SİNDRELLA KOMPLEKSİ- THE CINDRELLA COMPLEX

 Women’s Hidden Fear of Independence Çağdaş Kadında Bağımsızlık Korkusu Hzl. Collette Dowling KURTARILMA ARZUSU Hastalığımı başkalarından gizlemeye çalışarak, üçüncü kattaki evimizde, ateşler içinde yalnız yatıyorum. Oda büyük ve soğuk, saatler geçtikçe, tuhaf bir şekilde rahatsız edici gözüküyor. Çocukluğumu hatırlıyorum: hassas, çaresiz, küçük bir kız. Karanlık çökene doğru, ateşten değil, kaygıdan tam anlamıyla -perişan oluyorum. Burada […]

NİÇİN İNTİHAR?

Dostlarım toplanın öldüğüm zaman, Yalanı o günlük bir kenara atın. Tutunuz tabutun bir kenarından, Bir derin çukura beni fırlatın. O. Seyfi ORHON  Hzl: Pınar Çekirge   ŞARTLI ŞURTLU… HER TÜRLÜ PAZARLIĞA AÇIK OLAN İNTİHARLAR.. «Her intihar salgını altında bir ekonomik ya da siyasal bunalım yatar,» demiş Durkheim. Peki, ya show amaçlı, koşullu intiharları nasıl açıklamalı? […]

ALEVÎLERİN KENDİ GÖRÜNTÜSÜNÜ ALGILAYIŞI VE ALEVÎ İMAJINA YÖNELİK BAKIŞ AÇILARI

Dr. İsmail ENGİN Deutsches Orient Institut Hamburg Türkiye’de Alevî kimliğine ve imajına yönelik değerlendirmeler ya da bakış açıları, ister Alevîlerin kendilerini algılayışları, isterse Sünnîlerin Alevîleri tanımlamaları açısından olsun, Türkiye tarihinde çoğu zaman dün olduğu gibi bugün de sorunlara yol açmaktadır. [1] Bunun Türkiye’de ne tür sorunlu alanları oluşturduğu ya da oluşturabileceğine geçmeden önce, kimlik ve […]

ALEVÎLİK

Hzl: Prof. Dr. Süleyman ULUDAĞ Anadolu Kızılbaşlığının kökü yüzeysel de olsa 1252-1334 yıllan arasında Erdebil’de yaşamış olan Safeviyye veya Erdebiliyye diye anılan Sünnî bir tarikatın kurucusu Şeyh Safiyuddîn’in torunu Hoca Ali’ye (ö. 1429) dayanır. Şeyh Safiyyuddîn ve oğlu Hoca Sadrettin (ö. 1393) zamanında Sünnî karakterini koruyan bu tarikat Hoca Ali zamanında Şiî bir eğilim göstermeye, […]

ALEVÎLERİN TÜRKİYE’DEKİ MEDYA KİMLİKLERİ: “ORTAYA ÇIKIŞ’IN SERÜVENİ

Dr. M. Hakan YAVUZ Wisconsin Üniversitesi Öğretim Üyesi SUNUŞ 5 Aralık 1996’da önde gelen Alevîlerin liderliğindeki Demokratik Barış Hareketi Türkçe gazetelerde tüm sayfa olarak şöyle bir haberle yer almıştı: “Adlarımız farklı olabilir, soyadımız Türkiye”. Günümüz Türkiye’sinde her geçen gün kendilerini Türk’ten ziyade Türkiyeli olarak gören yeni yeni etnik-dinî kimlikler ortaya çıkmaktadır. Meselâ, siyasî kimliğin ülke […]

ALEVÎLİK, NUSAYRÎLİK VE BÂB-I ÂLÎ

Prof. Dr. İlber ORTAYLI Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Osmanlı Alevîliği nedir? Alevîlik akidesi, ritueli, ibâdet biçimleri, liturjisi (dua metinleri İlâhileri) ile tarifi yapılmış, kabul edilmiş ortak catehism’i ve öğretisi olan bir inanç mıdır? Yoksa tamamen bir ahlâk sistemi, bir dünya görüşü müdür? Galiba her ikisi için de evetler ve hayırlar izharı mümkündür. Alevîliğin kesin hayır […]

İKİ MENZİL ARASINDA KALAN “ALEVİLER”

