SORMASI ZOR SORUNLAR


İnsanlar söylemeye çekindiği sorunlarını bilgisayarda araştırıyor. Bilmediği sorun, kendince bir mahremiyete haizde görününcede gizli kalmasını istiyor. Sonuçta birşeyde elde edemiyor.Bu nedenle arama motorlarına düşmüş soruların cevaplarını kısada olsa burada yazarak kişilere yardımcı olmanın ihtiyacını duyduk.
  • Eşler, boşanmaya engel olabilmek için ne yapılabilir?

Ayrılma isteği ekseriyetle şeytanın arzularındandır. Bunun en güzel misali şu meselde geçer.

“Şeytan arşını suyun üzerine kurar, sonra çetelerini gönderir. Bunlardan rütbece en yakın (itibarı en büyük) olanı, fitnesi en büyük olanıdır. Biri gelip, şunu şunu yaptım, der. İblis ise, anlatılanları dinledikten sonra,

“hiç bir şey yapmamışsın”

Karşılığını verir ve yapılanları küçümser. Sonra, bir başkası daha gelir ve

“karısıyla aralarını açıncaya kadar peşlerini bırakmadım”

Diyerek, yaptıklarını anlatır. Bunun üzerine iblis, onun makamını yükseltir ve

“sen ne harikasın!” [*] diyerek becerisini kutlar.

Daha geniş bilgi için: http://ismailhakkialtuntas.com/2010/09/28/bosanma/

Eğer hiçbir şekilde iknâ olmuyor veya eşizi iknâ edemiyorsanız, bulunduğunuz şehirdeki üç kişinin duasını alın. Bu kişilerden biri alim olan kişi, ikincisi veli olan kişi ve en sonuncusu halkın gözündeki deli fakat gerçek meczub olan kişidir. İlk iki kişi size müspet yönü kolayca tavsiye eder. Ancak üçüncüyü bulmak zor olduğu gibi onun duâsını almakta nadirdir. Bu arayıştan sonra bir aracı/ hakem bulun muhakkak ayrılığa engel olur.

Allah Teâlâ yardımcınız olsun.

  • Eşinin cinsel ilişkiyi kabul etmesi için dua; Kocamın benimle ilişkiye girmemesi için yapılan sihri nasıl bozabilirim; Rüya yoluyla cinsel ihtiyaç gidermek;

 

Sosyal hayatta kişilerin fıtrî ihtiyaçlarını gideremeyince çözümler üretmeye çalışması normal durumdur. Fakat soruların içeriği acz sendromuna düşenin gösterdiği mahiyet alması hali ise acınacak durumdur.

Öyle ise ne yapmalı?

Karşıtın halini anlamıyorsa ne yapmalı?

Bu tür soruların cevabı müspet ve menfi olmasından çok, çözümler ne olmalı?

Zannederim ki, Müslümanların bu konularda fazla bir çözümü alenen yoktur. Çünkü Allah Teâlâ’ya olan utanmanın verdiği iştiyakla faydası az çözümler üretmekten başka çareside yoktur.

Yukarıdaki sorulardan, Eşinin cinsel birlikteliği kabul etmeyişinin çözümü, bedeni, ahlaki ve psikolojik durumlar olarak gözden geçirilmelidir. Hormon düzeyleri ve psikolojisi bozulmuş birinin doktor tedavisine ihtiyacı vardır. Çünkü normal hayattan uzaklaşan kişinin iç dünyasındaki ve beyin kortekslerindeki farklılaşmalar nedeniyle değişime uğradığı düşünülünce muhakkak doktor tedavisi gerekir. Eğer bu gibi durumlar yok deniyorsa (genelde var, fakat insanlar bu konuda doktora gitmeyi sevmezler)  hayatın farklılaşmasını sağlamak müsbet fantaziler üretmek (belki) ilişkiyi kuvvetlendirebilir. Her zaman değişimin gerekliliği gibi.

Eşler arasındaki sihri bozmanın en kolay yolu, sirkeli yemekleri artırmaktır. Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimizin “Sirke ne güzel katıktır” hadisi şerifine binaen dışarıdan herhangi bir vasıta sebebiyle yedirilmek istenen büyünün bozulması sağlanmış olur.

Eğer domuz yağı kompleksine düşüyorsanız  bunun tek çözümü varır, kendi sidiğinizi kullanmaktır. Hint mistik hayatının birincillerinden olan idrar içme/kullanma bu tür çözüm yollarından biridir. Eşinize karşı sevginizi yitirdiyseniz, bir sabah kalktığınızda kendi idrarınızı içebilirsiniz. [İdrar vücudun steril  artıklarından biridir. Zamanla ve çabuk bozulur.] Unutmayalım ki; Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellemin deve sidiği ile tedavi usulunu tavsiye ettiği hastalıklar vardır. Bazıları bunun bilimsel olmayacağını düşünebilir.  Bu meyanda sihirde bilimsel olmayan unsurlardan olunca “çiviyi çivi söker”i hatırlayalım.

Rüya ve bilinç yoluyla cinsel ihtiyaç gidermenin yolu kolay değildir. Meditasyon usullerini bilmek gerekir. Fakat meditasyon yapanların kitaplarında bu konu fazla irdelenmemiştir. Oto hipnozla bunu başarabilir miyiz diye düşünüyorsanız, bu da zor olan hususlardan olduğu varsayılıyor. En kolay yolu bir müspet evlilik yolu gözükene kadar doldur-boşalt mantığı ile mastürbasyona başvurmak en kolay geçici çözümdür. Allah Teâlâ yaşanılan zamanın verdiği dehşetin karşısındaki muamelede her zaman farklıdır.

Sonuç olarak oruç cinselliğin tedavisinde büyük etken olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak subliminal mesajlar ve yenilen gıdaların verdiği değişimlere karşı gençler ve bekar kesimin çektiği endişeler artmış durumdadır.

Söylenen sözler için fetva manasından çok meselenin çözüme kavuşturulmasıdır. Zaruretler mahzurları mubah kılar kaidesi vardır.  İnsanın çözüm üretemediği yerde Rabbine sığınıp kendini rahatsız eden husustan çıkması için dua ederken onu mağdurun önüne setler çekmemek ehli dil ve irfan ehli için kolaydır.  Ancak fıkıh/hukuk ehline zordur. Yaşı 40-50 yi bulmuş, hayatın son virajına girmiş olan ehli ilim kendince ve doğruluğu kesinleşmiş bilgiyi yirmi yaşındaki bir insana kolayca  söyleyebilir.  Ancak durumlar o şekilde görünmüyor.

İnsanlar ne yapacak? Sorusu hala baki. Bu da meselenin ayrı bir boyutu. Allah Teâlâ kullarını sever ve yardım eder.

  • Bir kişinin cinsel organını rüyada görmek nedir?

Bunun manası o kişiden maddî menfaat sağlanacağıdır. Kadınlar için çocuk sahibi olmak, erkekler için kazanç kapısının açılması gibi. Bu sosyal duruma bağlıdır. Bu tür rüyalar zahiri ile yorumlanmaz.

  • Yanlış denilen her türlü hareketin karşısında nasıl hareket etmeliyiz?

Empati kuralını işletmeliyiz. Unutmayalım ki her hatanın çıkış nedeni bir noksanlık/zafiyet/cahillikten  olabilmektedir. Allah Teâlâ geniş rahmetinin işareti olarak bu meyanda buyurdu ki,

“Allah bir kişiye ne vermişse ancak onu teklif eder. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.” Talak suresi: 7

Eşlerin/kişilerin birbirlerinde gördükleri noksanlıklar, velevki bu zinaya varmayan bir günah [eşinin mastürbasyon yaptığını görenin sorusu] olsa konunun üzerine giderken sebep -sonuç ilişkisinde eksik tarafın ne olduğu araştırmalı ve izalesine çalışılmalıdır.  Umulur ki, bu şekilde buhran ve patolojik vakalardan emin olunur. Çünkü her günah/hatanın  bir pişmanlığı insanda peşinen gelmektedir.

 Zamanımızın hayat şartları bir yönden bulandığı için kişilerin/cemiyetin  iç dünyaları daha bulanıktır. Öyleki hangi soruya “nasıl doğru cevap” verilir, hükmü sıklet oluşturmaktadır. Son zamanlarda iç hesaplaşması yaşayan gençliğinde inanç / inaçsızlığın girdabında, beşeri duygularını tatmin edip/ edememenin verdiği elemi /hazzı da düşününce çok söz söylemekten çok konuları “az zarar” periyodunda gidermeyi salık vermek uygun geliyor.

