SİMAVNA KADISIOĞLU ŞEYH BEDREDDİN’E İZAFE EDİLEN BİR RİSALE: RİSÂLE-İ BEDREDDÎN

Osmanlı tarihinin önemli simalarından biri olan Şeyh Bedreddin kaddesellâhü sırrahu’l azîz (1358-1420), esas olarak bir din âlimi, bir mutasavvıf bir devlet adamıdır. Birçok kimliği üzerinde barındıran bu şahsiyet, aynı zamanda farklı alanlarda yazdığı eserleriyle de tanınmaktadır. Bunlar arasında Letâif, Câmiu ‘l-Fusûleyn ve Fetâvâ gösterilebilir. Biz burada, Şeyh Bedreddin den yaklaşık dört yüz yıl sonra yazılmış […]

ŞEYH ŞERAFEDDİN-İ DAĞISTANÎ kaddesellâhü sırrahu’l azîz EFENDİMİZ ve SIRLARI (v. 1355/1936):

Şerafeddin Zeynelabidin-i Dağıstanî 1292/1875 yılı, Dağıstan’ın Temirhanşura vilayeti, Gunip kazasının Kikuni köyünde, dünyaya gelmiştir.112 Şeyh Şerafeddin, altı-yedi yaşlarında iken Ebu Ahmed-i Sugurî’nin manevi eğitimine girmiştir. Ebu Ahmed-i Sugurî (v. 1299/1882), İmam Şâmil ile birlikte Ruslara karşı savaştığı için, Ruslar tarafından vatanı Dağıstan’dan sürgün edildiğinde Şeyh Şerafeddin,113 Ebu Ahmed-i Sugurî’nin halifesi olan Muhammed Medenî’nin (v. 1332/1913) […]

“ARİFLERİN DELİLİ – MÜŞKİLLERİN ANAHTARI” KIRIMLI SELÎM DÎVÂNE

VELÎLERİN TEVHİDİ Velîlerin edep, sülük ve huylarını anladınsa, şimdi de Hakikî tevhidi, yani velilerin Hakk’ı tevhid etmesi nasıldır, onu anlata­lım: Ey sâdık âşık, Hakk diye varlığa derler, bâtıl diye de yokluğa. Her ne ki vardır, Hakk’tır, varlığıyla vardır; yani bütün varlıklar Hakk’ın vücudundan meydana gelirler ve yine Hakk’ın vücuduna dönerler. Peygamber “Ondan meydana gelir ve […]

SALÂT-I MAKBÛLE

Hazırlayan: İhramcızâde Hacı İsmail Hakkı ALTUNTAŞ بِسْـــمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ الحمد لله رب العالمين والصلاة والسلام على رسولنا محمد وعلى اله وصحبه وسلم اجمعين  “Salât-ı Makbûle” Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz  için okunan bir medhiye, övgüdür. Âyet, Hadis veya bir me’sur dua değildir. Yalnızca ilk iki satırı ayet-i kerimedir. Bundan dolayı ilk iki satırındaki […]

HALÎFE-İ PÎR-İ MÜNÎR HACI ABDÜLKÂDİR BEY HAZRETLERİ’NİN-SORU VE CEVAPLAR MAHİYETİNDEKİ İKİ RİSÂLESİ

İlişikte Pîr-i Münîr Sultânu’l Muhakikîn Hoca Efendimiz Hazretleri’nin halîfelerinden, Hacı Abdülkâdir Bey Kaddesallahû Sırrahû’l  Azîz Hazretlerinin iki adet mektup cevabı risalesidir. Bu risalelerden birincisi, Azîzimiz, Efendimiz Destgîrimiz Mürşîd-i Kâmil Muhittin USER Kaddesallahû Sırrahu’l Âlî Hazretleri’nin peder-i âlîsi, Manastırlı Niyâzî USER Kaddesallahû Esrârehû Efendimiz Hazretleri’nin talebi üzerine Hacı Abdülkâdir Bey Hazretleri tarafından ihvân-ı sâdıkîn’e hitâben yazılmış […]

ŞEYHİ OLMAYANLAR İÇİN SALÂT Ü SELÂM İLE SEYR U SÜLÜK

Hzl: İhsan ERKUL Tasavvuf ve tarikatlardaki eğitim ve terbiye işine verilen genel ad seyr u sülüktür. Yani Hakk’a vâsıl olmadır. Tasavvuf ıstılâhında seyr, cehâletten ilme kötü huylardan güzel ahlâka, kulun fâni varlığından Hakk’ın varlığına yönelmektir. Sülük ise mânevi yola girmiş kişiyi Hakk’a vâsıl olmaya hazırlayan ahlâkî eğitimdir. Seyr’in başı sülük, sonu vusûldür. Yani Hakk’a vuslattır[1] […]

SALÂT Ü SELÂM VE SIRLARI

Hzl: İhsan ERKUL Salât ü selâm, Hz. Peygamber (sallallâhü aleyhi ve sellem)’e duyulan muhabbetin, bağlılığın, samimiyet ve sadâkatin ifâdesidir. Bu açıdan birçok sırları barındırmaktadır. Nitekim İbn Ferhûn el-Kurtûbî“Hadâiku’l-envâr fi’s-salâti ve’s-selâm ale’n-Nebiyyi’l-Muhtâr” adlı eserinde, salât ü selâmdaki sırlan kâfiyeli bir anlatımla şöyle ifâde etmiştir:[1] [2] “Salâtü’l-Meliki’l-Cebbâr Şefâatü ’ n-Nebiyyi ’ l-Muhtâr El-iktidâu bil-Melâiketi’l–ebrâr Muhâlefetü’l-münâfıkîne ve’l-küffâr Mahvu’l-hatâyâ […]