“PAMUK PRENSES VE YEDİ CÜCELER” MASALININ ŞİFRESİ


Bir varmış bir yokmuş, çok uzun zaman evvel, masal gibi ülkelerden birinde bir kral ve kraliçe varmış. Kral ve kraliçenin istediği her şey yolunda gidiyormuş; yalnızca bir tek sorunları varmış ki, bu da tümüne bedelmiş. Kral ve kraliçe birbirlerini çok sevdikleri halde bu aşk bir türlü meyvesini vermiyor, bir çocukları olmuyormuş. Aradan uzun zaman geçtikten […]

“KÜLKEDİSİ” MASALININ ŞİFRESİ


Masallar zamanında bir ülkede, Sinderella adında bir kız yaşıyormuş. Yaşıyormuş ama buna yaşamak denirse. Sinderella’nın bir üvey annesi ve iki de üvey kız kardeşi varmış. Üvey anne ve kız kardeşler o kadar kötü davranırlarmış ki Sinderella’ya, onun zavallı minik dünyası kararırmış. Bu nedenle de Sinderella çok mutsuzmuş. Evin bütün işlerini ona yüklemek isterler ve bu […]

“PİNOKYO” MASALININ ŞİFRESİ


Çok uzak ülkelerin birinde Geppetto adında yaşlı bir marangoz yaşarmış. Karısı olmayan Geppetto Usta iyi bir marangoz olmasına rağmen pek de mutlu değilmiş. Çünkü o kadar yalnızmış ki, çekilir gibi değil. Karısı çok uzun yıllar önce ölmüş ve Geppetto Usta bir daha evlenmemiş. Hiç çocuğu da olmadığı için yapayalnız yaşamış. Sandıklar, bastonlar yapar kendisini avutmaya […]

“KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ” MASALININ ŞİFRESİ


“Bir varmış, bir yokmuş. Masalların egemen olduğu bir çağda küçük ve tatlı bir kız varmış. Bu kız öyle sevimliymiş ki, onu sevmeyen neredeyse yokmuş. Annesi ile yaşayan bu kızın ormanın derinliklerinde yaşayan bir de ninesi varmış. Ninesi çok sevdiği torununa kırmızı bir bere örmüş ve hediye etmiş. Kız da ninesini çok sevdiği için onun verdiği […]

MASALLARIN ŞİFRESİ


  Hzl: İsmail Gezgin Masal Dünyası Masalların dünyasında birçok insan var; toplumlar var, masalları anlatan kadınlar, nineler ve dinleyen çocuklar var. Masalların içinden zamanlar akar, zamanın içinden insanlar. Bir sihirdir masallar; bir vardır bir yoktur. Hem vardır hem yoktur. Hemen herkesi içine alıveren büyülü bir dünyadır masal dünyası. Çocukları masallarla uyutan büyükler de masala dahil […]

AŞK BUDUR! (Aşk Bu İmiş!) 3. KISIM


*** Meryem, o gece saraydan dönerken, Hamza, ile beraber Marküs’ten kaçtıkları ziyafet gecesi, bahçenin seddinden büyük havuzu seyrettikleri yerde durdu. Gene havuzun etrafındaki meş’aleler yanmıştı. Ziya hatları, manzum bir kitabenin yaldızlı mısraları gibi sıra sıra durgun suya düşmüştü. Hamza,  bu asil adam, Meryem’i Marküs’ten kurtarmakla ne büyük bir iyilik etmiş, sonra da ona karşı bütün […]

AŞK BUDUR! (Aşk Bu İmiş!) 2. KISIM


İKİNCİ KISIM —Bugün hava ne kadar sıcak… İhtiyat sularımız da bitmek üzere. Bana öyle geliyor ki biraz daha suya rast gelmezsek, biz de, develerimiz de öleceğiz… —Çölde su olan yerleri kılavuzlar bilir, sen keyfine bak Menes ! —Tam keyfe bakmanın sırası.. Çıldırıyorsun sen galiba. —Bu ne metanetsizlik Menes ? Hem bu iklime, hem de bu […]