NESRE DAİR- Şeytanla Konuşmalar- Hilmi Ziya ÜLKEN


(3. BÖLÜM) İyiliğe yüz tuttuğumu görünce, şeytan ziyaretime geldi. Bu sefer çehrelerinden en sevimlisiyle, Thais’de Paphnus’a görünen, reziletlerini güzelliğin himayesinde huzura çıkarmış Lucifer şeklindeydi. Cildinde öyle bir tatlılık, ve rahatlık vardı ki insan ona baktıkça ferahladığını, içinde bütün düğümlerin çözüldüğünü, huzurun sonsuz lezzetine kavuştuğunu hissederdd. Deniz rengi gözlerinde endişeden, ihanetten, içi kıvrantı ile harap olmuş […]

SIHHATE VE AŞKA DAİR- Şeytanla Konuşmalar- Hilmi Ziya ÜLKEN


(2. BÖLÜM) İnsan sıhhatte olunca, bütün yelkenleri rüzgârla kabaran bir gemi gibi bütün ihtiraslarile yaşar; fakat hastalanınca tek ihtiras kalır: iyileşmek arzusu. O zaman ne aşkın, ne hırscahın, ne san’atın, ne ilmin mânası vardır. Onu rüya âleminde, ayağı yerden kesilmiş gibi yaşatan bu kanatlar kırılınca birden acı hakikatin toprağına düşer. Fakat bu sukut, en kötü […]

ŞEYTANLA KONUŞMALAR- Hilmi Ziya ÜLKEN


  (1 . BÖLÜM) TAKDİM — Size kendimi takdim edeyim: Ben, mukaddes kitapların cennetten tardettiği, Allah’ın en menfur mahlûku, insanları baştan çıkarıp, kötü yollara sevkeden, bu dünyada hastalık, fenalık, delilik, aşağılık namına ne varsa onlara musallat etmeyi kendine başabaş iş edinmiş olan kimseyim. Bu saatte sizi rahatsız ettim diye kusura bakmayın. Çünkü benim için erken […]

“DOST ” -Samiha AYVERDİ


KİTAPTAN EVVEL Her devirde ve asırda, Ebû Bekir ve Ebû Cehil yaradılışlı kimseler olduğunu bilince, gerçeklerin beyânında niçin söz söyler, neden kalem oynatırız diye düşünmemek elde değil. Zîra hakikatler, ancak o hakikatle soydaş olan gerçek kimselere yüz gösterir, gafil inkârcılara değil… Anlamak ve inanmak, dünyâda kazanılan bir imtiyaz olmaktan ziyâde, bir ezelî nasip işidir. Şu […]

KÜLTÜR KİLOYLA SATILMAZ-Aytunç ALTINDAL


Uzun bir yazı, fakat okumanızı tavsiye ederim. ÖNSÖZ Bakkala gidip, “şuradan bir kilo kültür, üç metre edebiyat, bir çuval felsefe ver” denmez. Kültürün, felsefenin, sanatın, şiirin endazesi yoktur. (Gerçi günümüzde, “veresiye vere vere kalmadı kalmadı” diyen, güleç yüzlü o güzelim mahalle bakkalları da göçüp gittiler ya, neyse!) Kültürü hiç kimse arşınla, kiloyla alamaz, isterse dünyanın […]

YİTİK CENNET- Sezai KARAKOÇ


Sırlı dünyayı dolaşıp Mirac etmek isteyenler için ÂDEM Şeytan Âdemle Havva’nın Cennette öncesiz sonrasızmışçasına mutlu bir hayatı yaşadıkları zaman gibiydi hayatımız Batının soluğu bize gelmeden önce. Bu soluk bize ne zaman geldi?  Bu soluk geldiği için mi değişmeğe başladı yüzümüz?  Bozuldu ve bir maskeye dönüştü?  Dağlarda bilinmeyen bir bitkiyi yiyip de ondan gizli ve sürekli […]

ALINYAZISI SAATİ-( 1979-1988) Sezai KARAKOÇ


(Onüçüncü Sağnak: kış sağnağı. Ölüm. Sonra çark bir daha dönecek: diriliş.)   1. Ve Kudüs şehri. Gökte yapılıp yere indirilen şehir. Tanrı şehri ve bütün insanlığın şehri. Altında bir krater saklayan şehir. Kalbime bir ağırlık gibi çöküyor şimdi. Ne diyor ne diyor Kudüs bana şimdi Hani Şam’dan bir şamdan getirecektin Dikecektin Süleyman Peygamber’in kabrine Ruhları […]