OLİMPİYAT DÜZENLEMEK KÂRLI BİR İŞ Mİ?


Olimpiyatların ev sahibi ülke ekonomisine karı ve zararı konusundaki karşılaştırmalı bilimsel çalışmaların tamamı gösteriyor ki, olimpiyatların sağladığı olumlu etkiler, katlanılan maliyetlere göre daha düşük kalıyor.

Yapılan çalışmalara göre, olimpiyatların ekonomik etkisi aslında düzenlendiği ülkenin ekonomik ve sosyal gelişmişliği ile doğrudan ilişkili. Gelişmiş ekonomilerde yüksek maliyetler, bu yatırımlar için çok ciddi harcamalar gerektirirken, daha az gelişmiş ekonomilerde maliyetler nispeten daha düşük olduğu için katlanılan maliyetler görece daha düşük olabiliyor. Etkinliğin getirisi açısından bakıldığında da, gelişmişliğin sahip olduğu yüksek standartlar, o ekonomiyi ciddi bir getiri üstünlüğüne ulaştırırken, diğer ülkeler katlandıkları maliyetlerin üzerinde gelir yaratabilmekte zorlanıyor.

Olimpiyat harcamaları, eğer ülke yüksek işsizlik oranına sahip ve ciddi ekonomik bir darboğazda bulunuyorsa, olimpiyat ev sahipliğinin o ülke ekonomisinde bir yükselişe neden olma olasılığı da yüksek görünüyor. Ancak, olimpiyatlarla alt yapısı ve çehresi değişen kentlerin ileriki yıllarda 1992 Barcelona Olimpiyatları örneğinde olduğu gibi turizmde ciddi bir rekabet üstünlüğüne  ulaşma ihtimali de bulunuyor. 

Madrid’in adaylık nedeni 

Bugün ekonomik olarak yaşadıkları sıkıntı ve darboğazlar göz önüne getirildiğinde, İspanyol hükümetinin Madrid’i aday göstermesinin arka planında da bu gerçek yatıyor olabilir.

Bugüne kadar düzenlenen olimpiyatlar içerisinde Montreal (1972), Atlanta (1996), Seul (1988), Sydney (2000), Atina (2004) ve Pekin (2008) olimpiyatlarının tamamında evsahibi ülkenin ekonomik zararı, ekonomik kazancından çok daha büyük oldu.

Külfet-nimet dengesi…

Yapılan çalışmalar gösteriyor ki, düzenlenen olimpiyatların mali külfeti, yarattıkları nimetlerin çok üstünde. Genel olarak bu oyunlara harcanan devasa paralar, ev sahibi ülke ekonomilerine kısa vadede net bir ekonomik katkı sağlamıyor. Aksine, katlanılan yüksek maliyetler zaman içinde ekonomik gidişattaki olumsuzlukları daha da artırabiliyor, Atina örneğinde olduğu gibi bir dizi olumsuz reaksiyona da neden olabiliyor. Bu bağlamda bir ülke için Olimpiyat düzenleme kararı almak, ekonomik bir karardan daha çok siyasi bir karar olarak önümüze çıkıyor.

Uzun vadeli etkiler olumlu

Uzun vadede ise, olimpiyatların tanıtım gücü sayesinde, şehir ve ülkelerin turizm ve yatırım gelirlerine olumlu etkisi olduğu düşünülüyor. 2008 Pekin ve 1992 Barselona Olimpiyatları sonrasında yapılan çalışmalar, bu anlamda önemli bir maddi katkıya işaret ediyor.

Bir diğer getiri, çok sayıda yeni tesisin, ev sahibi halkın kullanımına kalacak olması. Bu tesisler ve çok sayıda altyapı projesi, ev sahibi şehrin yaşam koşullarını ve cazibesini arttırarak  konut fiyatlarında değerlenmeyeyol açıyor. Örneğin olimpiyatların, ev sahibi ülkelerin döviz kurlarını uzun vadede daha değerli hale getirdiği çalışmalarda ulaşılan ekonomik sonuçlar arasında. Ev sahibi ülkelerin olimpiyat oyunları’nın sonrasında dünya borsalarına göreceli olarak yükseliş sergiledikleri gözlemlenmiş.

