiliyor. Bir cerrah olarak kendinize şöyle sorabilirsiniz:

Bu, adil mi?

Böyle bir şeyi sağlıyor olmam doğru mu?

[Dr. Marc Abecassis] “Hastalarımıza şöyle sorular sorarız çoğu zaman: Bunu yaptıktan sonra samimiyetinizi koruyabilecek misiniz, hanımefendi?

- Kesinlikle.

- Evet. Evliliğinizi veya ilişkinizi bir yalan üstüne kurmuş olmayacak mısınız?

Biliyor musun, bu soruları daha fazla sordukça, defalarca aynı cevapları aldım. Şöyle söylüyorlar:

“Dr. Abecassis, kim olduğunuzu sanıyorsunuz? Belki gerçekten bakire olmayacağım ama kendimi rehabilite etmek istiyorum. Namusumu düzeltmek istiyorum. Bu, sevebileceğim ve evlenebileceğim kişiyi geri kazanmamı sağlayacak bir saflık. Ama bu kızlık zarının yeniden oluşturulması, aslında olmayan bir şeyin sembolik bir şekli. Bir yalan! Sizin için bir yalan! Sizin için bir yalan.

Dr. Abecassis haftada dört defa bu operasyonları gerçekleştiriyor ve talep giderek artıyor. Hastaların çoğu Cezayirli Müslümanlar. Ve ne yazık ki çoğu için bu, keyfi bir seçim değil; korkunç bir zorunluluk.

Diyorlar ki: “Erkek kardeşim beni öldürecek.” Bozulmamış bir zar sunamazlarsa, başkalarına çok kötü şeyler gelecektir. Yani kan akmazsa? Öyle mi?

Artık günümüzde kanama zorunluluğunun olmadığının farkındalar ama eğer cinsel ilişkiye karşı koyabilirlerse, işlerin yoluna gireceğini biliyorlar. Ve kocası bir şeyler olduğunu fark edecek. “Cezayir kökenli olmak…” Kendi güvenliği için, bu hasta kimliğini gizlemeyi istedi.

“Ölmeyi göze alamam.” “Sanmıyorum.” “Çünkü tüm bunlar bittikten sonra geriye ailem kalacak…” “…ama onlardan ayrılma ve yargılanma riskim bulunacak.” “Kuzey Afrika toplumunda, aile içinde olan aile içinde kalır.” Dini inancın bizleri saflaştırması gerekiyordu. Ancak bu kadın iki günah arasına sıkışmış durumda: Toplumdan utanma ve kendini kandırma. “Tanrının karşısına yalnız çıkacağım.” “Toplumumun önündeki imajım, ailemi de lekeleyecek.” “Yalnız değilim.” “Ne demek istediğimi anlıyor musunuz?” “Demek istediğim, sadece ben değil; onlar da yargılanacak.” “Annemi, babamı, büyük anne ve babalarımı, amcalarımı, teyzelerimi yargılayacaklar.” “Yaşadığım çevreye baktığımda, yalanlarla dolu bir toplum görüyorum. Kendimi o kadar da suçlu hissetmiyorum.” Sadece eski moda günah fikirleriyle sınırlı değil bunlar. Gerçeklerle çatıştığını, suçluluk ve yalanlarla dolu bir toplum yarattığını görüyoruz. Şimdi, tanrıyı geride bırakmak ve ahlakın gerçek kökenine ilişkin bilimin bizlere neler söylediğini araştırmak istiyorum. Bazı insanlar tanrıya ve dini değerlere inanılmazsa, anarşinin doğacağını düşünür.

  • Düşünce makamında olan şeylerden sorumlu muyuz.?

Hayır.

Düşünce konusu cinselliği barındırsa dahi sorumlu değiliz. Bir düşünce fiil haline dönüştüğünde sorumluluk faaliyete geçer. Ancak iyi düşünce için sevap yazıldığına dair haberler vardır.

  • Kadın ve erkeğin kendini kendisiyle tatmin etmesi günah mıdır?

Psikolojik ve fizyolojik durum sayılan Mastürbasyon hakkında çeşitli yorumlar bulunmaktadır. Temelinde evliliğe mani olan bir husus olması ve aşırılığa gidince sakıncalı ve depresif durumların oluşturması açısından uygun görülmemektedir. Ancak kişilerin bu türlü tatmine kadar varacak sosyal şartları incelendiğinde zina gibi daha tehlikeli durumlara düşmemesi açısından olabilirliğini savunan görüşler bulunmaktadır.

Kendini karşı cinsi olmadan tatmin etmenin men edilmesinde şartların iyi incelenmesi gerekmektedir.

Mastürbasyon bekâr olan kesimde çok olmasına rağmen, uzun süreli cinsel birleşmeden uzak kalmış,  huzursuz evliler ve dul kişilerin kadın erkek fark etmeden bu yola başvurdukları görülmektedir.

Evlenmeye kudreti yetmeyen kişilerin bu yola başvurduğunda Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem oruç tavsiyesinde bulunmuştur. Bu tavsiye ile insanların kendini bir nebze günümüzde koruyabilmesi mümkün iken sürekli cinsel uyarıcıların gıda yoluyla veya teşhirin çok fazla olmasından dolayı oruç ile kendini emniyete alamayan kimselerin, cinsellik sendromlarını kontrol edememiş olmasıyla beraber  ruh dünyasını meşgul etmekten kurtaramaması, her ne kadar yapmamak için zorlamalara gitse de başarılı olmadıkları bilinen gerçektir. Bu nedenlerle çözüm için ilk etepta evlenme imkânları aranmalıdır. Bulamayanların ise bu türlü davranışlarında affa mazhar olacağını düşünmekteyiz.

Dini duyarlılığı olan kişilerin bu tür tatmin nedeniyle üzüntüye düşmemeleri gerektiğini, insanın cinselliği bir gerçek olduğu gibi bir ihtiyacı olduğunu bilmesi gerekmektedir. Haramdır ve günahdır diye kesip atanların bu gerçeği görmemeye çalışmaları nedeniyle nevrozlu kişiliklerin oluşmasına sebep olacağından zor durumda olan kişilere karşı daha duyarlı olmalıyız. Cinsel sapmaların oluşması yani eşcinsel olma trendi bu üzüntülü dönemlerin bir meyvesi olabilmektedir. Çünkü kadın ve erkeğin cinsel duygu yoğunlaşmasının önü alınmadığında, bulundukları ortamdaki yakın ilişki ve temaslar, onların yanlış duyum ve düşünce algılamasına  sebep olmaktadır. Sonuçta beyin yanlış temaslar karşısında, algılamada düşünce yıkımına uğrattığı cinsel kimliği, başka bir hedefe kanalize edince, olmaması gereken durumlar oluşur. Şeytanında buradaki vesvesesini de hesaba katınca işin ne kadar zor olduğu görmekteyiz.

Sonuçta şartlarla oluşan sakıncalı durumlar, çekincesi kalkana kadar affedilecek hususlardır. Yanlış bir hareket yapıyorum diye üzülmeye gerek yoktur.

Yalnızlık nedeniyle oluşan bu durumdan Allah Teâlâ’nın kurtarması için dualar edelim.

Allah Teâlâ merhametlilerin en merhametlisi ve ayıpları kapatandır.

  • Kocası gurbete olan kadın seks ihtiyaçini nasıl giderir?

Allah yardımcısı olsun.