  •  Aile hayatında “ Farz olan kulluktan sonra gelen en önemli bağ” ne olmalıdır”?

Aile hayatını şekillendiren faktörlerin başında, kadın ve erkek arasındaki cinsi yakınlığın füturlü olmasıdır. Freud, Psikiyatrinin temelini cinsiyet üzerinden ele alırken, bu hassas durumu göz önüne sermiştir. Yakın ve uzak ilişkinin sarsılmasında dolaylı/dolaysız cinselliğin etkisi diğer unsurlardan çok fazla olmaktadır.

Kadın temelde talep edilen olduğundan, güçlü erkek, onun ardından gitmeyi kendine zül görmez.

Kadının bu konuyu bilmesi ve erkeğin bu zayıf noktasını naz makamında fazla yıpratmaması gerekir. Eğer bir aşırılığa düşerse, erkek tarafından zarar görme ihtimali düşünüldüğünden hassas noktayı tayin yine kadına düşmektedir.

Ailenin temelini kadın yapar. Erkek ise evin çatısıdır. Depremlerde çatı en az zarar gören kısım olsa da eşini kaybeden erkeğin sığınacağı bir yeri yoktur.

Aşağıdaki hadis-i şerif bu konuya güzel bir açıklık getiriyor. Ebu Sa’id (radıyallahu anh) anlatıyor:

“Safvân İbnu Muattâl (radıyallahu anh)’ın hanımı, yanında Safvân da bulunduğu bir anda Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve selleme gelerek:

“Ey Allah’ın Resülü, namaz kıldığım zaman kocam beni dövüyor, oruç tuttuğum zaman da orucumu bozduruyor, güneş doğuncaya kadar da sabah namazı kılmıyor!”dedi. Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem, hanımının bu söyledikleri hakkında Safvân’a sordu. Safvân:

“Ey Allah’ın Resülü! “Namaz kıldığım zaman dövüyor ” sözüne gelince, o zaman (bir rekatte uzun) iki süre okuyor. Halbuki ben bunu yasakladım” dedi. Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem kadına:

“İnsanlara tek surenin okunması yeterlidir ”buyurdu. Safvân devam etti:

“Oruç tuttuğum zaman bozduruyor ” sözüne gelince, “Hanımım oruç tutup duruyor. Ben gencim, hep sabredemiyorum.” dedi. Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem:

“Bir kadın kocasının izni olmadan (nafile) oruç tutamaz!”buyurdular.

Safvân devamla:

“Güneş doğuncaya kadar sabah namazı kılmadığım sözüne gelince, biz (gece çalışan) bir âileyiz, bunu herkes biliyor. (Sabaha yakın yatınca) güneş doğuncaya kadar uyanamıyoruz” diye açıklama yaptı. Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem:

“Ey Safvân, uyanınca namazını kıl!” buyurdular.”

Ebu Dâvud, Savm 74, (2459).

  • Mürşidi veya üstadı ile rüyada cinsel ilişkide olduğunu görmek veya istek duyulması haline düşülmesi tehlikesinin giderilmesi.

Bu gibi içten gelen duygular, cinsel içerikli rüyalar ve uyarılmalar zahir yönden ele alınmaz. Ele de almak sakıncalıdır. Bu durum aslında manevi aşkın zahire bulanması ile ruhî karışıklığın meydana gelmesinden oluşur. Seviye yükselince bu tür tehlikelerin arındırılması aynı derecede zorlaşır. Terbiye yolunda oluşan cinsellik ve duyumlar hakikatte manevi olarak bulunduğu yolda fikri bütünlüğe erişmeyi ve yükselişini vurgulamaktadır. Ancak hakikat ayrımı yapmak ve tehlikelerinden kurtulmakta çok zordur. Bu duruma erişenin bilmesi gerekene bulunduğu yolda ve sistemde ulaşılması gereken mevkiye ulaşmış ve bitirilmesi gereken yolu da kat ettiğini bilmelidir. Kadın veya erkek olsun, bu rüyanın akabinde çocuk doğurduğunu gördüyse, “veledi kalb”e ulaşmış denilir. Bu hali söyleme durumu varsa, izah eder. Söyleme durumu yoksa o kapıdaki feyz ve terbiyesi tamamlanmış demektir. Daha yüksek bir üstada veya öğreticiye yönelmesi gerekir.

Veledi kalbe ulaşanlar bu durumlarını genelde izah edemediklerinden Rasülüllah sallalahu aleyhi ve selleme rabıta ile yönelmesi gerekmektedir. Eğer şeyhinde ısrar edip durursa, vefalı olur denilirse de, günümüzde bu ısrar, yerinde badanaj yapan araba gibi durum arzettirmektedir. Yol ve zaman kaybına neden olur. Günümüzde bu durumu anlayışla karşılayan ve  çözen mürşidler yok denecek gibi olduğundan veled-i kalbe ulaşan gariplere Allah Teâlâ yardım eylesin. Birde bu kişiler bayan olunca bu daha vahim bir hal arzetmektedir.

Veled-i Kalbe ulaşan kişilerin yapacağı en güzel şey inziva ve ferdiyet üzere olup kitap talimini artırmaları uygundur. Bununda tehlikeleri olsada seviyesine çıktığı şeyhi beklemekten iyidir. Kendine daha üst bir yol aramalıdır.
Gariplerin sahibi Allah Teâlâ dır.

  • Neden evlenemiyorlar?

İnsanın önüne kaderi güneş gibi aydınlıktır. Önemli olan niyet merkezlerinin membâını bilmektir. Niyetinizi kontrol edin.  Evlenmeyi Allah Teâlâ emrettiği için kabullenip uygulayın. Muhakkak işin içinde Allah Teâlâ olursa netice hâsıl olacak demektir.

“Kader ajanları” vardır. Bunlar Allah Teâlâ’nın has kullarıdır. Onlardan birine ulaşmaya çalışın, aydınlanmanızda derdinize çare olabilirler. Sana sırlar verebilirler.

Benim bildiğim ve unutmadığım bir şey var. “Nimet külfeti ile gelir.” Dört tarafı mamur biri ve hayat yoktur.

Dünyaya noksan gelen insan, bir eksik veya bir fazla ile hayatını tamamlayacaktır.

Çare yok.

Kamil ve mükemmil bulmak zor işlerdendir. Bu derdin gayretinde olmak, çileye ve belaya razı olmak gibidir.

“Derelerin sesi çok çıkar. Deniz ise hem nimeti ve pis şeyleri de barındırsa da sesini kaybetmiştir.”

Sor kendine

“Bundan önce var mı idin, bundan sonra ne olacaksın?”

Demek ki, noksana razı olmak gerekiyor.

Bekleyelim. Bir defa daha senin için bir açık olan kapı görünsün. Ancak her zaman olduğu gibi razı olmadığın şekilde görünecektir. Görünen aynadır. Aynalar oyun oynar bazen arka tarafı olur ve kara yüzünü gösterir. Unutma ki aynanın önünde sen varsın. Eğer aynanın hem karasına ve hem beyazına razı olursan her şey birden değişecektir.

Ve şu hadisi şerifi unutmayın

 (Huffetil-cennetü bil-mekârih) “Cennetin etrafı, nefse nâhoş gelen şeylerle çepeçevre çevrilidir.” Ramuz. 275/13

Hayat, bazen kara bazen beyaz olsa da çok güzeldir.

  • Sevdiği kişinin cinsel sapıklığa düşmeden kurtulması için dua nedir?

Bu duruma düşen kişilerin arkadaşlarına yardımcı olabilmesi için, konuyu onunla açıkça konuşmalıdır. Durumun kendisi tarafından fark edildiğini beyan etmelidir. Sebep ve sonuç ilişkileri içerisinde konu müteala edildikten sonra sıkıntısı olan kişiye Allah Teâlâ’ya samimi dualar edilmelidir.

Genellikle günümüzde cinsel sapma nedenlerinde “dışarıdan yemek yeme alışkanlığı” olan kişilerde baş göstermektedir. Çünkü hormonlu yiyecekler ve alışkanlık kazandıran maddeler bu durumu tetiklemektedir.

Ayrıca günümüzde cinsel sapmanın yoğunluğu erkeklerde görüldüğü için üroloji uzmanına giderek testesteron takviyesi yaptırmaları uygun olur. Kadınlık hormonu vücut seviyesinde fazla olması da bu duygu selini artırdığı söylenilmektedir.

Sonuç olarak önce dua, daha sonra psikiyatr ile görüşme ve en önemlisi beslenme alışkanlığını değiştirmek gerekir diyebiliriz.

