VESİLETÜ’L KÜBRÂ ŞERHİ ESRÂRI ESMÂİ’L HÜSNÂ وسيلة الكبرى شرح اسرار اسمآء الحسنى

وسيلة الكبرى

شرح اسرار اسمآء الحسنى

VESİLETÜ’L KÜBRÂ

ŞERHİ ESRÂRI

ESMÂİ’L HÜSNÂ

 

MÜELLİFİ

Kasımpaşa’da Yahya Kethüda Dergâhi Postineşini Nakşiye-i Halvetiye-i Uşakıyye
Ve Kadiriyeden Mağnisalı
Kadızade Şeyh (Merhum) Abdurrahman Sami

kaddesellâhü sırrahu’l âlî

Hulasatan yeni yazılara iktibas eden

(çeviren)
Emekli Başkomiser
Mustafa Şevket EROL

Göztepe İstanbul 1971- AHMET SAİT MATBAASI

 ABDURRAHMAN SAMI NIYAZI SARUHANI USSAKI 0

ABDURRAHMAN SAMİ NİYAZİ
(1879 1934)

Kaddesallahû Sırrahû’l Âlî

HAYATI

a-İsmi ve Nisbesi

Sefîne-i Evliyâ’nın bize verdiği bilgiye göre müellifimizin dünyaya gelişini tebrik için babasını ziyarete gelen Çöplü Dede adlı bir zat “Efendim bu bebeğin adı Abdurrahman olsun” demiş babasıda buna Sâmi ismini ilâve ederek oğluna Abdurraman Sâmi ismini koymuştur. 1

Kendi kitablarında nisbesini “Manisevî” “Sarûhânî” olarak belirtmiştir. “Evrâd-ı Mukarrebîn” adlı eserinin mukaddimesinde “Mevliden Saruhanlı. Mevtinen İstanbullu’yum” demektedir. Böylece tam ismi Abdurrahman Sâmi Sarûhânî. Islambolî ibn Muhammed Âsim ibn Şeyh Ahmed Fevzi ibn hüseyn ibn el-Hâc el-Hâfız olmaktadır. Abdurrahman Sâmi ‘nin tarikat nisbesi oldukça zengindir. Kendisi birçok tarikattan hilâfet almıştır.

b-Doğum Yeri ve Yılı

Abdurrahman Sâmi, 12 Rebîulevvel 1296 /1876 m. yılında, Saruhan’da dünyaya gelmiştir. 1934’de vefât etmesi hasebiyle  58 yıl yaşamıştır. 2

c-Ailesi:

Babası Kadı Muhammed Âsim Efendi olup Mekke ve Medine valiliklerinde bulunmuş âlim bir zâttır. Onun da babası Şeyh Ahmed Nûrî’dir. Baba tarafından soyu Hz. Ömer radiyallâhü anhe ulaşır. 3

Sefine ve diğer kaynaklarda annesinin ismi geçmemektedir, Anne tarafından soyunun Hz. Zeyneb aleyhisselâma ulaştığı Sefîne’de görüyoruz.

d-Gençliği

Tahsili ve Yetişmesi: Abdurrahman Sâmi ilk tahsilini Manisa’da tamamladıktan sonra İstanbul Fâtih Çifte Ayak Bahr-ı Sefîd Medresesi’ne gelerek zamanın allâmesi olan Hüseyin Necmeddin Pürzetî’den ilim tahsil etmiştir.

HÜSEYİN NECMEDDİN PÜRZETÎ HAZRETLERİ

Ebû Bekir Edirnevî’den (kaddesellâhü sırrahu’l âlî), Gelibolulu Ahmed Şücâeddin Efendi’den (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  hal eğitimi almıştır. Nakşi ve Kâdirî tarikatlarının büyüklerinden vazife alıp istidatlarının büyüklüğü sebebiyle her iki tarikatten de hilâfet tâcını giymiştir.*4

Kendi ifâdesine göre Abdurrahman Sâmi küçük yaştan beri zikre devam ederdi. Bir gece rüyasında Hz. Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellemi görmüş ve onun verdiği Nalin-i giymiştir. Bundan sonra aşk ve cezbeye tutularak bir şeyh aramaya başlar ve yine Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellemin işaretiyle Çanakkale’de bulunan Uşşâkî Şeyhi Ahmed Şücâeddin Efendi’nin (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  halkasına girer. İlk karşılaşmaları şöyle olmuştur: Ahmed Şücâeddin Efendi  (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  vaaz ediyormuş, vaazdan sonra gidip elini öpmüş:

