BOŞ KONUŞMA

Böyle bir insan her şeyi konuşur. Herkesle konuşur. Her konuştuğu, konuştuğu yerde kalır. Hiçbiri kendisini bağla­maz. Tek derdi konuşmaktır. İster ki hep kendisi konuşsun ve kendisinden konuşulsun. Dinlemeye tahammülü yok­tur, dinlenmeye aldırdığı da. Dinlenilmese de konuşan hep kendisi olsun ister. Yeter ki kendisi konuşsun ve kendisin­den konuşulsun. Her göze görünür olmak için her kılığa bürünür, konuşulmak için her şeyi göze alır. O derece var­la yok arası bir yerdedir ki sürekli varlığına delil ve tanık arar. Boş sözler özünü dağıtır, özsüzlüğü sözünü boşaltır. Dağıldıkça keyfileşir, keyfileştikçe zorbalaşır.

Dağılmanın böylesine önüne geçilmez bir eğilim haline geldiği noktada derleyici, toplayıcı etkinliğin insan için hayatiliği tartışılamaz. Yakın zamanlara kadar:

BOŞ ZAMANDA OKUMA

“Boş zamanlarınızı ne ile değer­lendirirsiniz?” diye sorulur ve mutad olduğu üzere verilen cevap “Okuyarak…” diye başlar-gerçi bugün bu soruya ve­rilen cevapta bu kadarıyla olsun bir yer tutmamakta oku­mak etkinliği- ve ardı sıra hoşa giden bir dizi etkinlik sıra­lanarak devam ederdi. Ve bunların hepsine birden, çocuk­ların sek sek atlamasından (hop) veya bindikleri at oyun­caklardan (hob) mülhem, hiçbir yere götürmeyen etkinlik anlamına hobby denirdi. Burada “okumak” bir boş zaman meşgalesidir.

Fakat bu soru ve onun soruluş tarzı zannedildiği kadar masum değildi: Okumak bu topraklarda, biraz da sorulan bu soru sayesinde “bir boş zaman meşgalesi” olarak bellen­di. İnsanlar bu topraklarda boş zamanlarını “okumak’la dolduruyorlardı, dolu zamanlarında ne yapıyor ve ne yapmaya davet ediliyorlardı? İşlerini yapıyor ve işlerini yapmaya davet ediliyorlardı. İşlerini yaptıklarında zamanlarını dolu geçirmiş oluyor ve boşa geçmiş olup olmadığından kuşkulanmalarına gerek kalmıyordu. Peki, zamanlarının dolu geçmesini sağla­yan işleri kim belirtiyordu? Bu işler belirlenirken insanların yatkınlıkları, yetenekleri göz önünde bulunduruluyor muy­du? Eğer göz önünde bulundurulmuyor ve bulundurulmadığı ileri sürülerek ona ayak direniyorsa, zorlayıcı yaptırım ola­rak bulunan neydi? O bizi nasıl ikaz ediyordu?

 AÇLIK KORKUSU- KÖLELİK

Şöyle: “Sana verilen işi yap, yoksa aç kalırsın!” Verilen işi yapmamanın yaptırımı açlıktı, her ne kadar kimin eliyle in­faz edileceği açık değilse de. Demek ki bizi “açlıkla terbiye ediyor”du bize yapacağımız işi buyuran. Eski dünyada kö­leler de açlıkla terbiye edilirdi. Efendisi köleyi aç bırakırdı.

Ama şu noktanın gözden kaçırılmaması gerekir: Eski dünyada herkes köle yapılmazdı. “Ekmek sadece senin ka­pında değil ya!” diyebilenlere yeryüzü genişti. Dolayısıyla kölelik köle tabiatlılara özgü bir şeydi. Yani kendisine ye­nik düşen kimseler, içlerindeki aşağı güçlere, bayağı dürtü­lere karşı duramayan, kolayı seçip onların ayartıcılığına kendisini bırakan, onların kulu kölesi olan evsaftaki kimse­lerdi köleliğe layık olduğu düşünülenler.

“İnsan birine kendini kul köle ederken onunla daha üs­tün bir bilgiye, daha üstün bir erdeme ulaşacağına inanı­yorsa eğer, bunda hiçbir küçülme yoktur. Gönüllü köleliğin de gerçekten biricik utanılmayacak şekli erdem uğruna kö­leliktir”. (s.11-12)

Kaynakça

Schopenhauer,  trc: Ahmet Aydoğan [Kitap]. – Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, 2011, İstanbul.

 

BİZİM HAYATIMIZ

Adamın biri, derin bir kuyuya düşmek üzereyken, son anda kuyunun ağzındaki kuru dala tutunmayı başarmış. Ama ağırlığına dayanamayarak çatırdamaya başlayan dalın kırılması an meselesiymiş.

Korku içinde düşeceği kuyunun dibine doğru bakınca, aşağıda da koca bir canavarın onu ayaklarından yakalamak üzere olduğunu fark etmiş.

Durumunun dehşetinden sıyrılıp kendini toparlamaya çalışan adam, boşlukta sallanırken kendisini taşıyan kuru dalın dibindeki bal peteğini fark etmiş. Bir eliyle yakaladığı dalı sımsıkı tutup, diğer eliyle baldan bir parmak alarak ağzına atmış. Keyifle bal tutan parmağını yalarken de:

“Ah!!!” demiş, “Hayat ne güzel!”

Feriduddin Attar

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s