Bu hale giritar olan bayan eğer zinaya düşme korkusu varsa, kendini kontrol edemiyorsa masturbasyon/tatmin yoluna giderse, umulur ki Allah Teâlâ onu affeder. Bizim tecrübelerimize göre bu durumda olan bir kadın yedi gece- teheccüt vakti secde halinde Allah’a canı gönülden dua ederse gurbetteki rızık/nasip kader defterinde değişime uğrar. Ya da, bayanın ayrılığını bitirecek bir hal zuhur eder.  Rızık mevzularını Allah kadının kalbine göre zuhur ettirir. Kadın eşine medyun olsun yeter ki.

  • Bekar bir erkeğin cinsellik ile ilgili şeyleri okuması doğru mudur?

Cahillik en kötü şeydir. Bilmenin zararı, cahilliğin verdiği zarardan daha azdır. Cinsellik konusunda cahil kalmak ise insana en çok zararı dokunan mevzulardandır. Okumaktan korkmak gerek.

  • Virdini çekmeyen sofi depresyona girer mi?

Bu sözler yalandır. İnanmayın. Allah Teâlâ kullarına farz ve vacip kıldığı şeylerin dışında hiçbir konuda sorumlu tutmaz. Bu sözler ile müridlerini deprayona sokan şeyhlerden ve hocalardan Allah Teâlâ’ya sığınmak gerekir.

  • Asker evlat için hangi dua edilmelidir?

Askere giden için yapılacak dua kelime-i tevhid (Lailâhe illallah Muhammed ür Rasûl’üllâh) 24 kere günlük çekilmelidir. (Fazla çekmeye gerek yoktur) Bu şekilde evlat askerden geri döner.

  •  Ensest duyguların kontrol edilememesi ve kurtulmak için ne yapmalıdır?

Psikiyatriyi ilgilendiren bir konudur. Bu duygunun temelindeki en büyük etki şeytanın avânesini çoğaltmada kendi ailesi içerisinde ilişkiler içinde olması ve bazı rivayetlerde ise kendi kendisiyle çoğalma (masturbasyon) durumda olmasından insan neslinde de bu tür duygu ve cinselliğin olması hususunda vesvese ve aldatması bulunmaktadır.

Kendisinde bu tür sıkıntıları olan kimseler, bu türlü duygular açığa çıkınca şeytandan Allah Teâlâ’ya sığınmalıdır. Çünkü insanın yaratılışında bu duygu yüklü değildir. Ancak şeytan bu duyguyu çağrıştırır.

Bu türlü düşüncelerin ve duyguların kendi nefsinden olmadığını düşünüp Allah Teâlâ’ya sığınınca kurtuluşun olacağı kesindir. Eğer bu duygudan bir şekilde kurtulunamıyorsa; kadınlar Hz. Meryem aleyhisselâmı, Erkekler Hz. İsâ aleyhisselâmı hayale getirmelidirler. Çünkü onların ruhaniyetlerinde cinselliği kontrol etme özelliği bulunmaktadır. Onların ruhî tekâmülleri ile bu hal kişinin üzerinden uzaklaşır.

  • Eşi başka birini seviyorsa kadın nasıl dua etmelidir?

Bu sevgiden kurtarmak için dua edilmez. Çünkü bu tür sevgilerin oluşmasında psikolojik sebepler bulunmaktadır. Genellikle “beklenti sendromu” sonucunda oluşur. Eşler aralarındaki beklentilere cevap veremeyince beklentisinin başka bir yerde olduğu zannıyla “yönelime” geçerler. Aslında bastırılmak ve tatmin olmak istenen duygularına o şekilde de bir çare bulamayacaktır. Ümit edilen “noksanlığı giderme” bu şekilde çözülemeyince, diğer bir başkasını sevmekle devam edecek durumla bozulan sosyal hayat, her iki tarafın üzülmesine sebep olacaktır. Bu nedenle beklenti sorununu çözmek gerekir. Dua ederek bu işin düzelmesini beklemek yanlıştır.

  • Ahlakı güzelleştiren dua nedir?

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem ahlakı güzelleştiren dua için “Allah Teâlâ’m ahlakımı güzelleştir” demiştir. Bu şekilde duayı zaten hepimiz yapmaktayız.

Ahlakı güzelleşmesi için yalnızca bir husus vardır. O da toplum tarafından sevilen insanlarla arkadaşlık etmek ve sohbet etmektir. Bu şekilde insan gördüğü şeyleri işlemeye başlar. Örneği olmayan hususların insanda etkisi yoktur. Sözle dua ile ahlak güzelleşmez.

  • Kamil mürşid müridine nasıl davranır?

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem hiçbir zaman yanında bulunan hizmet edenlere “bunu niye yaptın?” “niçin yaptın?” diye sormamıştır. Kamil insanlar yanlarında bulunan kimselerin noksanlığını kendinden bildikleri için kızmazlar. Ancak ne var ki şimdiki şeyhler müridlerinin halini bile sormaktan imtina ediyorlar.

  • Ruhsal hastalık için dua nedir?

Güzel insanlar ile sohbet etmektir. Güzel insan demek çevrenizdeki ahlakı temiz kişiler arasından seçip onlar ile konuşan kişiler farkında olmayarak ruhî kuvvet bularak hastalığından kurtulurlar. Bu işi fark edemeyenler dua ederek bir şey elde edeceklerini zannediyorlarsa yanılıyorlar. Sohbet terapi yerine geçer. Ancak ahlaklı kişi ile yapılan sohbet insanı tedavi eder.

  • Hangi kadınlar çocuk doğururlar?

Anne olmayı arzu edenler çocuk doğurur. Beşeri bir rahatsızlığı yoksa bebekleri seven kızlar ve çocukken bebekleri ile anne periyoduna girenler anne adayıdır. Kendi güzelliği ile meşgul olan kız çocukları daha geç yaşta anne adayı olacaklarını söylemek gerekir. Vücudunun güzelliği ile meşgul olanın rahmi gelişim göstermediği için emperyalist güçler kadınları moda tutkuları ile kısırlaştırmaktadır.

  • Kendini ifade edemeyenler için dua nedir?

Bu tür sorun yaşayan kişiler kendilerini anlatmaya çalışacakları zaman önceden sesli olarak bir odada alıştırma yaparak hazırlık aşaması içine girerse, yapılacak görüşmede ikincilenmiş faktörlerle daha kolay ifade edilir. Bu denemeler ile aşağılık kompleksi yenilmiş olur.

Bir başka hususta kendine güvenmek hususunda inancını yitirmemelidir. Bunu da sağlamak için doğruluk payı yüksek olan değerleri kendine örnek almalıdır. Doğru her zaman ruha güç kazandırır.

  • Rüyada eski sevgili tarafından öpülmek ne demektir?

Bu kişinin eski aşkı tarafından anıldığı ve artık sonuca ererek unuttuğuna işarettir. Öpmek bağın kopuşunu haber verir. Olumlu durumdur. Sevinmek gerekir.

  • Mürşidin nakıs olduğu nasıl anlaşılır?

Bir insanın noksanlığı ilişkiler neticesinde anlaşılır. Yoksa önceden bilmek biraz zordur. Eğer mürid olunmuşsa, mürşidin yanına gidince, halini sormuyorsa ve ilgilenmiyorsa bu en büyük noksanlıktır. Mesela manevi durumun, zikirlerin ve en önemlisi maddi halindir. Eğer Mürid maddi olarak sıkıntıda ise mürşidi olan kişi müridinin ihtiyacı için çaba göstermiyorsa, bu mürşid sahtekâr veya noksandır. Çünkü Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem her sabah arkadaşlarının rüyasına kadar ilgilenir, aç ve çıplak olanların ihtiyacını giderirdi. Ne yazık ki günümüz şeyhleri müridlerinden kendi ihtiyaçlarını gideriyorlar.