***

  •  Eşim bana bağlansın diye muska yaptırmak günah mıdır?

En büyük günahlardandır. Büyü sınıfına girer. Bu şekilde hareket edenler sonuçta hep mağdur olmuşlardır. Bir erkek eşinin kendi nefsi olduğunu, bir kadın ise eşinin aslı olduğunu bilmelidir. Daha ileri seviyede kadın ve erkek ferdiyet makamında aile olunca Allah Teâlâ’yı temsil ederler.

Eğer bir huzursuzluk varsa bunun yegâne sebebi, şeytandır.

Sevginin azaldığı yerde çocuk sayısını artırmakta bir çözümdür.  Çünkü her çocuk aile kaderinin değişmesine sebep olur. Az sayıda olan çocuklar fayda yerine zarar vermekte oldukları gibi şahsiyet gelişimleri de noksan olmaktadır. Çaresi sevmek olan sorunun cinler tarafından çözümüne gidilmesi yanlış hareketlerdendir. Çünkü her muskanın  süfli ve ulvi hizmetkarları vardır.

  •  Ev huzuru için okunacak dualar nedir?

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem ahlakın güzel olması için dualar tarif etmiştir. Ahlakını güzelleştirmeyen sabırlı ve fedakâr olmayan insanlar her gün binlerce esma çeksin, dua etsin mutlu ve huzurlu olamazlar.

  • Eşcinselliği iyileştiren dua nedir?

Bu tür durumlar karşısında psikiyatr ile görüşerek terapi yapmak gerekir. Ancak insanlar kendilerinde bu tür açmazları ifşa etmekten korktukları için bizim tavsiyemiz Hz. Mevlana kaddese’llâhü sırrahu’l azizin Mesnevi kitabını okumaya başlamalıdır. Altı cilt olan bu kitabı okuyan kişi bu kitabın sonuna erdiğinde kendini bu halden kurtarmış olarak hayatına yeniden başlar. Mesnevi okurken Hz. Mevlana’nın ruhaniyetini ister istemez kendinde bulan kişi kadın erkek olsun bulacağı manevi haz ile şifa bulur.

Hz. Mevlana insanın iç dünyasına yönelik sözleri ile tedavi olmak mümkündür. Bu şekilde kendini tedavi eden çok kimseye şahit olunmuştur. Hz. Mevlana’nın dünyasından istifade eden kimse olabilmek için Mesnevi’yi mütalaa etmelidir.

  • Müşterilerin gelmesi için hangi esmalar okunur ve şifresi kaçtır?

İşyerindeki müşterilerin artması için yapılan dualar hakkında çok yorum vardır. Ancak insanların bilmediği önemli husus ise şudur. Hanımıyla iyi geçinmeyen, eşi üzerine başka kadın sevmek, boşanmak niyeti, zina gibi huzursuzluk sebebi olacak hareketlerde bulunan erkeklerin işleri önce bozulur. Eğer daha ileride giderse,  o zamanda akla hayale gelmez hastalıklar baş gösterir. (Kadınlar içinde durum aynıdır)

Bahsedilen durumları olan kişiler istedikleri kadar esma çeksin, dua etsin faydası yoktur. Bol rızık isteyen eşiyle iyi geçinmelidir.  Eşiyle iyi geçinmek Allah Teâlâ ile arası iyi olmanın da işaretidir. Eşi razı olmadan gurbete çıkmak, hacca dahi izin verilmemiştir.

  • Bir kadının karşısında kalbi çarpmak heyecanlanmak nasıl bir şeydir?

Erkeğin kadına karşı kalbi hareketleri aşkın işaretleri olduğu kadar, karşısındaki kadınında ona karşı kapıyı açık tuttuğunu gösterir. Önemli olan aklın kontrolünde olan sevgidir. Aklın kabul etmediği duygu selleri felaket habercisidir.

Evli bir erkek bir kadına karşı bu hali hissetmesi yanlış durumdur. Bekârın durumu ise sonuç olarak aklın süzgecinden geçirilmelidir. Zamanımız aşk çağından çıktığı için gerçekleri görmek daha iyi olacaktır. Önemli bir husus, bu tür psişik durumlar ısrar edilmediği hallerde etkisini çabuk kaybeder. Aklın verilerine göre hareket etmeliyiz.

  • Kaynatanın gelinine şehvet duyması durumunda ne olur?

Eğer kayınpeder gelinine karşı bu tür duygu seli içine giriyorsa aynı ev ortamında iseler ayrı yaşamaları gerekir. Gelin bu durumu fark etmişse bu konuyu açması sorunlar çıkaracağından ilm-i siyaset ile çözüm üretmelidir. Ancak bu duruma düşmüş gelinlere Allah Teâlâ yardım etsin çok acıklı bir durumdur. Eğer taciz ve tehdit gibi haller varsa her şeyi göze alıp kocasına durumunu açıklamaktan çekinmemelidir. Daha ötesi ise savcılığa müracaat etmekten korkmamalıdır. Çünkü kadının haysiyetini hele evinde emanet olan bir geline karşı taciz ve .. gibi durumlarda  gelinin kendini koruması gerekir.

Sonuçta diyeceğimiz gibi bu tür ensest  durumlardan çocuklarımızı Allah Teâlâ korusun. Ahlaksız kişilerin kırk kapıya zararı vardır, derler ne kadar doğru bir söz.

  • Gusül abdesti yellenme ile bozulur mu?

Gusül abdesti alırken dahi yellense gusül bozulmaz.

Abdest bittikten sonra tekrar bir namaz abdesti almak ihtiyaten gerekli olabilir. Çünkü yellenme genellikle vesvesesi çok olan insanlarda olur. Namaz abdestini banyodan çıkıp üstünü başını giyip almak daha uygundur. Bu şekilde kişi şeytanın uzun süre banyoda oyalama etkisinden çıkmış olur. İnsan çıplakken daha zayıf konumda olması ayrıca dua taşıyan bir kişi ise duasını üzerine alması da bu süreçte vesvesesini azaltmaya yöneliktir.

  • Kocasını aldatan kadın için dua nedir?

Erkeğin aldatmasından daha kötü bir durumdur. Neslin bozulmasına sebep olur. Ancak kadın aşık olan erkeğe değil, kendini alana gider, derler. Bu nedenle erkek eşine sevgisinde ısrarcı olduğunu göstermekte aşırılığa gitmelidir.  Ayrıca erkekte cimrilik huyunu hisseden kadın terk etmekte ısrarcıdır.  Onun için huylara dikkat edilmelidir. Bunların yanında duadan geri de kalınmamalıdır.

  • Dindar olanlar, baştan çıkarıcı şeylere ve cinselliğe karşı diğer kimselerden daha dirençli mi oluyorlar? Yoksa…

Alıntıladığımız diyalog ve araştırma Richard Dawkins’in Sex, Death and the Meaning of Life (2012–) belgesel filminde geçiyor. Bahse konu mevzuların üzerindeki gölgelerin kalkmasına muhafazakâr kesim el atmadığından, ateist bir araştırmacının konuya yaklaşımıyla ve insanların durumunu güzel tahlil etmesi açısından bilinmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyoruz.

Belgeselden

2011′de, Psikolog Darrel Ray kanıtları ortaya koydu. İnternet üzerinden yapılan bir anketle, dinini bırakan 14.000′den fazla insandan, dinden önceki ve sonraki seks yaşamlarına dair verileri topladı. Dört soru sorduk:

Ne zaman mastürbasyona başladın?

Ne zaman oral sekse başladın?

Ne zaman sevişmeye başladın?

Ne zaman cinsel ilişkiye başladın?

Ve daha çok dindar olan ile daha az dindar olanlar arasında bir karşılaştırma yaptık. Her iki gruptan da binlerce insan vardı. Ve neredeyse hiçbir fark olmadığı sonucuna vardık. Pornografi bakımından küçük bir fark vardı. Hatta, çoktan beridir dindar olanlar, dindar olmayanlara göre yüzde 5 ya da 10 oranında daha fazla pornografik içerikle ilgileniyorlardı. Dindar olun ya da olmayın, biyoloji işini yapacaktır. Mastürbasyon yapacaksınız, seks yapacaksınız. Peki fark nerede?

Suçluluk duygusunda! Dindar insanlar, evlilik öncesi seks yaparken veya mastürbasyon yapmaya başladıklarında kendilerini çok fazla suçlu hissediyorlar. Ve bununla nasıl başa çıkacaklarını bilmiyorlar. Yani gerçekten de, dindar olan ve olmayan insanlar arasında, seksüel davranışlardan zevk alma bakımından bir fark yok.

