MÜLÂKATLAR- Sâmiha AYVERDİ

Mehmed Abdülkâdir Diyamandi[1] Rüştü Bey[2] Fahri Cantürk[3] 9 Nisan 1947 Yaman Dede— Efendim size hem teşekkür, hem de tebrik etmek isterim. Elinizde tuttuğunuz meş’ale bütün cihâna nûr saçıyor. S. Ayverdi— Allah kimin eline ne vermişse ancak tuttuğu odur. Kimsenin elinde birşey yoktur ve olmadığını bilmesi lâzımdır. Yaman Dede— Âmennâ!… Hiçlik gibi güzel nasip ne vardır? […]

YALANA ÖVGÜ, “LOB DER LÜGE”- CLAUDIA MAYER

NEDEN YALAN SÖYLÜYORUZ Siyah ve beyaz yalanlar: Yalan nerede ve ne zaman başlıyor Bir günde 200 kez yalan söylediğimiz gerçekten de doğru mu?  Gün içinde söylediğimiz yalanların sayısı elbette kurduğumuz sosyal ilişkilere göre değişir. Satıcılar, doktor asistanları, avukatlar, psikologlar ve gazeteciler yalnız bir çobandan çok daha fazla yalan söyler, çünkü bunun için daha fazla olanakları […]

ERNESTO CHE GUEVARA, EFSANEDEN ALDATMACAYA

XX. yüzyılın bütün efsaneleri içinde, Ernesto Che Guevara’nınki inkâr edilemez biçimde en uzun süreli ama en içi boş olanlardan biridir. Alfreda Batista’nın Küba’yı bir Orta Çağ derebeyliğinin çöplüğüne ve mafyanın özel avlanma alanına dönüştüren aşağılık diktatoryasına karşı yükselen direnişten, batı dünyasının hayal gücü sonunda bir ikon ve büyük boyutlar kazanmış bir aldatmaca yaratacaktı. Kirli tırnaklı […]

EVRENİN YATIŞMAZ YAPISI

 Eşya’nın nesnelerin sıfatları, nitelik ve halleri vardır. Renk, hacim, ısı, ağırlık, mıknatıslı özelliği, yanabilme, yumuşaklık, akışkanlık tad gibi. Bütün bunlar arasında değişkenlik ve hareket diğerlerinden ayrı bir özellik gösterir. Bir nesne giderek değişme ve başkalaşma sürecinde ise, «hareket» dediğimiz niteliği var demektir. Fakat bu niteliğin renk ve tad gibi niteliklerden ayrılışı açıktır. İlk türden olan […]

İNANÇSIZLIĞA GİDEN YOLDA “AKL-I SELİM”

Bu yazı 1995 yılında Kaynak Yayınları arasında çıkmış olan Jean Meslier’nin Le Bon Sens (Akl-ı selim) den özetlenek hazırlanmıştır. Hak yoldan sapmış Hristiyanlığa karşı eleştiri olarak çıkmış “bir araba beygiri üslubunda” yazılan nevrotik-düşüncenin dinsizliğe doğru yönelişini göreceksiniz. Eleştiri yapmak uğruna kafa yorarken kendini kaybetmiş bir kişinin saplantıları daha sonra dinsizlerin eline sermaye olmuş ve bir […]

GEÇMİŞ ZAMANA DAİR -Şeytanla Konuşmalar- Hilmi Ziya ÜLKEN

(6. BÖLÜM) Şeytan, beni memnun etmek için bu sefer elinde bir tomarla gülerek geldi: —         Taze havadisten bıktınız. Size mahzeni evrakta bulduğum vesikaları getirdim. Biraz da müverrihin gözlüğile dünyaya bakın. —         Hangi müverrihin? Bir işaretle Habili Kabil yapanın gözlüğile mi? Çölde mamureler icad eden ve gün görmemiş yer den kavimler çıkaranlarla mı? Yoksa kendini âleme […]

KİTABA ve HAYATA DAİR- Şeytanla Konuşmalar- Hilmi Ziya ÜLKEN

(5. BÖLÜM) Büyük bir seyahatten dönüşte şeytan kütüphaneme uğradı. Hayli vakittir görüşmek kısmen olmadığı için, yine her zamanki iptilâma dalmıştım: faydalı faydasız bir yığın şey okuyordum. Kafam kazana dönmüştü. Kitap faresi gibi yaşamadansa, dünyada işe yarar her hangi bir adam olmayı bin defa tercih ederdim. Ne bende Faust gibi sakalını kesip meyhaneye gidecek kudret vardı, […]