Unutmayın ki, “Maddî sorunları çözemeyen şeyh manevi sorunları hiçbir şekilde çözemez.”

  • Karı koca küsler için ne duası vardır?

Eşlerin küskünlüğünü gidermenin birinci duası küs sebepleri ortadan kaldırıp konuşmaktır. İkincisi cinselliğe kadar varmış soğukluğu kaldırarak sıcak temas sağlanması, bileşik kaplardaki gibi soğuk ve sıcağı birleştirerek ılıman ortam oluşturmaktır. Üçüncüsü beş vakit namazların sonunda dua etmektir.

Bunun dışında şu kadar sayıda zikir, muska, tılsım gibi yapılan dua çeşitleri cinleri etkileme sınıfına girdiği için zarardan başka bir şey oluşturmadığı gibi küslük azalacağına daha da artar. Çünkü küs eşleri şeytan sevdiğinden diğer cinleri haberdar ederek o eve yerleşmelerini temin eder. Bu şekilde kaosun artmasını sağlar.

“Şeytan arşını suyun üzerine kurar, sonra çetelerini gönderir. Bunlardan rütbece en yakın (itibarı en büyük) olanı, fitnesi en büyük olanıdır. Biri gelip, şunu şunu yaptım, der. İblis ise, anlatılanları dinledikten sonra,

“hiç bir şey yapmamışsın”

Karşılığını verir ve yapılanları küçümser. Sonra, bir başkası daha gelir ve

“karısıyla aralarını açıncaya kadar peşlerini bırakmadım”

Diyerek,yaptıklarını anlatır. Bunun üzerine iblis, onun makamını yükseltir ve

“SEN NE HARİKASIN!” (Müslim, Sıfatü’l-Münâfikîn, 67.)

  • Kalp gözünün açılmasının alametleri nelerdir?

Kalp gözü açılması kişiden kişiye farklıdır. Bunlar bazen rüya, bazen hayal, bazen feraset ve düşünce ile olur.

Kalp gözü açılması demek insanların ve başka şeylerin sırrına vakıf olup çıplaklaştırmak değildir. Zamanımızda kalp gözü açılmasını insanları don-gömlek görmek zannediyorlar. Böyle bir şey yoktur. Zaten geleceği bilmek Allah Teâlâ’nın emrindedir. Bunun dışında karşındaki insanın içinde taşıdığı pisliği bilmenin ne kârı vardır, denilmiştir.

Kalp gözü açılması demek “yapılması gereken fiili vaktinde icra edebilme yeteneğidir.” Bu ise yüksek ilim sahibi olmakla eşdeğerdir. Yoksa yıllarca zikir çekilsin insanın kalp gözü denilen nesnesi açılmaz. Açılsa açılsa halisülasyonu açılır. Bu da tımarhaneye düşmekten farkı bir şey değildir. Bu duruma düşmüş insanın ne âleme nede insanlığa faydası olur. Allah Teâlâ’ya bu halden sığınırız.

  • Aldatan kocayı kahretmek için güçlü dua; küs kocanın barışması için dua ve tılsımlar nelerdir?

Bu şeyler ancak büyü sınıfına girer. Allah Teâlâ kulunu sihir ve büyü yapma durumuna düşürürse her ne olursa olsun sonunda eşinden ayrı düşürür. Yapılan dualar ve sihirler neticesinde eşinin (kadın ve erkek) erken ölümüne sebep olur. Anlaşmak, sevmek ve fedakârlık dururken eşini elde etmek için bu yola başvuranlar yuvasını eliyle yıkanlar demektir.
Ahlak ve sevgi ile yakınlaşmak ve Allah Teâlâ’dan huzur ve afiyet dilenmek ile elde edilen kazanç sonsuzdur. Eğer bir geçimsizlik zuhur ettiyse ve düzelme mümkün görünmüyorsa ayrılmak için Allah Teâlâ izin vermiştir. Ancak sihir ve büyüye izin yoktur. Bunu hatırdan çıkarmayalım.

  • Beşbin Allah zikrinde zorlanıyorum.

Eğer bir mürid derste zorlanıyorsa o dersi muhakkak bırakmalıdır. Tasavvuf zorlamalar ile yapılan sistem değildir. Zamanımızda bu türlü hatalar yüzünden çok kişi telef olmaktadır. Şeyhine durumu bildirmeli, eğer ısrar edilirse o tarikattan ayrılmalıdır. Çünkü sonuçta zarar gören mürid olmaktadır.

  • Ev geçimsizliğine dua nedir?

Evde huzursuzluğun baş gösterme sebebi genellikle haram mal girişidir. Bazen nazarda değebilir. Dualar ile evde huzur bulmak çok kolay değildir. Yediğinize içtiğinize dikkat edip, helal yemeğe gayret etmeli, nazarı değdiğini bildiğiniz insanlara karşı tedbirli olmak gerekir.

  • Mıknatısın rüyalara etkisi var mıdır?

Mıknatısın bu tür özellikleri yoktur. Sağda solda manyetik enerji diye bahsedilen bütün etkiler ruhun özelliklerindendir. İnsanların taşlar ve mıknatıs gibi basit şeylerden medet umması onun kendini aşağılamasıdır. Bazı kesimler bu tür gizemli şeyler üreterek insanları soyuyorlar inanmayın. İnsan yüce bir varlıktır. Bütün kâinat zaten insana hizmet için yaratılmıştır.

  • Ölülerle ünsiyet mümkün mü?

Ölüler ile olan yakınlıktan çok kişi menfaat yerine zarar görmektedir. Veli olduğunu bildiğiniz kişilerden bir nebze faydalanabilirsiniz. Bunun dışındakiler ancak insanın ölüyle olan duygularından başka bir şey değildir. Şeytanın kandırmasından korunmakta pek mümkün değildir. Faydadan çok zarar görüleceği için dünyadaki kimseler ile meşgul olup faydalanmak daha uygundur..

  • Karı koca beddua ederse ne olur?

Beddua eden eşler ancak huzursuzluklarını artırırlar. Bu nedenle dua etmek daha uygundur. Eşinin kötülüğüne sabreden kişi cihat sevabı alır. Her ne şekilde olursa olsun sabredip dua edenler sonunda eşleri ile aralarının düzelme ihtimali çok yüksektir.

  • Rüyada kayınpederinin tenasul uzvunu görmek nedir?

Rüyada görülen cinsellik sınıfına giren şeyler hepsinin yorumu iyi olarak açıklanır. Bu rüyanın açıklaması da duruma göre erkek çocuğa, kuvvete, mirasa konulacağına işaret olabilir.

  • Eşler arasında muhabbeti artırmak için dua okumak günah mıdır?

Bu türlü duaların yan tesirleri çoktur. Okumak yerine iyi ahlaklı olmaya çalışmak daha güzeldir. Tecrübelerimize göre bu tür okuma işi ile uğraşanların evliliklerinde ileriki dönemlerde çok büyük sıkıntıları oluşmaktadır.  Çünkü dua kişiliği baskı altına aldığı için insanlar yapmayacağı işleri yapmaya başladıkları için ileriki zamanlarda dua etkisinden çıkınca ters tepki vermektedirler. Bu nedenle dua Allah Teâlâ’ya yapılır. Allah Teâlâ ise kullarının ihtiyacı kadar olanı tecelli ettirir.

  • Rüyada Allah Teâlâ’nın ayda tecelli olması olur mu?