Osmanlı toplumunda Aleviler ve Ermenilerin birbiri ile olan alakasını görmeniz için aşağıda bırakacağım alıntı, düşünce dünyanızda çok değişime sebep olacaktır. Toplumun gördüğü baskı ile milliyet ve din mefhumunun göreceği değişim ve döngüsü ile yapmayacağını yapması veya tersi durumu, takdir edince etnik değişime uğrayışını görebileceksiniz. [ Osmanlılar döneminde, bu kesimde (Alevi) tek tek görülen karşı düşünce […]

MİLLÎ KİMLİK- NATİONAL IDENTITY

Hzl. Anthony D. SMITH trc: Bahadır Sina Şener   MİLLÎ VE DİĞER KİMLİKLER İÖ. 429 tarihi, Atinalılar için bir dönüm noktası olmuştu. O yıl, Atina’nın önderi olarak geçirdiği 30 yıldan sonra Perikles, Atinalıları kırıp geçiren bir musibete yenik düştü. O tarihten itibaren de Atinalıların gücü gözle görülür bir şekilde azalmaya başladı. Aynı yıl Sofokles pek […]

KÖLE AYAKLANMALARI

Roma işgücü sıkıntısı çekiyordu ve bunun doğal sonucu olarak da bir faal köle piyasası işliyordu. Bu kölelerin kaynağı başlıca savaş esirleriyle köle tacirlerinin geliştirdikleri veya Roma ile barış halindeki bölgelerden cebren kaçırdıkları insanlardı. Bu sonuncular arasında büyük çoğunluk Mısırlı ve Suriyelilerden oluşuyordu. O kadar Titus Livius (en önemli üç tarihçiden biri, M.Ö. 59/64-M.S. 17) M.Ö. […]

Yahudi SORUNU- “Yahudi DÜŞMANI”- “Antisemitin PORTRESİ” -JEAN PAUL SARTRE

 Çeviren : Emin Türk ELİÇİN YAHUDİ SORUNU ÜZERİNE DÜŞÜNCELER “Yahudiler bütün çağdaş uluslarca özümlenmeye hazır ve elverişli iken salt istenmemeleri yüzünden Yahudi kalmış bir halk olarak tanımlanabilir. İsa Peygamberin öldürülmüş olmasının günahı ta baştan beri Yahudi’nin omzuna yüklenmiş ağır bir yüktür. Kilise Ortaçağ’da Yahudileri zorla özümlemeye çalışacak, ya da yok edecek yerde onlara göz yummuş […]

31 MART’TA YABANCI PARMAĞI

ABDÜLHAMİD’İN PARMAĞI VAR MI? 31 MART’TA PRENS SABAHATTİN Fikir adamı ve darbeci olarak her şeyi ile İngilizlere bağlı bulunan Prens Sabahattin, bütün mondenliği içinde 31 Mart irtica olayının ön plandaki aktörlerinden biridir. Rauf Orbay, Prens’i, 31 Mart’ta Fitz Maurice’in alet olarak kullandığını yazmaktadır. 31 Mart’ın bastırılmasından sonra tutuklanan Prens’i kurtardığını ileri süren Cemal Paşa, Mahmut […]

HALK PSİKOLOJİSİ ÜZERİNE

KIRK SEKİZ SAAT BEKLETİLEN GEMİ AZİZ NESİN Dünya tarihinin en alçakça yargılanmalarından biri belki de başlıcası Mithat Paşa davasıdır. Bu davanın acı sonu ve o korkunç siyasi cinayet satılmışlarını bu siyasi davada oynadıkları alçakça rol bir yana, bu eski olayda beni en çok üzen, Ahmet Mithat Efendi gibi büyük bir yazarın, yazılarıyla Abdülhamit’i desteklemiş, bir […]

TEKRAR İZLENİLMESİ GEREKEN FİLİMLERDEN

Akbabanın Üç Günü (1975) Three Days of the Condor Dinle! CIA için çalışıyorum. Ajan değilim. Kitap okurum, sadece. Dünyada yayımlanan her şeyi okuruz ve komplolar, kirli tuzaklar kodlar gireriz bilgisayara ve bilgisayar bunlarla CIA’in gerçek plan ve operasyonlarını karşılaştırır. Yeni fikirleri, zayıf noktaları araştırırım. Macera kitapları, romanlar gazeteler okuruz. Kim böyle bir işi icat eder […]