Suçluluk hissetmelerine sebep olan fark nedir peki?

Dindar olan, pornografi hakkında, mastürbasyon hakkında, evlilik öncesi seks hakkında olumsuz şekilde konuşur. Ve bu, iyi bir şey değildir. Birleşik Devletler’deki en yüksek pornografi kullanımı Utah ve Mississippi’dedir. Tüm bunlar kilisenin kötülediği şeyler ancak yine de, kilise üyeleri, dindar olmayanlardan daha çok kullanıyor bunları. Seks üzerine konuşmalar yaparken, sık sık şunu sorma eğilimindeyimdir:

“Kaçınız mastürbasyon yapıyorsunuz?”

Her yerdeki insanlar da ellerini kaldırıyor. Belki de yüzde 80 ya da 90′ı. Bazıları iki elini de kaldırıyor. Aynı soruyu dindar bir gruba sorarsam, kimse elini kaldırmayacaktır. Ama çevremizdeki erkeklerin yüzde 95′inin, kadınların ise yüzde 70 veya 75′inin mastürbasyon yaptığını biliyoruz. Kimsenin elini kaldırmıyor oluşu, onların yalan söylediği anlamına gelir.

Niçin Dindar insanlar yalan söylemeye kendilerini mecbur hissediyorlar?

Büyükannem, 83 yaşına kadar yaşadı. Öldüğünde, daha önce boşanmış olduğunu inkâr ediyordu. Çünkü onun dini inançlarına göre boşanan insanlar ahlaksız ve kötü insanlardır. Bunu asla kabul etmedi. Hepimiz boşandığını biliyorduk. Ama bu, onu tüm hayatı boyunca tutsak alan dinin gücüydü. Çok acı verici. İlginç olan şu ki, dinin, insanları günahtan uzak tutamamasının yanında, bir de, onları yalan söylemeye zorlamasıdır. Bunun en güçlü kanıtını Paris’te buldum. Burada, dini geleneğin yalanlar zinciri neticesinde nasıl ikiyüzlülüğe dönüştüğünü görebiliriz. Şanzelize Caddesi’nin şık mağazalarından birkaç yüz metre uzaklıkta, plastik cerrah Dr. Marc Abecassis geçmişteki günahları gizleyebiliyor. Uzmanlık alanı, kadınların vajinasındaki kızlık zarlarını eski haline getirmek. Dış görünüş itibariyle, seks yapmış kadınları tekrar bakire gibi gösterebiliyor. Bir cerrah olarak kendinize şöyle sorabilirsiniz:

Bu, adil mi?

Böyle bir şeyi sağlıyor olmam doğru mu?

[Dr. Marc Abecassis] “Hastalarımıza şöyle sorular sorarız çoğu zaman: Bunu yaptıktan sonra samimiyetinizi koruyabilecek misiniz, hanımefendi?

- Kesinlikle.

- Evet. Evliliğinizi veya ilişkinizi bir yalan üstüne kurmuş olmayacak mısınız?

Biliyor musun, bu soruları daha fazla sordukça, defalarca aynı cevapları aldım. Şöyle söylüyorlar:

“Dr. Abecassis, kim olduğunuzu sanıyorsunuz? Belki gerçekten bakire olmayacağım ama kendimi rehabilite etmek istiyorum. Namusumu düzeltmek istiyorum. Bu, sevebileceğim ve evlenebileceğim kişiyi geri kazanmamı sağlayacak bir saflık. Ama bu kızlık zarının yeniden oluşturulması, aslında olmayan bir şeyin sembolik bir şekli. Bir yalan! Sizin için bir yalan! Sizin için bir yalan.

Dr. Abecassis haftada dört defa bu operasyonları gerçekleştiriyor ve talep giderek artıyor. Hastaların çoğu Cezayirli Müslümanlar. Ve ne yazık ki çoğu için bu, keyfi bir seçim değil; korkunç bir zorunluluk.

Diyorlar ki: “Erkek kardeşim beni öldürecek.” Bozulmamış bir zar sunamazlarsa, başkalarına çok kötü şeyler gelecektir. Yani kan akmazsa? Öyle mi?

Artık günümüzde kanama zorunluluğunun olmadığının farkındalar ama eğer cinsel ilişkiye karşı koyabilirlerse, işlerin yoluna gireceğini biliyorlar. Ve kocası bir şeyler olduğunu fark edecek. “Cezayir kökenli olmak…” Kendi güvenliği için, bu hasta kimliğini gizlemeyi istedi.

“Ölmeyi göze alamam.” “Sanmıyorum.” “Çünkü tüm bunlar bittikten sonra geriye ailem kalacak…” “…ama onlardan ayrılma ve yargılanma riskim bulunacak.” “Kuzey Afrika toplumunda, aile içinde olan aile içinde kalır.” Dini inancın bizleri saflaştırması gerekiyordu. Ancak bu kadın iki günah arasına sıkışmış durumda: Toplumdan utanma ve kendini kandırma. “Tanrının karşısına yalnız çıkacağım.” “Toplumumun önündeki imajım, ailemi de lekeleyecek.” “Yalnız değilim.” “Ne demek istediğimi anlıyor musunuz?” “Demek istediğim, sadece ben değil; onlar da yargılanacak.” “Annemi, babamı, büyük anne ve babalarımı, amcalarımı, teyzelerimi yargılayacaklar.” “Yaşadığım çevreye baktığımda, yalanlarla dolu bir toplum görüyorum. Kendimi o kadar da suçlu hissetmiyorum.” Sadece eski moda günah fikirleriyle sınırlı değil bunlar. Gerçeklerle çatıştığını, suçluluk ve yalanlarla dolu bir toplum yarattığını görüyoruz. Şimdi, tanrıyı geride bırakmak ve ahlakın gerçek kökenine ilişkin bilimin bizlere neler söylediğini araştırmak istiyorum. Bazı insanlar tanrıya ve dini değerlere inanılmazsa, anarşinin doğacağını düşünür.

  • Kadın ve erkeğin kendini kendisiyle tatmin etmesi günah mıdır?

Psikolojik ve fizyolojik durum sayılan Mastürbasyon hakkında çeşitli yorumlar bulunmaktadır. Temelinde evliliğe mani olan bir husus olması ve aşırılığa gidince sakıncalı ve depresif durumların oluşturması açısından uygun görülmemektedir. Ancak kişilerin bu türlü tatmine kadar varacak sosyal şartları incelendiğinde zina gibi daha tehlikeli durumlara düşmemesi açısından olabilirliğini savunan görüşler bulunmaktadır.

Kendini karşı cinsi olmadan tatmin etmenin men edilmesinde şartların iyi incelenmesi gerekmektedir.

Mastürbasyon bekâr olan kesimde çok olmasına rağmen, uzun süreli cinsel birleşmeden uzak kalmış,  huzursuz evliler ve dul kişilerin kadın erkek fark etmeden bu yola başvurdukları görülmektedir.

Evlenmeye kudreti yetmeyen kişilerin bu yola başvurduğunda Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem oruç tavsiyesinde bulunmuştur. Bu tavsiye ile insanların kendini bir nebze günümüzde koruyabilmesi mümkün iken sürekli cinsel uyarıcıların gıda yoluyla veya teşhirin çok fazla olmasından dolayı oruç ile kendini emniyete alamayan kimselerin, cinsellik sendromlarını kontrol edememiş olmasıyla beraber  ruh dünyasını meşgul etmekten kurtaramaması, her ne kadar yapmamak için zorlamalara gitse de başarılı olmadıkları bilinen gerçektir. Bu nedenlerle çözüm için ilk etepta evlenme imkânları aranmalıdır. Bulamayanların ise bu türlü davranışlarında affa mazhar olacağını düşünmekteyiz.

Dini duyarlılığı olan kişilerin bu tür tatmin nedeniyle üzüntüye düşmemeleri gerektiğini, insanın cinselliği bir gerçek olduğu gibi bir ihtiyacı olduğunu bilmesi gerekmektedir. Haramdır ve günahdır diye kesip atanların bu gerçeği görmemeye çalışmaları nedeniyle nevrozlu kişiliklerin oluşmasına sebep olacağından zor durumda olan kişilere karşı daha duyarlı olmalıyız. Cinsel sapmaların oluşması yani eşcinsel olma trendi bu üzüntülü dönemlerin bir meyvesi olabilmektedir. Çünkü kadın ve erkeğin cinsel duygu yoğunlaşmasının önü alınmadığında, bulundukları ortamdaki yakın ilişki ve temaslar, onların yanlış duyum ve düşünce algılamasına  sebep olmaktadır. Sonuçta beyin yanlış temaslar karşısında, algılamada düşünce yıkımına uğrattığı cinsel kimliği, başka bir hedefe kanalize edince, olmaması gereken durumlar oluşur. Şeytanında buradaki vesvesesini de hesaba katınca işin ne kadar zor olduğu görmekteyiz.