Olimpiyatlarla ilgili tüm sosyal ve ekonomik faydaları –ve maliyetleri– rakamlara dönüştürmenin kolay bir iş olmadığını yineleyelim. Ancak, olayın ekonomik yönünün dışında orta ve uzun vadede sosyal fayda sağlayıcı özelliğinin de olması, örneğin olimpiyatların, genç nüfusu spora teşvik ederek, o ülkenin bir spor ülkesi olması yolunda atımlar atılması ve uzun vadede bundan ekonomik ve mali anlamda bir gelir elde edilmesi stratejisi de, günümüzde show business’a dönüşmüş bulunan spor ekonomisinin yadsınamaz gerçeklerinden birisi olarak karşımızda duruyor.

Köklü revizyon gerekli

Türkiye bu konuda kararını verdi ve beşinci kez aday oldu. Üç kent içindeki şansı bana göre az olmakla birlikte, eğer IOC Olimpiyatları İstanbul’a verirse, izlenecek stratejide köklü bir revizyona gereksinim var. 

Bazı yetkililerin açıklamalarına göre “2020 Olimpiyat oyunları için İstanbul’da ilave bir yatırıma ihtiyaç olmadığı, 2-2.5 milyar euroluk ilave bir yatırımla bu işin kotarılacağı” belirtilmesine karşın, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın Lozan’da Uluslararası Olimpiyat Komitesi üyelerine verdiği brifingde 2020 için yaklaşık 19.4 milyar dolarlık bir yatırım yapılacağını açıklamış olması da, bu etkinliğin çok ciddi bir organizasyon olacağını ortaya koyuyor.

Dünyanın en büyük 20 ekonomisi içerisinde yer alan Türkiye’nin, bu organizasyonu düzenleme hakkını kazanması durumunda, doğrudan gelir  gider dengesinin ötesinde, olimpiyatların dolaylı ve uzun vadeli ekonomik ve sosyal getirilerinden maksimum fayda sağlayacak bir programa odaklanmalıyız. Bu oyunların Türkiye’nin bir spor ülkesi olması konusunda “tramplen” görevi yapmasına olanak verecek, uzun vadeli stratejik bir sosyo-ekonomik ve sportif gelişim planı hazırlanmasına katkı sağlayacak bir yol haritası oluşturmalıyız.

Ancak bu şekilde, bu oyunların nihai bilançosunu lehimize çevirebilir, İstanbul ve Türkiye’nin altyapı, tesisleşme, turizm, kültür, uluslararası alanda imajının güçlendirilmesi ve sportif başarıya ulaşılması gibi birçok alanda sahip olduğumuz potansiyeli harekete geçirebiliriz.

OLİMPİYATLARIN EKONOMİYE HEM OLUMLU HEM OLUMSUZ ETKİLERİ VAR
İşte olimpiyatların ekonomiye etkilerine ilişkin kimi çarpıcı notlar:
• Montreal 1976 Olimpiyat Oyunları’nın finansmanının geri ödemesi tam 30 yıl sürdü.
• 1984 Olimpiyatları’ndan sonra Los Angeles’ta konut fiyatları dört-beş sene içerisinde yakın bölgelere göre yüzde 5-10 arasında daha fazla bir değer artışı elde etmişti.
• 1992 Barselona Olimpiyatları sonrasında kentin turizm gelirleri arttı, yatırımlar hız kazandı.
• 2000 Sydney Olimpiyatları’ndan 7 sene sonra yapılan bir analizde, Avustralya ekonomisine net zararın 2 milyar dolar olduğu hesaplandı.
• 2004 Atina Olimpiyatları’nın başlangıçta 4.5 milyar euro olarak hesaplanan maliyeti yaklaşık 8.9 milyar euroya ulaştı.
• 2008’de Pekin’deki olimpiyat oyunlarına Çin hükümetinin yaptığı 38 milyar dolar civarındaki müthiş harcama çok büyük sosyal tepkiye sebep oldu.
• 2012 Londra Olimpiyatları’nın 19 milyar dolara ulaşan mali portresi kısa vadede İngiliz ekonomisinde beklenen gelişmeyi sağlamadı.