UNUTULMUŞ BİR CEMAAT-MANİSA YAHUDİLERİ

Hzl:  Feridun Mustafa Emecen, ÖNSÖZ “Bir gün bir yeniçeri yolda rastladığı bir Yahudi’yi çevirip ona; Siz İsa peygamberi çarmıha germişsiniz öyle mi ? diye sorarak kılıcını çeker; biçare Yahudi korku içerisinde, Aman ağam bu bin beş yüz yıl önceydi, benim ne suçum var, Bunun üzerine yeniçeri, Olsun ben yeni öğrendim ” der. Sonunda Yahudi canını […]

GEÇMİŞ ZAMANA DAİR -Şeytanla Konuşmalar- Hilmi Ziya ÜLKEN

(6. BÖLÜM) Şeytan, beni memnun etmek için bu sefer elinde bir tomarla gülerek geldi: —         Taze havadisten bıktınız. Size mahzeni evrakta bulduğum vesikaları getirdim. Biraz da müverrihin gözlüğile dünyaya bakın. —         Hangi müverrihin? Bir işaretle Habili Kabil yapanın gözlüğile mi? Çölde mamureler icad eden ve gün görmemiş yer den kavimler çıkaranlarla mı? Yoksa kendini âleme […]

KİTABA ve HAYATA DAİR- Şeytanla Konuşmalar- Hilmi Ziya ÜLKEN

(5. BÖLÜM) Büyük bir seyahatten dönüşte şeytan kütüphaneme uğradı. Hayli vakittir görüşmek kısmen olmadığı için, yine her zamanki iptilâma dalmıştım: faydalı faydasız bir yığın şey okuyordum. Kafam kazana dönmüştü. Kitap faresi gibi yaşamadansa, dünyada işe yarar her hangi bir adam olmayı bin defa tercih ederdim. Ne bende Faust gibi sakalını kesip meyhaneye gidecek kudret vardı, […]

TEFAHÜR VE ACZE DAİR – Şeytanla Konuşmalar- Hilmi Ziya ÜLKEN

(4. BÖLÜM) «Tefahür faziletleri büsbütün yıkmasa bile, hepsini sarsar. Başkalarının tefahürünü çekemiyeşimiz, onun bizi kırmasındandır. Müdahene, ancak tefahürümüzle revaç bulan bir kalb akçedir. İzzeti nefs ise müdahinlerin en büyüğüdür…» Aşkı bir nevi tefahür diye tarif eden — La Rochefoucauld’de okuduğum bu satırlar, insanı insan hakkında ne kara görüşlü yapmaya sevkediyor! Pascal da böyle demiyor mu?: […]

NESRE DAİR- Şeytanla Konuşmalar- Hilmi Ziya ÜLKEN

(3. BÖLÜM) İyiliğe yüz tuttuğumu görünce, şeytan ziyaretime geldi. Bu sefer çehrelerinden en sevimlisiyle, Thais’de Paphnus’a görünen, reziletlerini güzelliğin himayesinde huzura çıkarmış Lucifer şeklindeydi. Cildinde öyle bir tatlılık, ve rahatlık vardı ki insan ona baktıkça ferahladığını, içinde bütün düğümlerin çözüldüğünü, huzurun sonsuz lezzetine kavuştuğunu hissederdd. Deniz rengi gözlerinde endişeden, ihanetten, içi kıvrantı ile harap olmuş […]

SIHHATE VE AŞKA DAİR- Şeytanla Konuşmalar- Hilmi Ziya ÜLKEN

(2. BÖLÜM) İnsan sıhhatte olunca, bütün yelkenleri rüzgârla kabaran bir gemi gibi bütün ihtiraslarile yaşar; fakat hastalanınca tek ihtiras kalır: iyileşmek arzusu. O zaman ne aşkın, ne hırscahın, ne san’atın, ne ilmin mânası vardır. Onu rüya âleminde, ayağı yerden kesilmiş gibi yaşatan bu kanatlar kırılınca birden acı hakikatin toprağına düşer. Fakat bu sukut, en kötü […]

ŞEYTANLA KONUŞMALAR- Hilmi Ziya ÜLKEN

HAKKINDA hzl: Fatma ÇİFT Hilmi Ziya Ülken ‘in bu eseri edebiyat ve düşünce dünyamızda pekte rastlanılmayacak türden bir eserdir. Kitap bir eleştiri hatta daha da öteye bir özeleştiri kitabıdır. Bu çerçevede yazar hem dönemini hem de kendini eleştiriye tutar ve eksiklikleri göz önüne sermeye çalışır. Peki, şeytan bunun neresindedir? Eserin pekte rastlanılmayacak türden bir yapıt […]