KEN’AN ER-RİFÂÎ Kaddesellâhü sırrahu’l âlî (d. 1867, Selanik – ö. 1950, İstanbul)

Mutasavvıf-şair. Selânik’te doğdu. Babası, Filibe hânedanından Hacı Hasan Bey’in oğlu Abdülhalim Bey, annesi Hatice Cenan Hanım’dır. Şarkî Rumeli vilâyetlerinde Filibe murahhası olarak görev yapan babası daha sonra İstanbul’a giderek Fatih Hırka-i şerif’te satın aldığı bir konağa yerleşti. Posta Telgraf Nezâreti sicil başmüdürlüğü ve telgraf nâzırlığı görevlerinde bulundU. Kenan Rifâî mânevî hasletlerini tevarüs ettiği annesinden ilk […]

SAHİBKIRAN EMÎR TİMUR MUHAMMED TARAĞAY BAHADIROĞLU ve EHL-İ BEYT SEVGİSİ

”Ey Timur! Allah Teâlâ bu yüzyılın başında seni dini düzeltmeye görevli seçti. Allah bu tevfiki sana bağışladı” Ebu Bekir Taybâdi kaddesellâhü sırrahu’l azîz  [EMİR TİMUR’A AD VERİLMESİ Emir Timur (1320/30 – 18 Şubat 1405 –Otrar-), Özbekistan’ın güneyindeki Keş adlı küçük kasabada (veya buraya yakın bir yerde), 9 Nisan 1336’da Barlas boyuna mensup Turagay adlı bir […]

BİZ SEVENLERDENİZ

Hz. Ali kerremallâhü vecheyi sevmemek. Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellemi sevmemektir. Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellemi sevmemek Allah Teâlâ’yı sevmemektir. Hakikî müslümanlar Hz. Ali’yi severler. ** Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdu ki: —           Ya Ali! Senin yüzüne nazar etmek ibadettir, dünya ve âhiretin seyyidi ve serveri sensin. Her kim seni severse, beni sevmiş olur. […]

AŞK BUDUR! (Aşk Bu İmiş!) 3. KISIM

*** Meryem, o gece saraydan dönerken, Hamza, ile beraber Marküs’ten kaçtıkları ziyafet gecesi, bahçenin seddinden büyük havuzu seyrettikleri yerde durdu. Gene havuzun etrafındaki meş’aleler yanmıştı. Ziya hatları, manzum bir kitabenin yaldızlı mısraları gibi sıra sıra durgun suya düşmüştü. Hamza,  bu asil adam, Meryem’i Marküs’ten kurtarmakla ne büyük bir iyilik etmiş, sonra da ona karşı bütün […]

AŞK BUDUR! (Aşk Bu İmiş!) 2. KISIM

İKİNCİ KISIM —Bugün hava ne kadar sıcak… İhtiyat sularımız da bitmek üzere. Bana öyle geliyor ki biraz daha suya rast gelmezsek, biz de, develerimiz de öleceğiz… —Çölde su olan yerleri kılavuzlar bilir, sen keyfine bak Menes ! —Tam keyfe bakmanın sırası.. Çıldırıyorsun sen galiba. —Bu ne metanetsizlik Menes ? Hem bu iklime, hem de bu […]

AŞK BUDUR! (Aşk Bu İmiş!) 1. KISIM

Vücudum mübtelâyı derdi hicran oldu ser-tâ-pâ Bana ağlayın ki, yârin asistanından cüdâyım ben Acep mi gelse çeşmimden sirişkim böyle mahzundur Ciğerde onulmaz bir derde mübtelâyım ben. Leylâ  Hanım Aşk ateşiyle varlığını terk ederek Hakk’a yürüyenler şehittir. Semîha Cemâl Hanımefendi de “aşk şehitleri”nden bir tuhfedir. Ne zaman şehide hanımefendinin eserlerini ele aldıysam toprağımızın üzerine zahiren bile […]

SEMÎHA CEMÂL HANIMEFENDİ

Semîha Cemâl, Ken’an Rifâî’nin halifelerinden Cemâl Bey’in ve en yakın müritlerinden Nazlı Hanım’ın küçük kızlarıdır. İlk tahsilini Çelebi Mektebinde yapmış, sonra Çamlıca Lisesinden ve 1926’da Darulfünün Felsefe Şubesinden mezun olmuştur. Kısa bir zaman İzmir Kız Lisesi Felsefe ve Ruhiyat (Psikoloji) Öğretmenliğinde bulunmuş, 1929’dan 1935’e kadar da İstanbul Kız Muallim Mektebinin Ruhiyat Öğretmenliğinde başarıyla çalışmıştır.  Ancak, […]