DİNLER ARASI DİYALOG HEYKELİ’NE BİR DAHA

 

Eskimiş bir haber , fakat hatırlayalım.

Dünyayı sarsan çifte rezalet
Yeni Şafak | | 21 Şubat 2010

İspanya ve İngiltere’de yaşanan iki ayrı skandal dünyayı ayağa kaldırdı. İspanyol Merino’nun üst üste ibadet eden Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi’den oluşan heykeli infiale yol açarken, İngiliz sanatçı Elton John’un Hz. İsa hakkındaki hakaret içeren sözlerine tepki yağdı

İspanya’da sergilenen skandal heykel, dünyayı ayağa kaldırdı. İspanyol sanatçı Eugenio Merino’nun üst üste ibadet eden Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi’den oluşan heykeli dünya çapında büyük tepkilere yol açtı. İspanya’nın başkenti Madrid’deki ARCO Çağdaş Sanat Fuarında yer alan İspanyol sanatçı Eugenio Merino’nun ‘Cennete giden merdiven’ adını verdiği heykel, üst üste ibadet eden Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi’den oluşuyor. Heykelde dikkat çeken bir başka özellik ise papazın elinde Tevrat, hahamın elinde Kur’an-ı Kerim olması ve secde eden Müslüman’ın alnını koyduğu yerin yanında da İncil’in bulunması.

50 BİN EURO’YA SATILDI

Heykelin yanında ise makineli bir silahın namlusunun ucuna geçirilmiş Museviliğin sembollerinden olan yedi kollu şamdan bulunuyor. Heykel fuarın ilk günüde 50 bin Euro karşılığında Belçikalı bir sanat koleksiyoncusuna satıldı. Merino “çalışmasını üç büyük dinin bir arada olmasını göstermek amacıyla” yaptığını savundu.

SKANDAL HEYKELE HER KESİMDEN KINAMA

Hem Müslüman hem de Hıristiyan dünyasında tepkilere yol açan heykelle ilgili olarak Madrid’deki İsrail Büyükelçiliği de sert açıklamalarda bulundu. Büyükelçilik, heykelin Yahudiliğe, İsrail’e ve aynı zamanda diğer dinlere yapılan bir saldırı olduğunu söyleyerek protesto ettiğini bildirdi.

http://www.yenisafak.com.tr/dunya/dunyayi-sarsan-cifte-rezalet-242776

http://www.iha.com.tr/haber-kizdiran-heykel-109656/

YORUM

Nereden icap etti, bu heykel meselesi?

Dindârların kafasını karıştıran bir şeyi gündeme getirmek.

Unutmayalım ki, bakışın iyisini bulmak için arkaplandaki yapıyı irdelemek gerekir. Bir sanatçı bir konuyu işleyip servis ederken bir kitleyi (burada Ehl-i Kitap ve Müslümanların inançlı kesimi) rahatsız edeceğini bile bile bir eserini paylaşıyor. Bunu yaparken, her olumsuz durumu düşünmüş olması gerekir. Bu gibi durumların yalnızca para için yapıldığını zannetmek düşünen insana biraz aptalca gelir. Bu nedenle heykeli üstün körü yorumlamaya çalışırsak hataya düşüyoruz. Yanlış yok mu var, niye ilk etapta tepki verebilecek bir durumu varda ondan..

Sanatçının birinci şartı insanlara düşünmediğini hatırlatacak imajı ilk defa sunabilen olmak ve  hareketini sağlamaktır.

Bu heykelden kimse memnun olmadı.

Şimdi buradan sözü heykeli çözümlemeye çevirirsek;

secde ettiği halde Müslümanların Hristiyanlaştığı,

Hristiyan dünyanın Yahudileri nasıl kullandığını ve Müslümanları nasıl sömürdüğünü,

Yahudilerinde eline Kur’ân-ı Kerimi ele aldığında yani uyduğunda tabi olduğunda bütün milletlerin hâkimi olacağını ve altın çağı yakalayacağını;

anlatmak istiyor diyebiliriz. (bu yorum bizim)