Rüyada görülen tanrı imajlarının çoğu insan nefsinin durumları ile alakalıdır. Bu şekilde nefsin durumu anlaşılır. Allah Teâlâ’nın rüyada dünya şekli ile görünmesi olmaz. Çünkü Allah Teâlâ noksan sıfattan münezzehtir.
Mesela, ay olarak görmek, nefsin hakikate yönelmiş olduğu ve onunla ışıldamaya başlamasıdır. Güneş olarak görülse o kişinin dini yönden kemal ehli olup etrafını da aydınlatıyor demektir.

  • Allah Teâlâ’nın istediği şeyler?

Allah Teâlâ’nın emrettiği şeyler ile istediği şeyler ayrıdır. Önemli olan bu istek ile emrin birleştirilmesidir. Bunu ancak kâmil insanlar başarabilir. Eğer bir konuda yapmanız gereken bir şey olduğunda tefekkür ederseniz, durumun farkına varabilirsiniz. Ancak şeytanın bu haldeki gaflet perdesi çok kalındır. Aşmak çok zordur.

  • Deprem mi olacak?

Deprem Allah Teâlâ’nın murat ettiği zamandır. Evliya da olsa, bazı kişilerin deprem tayinlerine inanmayın. Allah Teâlâ kullarına azabı katlamalı olarak vermez. Deprem olacak korkusu zaten azaptır. Birde deprem olursa bu zulüm yerine geçer. Allah Teâlâ zalim olmadığı gibi zulmedenleri de sevmez.

  • Zikir ateşi nedir?

Zikirde iç organları saran ateş havatırı yok etmek içindir. Fakat eğer kontrol altına alınmazsa letâif denilen kısımları yakar. İleride o kişi zikirden düşer. Önemli olan bu ateşin zuhur ettiğinde soğutmaktır. Bunu zikir verenin takip etmesi gerekir. Fakat günümüzde bu işin ehli kalmadığı için dersleri bırakmalı veya ders sayısını azaltmalıdır. Bu şekilde zarar görülmemiş olur.

  • Şeyhler ve müridlerin eşleri ilişkisi nasıl olmalıdır.

Şeriat dairesi içindeki haramlar her şekilde geçerlidir. Tasavvufta kalbimiz temiz yalanı ile mahremiyet kalkar yalandır. Allah Teâlâ’nın koyduğu sınırları kimse aşamaz. Şeyh hakiki ise hiç aşmaması gerektiğini bilmelidir. Zannediyoruz ki, birçok tasavvuf cemaatinde bu konulara dikkat edilmiyor. Şeriatı olmayan kişilerin hepsi cehennemliktir. İsterse tarikata intisaplı olsun. Bu durum insanları kurtarmaz.

  • 2012 de 40 yaşında Hz. Mehdi zuhur edecek mi?

Bu yalan İngilizlerin son zamanlarda İslam âlemini karıştırmaya başlamadan önce söyledikleri yalandır. Bu şekilde İslam devletlerindeki olan karışıklıkları Müslümanların kabullenmesini sağlamaktadırlar. Osmanlının yıkılış döneminde de aynı durumlar olmuştur.

  • Günümüz müslümanın virdi ne olmalıdır?

“Lailâhe illallah Muhammedurrasülüllah” zikrine müdavim olmalıdır. maddî ve manevî eşitlik ancak bu zikirle mümkündür. Günde yüz defa bu zikri çekenin bütün işleri düzeli olur.

  • Umrede şeytan kandırır mı?

Hacc’a gitmeden umreye gideni zaten şeytan kandırmıştır. Umrede kandırması çok önemli değildir. Üzerine farz haccı olanın umre yapması şeytanın isteklerindendir. Şeytan günah işletemediği kimseye farzların yerine nafile ibadetler ile meşgul etmesi hilelerindendir. Hacca gitmeden umreye gidenlerin bu yönden dikkatli olmaları gerekir. Fakat ne yazık ki, birçok yalanlar ile insanlar kandırılıp farz haccını yapmadan umre yapıyorlar. İslam’da ise farz ibadet dururken nafile ibadetle meşgul olmak men edilmiştir.

  • Boşanmak üzere olan koca dua nedir?

Kocasının ayrılmasını istemeyen kadın sebeplere sarılıp boşanmayı kaldırmak için bir gayret göstermelidir. Eğer zina veya kötü muamele yoksa aralarını bulmaları için aile büyüklerine başvurmalıdırlar.

  • Kaynana elini öpmek sakıncalı mı?

Kaynana elini öpmenin fayda ve zarar çizgisi iç âlemle ilgilidir. Şehvetten emin olunuyorsa ve ensest durumlar oluşmayacağı düşünülüyorsa sakıncalı olmayabilir. Ancak duygusal bağlamda yanlış hareketlerin önünün açılacağı zannediliyorsa dikkat etmek gereklidir.

İnsanların kendi iç hesaplaşmaları ile yanlış yorumların sonuçları hakkında Freud’un açıklamaları vardır.

Sakıncalı durumları telafi etmek zordur. Tedbir amaçlı yapılacak husus ise damatların kaynana ilişkilerinde resmî davranması daha tutarlı yoldur. Bu şekilde her iki taraf açısından emniyet olur.

  • Mezi akıntısına çözüm nedir?

Üroloji doktoruna başvurulmalıdır, belki bel soğukluğu olabilir.. Bildiğimiz kadarıyla gençlerin sorunlarındandır. Cinsel kuvvete işaret eder. Aşırı mastürbasyon yapma ve cinsel birleşme  sonucu uyarılmaya alışmış penis sertliğini (uykuda ve uyanıkken) kaybederken gelen sıvıdır. Güslü gerektirmez. Vesvese verir. En kötüsü uykudan uyandığında alt çamaşırda leke bırakmasıdır. Bu nedenle cünüp oldum zannedilir. Bunun çözümü şu şekildedir. Eğer rüya gördüğünü hatırlamıyorsa lekenin rengi sarı değilse yıkanmaya gerek yoktur. Daha vesveseli biri ise bezelyeden küçük şekilde penisine pamuk tıkar. Renk bunda daha belirgin olur. Renk beyaz olduğunda sorun yoktur. Pamuk kullanmak ilk zamanlar bir hafta acı verir. Fakat bir zaman sonra alışkanlık yapar sorun olmaz.  Abdest konusunda vesveseyi giderme yollarının en güzelidir. Tercih edilebilir.

  • Mürşidi kamil seçerken ne yapmalıyız?

Mürşid kâmil seçilmez. O sizi bulur. Eğer bir kişiyi mürşid seçecek olursanız ilk dikkat edilecek husus Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemin sünnetini en güzel şekilde icra edeni bulmaktır. Sünneti iyi bilenin mürşide zaten ihtiyacı yoktur. Bilmeyen için de herkes mürşid hükmüne girer. Allah Teâlâ cahil olan kimseler yardım etsin, demek gerekir.

  • Kıskanç koca, geçimsiz koca için dua nedir?

Bu türlü dualar bulunur. Ancak zarar verir. Çünkü zikir şeklini alan bu duaların oluşturduğu enerjinin anormal etkileri vardır. Bu nedenle ahlak yoksunu olan kişilerin iyi güzel insanlarla sohbet etmelerini sağlamak daha önemlidir. Bu şekilde onların yanında gördüğü güzelliklerden etkilenir huy değişimine uğrayabilirler.

  • Sevdiğine bağlansın sık sık görüşmek istemesi için dua nedir?

Bu çeşit dualar sihir hükmüne geçer. Sonunda huzursuzluk ve üzüntüden başka bir olmaz. Bu çeşit dua yapan insanların çoğu iler ki dönemlerde evlendiklerinde boşanmaktadırlar. Çünkü murada erildiğinde dualar bırakılır. Dua etkisiyle olan sevgide kaybolur.