AHMED SUCAEDDIN EFENDI CANKKALEVI HAZRETLERI-Oğlum Sâmi, malumatım var, nasibinizi vermeye manen memurum, deyip ona biat vermiş. Dört sene sonra da icazet vermiştir, Sâmi Efendi bir gün şeyhine:

-Diğer tarikatlardan da icazet almama müsaade olunur mu, diye sorunca Şeyh Efendi cevaben:

-Hz. Salahi de toplamış idi. Sülük esnasında bu olmaz. Ancak şimdi icazet aldığına göre serbestsin, demiştir. Sâmi Efendi bunun üzerine diğer tarikatlerden de ayrı ayrı icazet almıştır.*5

e-Resmi Görevi:

Kaynakların bize verdiği bilgiye göre Kasımpaşa Kethüda Derğahı postnişinliği haricinde resmi bir görev alıp almadığını bilmiyoruz. Ne var ki buradan aldığı ücreti kendine harcamayıp, Şeyhi Ahmed Şücâeddin Efendi’ye (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  göndermekteymiş. Kendisi misk ve koku imal edip bunları satarak rızkını temin edmekte imiş. Kimya ile ilgili bir eser vermesi kendisinin aynı zamanda iyi bir kimyager olduğunu göstermektedir . *6

Abdurrahman Sâmi’nin tek çocuğu olan oğlu Muhyiddin’in İzmir’de bir trafik kazasında ölmesi sebebiyle kendisi hakkında aldığımız rivayetler sözel kaynaklara dayanmaktadır. Aile efradından günümüze kimse ulaşmamıştır.

İLMİ VE TASAVVUFİ KİŞİLİĞİ

a-İlmi kişiliği:

Abdurranman Sâmi ilk tahsilini memleketi Manisa’da gördükten sonra İstanbul’a gelerek Fatih Çifte Ayak Bahr-i Sefid medresesinde iyi bir medrese tahsili görmüştür. Kendisi Arapça ve Farsçayı bu dillerde şiir yazacak kadar iyi bilmektedir. Nitekim divanında bu dillerle yazılmış şiirlere rastlamaktayız.*7

Medrese tahsili dışında Fransızca da öğrenerek Batı’dan bigane kalmamıştır, Fransızca bildiği mevsuk olmayan kaynaklardan bize ulaşmasına rağmen eserleri içinde bu lisanı kullanmamıştır. Abdurrahman Sâmi (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  nin eserlerinden anlaşılacağı üzere kendisi çift kanatlı bir âlimdir. Hem zahir hem bâtın ilimlerini kendinde toplamıştır. Bunun en güzel örneğini tez konusu olan Fatiha Suresi Tefsiri’dir. Bu eserinde, özellikle besmeleyi batini olarak tefsir etmesine rağmen en detaylı sarf ve nahiv tahlillerini yapmaktan geri durmamıştır.

Alıntı yaptığı kaynaklar

Beyzavi, Fahri Razi, Mürsi gibi zahiri tefsir ilminin, İbn Arabî (kaddesellâhü sırrahu’l âlî), Sadreddin Konevi (kaddesellâhü sırrahu’l âlî), Abdülkerim Cilî (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  gibi batini tefsir ilminin zirvesi kişilerdir. Abdurrahman Sâmi (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  eserlerinde görüşlerini paylaştığı âlimlerin fikirlerine kısaca dokunmaktan ziyade onların bu risalelerini baştan sona derc etme veya çok uzun nakillerde bulunma yoluna gitmiştir. Mesela “Fatiha Suresi Tefsiri” nde Abdülkerim Cili’nin (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  “el-Kehfü’rRakîm fî şerh-i Bismillîâhîrrahmânirrahîm” adlı eserini, Kuşeyri’nin “en-Nahvu’l-Müevvel” adlı eserlerini tamamen terceme ederek tefsirine ilhak etmiştir. Eserlerinde şema ve şekil çizimleriyle, anlatıma kolaylık getirmiştir. Bu onun yeni yöntemlere açık bir ilmi kişiliğe sahib olmasını göstermesi açısından önemlidir. Ne var ki türkçe yazdığı eserlerin lisanı çağdaşlarına göre oldukça ağırdır. Tefsir, tefsir usulü, hadis, fıkıh, ilmihal, kelam, sarf, nahiv, mev’ıze, türünde eserler vermekle çok yönlü bir âlim olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca Arapça’dan tasavvuf ve tefsir sahasında tercemeleri vardır. Bu konuda, eserleri bölümünde gerekli bilgi verilmiştir. Eserlerinin birçoğu basılmış olması, onun kitaplarının okunduğunu gösterir. Ne var ki harf devrimi sebebiyle kendisini tanıma imkanı olmamıştır.