Sonuçta şartlarla oluşan sakıncalı durumlar, çekincesi kalkana kadar affedilecek hususlardır. Yanlış bir hareket yapıyorum diye üzülmeye gerek yoktur.

Yalnızlık nedeniyle oluşan bu durumdan Allah Teâlâ’nın kurtarması için dualar edelim.

Allah Teâlâ merhametlilerin en merhametlisi ve ayıpları kapatandır.

  • Virdini çekmeyen sofi depresyona girer mi?

Bu sözler yalandır. İnanmayın. Allah Teâlâ kullarına farz ve vacip kıldığı şeylerin dışında hiçbir konuda sorumlu tutmaz. Bu sözler ile müridlerini deprayona sokan şeyhlerden ve hocalardan Allah Teâlâ’ya sığınmak gerekir.

  • Asker evlat için hangi dua edilmelidir?

Askere giden için yapılacak dua kelime-i tevhid (Lailâhe illallah Muhammed ür Rasûl’üllâh) 24 kere günlük çekilmelidir. (Fazla çekmeye gerek yoktur) Bu şekilde evlat askerden geri döner.

  •  Ensest duyguların kontrol edilememesi ve kurtulmak için ne yapmalıdır?

Psikiyatriyi ilgilendiren bir konudur. Bu duygunun temelindeki en büyük etki şeytanın avânesini çoğaltmada kendi ailesi içerisinde ilişkiler içinde olması ve bazı rivayetlerde ise kendi kendisiyle çoğalma (masturbasyon) durumda olmasından insan neslinde de bu tür duygu ve cinselliğin olması hususunda vesvese ve aldatması bulunmaktadır.

Kendisinde bu tür sıkıntıları olan kimseler, bu türlü duygular açığa çıkınca şeytandan Allah Teâlâ’ya sığınmalıdır. Çünkü insanın yaratılışında bu duygu yüklü değildir. Ancak şeytan bu duyguyu çağrıştırır.

Bu türlü düşüncelerin ve duyguların kendi nefsinden olmadığını düşünüp Allah Teâlâ’ya sığınınca kurtuluşun olacağı kesindir. Eğer bu duygudan bir şekilde kurtulunamıyorsa; kadınlar Hz. Meryem aleyhisselâmı, Erkekler Hz. İsâ aleyhisselâmı hayale getirmelidirler. Çünkü onların ruhaniyetlerinde cinselliği kontrol etme özelliği bulunmaktadır. Onların ruhî tekâmülleri ile bu hal kişinin üzerinden uzaklaşır.

  • Eşi başka birini seviyorsa kadın nasıl dua etmelidir?

Bu sevgiden kurtarmak için dua edilmez. Çünkü bu tür sevgilerin oluşmasında psikolojik sebepler bulunmaktadır. Genellikle “beklenti sendromu” sonucunda oluşur. Eşler aralarındaki beklentilere cevap veremeyince beklentisinin başka bir yerde olduğu zannıyla “yönelime” geçerler. Aslında bastırılmak ve tatmin olmak istenen duygularına o şekilde de bir çare bulamayacaktır. Ümit edilen “noksanlığı giderme” bu şekilde çözülemeyince, diğer bir başkasını sevmekle devam edecek durumla bozulan sosyal hayat, her iki tarafın üzülmesine sebep olacaktır. Bu nedenle beklenti sorununu çözmek gerekir. Dua ederek bu işin düzelmesini beklemek yanlıştır.

  • Ahlakı güzelleştiren dua nedir?

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem ahlakı güzelleştiren dua için “Allah Teâlâ’m ahlakımı güzelleştir” demiştir. Bu şekilde duayı zaten hepimiz yapmaktayız.

Ahlakı güzelleşmesi için yalnızca bir husus vardır. O da toplum tarafından sevilen insanlarla arkadaşlık etmek ve sohbet etmektir. Bu şekilde insan gördüğü şeyleri işlemeye başlar. Örneği olmayan hususların insanda etkisi yoktur. Sözle dua ile ahlak güzelleşmez.

  • Kamil mürşid müridine nasıl davranır?

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem hiçbir zaman yanında bulunan hizmet edenlere “bunu niye yaptın?” “niçin yaptın?” diye sormamıştır. Kamil insanlar yanlarında bulunan kimselerin noksanlığını kendinden bildikleri için kızmazlar. Ancak ne var ki şimdiki şeyhler müridlerinin halini bile sormaktan imtina ediyorlar.

  • Ruhsal hastalık için dua nedir?

Güzel insanlar ile sohbet etmektir. Güzel insan demek çevrenizdeki ahlakı temiz kişiler arasından seçip onlar ile konuşan kişiler farkında olmayarak ruhî kuvvet bularak hastalığından kurtulurlar. Bu işi fark edemeyenler dua ederek bir şey elde edeceklerini zannediyorlarsa yanılıyorlar. Sohbet terapi yerine geçer. Ancak ahlaklı kişi ile yapılan sohbet insanı tedavi eder.

  • Hangi kadınlar çocuk doğururlar?

Anne olmayı arzu edenler çocuk doğurur. Beşeri bir rahatsızlığı yoksa bebekleri seven kızlar ve çocukken bebekleri ile anne periyoduna girenler anne adayıdır. Kendi güzelliği ile meşgul olan kız çocukları daha geç yaşta anne adayı olacaklarını söylemek gerekir. Vücudunun güzelliği ile meşgul olanın rahmi gelişim göstermediği için emperyalist güçler kadınları moda tutkuları ile kısırlaştırmaktadır.

  • Kendini ifade edemeyenler için dua nedir?

Bu tür sorun yaşayan kişiler kendilerini anlatmaya çalışacakları zaman önceden sesli olarak bir odada alıştırma yaparak hazırlık aşaması içine girerse, yapılacak görüşmede ikincilenmiş faktörlerle daha kolay ifade edilir. Bu denemeler ile aşağılık kompleksi yenilmiş olur.

Bir başka hususta kendine güvenmek hususunda inancını yitirmemelidir. Bunu da sağlamak için doğruluk payı yüksek olan değerleri kendine örnek almalıdır. Doğru her zaman ruha güç kazandırır.

  • Rüyada eski sevgili tarafından öpülmek ne demektir?

Bu kişinin eski aşkı tarafından anıldığı ve artık sonuca ererek unuttuğuna işarettir. Öpmek bağın kopuşunu haber verir. Olumlu durumdur. Sevinmek gerekir.

  • Mürşidin nakıs olduğu nasıl anlaşılır?

Bir insanın noksanlığı ilişkiler neticesinde anlaşılır. Yoksa önceden bilmek biraz zordur. Eğer mürid olunmuşsa, mürşidin yanına gidince, halini sormuyorsa ve ilgilenmiyorsa bu en büyük noksanlıktır. Mesela manevi durumun, zikirlerin ve en önemlisi maddi halindir. Eğer Mürid maddi olarak sıkıntıda ise mürşidi olan kişi müridinin ihtiyacı için çaba göstermiyorsa, bu mürşid sahtekâr veya noksandır. Çünkü Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem her sabah arkadaşlarının rüyasına kadar ilgilenir, aç ve çıplak olanların ihtiyacını giderirdi. Ne yazık ki günümüz şeyhleri müridlerinden kendi ihtiyaçlarını gideriyorlar.

Unutmayın ki, “Maddî sorunları çözemeyen şeyh manevi sorunları hiçbir şekilde çözemez.”

  • Karı koca küsler için ne duası vardır?

Eşlerin küskünlüğünü gidermenin birinci duası küs sebepleri ortadan kaldırıp konuşmaktır. İkincisi cinselliğe kadar varmış soğukluğu kaldırarak sıcak temas sağlanması, bileşik kaplardaki gibi soğuk ve sıcağı birleştirerek ılıman ortam oluşturmaktır. Üçüncüsü beş vakit namazların sonunda dua etmektir.

Bunun dışında şu kadar sayıda zikir, muska, tılsım gibi yapılan dua çeşitleri cinleri etkileme sınıfına girdiği için zarardan başka bir şey oluşturmadığı gibi küslük azalacağına daha da artar. Çünkü küs eşleri şeytan sevdiğinden diğer cinleri haberdar ederek o eve yerleşmelerini temin eder. Bu şekilde kaosun artmasını sağlar.