Bu heykeli yapan diyalog çağrışımı yapıyorum telaşına düşmüş olabilir. Ancak farkında olmadan geleceği gördüğü düşünüyoruz. Gelecekte olacağı bahsedilen Hz. İsa’nın Nüzülü, Deccal’in öldürülmesi ve Hz. Mehdi nin gelişine, bu çerçeveden bakınca; bu olayların çilesini Müslümanların çekeceğine heykelde ima da var. Fakat her şeyden önemlisi Yahudilerin Kur’an-ı Kerim’e dönüşü dünyayı değiştirecek olduğudur. Ancak Yahudi münevverlerinin büyük bir hatası neticesi, geniş bir taassupla, yanlış akidelerine sadakatle bağlı kalmağı tercih etmeleri bu değişimin gecikmesine sebep olmaktadır.. Çünkü Yahudiler her şekilde dışlanmışlığın verdiği acılar ve sonsuz araştırmaları ve gayretleri sonucu kaçınılmaz hakikate erişecekler görünüyor. (Biraz zaman alacak)

Bu fikir günümüz için biraz basit veya alelâde gelebilir. Ancak gelecek budur ve hakikattir.

İnsanlar geleceği görebilir. Ancak kabullenmekte zorlanırlar.  Bu tür fikirsel ve sanatsal eylemsel eserler doğasında birçok sırrı barındırabilir.

Sonuçta bu heykel dinler arası diyalog heykeli değildir. Çünkü dinler arası diyalog aklın ve mantığın kabul etmeyeceği bir husustur. Bunu bilgi sahibi olan her insan bilir.

Sonuç olarak bu heykel “gerçek geleceğin” günümüzdeki rahatsızlığının dışa vurumudur.

İhramcızâde İsmail Hakkı


BEYYİNE SURESİ


Ahmet Tekin- Tefsir Meali

1. Kutsal kitaplarda müjdelenen, oğulları gibi tanıdıkları âdil önder Allah’ın Rasulü Muhammed, hak delil Kur’ân ile tebliğ görevine başlayıncaya kadar, ehl-i kitaptan ve müşriklerden küfürde ısrar edenler, görevlendirilecek hak peygambere iman ederek tâbi olacakları konusunda verdikleri sözden ve kararlarından vazgeçmiş değillerdi.
2. Sonunda, Allah tarafından görevlendirilen, içinde şirk bulunmayan tertemiz sayfaları, Kur’ân sayfalarını okuyan Allah’ın Rasulü Muhammed geldi.
3. Okuduğu sayfalar içinde, çok kıymetli, hakkı, zamanla değişmeyen insanî değerleri, tabiî hukuk kurallarını ayakta tutan, tahrife uğramamış kitapçıklar, kitapçıklardan bölümler var.
4. İşte bundan sonra, müjdelenen peygamberin, kendi içlerinden görevlendirilmeyip, âdil önder Muhammed’in hak delil Kuran ile tebliğe başlamasından sonra, kendilerine verilen kutsal kitapların hükmünce sorumlu tutulanlar ihtilâf çıkardılar, ayrı baş çektiler, düşman oldular.
5. Halbuki, onların da, yalnız Hakka ve tevhide yönelerek, Allah’ın dinini ve düzenini içtenlikle benimseyerek samimiyetle toplumlarında uygulayıp, Allah’a kulluk ve ibâdet etmeleri, O’nun şeriatına bağlanmaları, O’na boyun eğmeleri, namazı âdâbına riâyet ederek, aksatmadan âşikâre kılmaları, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte sağlıklı bir toplumun dini, insanlığı, insanî değerleri ayakta tutacak hak din, zamanla değişmeyen tabiî hukuk kurallarını içeren şeriat, düzen, medeniyet budur.
6. Ehl-i kitaptan ve müşriklerden küfürde ısrar edenler cehennemdedirler. Orada ebedî kalırlar. Onlar, işte onlar, insanların en kötüleridir.
7. İman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler, işte onlar da, insanların en hayırlı olanlarıdır.
8. Rableri katındaki mükâfatları, altlarından ırmaklar akan Adn cennetlerinin konaklarıdır. Orada ebedî yaşarlar. Allah onlardan hoşnut olmuştur. Onlar da Allah’tan hoşnut oldular. Bu mükâfatlar, Rabbine saygı göstererek korkanlar içindir.

————————————

Yorum-Güneş

Bu heykeli eleştiren bir Yahudiye sormuşlar .
“Neden beğenmiyorsun oysaki Yahudi En yukarıda”
Cevabi şöyle olmuş

“Evet en ÜSTTE AMA MÜSLÜMAN AYAĞA KALKARSA HEPSİ YIKILACAK ”

Müslümanın ayağa kalkacağı gün umuduyla:.

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s