TUĞRUL AKŞAR / EKO-SPOR

02 Eylül 2013 Pazartesi

http://www.dunya.com/olimpiyat-duzenlemek-karli-bir-is-mi-153065yy.htm

**********************************************************
Untitled Document

–>

MADALYONUN ARKA YÜZÜ

OLİMPİYATLAR SEKS TİCARETİNİ ARTIRACAK MI?

Olimpiyat Oyunları ve Dünya Kupası gibi büyük spor organizasyonları genellikle düzenlendikleri şehirde fuhuşun ve insan ticaretinin artmasına neden olmakla suçlanır.

Peki 2012 Olimpiyatları nedeniyle Londra’da fuhuş trafiği hızlanacak mı?

Uluslararası basın, polis ve hükümet yetkilileri binlerce kadının zorla evsahibi şehre getirilip izleyicilerin hizmetine sunulacağından endişe duyuyor gibi görünüyor.

2010 yılının Ocak ayında Olimpiyat Bakanı Tessa Jowell ”Büyük spor organizasyonları evrensel seks ve insan ticareti endüstrileri için mıknatıs gibidir. Bu kabul edilemez. Ben 2012 Olimpiyatlarında bu kişilerin Londra’yı ele geçirmesine izin vermemeye kararlıyım” demişti.

Nevada’da bir Moonlite Bunny Ranch adlı bir genelev işleten Dennis Hof ise Londra olimpiyatları için yaklaşık bin kadının Güney Doğu Asya, Afrika ve Arnavutluk çeteleri tarafından Londra’ya getirileceğini tahmin ettiğini söylüyor.

Olimpiyatlar sırasında şehirde legal bir genel ev işletmek istediğini söyleyen Hof bu tahminlerini Kanada’daki 2010 kış olimpiyatlarındaki gözlemlerine dayandırdığını söylüyor.

Ancak bütün bu uyarılar yerinde mi?

2004 Atina Olimpiyat oyunları fuhuşun net olarak arttığının kayda geçirildiği ilk büyük spor organizasyonu. Oyunlar sırasında şehirde fuhuş neredeyse normalin iki katına çıkmış.

Ancak Global Alliance Against Traffic in Women (GAATW) adlı sivil toplum kuruluşunun yayımladığı rapor, bu dönemde Atina’daki vaka sayısının 181 olduğunu bir yıl önce ise bu rakamın 93 olduğunu gösteriyor. Yani sayı artmış olsa da binlerce kadının sömürüldüğünü söylemek de çok mümkün değil.

Ayrıca Yunanlı yetkililer kayda geçirilien 181 vakanın hiç birinin de özel olarak Olimpiyat oyunlarına bağlanamayacağını söylüyor.

Almanya’da oynanan 2006 Dünya Kupası öncesinde de aynı uyarılar yapılmıştı ancak 2007 yılının Ocak ayında yayımlanan bir rapor bu dönemde Almanya’da sadece 5 tane fuhuş olayının doğrudan Olimpiyatlar ile bağlantılı olduğunu gösterdi.

Tüm bu verilere rağmen bazıları hala 2006 Dünya Kupası’nda binlerce fahişenin binlerce spor meraklısına hizmet verdiğini iddia ediyor.

Dünya Kupalarına bakmaya devam edecek olursak Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun finanse ettiği bir araştırma 2010 yılında Güney Afrika’da gerçekleşen Dünya Kupası’nın fahişelerin müşteri sayısında bir artışa neden olmadığını gösterdi.

Ancak oyunlar öncesinde ülkeye 40 bin ile 100 bin seks işçisinin sokulacağı ile ilgili spekülasyonlar vardı.

