ERNESTO CHE GUEVARA, EFSANEDEN ALDATMACAYA


XX. yüzyılın bütün efsaneleri içinde, Ernesto Che Guevara’nınki inkâr edilemez biçimde en uzun süreli ama en içi boş olanlardan biridir. Alfreda Batista’nın Küba’yı bir Orta Çağ derebeyliğinin çöplüğüne ve mafyanın özel avlanma alanına dönüştüren aşağılık diktatoryasına karşı yükselen direnişten, batı dünyasının hayal gücü sonunda bir ikon ve büyük boyutlar kazanmış bir aldatmaca yaratacaktı. Kirli tırnaklı […]

İNANÇSIZLIĞA GİDEN YOLDA “AKL-I SELİM”


Bu yazı 1995 yılında Kaynak Yayınları arasında çıkmış olan Jean Meslier’nin Le Bon Sens (Akl-ı selim) den özetlenek hazırlanmıştır. Hak yoldan sapmış Hristiyanlığa karşı eleştiri olarak çıkmış “bir araba beygiri üslubunda” yazılan nevrotik-düşüncenin dinsizliğe doğru yönelişini göreceksiniz. Eleştiri yapmak uğruna kafa yorarken kendini kaybetmiş bir kişinin saplantıları daha sonra dinsizlerin eline sermaye olmuş ve bir […]

GEÇMİŞ ZAMANA DAİR -Şeytanla Konuşmalar- Hilmi Ziya ÜLKEN


(6. BÖLÜM) Şeytan, beni memnun etmek için bu sefer elinde bir tomarla gülerek geldi: —         Taze havadisten bıktınız. Size mahzeni evrakta bulduğum vesikaları getirdim. Biraz da müverrihin gözlüğile dünyaya bakın. —         Hangi müverrihin? Bir işaretle Habili Kabil yapanın gözlüğile mi? Çölde mamureler icad eden ve gün görmemiş yer den kavimler çıkaranlarla mı? Yoksa kendini âleme […]

KİTABA ve HAYATA DAİR- Şeytanla Konuşmalar- Hilmi Ziya ÜLKEN


(5. BÖLÜM) Büyük bir seyahatten dönüşte şeytan kütüphaneme uğradı. Hayli vakittir görüşmek kısmen olmadığı için, yine her zamanki iptilâma dalmıştım: faydalı faydasız bir yığın şey okuyordum. Kafam kazana dönmüştü. Kitap faresi gibi yaşamadansa, dünyada işe yarar her hangi bir adam olmayı bin defa tercih ederdim. Ne bende Faust gibi sakalını kesip meyhaneye gidecek kudret vardı, […]

TEFAHÜR VE ACZE DAİR – Şeytanla Konuşmalar- Hilmi Ziya ÜLKEN


(4. BÖLÜM) «Tefahür faziletleri büsbütün yıkmasa bile, hepsini sarsar. Başkalarının tefahürünü çekemiyeşimiz, onun bizi kırmasındandır. Müdahene, ancak tefahürümüzle revaç bulan bir kalb akçedir. İzzeti nefs ise müdahinlerin en büyüğüdür…» Aşkı bir nevi tefahür diye tarif eden — La Rochefoucauld’de okuduğum bu satırlar, insanı insan hakkında ne kara görüşlü yapmaya sevkediyor! Pascal da böyle demiyor mu?: […]

NESRE DAİR- Şeytanla Konuşmalar- Hilmi Ziya ÜLKEN


(3. BÖLÜM) İyiliğe yüz tuttuğumu görünce, şeytan ziyaretime geldi. Bu sefer çehrelerinden en sevimlisiyle, Thais’de Paphnus’a görünen, reziletlerini güzelliğin himayesinde huzura çıkarmış Lucifer şeklindeydi. Cildinde öyle bir tatlılık, ve rahatlık vardı ki insan ona baktıkça ferahladığını, içinde bütün düğümlerin çözüldüğünü, huzurun sonsuz lezzetine kavuştuğunu hissederdd. Deniz rengi gözlerinde endişeden, ihanetten, içi kıvrantı ile harap olmuş […]

SIHHATE VE AŞKA DAİR- Şeytanla Konuşmalar- Hilmi Ziya ÜLKEN


(2. BÖLÜM) İnsan sıhhatte olunca, bütün yelkenleri rüzgârla kabaran bir gemi gibi bütün ihtiraslarile yaşar; fakat hastalanınca tek ihtiras kalır: iyileşmek arzusu. O zaman ne aşkın, ne hırscahın, ne san’atın, ne ilmin mânası vardır. Onu rüya âleminde, ayağı yerden kesilmiş gibi yaşatan bu kanatlar kırılınca birden acı hakikatin toprağına düşer. Fakat bu sukut, en kötü […]