Seven zaten sever. Kimseye kendimizi zorla sevdirmeye gerek yoktur.

  • Aile geçimi için sırlı dualar nedir?

Bunun sırrı erkek için eşinin gönlünü yapması ve onun sevgisidir? Kadın içinse geceleri kalkıp namaz kılıp kocası için dua etmesidir. Eğer bu şekilde ailede dua ve sevgi mekanizması çalışırsa evin bereketi artar, rızık bollaşır. Yoksa isterse 100 bin hatim okunsun, tesbihler çekilsin boşunadır.

  • Çingenelerin yaptığı yemek yenir mi?

Yemek konusunda bu türlü düşünmek, cahiliye adetlerindendir. Yemekte helal ve haram mı olduğu, nereden kazanıldığına dikkat edilir.
Eskiden tasavvuf ehli abdestsiz pişirilen yemeği yemezlerdi. Bu usul bugün aranmamaktadır. Çünkü fitne zamanıdır.

  • Kocanın karısının yanında aşağılık duygusu duyması nedir?

Ekonomisi zayıf erkeklerde bu durum çok daha fazladır. Bu duyguyu yenmek konusunda eşine durumunu açıklasın. Eğer uzun bir müddet bu şekilde giderse, ihtiyarlık döneminde erkeğin Alzheimer ve Parkinson olma trendini yükseltir. Tecrübelerimizle bunu gördüğümü söyleyebilirim.

  • Allah Teâlâ narsist midir?

Narsisizm veya özseverlik, kişinin kendisine duyduğu cinsi arzu, kabaca tabirle kişinin kendisine aşık olması olarak tanımlanan bir terimdir. Farklı tanımları ve kullanımları mevcuttur.

Sigmund Freud Narsizmi ‘Dış dünyadan soyutlanan libidonun (cinsel enerji)  egoya (ben) yönlendirilmesi’ şeklinde açıklamıştır. Yani libidonun büyük bir depoda toplanır gibi egoda toplanması ve daha sonra nesnelere yönlendirilmesi; fakat kolaylıkla tekrar soyutlanarak egoya yönlenmesi durumudur.
Bebek dış dünya ile ilişki kuramadığı erken bebeklik döneminde gerçek bir narsizm durumu içindedir. Libido dış dünyaya yönlendirilmemiştir. Bebeğin nesneleri ‘ben olmayan nesneler’ olarak algılaması aylar alır. ‘ben’ ve ‘ben olmayan’ arasında bir ayrım yapamaz. Dış dünyaya ilgi duymuyordur ve dış dünyada bile değildir. Bebek için tek gerçek kendisidir. Acıkması, susaması, üşümesi bebek için tek gerçekliktir. Bu durumu ‘birincil narsisim’ olarak tanımlanır.
Allah Teâlâ eğer narsist olsaydı bizleri yaratmazdı. Upanişadlardaki şu söz ne güzel açıklama yapmaktadır.

“Tanrı dünyayı yaratmak suretiyle kendi kendini sınırlar, bu bir fedakârlıktır O’nun için.”

Yine Kur’ân-ı Kerim’de “insanları ve cinleri bana ibadet etsinler için yarattım” ayetinin tefsirini “bilinmek” ile açıklamışlardır. Çünkü sonsuz ve mutlak olan yaratıcıya “sonlu ve aciz kulun” ibadet edebilmesi mümkün görünmemektedir. İnancında ilah kavramına bu manayı yükleyen kişinin Allah Teâlâ hakkında narsist olmasını düşünmesi hatalı durum arz etmektedir.

  • Kadınlar murid olur mu?

Kadınlar mürid olur. Kadının kadına mürşidliği de geçerlidir. Bu nedenle Hz. Aişe radiyallâhü anha annemiz İslâmın öğretilmesinde büyük katkıları olmuştur.

  • Mezi geldiğinde elbise değişir mi?

Elbise değişimi yoktur. Guslün şartlarında dahi elbise değiştirilmez. Lekelen kısım yıkanır. Eğer imkân yoksa o kısım kuruduktan sonra ovuşturularak leke izi yok edilebilir.

  • Mümin iki kez aldanmaz hadisi nedir?

Bu hadis müminlerin aptal olmadığını, hatayı tekrarlamadıkları için söylenilmiştir.  Müminin yanlış hakkındaki tavrı terk ve uzaklaşmak ile sonuçlandırılmalıdır, denilmiştir.

  • Rekat sayı vesvese sehivde ne yapmalı?

En az sayı üzerinden hareket ederek namazı tamamlamalı ve bitimde sehiv secdesi ile namazı bitirmelidir. Sürekli oluyorsa bu halden üzülmemeli, kişi elinden geldiği kadar cemaate devam etmelidir.  Çünkü cemaat halinde bu durum daha az olduğu bilinmektedir.

  • Yellenme vesvesesi için ne yapmalı?

Ses ve koku olup olmadığına dikkat etmeli yoksa abdestine güvenmelidir. Genellikle gençlerin çoğu bu halden müzdarip olması şeytanın alaycı ve bıktırıcı tavrındandır. Bu hali geçmek için fazla gayrette göstermeye gerek yoktur. Vakte yakın abdest alarak bu sorunu çözmek çok daha kolaydır.

  • Meni vesvesesi nasıl giderilir.?

Mezi ile menin ne olduğunu iyi bilmelidir. Ayrıca meni geldikten sonra idrara çıkılırsa daha sonra gelen sıvı vedi (beyaz su) denilen akıntıdır. Gusül gerektirmez.

  • Aşağılık kompleksini yenmek için dua nedir?

Bunu için en güzel dua herkesi sevmeyi öğrenmektir. Seven insan diğer insanlardan kendini küçük görmekten kurtulur. Aşağılık kompleksi gururlu insanlarda olur.

  • Namaz kılarken şeytan vesvese bırakır mı?

En çok vesvese namaz kılarken olur. Ne türlü vesvese gelirse gelsin namaza ve imana zarar vermez. Fiile çıkmayan düşüncelerden kullar sorumlu değildir.

  • Cünüpken yemek yenir mi?

Yenebilir. Ancak sağlık açısından gusülden sonra yenilmesi uygundur.

  • Mürşit ve mürid arasında perde var mıdır?

Tabi ki vardır. Ancak yoktur denilmesi sakıncalı durumda Allah Teâlâ mürşide öğretmenlik görevi verdiği için durumu bildirmesidir. Bu ise genellikle ruhâni yönden olur. Mürşidin bu durumdan bazı zaman haberi olmaz. Mahremiyetin Allah Teâlâ tarafından korunmasıdır. Yoksa İslam’da günah çıkarma gibi bir durum yoktur. Özgür yaşamımıza Allah Teâlâ’dan başkası müdahale edemez. Allah Teâlâ’nın müdahalesi de rahmet iledir.

  • Boşanmaların çoğu gelin kaynana kaynaklı olması nedir?

Kadınlar arasında arkadaşlık ve dostluk erkekler kadar gelişmediği için rekabet her zaman vardır. Erkek iki taş arasında kalmış buğday tanesi gibi olunca sonuçta boşanmalar gerçekleşir. Bunu gidermek için erkeğin siyaset ilmini bilmesi lazımdır. Ne yazık ki, bu ilme erkekler ileriki yaşlarında kavuşurlar. İlk  dönemlerde kadınların merhametinden yoksun olan erkeklerin evlerinde sıkıntı çok olmaktadır.
Evliliğin ilk dönemlerindeki boşanma sebepleri kadın olurken ileriki yaşlılık dönemlerinde erkeklerin olması dikkate şayandır.