2010 Kış Olimpiyatları sırasında Kanada’nın da aynı sorunları yaşayacağı iddia edilmişti ancak oyunlar sonrasında British Columbia Üniversitesinin yaptığı bir araştırma kitlesel seks ticaretinin burada da yaşanmadığını gösterdi.

Bu araştırmada ‘Medyanın sansasyonel haberlerine rağmen yaptığımız araştırmada oyunlar nedeniyle kadın ticaretinin arttığına dair bir delil bulamadık” dendi.

Ancak bu raporun yayınlanmasından iki yıl sonra Tessa Jowell yine olimpiyatlardaki seks endüstrisi tehtidinden bahsediyordu.

Tessa Jowell bugün ellerindeki verilerin Londra’da Olimpiyatlar nedeniyle fuhuşun artmayacağını gösterdiğini kabul ediyor.

Jowell ”Spor organizasyonlarını izlemeye gelenlerin seks işçilerine olan talebi artıracağına dair bazı kanıtlar vardı ancak şu anda bu iddialar tartışmaya açık” dedi.

Jowell ayrıca şu anda Londra’da fuhuşun artacağına dair hiç bir gösterge olmamasının hükümetin aldığı önlemlerden mi kaynaklandığının yoksa gerçekten böyle bir tehtidin aslında hiç mi var olmadığının anlaşılmasının mümkün olmadığını söylüyor.

Lonra Polis Teşkilatı Fuhuş ve Organiza Suç Komitesi 2010 yılında insan ticareti, yasadışı göç ve genel olarak ahlak suçları ile savaşmak için kuruldu. Bu komite Olimpiyatlara ev sahipliği yapacak bölgelerdeki ahlak suçlarını önlemeye yoğunlaştı.

‘Baskınlara son verin’

Bu komiteye 600 bin sterlinlik bir ödenek ayrıldı ve 2012 oyunları öncesinde Londra’da seks ticaretinin artmasını engellemesi talep edildi.

Ancak komitenin 2011 yılında yayınladığı bir raporda ”Şehirde seks ticaretinin artış gösterdiğine dair hiç bir kanıt bulunmadığı” söylendi.

Ayrıca Lonra Parlamentosu’nun Muhafazakar Partili üyesi Andrew Boff da yaptığı incelemelerde ”Spor faaliyetleri sırasında ev sahibi şehirlerde insan ve seks ticaretinin arttığına dair gerçek bir kanıta ulaşamadığını” söyledi.

Boff ayrıca genel ev baskınlarının da hızla arttığını örnek olarak Olimpiyatlar öncesinde oyunlara ev sahipliği yapacak Newham bölgesinde 80 genelevin kapatıldığını söyledi.

İngiliz Fahişeler Birliği’nden Sarah Walker da Boff’un iddialarını onaylıyor ve Londra’da genel ev baskınlarının Olimpiyatlar öncesinde çok arttığını söylüyor.

Ancak Londra Polis teşkilatı Olimpiyatlar nedeni ile baskınları artırmadıklarını sadece yerel halkın şikayetleri doğrultusunda işlerini yaptıklarını söylüyor.

Seks işçilerini temsil eden bir başka grup ‘x:talk’ ise Olimpiyatların sonuna kadar bu sektörde çalışanların tutuklanıp sınır dışı edilmelerine ara verilmesi gerektiğini söylüyor.

Grubun sözcüsü tutuklama ve baskınlardaki artışın bu sektörde çalışan kadınları saklanmaya ittiğini bunun sonucunda da ihtiyaç duydukları yardımı alamadıklarını söylüyor ve polisten Olimpiyat dönemi sona erene kadar kadınların güvenliği için baskınlara ara vermelerini nasihat ediyor.

Sözcü ”Bütün bu baskınlar ve tutuklamalar bu kadınları sadece daha savunmasız hale getiriyor”diyor.

Son güncelleme:
7 HAZİRAN 2012 – TSİ 13:16

Mario Cacciottolo

BBC News

http://www.bbc.co.uk/turkce/ozeldosyalar/2012/06/120607_prostatution_olympics.shtml

About these ads

Yazabilirsin

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s