“Şeytan arşını suyun üzerine kurar, sonra çetelerini gönderir. Bunlardan rütbece en yakın (itibarı en büyük) olanı, fitnesi en büyük olanıdır. Biri gelip, şunu şunu yaptım, der. İblis ise, anlatılanları dinledikten sonra,

“hiç bir şey yapmamışsın”

Karşılığını verir ve yapılanları küçümser. Sonra, bir başkası daha gelir ve

“karısıyla aralarını açıncaya kadar peşlerini bırakmadım”

Diyerek,yaptıklarını anlatır. Bunun üzerine iblis, onun makamını yükseltir ve

“SEN NE HARİKASIN!” (Müslim, Sıfatü’l-Münâfikîn, 67.)

  • Kalp gözünün açılmasının alametleri nelerdir?

Kalp gözü açılması kişiden kişiye farklıdır. Bunlar bazen rüya, bazen hayal, bazen feraset ve düşünce ile olur.

Kalp gözü açılması demek insanların ve başka şeylerin sırrına vakıf olup çıplaklaştırmak değildir. Zamanımızda kalp gözü açılmasını insanları don-gömlek görmek zannediyorlar. Böyle bir şey yoktur. Zaten geleceği bilmek Allah Teâlâ’nın emrindedir. Bunun dışında karşındaki insanın içinde taşıdığı pisliği bilmenin ne kârı vardır, denilmiştir.

Kalp gözü açılması demek “yapılması gereken fiili vaktinde icra edebilme yeteneğidir.” Bu ise yüksek ilim sahibi olmakla eşdeğerdir. Yoksa yıllarca zikir çekilsin insanın kalp gözü denilen nesnesi açılmaz. Açılsa açılsa halisülasyonu açılır. Bu da tımarhaneye düşmekten farkı bir şey değildir. Bu duruma düşmüş insanın ne âleme nede insanlığa faydası olur. Allah Teâlâ’ya bu halden sığınırız.

  • Aldatan kocayı kahretmek için güçlü dua; küs kocanın barışması için dua ve tılsımlar nelerdir?

Bu şeyler ancak büyü sınıfına girer. Allah Teâlâ kulunu sihir ve büyü yapma durumuna düşürürse her ne olursa olsun sonunda eşinden ayrı düşürür. Yapılan dualar ve sihirler neticesinde eşinin (kadın ve erkek) erken ölümüne sebep olur. Anlaşmak, sevmek ve fedakârlık dururken eşini elde etmek için bu yola başvuranlar yuvasını eliyle yıkanlar demektir.
Ahlak ve sevgi ile yakınlaşmak ve Allah Teâlâ’dan huzur ve afiyet dilenmek ile elde edilen kazanç sonsuzdur. Eğer bir geçimsizlik zuhur ettiyse ve düzelme mümkün görünmüyorsa ayrılmak için Allah Teâlâ izin vermiştir. Ancak sihir ve büyüye izin yoktur. Bunu hatırdan çıkarmayalım.

  • Beşbin Allah zikrinde zorlanıyorum.

Eğer bir mürid derste zorlanıyorsa o dersi muhakkak bırakmalıdır. Tasavvuf zorlamalar ile yapılan sistem değildir. Zamanımızda bu türlü hatalar yüzünden çok kişi telef olmaktadır. Şeyhine durumu bildirmeli, eğer ısrar edilirse o tarikattan ayrılmalıdır. Çünkü sonuçta zarar gören mürid olmaktadır.

  • Ev geçimsizliğine dua nedir?

Evde huzursuzluğun baş gösterme sebebi genellikle haram mal girişidir. Bazen nazarda değebilir. Dualar ile evde huzur bulmak çok kolay değildir. Yediğinize içtiğinize dikkat edip, helal yemeğe gayret etmeli, nazarı değdiğini bildiğiniz insanlara karşı tedbirli olmak gerekir.

  • Mıknatısın rüyalara etkisi var mıdır?

Mıknatısın bu tür özellikleri yoktur. Sağda solda manyetik enerji diye bahsedilen bütün etkiler ruhun özelliklerindendir. İnsanların taşlar ve mıknatıs gibi basit şeylerden medet umması onun kendini aşağılamasıdır. Bazı kesimler bu tür gizemli şeyler üreterek insanları soyuyorlar inanmayın. İnsan yüce bir varlıktır. Bütün kâinat zaten insana hizmet için yaratılmıştır.

  • Ölülerle ünsiyet mümkün mü?

Ölüler ile olan yakınlıktan çok kişi menfaat yerine zarar görmektedir. Veli olduğunu bildiğiniz kişilerden bir nebze faydalanabilirsiniz. Bunun dışındakiler ancak insanın ölüyle olan duygularından başka bir şey değildir. Şeytanın kandırmasından korunmakta pek mümkün değildir. Faydadan çok zarar görüleceği için dünyadaki kimseler ile meşgul olup faydalanmak daha uygundur..

  • Karı koca beddua ederse ne olur?

Beddua eden eşler ancak huzursuzluklarını artırırlar. Bu nedenle dua etmek daha uygundur. Eşinin kötülüğüne sabreden kişi cihat sevabı alır. Her ne şekilde olursa olsun sabredip dua edenler sonunda eşleri ile aralarının düzelme ihtimali çok yüksektir.

  • Rüyada kayınpederinin tenasul uzvunu görmek nedir?

Rüyada görülen cinsellik sınıfına giren şeyler hepsinin yorumu iyi olarak açıklanır. Bu rüyanın açıklaması da duruma göre erkek çocuğa, kuvvete, mirasa konulacağına işaret olabilir.

  • Eşler arasında muhabbeti artırmak için dua okumak günah mıdır?

Bu türlü duaların yan tesirleri çoktur. Okumak yerine iyi ahlaklı olmaya çalışmak daha güzeldir. Tecrübelerimize göre bu tür okuma işi ile uğraşanların evliliklerinde ileriki dönemlerde çok büyük sıkıntıları oluşmaktadır.  Çünkü dua kişiliği baskı altına aldığı için insanlar yapmayacağı işleri yapmaya başladıkları için ileriki zamanlarda dua etkisinden çıkınca ters tepki vermektedirler. Bu nedenle dua Allah Teâlâ’ya yapılır. Allah Teâlâ ise kullarının ihtiyacı kadar olanı tecelli ettirir.

  • Rüyada Allah Teâlâ’nın ayda tecelli olması olur mu?

Rüyada görülen tanrı imajlarının çoğu insan nefsinin durumları ile alakalıdır. Bu şekilde nefsin durumu anlaşılır. Allah Teâlâ’nın rüyada dünya şekli ile görünmesi olmaz. Çünkü Allah Teâlâ noksan sıfattan münezzehtir.
Mesela, ay olarak görmek, nefsin hakikate yönelmiş olduğu ve onunla ışıldamaya başlamasıdır. Güneş olarak görülse o kişinin dini yönden kemal ehli olup etrafını da aydınlatıyor demektir.

  • Allah Teâlâ’nın istediği şeyler?

Allah Teâlâ’nın emrettiği şeyler ile istediği şeyler ayrıdır. Önemli olan bu istek ile emrin birleştirilmesidir. Bunu ancak kâmil insanlar başarabilir. Eğer bir konuda yapmanız gereken bir şey olduğunda tefekkür ederseniz, durumun farkına varabilirsiniz. Ancak şeytanın bu haldeki gaflet perdesi çok kalındır. Aşmak çok zordur.

  • Deprem mi olacak?

Deprem Allah Teâlâ’nın murat ettiği zamandır. Evliya da olsa, bazı kişilerin deprem tayinlerine inanmayın. Allah Teâlâ kullarına azabı katlamalı olarak vermez. Deprem olacak korkusu zaten azaptır. Birde deprem olursa bu zulüm yerine geçer. Allah Teâlâ zalim olmadığı gibi zulmedenleri de sevmez.

  • Zikir ateşi nedir?

Zikirde iç organları saran ateş havatırı yok etmek içindir. Fakat eğer kontrol altına alınmazsa letâif denilen kısımları yakar. İleride o kişi zikirden düşer. Önemli olan bu ateşin zuhur ettiğinde soğutmaktır. Bunu zikir verenin takip etmesi gerekir. Fakat günümüzde bu işin ehli kalmadığı için dersleri bırakmalı veya ders sayısını azaltmalıdır. Bu şekilde zarar görülmemiş olur.

  • Şeyhler ve müridlerin eşleri ilişkisi nasıl olmalıdır.