  • Eşimin cinsel organını görürsem guslüm bozulur mu?

Hayır. Guslü gerektiren şartlar arasında görmek yoktur. Eşlerin birbirlerinden kendilerini saklama gibi bir hareket yalnış tutumdur.Eşlerin birbirlerini cezb edecek hareketten sakınması ise soğukluğu meydana getirir. Ruhsatları olan şeyleri iptal etmek zamanla sıkıntıları çağrıştırır. Ruhsatları iyi bilmemiz gerekir.

  • Kadınlar Hayızlı iken Halaka-ı zikire girebilirlermi.. Mescid hükmü olmayan bir bölgede zikir halkası kurulsa o halkaya Hayız halınde olan kadın katılabilir mi?

Umum veçhile zikir halkasında namaz abdesti bulunmayanın dahi dahil olmaması esas kabul edilir. Seri durumlarda ansızın zuhur eden bir hal vaki olursa kadınların kendi aralarında kurduğu zikir halkasında kadınların birbirlerine olan durumu açık olduğu vechile girmemesi gerekir. Kadın ve erkeğin karışık olduğu bir zikir şekli Bektaşi tarikinde var olduğu söylenir. Bunun dışında hiçbir tarikte kadın ve erkek karışık zikir yapamazlar.

Seferi durumlarda veya ziyaretlerde ansızın zuhur eden-durumlarda erkek ve kadın odaları farklı bir mekanda zikir halkası oluşturuluyorsa (Kadiri-Rifâi) o zaman sukut ile içtima edebilir. Burada eğer adetli zikir yapılmıyor da, cemi şekilde zikir yapılıyorsa dua ve tesbihleri tekrar etmesinde bir sorun yoktur. (Nakşi hatmelerinde hiçbir şekilde bu durum mümkün değildir.)

Mukim olanlar için azimetle amel etmeleri elzemdir. Zikir halkalarına dâhil olmamaları feyz açısından önemlidir.

Allahu a’lem

  • CALVARY İnfaz (2014) filminden seçtiğim replikler

  • Şehvetin, pornografinin sınırı var mıdır?

Milo: İnsanlar niye intihar eder Peder?
İnsanlar niye mi intihar eder?
Rahip James: Direk konuya giriyorsun. Bir sürü nedeni vardır herhalde. Niye bunu düşündün?
Bilmem. İçki, depresyon belki de sevişmemektendir.
Şık ve bakımlı adamsın. Bu konuda sorunun olacağı aklıma gelmezdi.
Konuşma yeteneğim yok. Hiç olmadı.
Bu sana intihar etme arzusu mu veriyor? Her şeyden daha çok sıkıyor.
İster intihar olsun ister orduya katılmak.
– Bunlar zorlayıcı seçimler.
– Katılırsan bir işi öğrenebilirsin.
– Katılmazsan da öğrenebilirsin.
– Çok daha fazla hayatı deneyim edinirsin.
Savaşta savaşarak esas birisi olacağını mı sanıyorsun?
İnsanları öldürerek. Galiba orduya katılmamı desteklemiyorsunuz. Şöyle söyleyelim Barış zamanında orduya katılan birinde hep doğuştan bir psikopatlık olduğunu düşündüm. Bana kalırsa insanlar orduya adam öldürmenin nasıl olduğunu öğrenmek için katılıyor. Teşvik edilmesi gereken bir eğilim olduğunu düşünmüyorum, ya sen? İsa Mesih de böyle düşünmüyordu. Ve Tanrı’nın “öldürmeyeceksin” emri sayfanın en altındaki öldürmenin sorun olmadığı örneğini ima eden kısma nazaran önemsiz kalıyor.
Ya savunma amaçlıysa?
Bu hassas bir iş, kabul.
– Güç bela bize saldırıyorlar değil mi?
– Terör savaşının sınırları yoktur. Bir terörist grubun listesinde en üst sırada yer aldığımızı sanmam Milo, ya sen?
Teröristlerin akıllarından ne geçtiğini kim bilebilir?
İtiraf etmem gerekirse öldürücü duygularım var. Sevişememekten dolayı kadınlara karşı oldukça öfkelenmeye başlıyorum. Ben de düşündüm de eğer orduya katılırsam sizin deyişinizle bu eğilmler bir ayrıcalık olarak görülür. Başvuruda çıkıp ne aradıklarını söylemiyorlar yani. Reklamlarda dünyayı ve tüm bu saçmalıkları görmekten bahsediyorlar. Ama öldürme isteğini rütbe almaya dönüştürebilirim. Vasıfsızlığımdan daha ağır basar. Elbette.
Hiç pornografi kullanır mısın?
Bütün pornografi olanaklarını tükettim galiba.
Hepsini mi?
Neredeyse hepsini. Şu an transeksüel pornografideyim. Daha basit bir çözüm olabilir.
Evi terk etmek. Orantılı olarak artarak önüne gelenle yatan uygun bir kadınla buluşma şansının olacağı bir yere gitmek.
Âlem mi yapmalıyım yani?
Hayır ben daha çok Dublin, Londra, New York’u düşünüyordum?
New York mu? AIDS kapabilirim.
Benimle konuşmaya zaman ayırdığın için sağ ol Peder.
-Bu konuşma her şeyi meydana çıkarıyor.-
****

  • Ani gelen hastalık ve ölümde insanlar neden şaşırırlar?

Herkes ölümün yaklaştığını bilir.
– Daha mı kolay oluyor?
– Hiç kolay olmaz. Daha anlaşılır derdim.
Biraz daha adil. Bunun gibi durumlarda insanlar şaşkına uğrar.
Bu tesadüfi bir şey. Tanrıya lanet okurlar. Dostlarına lanet okurlar. Bazı durumlarda inançlarını dahi kaybedebilirler.
İnançlarını mı kaybediyorlar?
Başlayacak kadar fazla bir inanç olmamalı. İnançlarını kaybetmek onlar için bu kadar kolaysa eğer. Evet ama inanç denilen şey çoğu kişi için ölüm korkusudur. Bundan fazlası değildir. Hepsi bu kadarsa kaybetmesi kolaydır.
Kocanız iyi biri miydi?
Evet. İyi biriydi. Birlikte iyi bir hayat geçirdik. Birbirimizi çok sevdik. Şimdiyse o öldü. Ve bu bayağı da adil. Tüm olanlar buydu. Ama çoğu kişi iyi bir hayat geçirmedi. Sevgiyi hissetmediler. Bu yüzden bu hiç adil değil. Onlara acıyorum.
**

  • İnsan niye intihar eder ve öldürür?

