“Dr. MARKUS (1870-1944)- Osmanlıdan Cumhuriyete Geçişte Türk Yahudilerinden Görünümler”

  … Arogon’lu Ferdinand’a nasıl akıllı bir kral denebilir? Evet, o Ferdinand ki, Yahudileri ülkesinden sürmekle, kendi ülkesini yoksul, bizimkini ise zengin kıldı… SULTAN BAYEZİD II – 1492 … (Hahambaşı Hayim Nahum Efendi’ye) Bugün görüyorum ki, yetenek ve zekânız hakkında çok doğru bilgiler edindim. Memnuniyetimi size açıklamak istiyorum. Vatandaşlarımın sözünü ettiğiniz sadakat duygularına inanıyorum. Toplumunuzun […]

KIZILDERİLİLER NASIL YOKEDİLDİ?

 Hzl:  BARTOLOME DE LAS CASAS Amerika kıtası keşfedildiğinde oraya medeniyetten önce ölüm gitti. Vahşet, hırsızlık, soykırım gitti. Peki daha sonra medeniyet gitti mi? Hayır! Çünkü oranın yerlileri “Beyaz Adam”dan çok daha medeniydiler. Hırsızlığı, insan öldürmeyi bilmiyorlardı. Huzur içinde yaşayan büyük bir aile gibiydiler. “Beyaz Adam” gelince onu misafirperverce ve samimiyetle ağırladılar. Yiyeceklerinden bol bol ikram […]

KAPINDAYIM- Sâmiha Ayverdi Hanımefendi

Kapındayım. Seni bekliyorum. Gözlerim keskin ol­masa da, ey adımlarının sesinde en yakıcı âhengi buldu­ğum! Zaman ve mesâfelerin ardından ayak seslerini din­liyor, Seni nerelerden, tâ nerelerden izliyor, seçiyor, tanı­yor, görüyorum. Ya sen, beni hatırlamak istediğin vakitler, başımı ka­pıya dayalı bekler görüyor musun? Yoksa, iftiharla ta­hammül ettiğim, ıztırâbımın ağırlığından omuzlarına dü­şen paya dayanamaz olup da, başka taraflara […]

BANA, GÜL… DİYORSUN – Sâmiha Ayverdi Hanımefendi

Ağlamak istiyorum; bana, gül… diyorsun. Başımı alıp dağ tepe giden ben olayım; diyorum. Yok, seni buraya ben bağladım, çözülemezsin, diye ayak diriyorsun. Didik didik olmuş bir yüreğim var; kimden yedim bu silleyi, diyorum. Kanlı hançerini eteklerimin kıvrımlarına saklayıp: “Bilmem ki ben de onu arıyorum” diye, şaşırt­macaya kaçıyorsun. Kimseyi istemiyorum, kimse ile konuşacak tek kelâmım kalmadı, […]

EY YÜREK YANIĞI!- Sâmiha Ayverdi Hanımefendi

 Anladım; ben sensiz olamayacağım, ey yürek yanı­ğı! Yeryüzünde senden başka hiçbir anahtar, şu önün­de beklediğim kapıyı açmıyor. Gel, gel de gönlümün için­de dön ve bana o muhteşem kapıyı açıp ardına daya! Geceyi ürpertip coşturan ben değilim; sensin ey yü­rek yanığı! O gece ki, elimde hırpalanmaktan bezmiş gi­bi, bak, işte vakitsiz kaçmaya uğraşıyor. Ben ise, ölüm […]

MEYHÂNECİ- Sâmiha Ayverdi Hanımefendi

Ne zamandan beri buradayım? Ne zamandan beri boşalan kadehlerimi dolduruyorsun, ey meyhaneci? Gel, karşıma otur… bana, senin bilip de benim bil­mediklerimden bahset. Bana, geçmiş çağlara basa basa bugünü bulmuş, bugünü de yarın için basamak yapmış âgâhlıklardan bahset! Bana, sergüzeştlerini kendi kanlarıyla yazan aşk kahramanlarından bahset! Bana, kahra­manlıkların en şereflisi olan Hak kahramanlarından söz aç! Bana, […]

YAMYAM DaDA MANİFESTOSU-eski tas

ALINTI eski tas Yamyam olma ya da olmama konusunda artık tercih sahibi değiliz. Etik bir değerlendirmeye girişmek de anlamsız. Bedenlerimiz tarafından sindirilen şey, birbirimiziz. İnsan etiyle doyuyor şimdi yeni-insan. Keder ile erk arasında, herkes kudrete dönük adımlara teşne. Francis Picabia’nın yazdığı Manifeste Cannibale Dada -Yamyam Dada Manifestosu’nu 27 Mart 1920’de Paris’te, Theatre de l’oeuvre’deki Dada gecesinde André […]