Şeriat dairesi içindeki haramlar her şekilde geçerlidir. Tasavvufta kalbimiz temiz yalanı ile mahremiyet kalkar yalandır. Allah Teâlâ’nın koyduğu sınırları kimse aşamaz. Şeyh hakiki ise hiç aşmaması gerektiğini bilmelidir. Zannediyoruz ki, birçok tasavvuf cemaatinde bu konulara dikkat edilmiyor. Şeriatı olmayan kişilerin hepsi cehennemliktir. İsterse tarikata intisaplı olsun. Bu durum insanları kurtarmaz.

  • 2012 de 40 yaşında Hz. Mehdi zuhur edecek mi?

Bu yalan İngilizlerin son zamanlarda İslam âlemini karıştırmaya başlamadan önce söyledikleri yalandır. Bu şekilde İslam devletlerindeki olan karışıklıkları Müslümanların kabullenmesini sağlamaktadırlar. Osmanlının yıkılış döneminde de aynı durumlar olmuştur.

  • Günümüz müslümanın virdi ne olmalıdır?

“Lailâhe illallah Muhammedurrasülüllah” zikrine müdavim olmalıdır. maddî ve manevî eşitlik ancak bu zikirle mümkündür. Günde yüz defa bu zikri çekenin bütün işleri düzeli olur.

  • Umrede şeytan kandırır mı?

Hacc’a gitmeden umreye gideni zaten şeytan kandırmıştır. Umrede kandırması çok önemli değildir. Üzerine farz haccı olanın umre yapması şeytanın isteklerindendir. Şeytan günah işletemediği kimseye farzların yerine nafile ibadetler ile meşgul etmesi hilelerindendir. Hacca gitmeden umreye gidenlerin bu yönden dikkatli olmaları gerekir. Fakat ne yazık ki, birçok yalanlar ile insanlar kandırılıp farz haccını yapmadan umre yapıyorlar. İslam’da ise farz ibadet dururken nafile ibadetle meşgul olmak men edilmiştir.

  • Boşanmak üzere olan koca dua nedir?

Kocasının ayrılmasını istemeyen kadın sebeplere sarılıp boşanmayı kaldırmak için bir gayret göstermelidir. Eğer zina veya kötü muamele yoksa aralarını bulmaları için aile büyüklerine başvurmalıdırlar.

  • Kaynana elini öpmek sakıncalı mı?

Kaynana elini öpmenin fayda ve zarar çizgisi iç âlemle ilgilidir. Şehvetten emin olunuyorsa ve ensest durumlar oluşmayacağı düşünülüyorsa sakıncalı olmayabilir. Ancak duygusal bağlamda yanlış hareketlerin önünün açılacağı zannediliyorsa dikkat etmek gereklidir.

İnsanların kendi iç hesaplaşmaları ile yanlış yorumların sonuçları hakkında Freud’un açıklamaları vardır.

Sakıncalı durumları telafi etmek zordur. Tedbir amaçlı yapılacak husus ise damatların kaynana ilişkilerinde resmî davranması daha tutarlı yoldur. Bu şekilde her iki taraf açısından emniyet olur.

  • Mezi akıntısına çözüm nedir?

Üroloji doktoruna başvurulmalıdır, belki bel soğukluğu olabilir.. Bildiğimiz kadarıyla gençlerin sorunlarındandır. Cinsel kuvvete işaret eder. Aşırı mastürbasyon yapma ve cinsel birleşme  sonucu uyarılmaya alışmış penis sertliğini (uykuda ve uyanıkken) kaybederken gelen sıvıdır. Güslü gerektirmez. Vesvese verir. En kötüsü uykudan uyandığında alt çamaşırda leke bırakmasıdır. Bu nedenle cünüp oldum zannedilir. Bunun çözümü şu şekildedir. Eğer rüya gördüğünü hatırlamıyorsa lekenin rengi sarı değilse yıkanmaya gerek yoktur. Daha vesveseli biri ise bezelyeden küçük şekilde penisine pamuk tıkar. Renk bunda daha belirgin olur. Renk beyaz olduğunda sorun yoktur. Pamuk kullanmak ilk zamanlar bir hafta acı verir. Fakat bir zaman sonra alışkanlık yapar sorun olmaz.  Abdest konusunda vesveseyi giderme yollarının en güzelidir. Tercih edilebilir.

  • Mürşidi kamil seçerken ne yapmalıyız?

Mürşid kâmil seçilmez. O sizi bulur. Eğer bir kişiyi mürşid seçecek olursanız ilk dikkat edilecek husus Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemin sünnetini en güzel şekilde icra edeni bulmaktır. Sünneti iyi bilenin mürşide zaten ihtiyacı yoktur. Bilmeyen için de herkes mürşid hükmüne girer. Allah Teâlâ cahil olan kimseler yardım etsin, demek gerekir.

  • Kıskanç koca, geçimsiz koca için dua nedir?

Bu türlü dualar bulunur. Ancak zarar verir. Çünkü zikir şeklini alan bu duaların oluşturduğu enerjinin anormal etkileri vardır. Bu nedenle ahlak yoksunu olan kişilerin iyi güzel insanlarla sohbet etmelerini sağlamak daha önemlidir. Bu şekilde onların yanında gördüğü güzelliklerden etkilenir huy değişimine uğrayabilirler.

  • Sevdiğine bağlansın sık sık görüşmek istemesi için dua nedir?

Bu çeşit dualar sihir hükmüne geçer. Sonunda huzursuzluk ve üzüntüden başka bir olmaz. Bu çeşit dua yapan insanların çoğu iler ki dönemlerde evlendiklerinde boşanmaktadırlar. Çünkü murada erildiğinde dualar bırakılır. Dua etkisiyle olan sevgide kaybolur.

Seven zaten sever. Kimseye kendimizi zorla sevdirmeye gerek yoktur.

  • Aile geçimi için sırlı dualar nedir?

Bunun sırrı erkek için eşinin gönlünü yapması ve onun sevgisidir? Kadın içinse geceleri kalkıp namaz kılıp kocası için dua etmesidir. Eğer bu şekilde ailede dua ve sevgi mekanizması çalışırsa evin bereketi artar, rızık bollaşır. Yoksa isterse 100 bin hatim okunsun, tesbihler çekilsin boşunadır.

  • Çingenelerin yaptığı yemek yenir mi?

Yemek konusunda bu türlü düşünmek, cahiliye adetlerindendir. Yemekte helal ve haram mı olduğu, nereden kazanıldığına dikkat edilir.
Eskiden tasavvuf ehli abdestsiz pişirilen yemeği yemezlerdi. Bu usul bugün aranmamaktadır. Çünkü fitne zamanıdır.

  • Kocanın karısının yanında aşağılık duygusu duyması nedir?

Ekonomisi zayıf erkeklerde bu durum çok daha fazladır. Bu duyguyu yenmek konusunda eşine durumunu açıklasın. Eğer uzun bir müddet bu şekilde giderse, ihtiyarlık döneminde erkeğin Alzheimer ve Parkinson olma trendini yükseltir. Tecrübelerimizle bunu gördüğümü söyleyebilirim.

  • Allah Teâlâ narsist midir?

Narsisizm veya özseverlik, kişinin kendisine duyduğu cinsi arzu, kabaca tabirle kişinin kendisine aşık olması olarak tanımlanan bir terimdir. Farklı tanımları ve kullanımları mevcuttur.

Sigmund Freud Narsizmi ‘Dış dünyadan soyutlanan libidonun (cinsel enerji)  egoya (ben) yönlendirilmesi’ şeklinde açıklamıştır. Yani libidonun büyük bir depoda toplanır gibi egoda toplanması ve daha sonra nesnelere yönlendirilmesi; fakat kolaylıkla tekrar soyutlanarak egoya yönlenmesi durumudur.
Bebek dış dünya ile ilişki kuramadığı erken bebeklik döneminde gerçek bir narsizm durumu içindedir. Libido dış dünyaya yönlendirilmemiştir. Bebeğin nesneleri ‘ben olmayan nesneler’ olarak algılaması aylar alır. ‘ben’ ve ‘ben olmayan’ arasında bir ayrım yapamaz. Dış dünyaya ilgi duymuyordur ve dış dünyada bile değildir. Bebek için tek gerçek kendisidir. Acıkması, susaması, üşümesi bebek için tek gerçekliktir. Bu durumu ‘birincil narsisim’ olarak tanımlanır.
Allah Teâlâ eğer narsist olsaydı bizleri yaratmazdı. Upanişadlardaki şu söz ne güzel açıklama yapmaktadır.

“Tanrı dünyayı yaratmak suretiyle kendi kendini sınırlar, bu bir fedakârlıktır O’nun için.”