Çok uzun zamandır. Finn McCool hakkındaki hikayeyi sana hiç anlatmış mıydım? Ve Kik Satoin adında güçlü bir delikanlıyı?
– Dağın tepesindeydiler.
– Dağın tepesindeydiler. Kik meydan okumak için denize bir taş parçası attı ve Iski atamadı. Finn meydan okumayı kabul etti. Taş parçası sahile düşmüştü uzun süredir denizde olmamış kadar dalga yarattı bu yüzden Doğu Sahili uluslararası sörfüyle meşhur. Finn attığı buraya düşen taş parçasını kılıcını çekip ikiye bölmüş ve demiş ki Birini kayanın içinden geçmeye yetecek kadar gözü kara vurursam küçük topaklarına dek ezilecekler. Nezaketsiz bir şekilde. Bu anlatımda pek şiirsellik yok. Romantizm de yok. Romantizmin ölümüne hastayım. Japon bir yazardı. İntihar etti. Tüm ünlü intiharların geçmişinin her aşamasından önce bir liste yazdı.
– İsa da yazdıklarının arasındaydı.
– Ukala bir tip gibi. Ortaçağ’da şeytanın beni ele geçirdiğini söylerlerdi. Belki de geçirmiştir. Belki o zamanlar daha haklıydılar. Olanların önemsiz olduğunu düşünüyorsun. Tepki yaratmak için olayların büyük düzenindeki önemsizliği. Ama sana Ama sana hiçbir şey ifade etmeyen bir şey benim için önemli olabilir.
Önemsiz olduğunu hiç söylemedim. Sadece otuzlarında verdiğin kararların altmışlarında verdiklerinle aynı olmadığını söyledim.
Bu çok alakasız. Her yaşam biçiminin kendi mantığı, kendi anlamı vardır.
Öyle olabilir. Haklı olabilirsin. Bunu düşünmem gerek. Konuşma biraz sıktı galiba.
– Peki ya arkanda bıraktıkların?
– Onlar bana ait, başkasına değil.
Doğru. Yanlış.
Affedilmez bir günah işlesen bana söylerdin herhalde?
Ama ben ebedi lanetin acısını çektim Peder.
Tanrı büyüktür. Merhametinin sınırları çizilmedi.
**

  • Bir tacizci ve katil tevbe edebilir mi?

- Kimi görmeye geldiniz Peder?
– Freddy Joyce.
– Freddy Joyce, katil
– Kim olduğunu biliyorum. Onu niye görmek istiyorsun?
Eski bir öğrencim.
Beni görmek istemiş. Beni asmalarını istemiştim. Bildiğin üzere İrlanda’da ölüm cezası yoktur Freddy.
– Niye seni asmalarını istiyorsun?
– Leslie Ryan bu şekilde öldü çünkü.
Vicdan azabı mı hissediyorsun?
Ben canavar değilim. Canavara mı benziyorum?
Canavarlar neye benzer?
Geçen gün burada polisler vardı. Şiddet kullandılar. Tüm korkunç detayların üzerinden geçmek istediler. Bunu sağlamaktan mutlu olacağına eminim. Yamyamlığa takmışlar. “Tadı nasıldı?” Sülüne benzediğini söyledim. Biraz av eti gibi. Aferin sana. Şakaya vur hemen.
– Onlar neden ?
– Her zamanki gibi. Sonuncuyu öğrenmek istiyorlar. Asla bulamadıkları. Konuştuğum kişiyi.
Niye onlara söylemiyorsun Freddy?
Bir tür huzur bulmak için. İstedim ama Peder, hayatım buna bağlıysa onu nereye koyduğumu hatırlamıyorum Yani ormanda bir yerde olduğunu biliyorum ama.
– Anahtarlarımı nerede bıraktım?
– Hayır. Aklım başımda değildi. LSD peri masalı gibiydi.
Tüm bunları mahkemede söyledin Freddy. Biraz sıkmaya başladın artık. Sevimli Sevimli bir kızdı. Bana önceden taciz edildiğini söylemişti. Ben de bir defa daha edilse bir fark yaratmaz dedim.
Gözlerindeki son ışığın sönüşünü görebiliyorsun ve birden Tanrı oluveriyorsun.
– Hayır olmuyorsun!
Hayır olmuyorsun.
Ben niye buradayım?
Konuşacak birini istemiştim. Yaptığın herhangi bir şey hakkında suç duyduğunu sanmıyorum.
Duyuyorum.
Duyuyorum Peder. İncil’in öğretilerine inanıyorum. Günahlarım için tövbe edersen bağışlanacağıma inanıyorum. Böylece cennete yükselerek o kızları görüp onlardan özür dileyebileceğim. Onları kucaklayıp öpeceğim ve onları gerçekten seveceğim. Onlara hiçbir şekilde zarar vermek istemeyeceğim. Beni Tanrı yarattı değil mi? Değil mi? Demek beni anlıyor. Anlamak zorunda. Sizce?
Bence Tanrı seni anlayamıyorsa Freddy kimse anlayamaz.
**

Fakat günah işlemeyenler bu işe ne derler?

- Bugün Freddy hapishanede ziyaretine gittim.
– Neden?
Mahkûm da olsa ruhani rehberliği herkes kadar hak ediyor. Hatta daha fazlasını.
Öyle mi?
Böylece Tanrılarına kavuşacaklar. Sonra da Tanrı tüm günahlarını affedecek. Yaptıkları şeyin bir önemi yok çünkü artık kurtarılmışlar!
Öyle bir şey, evet.
**

  • Bir hasta ne zaman öleceğini bilir?

Gerçekte ne zaman yaşlanacağını söyleyebilirim.
Nasıl?
Etrafındaki kimse “ölüm” kelimesini kullanmadığında.
**

  • Huzuru kaybeden iç hali nasıl tarif edebilir miyiz?

- Peder, Yardıma ihtiyacın var.
– Biraz tırlatmaya başladın. Belki de psikiyatriste kendin görünmelisin.
– Yardıma ihtiyacın var mı?
İyi misin?
– Peder
Bir sorunum yok Peder. Tamam mı?
Ben iyiyim. Dublin’de ilk işime giriştiğimde 3 yaşında bir oğlan çocuğu vardı. Ailesi onu hastaneye getirmiş. Rutin bir operasyon için. Ama anestezist bir hata yaptı. Küçük çocuk sağır, dilsiz ve kör oldu ve de felç geçirdi. Kalıcı olarak. Bir düşünsene! Küçük çocuğun bilincinin yerine geldiğini düşün. Karanlıkta. Korkardın, değil mi?
Korkunun biteceğini bile bile korkardın. Bitmesi gerekti. Bitmeliydi. Annenle baban yakında olmalıydı. Seni kurtarmaya geleceklerdi. Işığı açacaklardı. Seninle konuşacaklardı. Ama bir düşünsene. Kimse seni kurtarmaya gelmiyor. Hiçbir ışık açılmıyor. Karanlıktasın. Konuşmaya çalışıyorsun ama konuşamıyorsun. Kımıldamaya çalışıyorsun ama kımıldayamıyorsun. Çığlık atmaya çalışıyorsun. Ama kendi çığlıklarını duyamıyorsun. Kendi vücudunun içine gömülmüşsün. Dehşetle inleyerek. O ne lanet bir şey?
Niye böyle bir hikaye anlattın bana?
Sebebi yok. Bazıları da çok alıngan.
**

  • Hangi suç affedilmez?

Geçen gün konuşurken konuyu değiştirdin. Konu neydi?
Konunun ne olduğunu biliyorsun.
Bence ihmal suçu işledin. İhmal suçundan daha kötü suçlar olduğuna eminim.
O konuda uzmanlığı sana bırakıyorum baba. Açıkçası suçlar hakkında konuşulacak çok şey var herhalde.
Namus konusunda konuşulacak olandan fazla.
Haklı olabilirsin.
Bir numaran ne olurdu?
Bence affetmek oldukça küçümsendi.
Seni affediyorum.
Sen beni affediyor musun?
Her zaman.
**

  • Günah çıkarmanın bir manası var mıdır?