Yine Kur’ân-ı Kerim’de “insanları ve cinleri bana ibadet etsinler için yarattım” ayetinin tefsirini “bilinmek” ile açıklamışlardır. Çünkü sonsuz ve mutlak olan yaratıcıya “sonlu ve aciz kulun” ibadet edebilmesi mümkün görünmemektedir. İnancında ilah kavramına bu manayı yükleyen kişinin Allah Teâlâ hakkında narsist olmasını düşünmesi hatalı durum arz etmektedir.

  • Kadınlar murid olur mu?

Kadınlar mürid olur. Kadının kadına mürşidliği de geçerlidir. Bu nedenle Hz. Aişe radiyallâhü anha annemiz İslâmın öğretilmesinde büyük katkıları olmuştur.

  • Mezi geldiğinde elbise değişir mi?

Elbise değişimi yoktur. Guslün şartlarında dahi elbise değiştirilmez. Lekelen kısım yıkanır. Eğer imkân yoksa o kısım kuruduktan sonra ovuşturularak leke izi yok edilebilir.

  • Mümin iki kez aldanmaz hadisi nedir?

Bu hadis müminlerin aptal olmadığını, hatayı tekrarlamadıkları için söylenilmiştir.  Müminin yanlış hakkındaki tavrı terk ve uzaklaşmak ile sonuçlandırılmalıdır, denilmiştir.

  • Rekat sayı vesvese sehivde ne yapmalı?

En az sayı üzerinden hareket ederek namazı tamamlamalı ve bitimde sehiv secdesi ile namazı bitirmelidir. Sürekli oluyorsa bu halden üzülmemeli, kişi elinden geldiği kadar cemaate devam etmelidir.  Çünkü cemaat halinde bu durum daha az olduğu bilinmektedir.

  • Yellenme vesvesesi için ne yapmalı?

Ses ve koku olup olmadığına dikkat etmeli yoksa abdestine güvenmelidir. Genellikle gençlerin çoğu bu halden müzdarip olması şeytanın alaycı ve bıktırıcı tavrındandır. Bu hali geçmek için fazla gayrette göstermeye gerek yoktur. Vakte yakın abdest alarak bu sorunu çözmek çok daha kolaydır.

  • Meni vesvesesi nasıl giderilir.?

Mezi ile menin ne olduğunu iyi bilmelidir. Ayrıca meni geldikten sonra idrara çıkılırsa daha sonra gelen sıvı vedi (beyaz su) denilen akıntıdır. Gusül gerektirmez.

  • Aşağılık kompleksini yenmek için dua nedir?

Bunu için en güzel dua herkesi sevmeyi öğrenmektir. Seven insan diğer insanlardan kendini küçük görmekten kurtulur. Aşağılık kompleksi gururlu insanlarda olur.

  • Namaz kılarken şeytan vesvese bırakır mı?

En çok vesvese namaz kılarken olur. Ne türlü vesvese gelirse gelsin namaza ve imana zarar vermez. Fiile çıkmayan düşüncelerden kullar sorumlu değildir.

  • Cünüpken yemek yenir mi?

Yenebilir. Ancak sağlık açısından gusülden sonra yenilmesi uygundur.

  • Mürşit ve mürid arasında perde var mıdır?

Tabi ki vardır. Ancak yoktur denilmesi sakıncalı durumda Allah Teâlâ mürşide öğretmenlik görevi verdiği için durumu bildirmesidir. Bu ise genellikle ruhâni yönden olur. Mürşidin bu durumdan bazı zaman haberi olmaz. Mahremiyetin Allah Teâlâ tarafından korunmasıdır. Yoksa İslam’da günah çıkarma gibi bir durum yoktur. Özgür yaşamımıza Allah Teâlâ’dan başkası müdahale edemez. Allah Teâlâ’nın müdahalesi de rahmet iledir.

  • Boşanmaların çoğu gelin kaynana kaynaklı olması nedir?

Kadınlar arasında arkadaşlık ve dostluk erkekler kadar gelişmediği için rekabet her zaman vardır. Erkek iki taş arasında kalmış buğday tanesi gibi olunca sonuçta boşanmalar gerçekleşir. Bunu gidermek için erkeğin siyaset ilmini bilmesi lazımdır. Ne yazık ki, bu ilme erkekler ileriki yaşlarında kavuşurlar. İlk  dönemlerde kadınların merhametinden yoksun olan erkeklerin evlerinde sıkıntı çok olmaktadır.
Evliliğin ilk dönemlerindeki boşanma sebepleri kadın olurken ileriki yaşlılık dönemlerinde erkeklerin olması dikkate şayandır.

  • Eşimin cinsel organını görürsem guslüm bozulur mu?

Hayır. Güslü gerektiren şartlar arasında görmek yoktur. Eşlerin birbirlerinden kendilerini saklama gibi bir hareket yalnış tutumdur.Eşlerin birbilerini cezb edecek hareketten sakınması ise soğukluğu meydana getirir. Ruhsatları olan şeyleri iptal etmek zamanla sıkıntıları çağrıştırır. Ruhsatları iyi bilmemiz gerekir.

  •        Kadınlar Hayızlı iken Halaka-ı zikire girebilirlermi.. Mescid hükmü olmayan bir bölgede zikir halkası kurulsa o halkaya Hayız halınde olan kadın katılabilir mi?

 Umum veçhile zikir halkasında namaz abdesti bulunmayanın dahi dahil olmaması esas kabul edilir. Seri durumlarda ansızın zuhur eden bir hal vaki olursa kadınların kendi aralarında kurduğu zikir halkasında kadınların birbirlerine olan durumu açık olduğu vechile girmemesi gerekir. Kadın ve erkeğin karışık olduğu bir zikir şekli Bektaşi tarikinde var olduğu söylenir. Bunun dışında hiçbir tarikte kadın ve erkek karışık zikir yapamazlar.

Seferi durumlarda veya ziyaretlerde ansızın zuhur eden-durumlarda erkek ve kadın odaları farklı bir mekanda zikir halkası oluşturuluyorsa (Kadiri-Rifâi) o zaman sukut ile içtima edebilir. Burada eğer adetli zikir yapılmıyor da, cemi şekilde zikir yapılıyorsa dua ve tesbihleri tekrar etmesinde bir sorun yoktur. (Nakşi hatmelerinde hiçbir şekilde bu durum  mümkün değildir.) 

Mukim olanlar için azimetle amel etmeleri elzemdir. Zikir halkalarına dâhil olmamaları feyz açısından önemlidir. 

Allahu a’lem

*************

KİNSEY (2004) Film

Yönetmen:Bill Condon

Ülke: ABD, Almanya

Tür:Biyografi | Dram

Vizyon Tarihi:18 Mart 2005 (Türkiye)

Süre:118 dakika

Dil:İngilizce

Senaryo:Bill Condon

Müzik:Carter Burwell

Görüntü Yönetmeni:Frederick Elmes

Yapımcılar:Francis Ford Coppola | Kirk D’Amico | Valerie Dean |

Özet

Alfred Kinsey, Harvard mezunu bir zoologdur. Indiana Üviversitesi’nde biyoloji dersleri vermeye başladıktan sonra, özgür düşünceleri ve mizahi yapısıyla diğerlerinden çok farklı olan öğrencilerinden biriyle evlenir.  Kinsey’i kendilerine yakın bulan öğrenciler, zamanla onunla özel hayatlarını da konuşmaya başlarlar. Özellikle cinsel yaşam ve seks üzerine sorulan sorulara cevap veremeyen Kinsey, aslında hiç kimsenin bu sorulara cevap veremeyeceğini fark eder. Çünkü o güne kadar seks üzerine klinik incelemeler yapılmamıştır. Kurduğu ekiple bu konu üzerinde çalışmaya başlayan Kinsey ilk olarak erkekler üzerinde çalışmaya başlar. Yapılan görüşmeler ilerledikçe insanlar utançlarını ve korkularını yenip, deneyimlerini paylaşmaya başlarlar.  Alfred Kinsey’nin ilk çalışması Sexual Behaviour in the Human Male, 1948′de yayınlanır ve tüm Amerikan basınının ilgi odağı olur. Ancak bunun peşinden kadınların seks hayatları üzerine incelemeler yapmaya başlayan Kinsey’nin çalışmaları Amerika’da atom bombası etkisi yapar.   Alfred Kinsey’nin gerçek yaşamından beyazperdeye aktarılan film, 20. yüzyılın en radikal bilim adamlarından birinin portresini yansıtıyor.

BKZ: KİNSEY (2004) Film

 

 

About these ads

Yazabilirsin

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s