- Peder Balık nasıl?
– Bir sürü kılçığı var.
Hep öyle değil midir?
Kalmayacağım. Bir dostumla buluşacağım da.
Zinanızın önceden bilgisini veriyorsunuz.
Günah çıkarırken olduğundan daha dürüstçe değil mi? İş işten geçtiğinde ve yapacak bir şeyiniz olmuyor.
– Ne yapmasını bekliyordun ki?
– Affedilmez günahı işlememi durdurmasını. Kendi kendini durdurmalısın.
Seni ben durduramam.
Ne işe yararsın ki o zaman?
İşte, sanki atım gelmiş. Bir ara bunu yine yapalım.
Devamlı bu saçmalıklara katlanmak zorunda mısın?
Bu saçmalıklardan bir sürü var, unutalım hadi.
**

  • Hayattan Kopma nedir?

Kendini atmayı mı düşünüyorsun?
Kolay yol olduğunu söylerler.
Kolayı filan yok. Bunu hiç düşünmedim.
Kötü bir durumdayım Peder.
Hayır, şaka yapmıyorum. Açıkçası uzun zamandır kötü bir durumdayım. Kimse hiçbir şey yapmak zorunda değil. Değecek bir şey hissetmemek.
Kopma hissi. Ayrılma.
Karım ve çocuklarım var. Bana hiçbir anlam ifade etmiyorlar. Param var. Bana hiçbir anlam ifade etmiyor. Bir hayatım var ve bana hiçbir anlam ifade etmiyor.
Sence nereden geliyor bu kopma hissi?
Hiçbir yerden. Hiçbir yerden.
Bak, birisiyle buluşmalıyım. Sana sonra uğrarım. Konuşuruz. Hayatını düzene sok. Tamam mı? – Tamam mı?
– Teşekkürler.
Teşekkürler Peder. Teşekkürler.
**

  • Sinizm nedir?

- İyi misin?
– Evet. Ellerini cebinden çıkar. Yavaşça.
– Neden?
– Silahın olduğunu duydum. Şaşırdığımı itiraf etmeliyim. Seni aramam gerekeceğini sanmıştım. Burada değilim diye bu işi bitirmen gerekmez. Hayır gerekir! Beklenti etkisi gibi. Buraya kadar geleceğini hiç düşünmüş müydün?
Gelmez diye umuyordum. Dostum olduğunu sanmıştım. Dostun henüz edinmediğin düşmanındır sadece.
– Ucuz sinizm.*
– Ucuz değil. Kazanması zor bir sinizm! Bir sürü fiziksel ve psikolojik işkence sonucunda kazanılmış bir sinizm. Sözümü geri alıyorum o zaman. Ama yine de sinizm bu.
– Aramızdaki fark budur belki.
– Tek fark bu değil.
– Pişmanlığın var mı?
– Evet! “Moby Dick”i bir türlü bitiremedim.
– Balina Ahab’ı öldürüyor.
– Sahiden mi? Sonra onunla beraber kalan gemileri ve tayfayı yok ediyor. İsmail hariç hepsini. Bir tek o kaçıyor. İnsanlara anlatmak için.
Kilisenin yanmasını anlarım. Ama köpeğimi öldürmen gerekmezdi.
Köpeğini öldürmedim ki. Köpekleri severim. Niye böyle bir şey yapayım ki?
Onu boğazı kesilmiş vaziyette buldum. Niye bir köpeği öldüreyim lan? Ben Bunun benimle bir ilgisi yok. O suçtan tamamen masumum. Veronica’yı ittim. İtiraf ediyorum ve üzgünüm.
– Köpek seni üzdü mü?
– Evet üzdü.
– Ağladın mı?
– Evet ağladım. İyiymiş. Rahip dostlarının onca yıl o zavallı çocuklara yaptıklarını okuyunca ağladın mı peki?
– Sana bir soru sordum. Ağladın mı?
– Hayır. Aynen öyle!
– Galiba – Ne?
– Galiba bağlılık hissettim.
– Evet. Gazetede bir şeyi okuyunca
Kendini bundan kopar! Şanslıydık biz! Orada yanan cesetler var! Köpek gibi yanıyorlar! Bana bakma. Çevir yüzünü, bana bakma!
– Hayır!
Kaç! (çocuk) Mícheál , kaç!
– Stanton’ı çağıracağım Peder!
Bana beni hatırlatıyor.
– Henüz çok geç değil Jack.
– Hayır geç. Hayır geç. Duanı et Peder. Çoktan ettim bile.

*Kinizm (sinizm), Sofist Gorgias’ın ve daha sonra da Sokrates’in öğrencisi olan Antisthenes’in öğretisidir. Antisthenes, Kynosarges Gymnasion´da okulunu kurmuştur. Kinik okulun, kyon kelimesinden türediği söylenmektedir; kyon ise köpek ya da köpeksi anlamındadır.
Eski Yunanistan’da bazı İnsanlar, fert hürriyetinin kapsadığı sahayı daha da genişleterek rahatlık ve zenginliğe de sırt çevrilip dudak bükülmesi gerektiğini savunmağa, çalışma ve gayretlerini böylesine maddi gayretlere hasredenleri küçümsemeğe, onlarla istihzaya bağladılar. Onlar beşeriyete itimat etmiyor, insanların her iş ve davranışlarında her zaman kendi çıkar ve menfaatlerini ön planda tuttuklarına inanıyor, insanın asil ve ulvî gayeler peşinde de koşabileceklerine inanmıyorlardı.
Atinalıların bu kelime ile köpeklerin hırlayışı arasında benzerlik bulunduğunu göstermesine dikkat eden eski Türkler, bunu “kelbî” diye Türkçeleştirmişler. Kelimenin sıfat şekli: Sinikal

*************

KİNSEY (2004) Film

Yönetmen:Bill Condon

Ülke: ABD, Almanya

Tür:Biyografi | Dram

Vizyon Tarihi:18 Mart 2005 (Türkiye)

Süre:118 dakika

Dil:İngilizce

Senaryo:Bill Condon

Müzik:Carter Burwell

Görüntü Yönetmeni:Frederick Elmes

Yapımcılar:Francis Ford Coppola | Kirk D’Amico | Valerie Dean |

Özet

Alfred Kinsey, Harvard mezunu bir zoologdur. Indiana Üviversitesi’nde biyoloji dersleri vermeye başladıktan sonra, özgür düşünceleri ve mizahi yapısıyla diğerlerinden çok farklı olan öğrencilerinden biriyle evlenir.  Kinsey’i kendilerine yakın bulan öğrenciler, zamanla onunla özel hayatlarını da konuşmaya başlarlar. Özellikle cinsel yaşam ve seks üzerine sorulan sorulara cevap veremeyen Kinsey, aslında hiç kimsenin bu sorulara cevap veremeyeceğini fark eder. Çünkü o güne kadar seks üzerine klinik incelemeler yapılmamıştır. Kurduğu ekiple bu konu üzerinde çalışmaya başlayan Kinsey ilk olarak erkekler üzerinde çalışmaya başlar. Yapılan görüşmeler ilerledikçe insanlar utançlarını ve korkularını yenip, deneyimlerini paylaşmaya başlarlar.  Alfred Kinsey’nin ilk çalışması Sexual Behaviour in the Human Male, 1948’de yayınlanır ve tüm Amerikan basınının ilgi odağı olur. Ancak bunun peşinden kadınların seks hayatları üzerine incelemeler yapmaya başlayan Kinsey’nin çalışmaları Amerika’da atom bombası etkisi yapar.   Alfred Kinsey’nin gerçek yaşamından beyazperdeye aktarılan film, 20. yüzyılın en radikal bilim adamlarından birinin portresini yansıtıyor.

BKZ: KİNSEY (2004) Film

 *********************

SORMASI ZOR SORUNLAR 2.KISIM

 SORMASI ZOR SORUNLARI ÇÖZMENİN FELSEFESİ

About these ads

Yazabilirsin

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s