b-Tasavvufî Kişiliği;

Abdurranman Sâmi (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  tasavvufi neşve açısından da çok yönlü bir kişilik arzeder. Aşağıda açıklandığı üzere yaklaşık onüç tarikattan icâzet almıştır. Ne var ki o Uşşâki tarikatından irşad görevini sürdürmüş. Şeyh Ahmed Şücâeddin yanında sülükunu tamamladıktan sonra İstanbul Yahya Kethüda Derğahı postnişîni olarak atanmış ve tekkelerin 1925 yılında kapatılışına kadar bu görevini sürdürmüştür. (Postnîşinlik görevine ne zaman başladığı tesbit edilememiştir.) Bu sebeble kendisi, tasavvuf ilmini teori  ve pratikte kendinde toplamıştır. Tasavvuf sahasında verdiği eserlerle bu ilmin teorisini yaparken, postnişinlik görevi ile de bu işin pratiğini yapmıştır. Fatiha Suresi Tefsiri’nin tahlili bölümünde de belirtildiği üzere kendisi vahdet-i vücud inancını taşımaktaydı. Eserlerinde bu görüşü savunmuştur. Nakilde bulunduğu sufiler genelde vahdet-i vücuda inanan İbn Arabi (kaddesellâhü sırrahu’l âlî), Abdülkerim Cili (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  gibi şahıslardır. Abdurrahman Sâmi’nin (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  icâzet aldığı tarikatlere gelince:

1-Nakşibendî’nin Mehmed Can Kolu: Hisar Şeyhi Mehmed Nurullah Efendi’den. (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)

2-Nakşibendi’nin Hâlidiyye Kolu: Eyüp’de Saferullah Efendi’den.  (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)

3-Kâdiriyye’nin Karîbullah Kolu: Mısır şeyhlerinden Ebu’lEnvar Feyzûddin’in halifesi, Şeyh Hilmi Efendi’den. (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)

4-Kâdiriyye’nin Muhyiddin İbn Arabi Kolu; Şeyh Hayrullah Efendi’den. (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)

5-Sa’diyye Tarikatı: Edirneli İsmail Rüştü’den. (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)

6-Şa’bâniyye Tarikatı: İzmirli Şeyh Ahmed Efendi’den. (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)

7-Rufai ve Bedeviyye Tarikatlarının: İzmirli Şeyh Mustafa Hilmi Efendi’den. (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)

8-Gülşeniyye Tarikatı: Edirneli Şeyh Şerafeddin Efendi’den. (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)

9-Şâzeliyye Tarikatı: Şeyh Hayrullah Efendi’den. (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)

10-Düssûkiyye Tarikatı: Şeyh Abdurranman Kalenderi’den. (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)

11-Mevleviyye Tarikatı: Manisada medfun merhum İshak Çelebi’nin (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  rûhaniyyetlerinden almıştır.

Abdurrahman Sâmî’nin Halveti Hüsâmî ile Nakşi Bahâî tarikatlarından aldığı silsile Sıddık Nâci Eren tarafından belirtilmiştir.*8

Abdurrahman Sâmi verdiği eserlerle ilim âlemine, yetiştirdiği mûrid ve halifeleriyle de müslümanlığa büyük hizmetler vermiş âlim ve mutasavvıflardandır.

Ancak asıl irşadını Halvetiyyenin bir şubesi olan Hasan Hüsâmeddîn Uşşâkî Hazretlerinin usulune göre yapar. Zor günlerde bile darb-ı esma meclislerini kapatmaz. Camilerde yatsı namazından sonra el ayak çekildikten sonra zikir meclislerine devam eder. Kendisine korkup korkmadığı sorulduğunda, “Bize bu vazifeyi şahıslar vermediler ki şahıslar istedi diye terk edelim” der. Tefsirden hadise, akaidden edebiyata kadar pek çok eseri olan Sâmî Efendinin en önemli eserlerinden birisi de “Evradü’l Mukarrabîn” adını verdiği ve haftanın her günü için hususi olarak tanzim ettiği evrâdıdır. 

Tekkelerin ilgasından sonra Abdurrahman Sâmî Efendi için zor günler başlamıştır. Yaşının genç olması, başta İstanbul ve Ege olmak üzere bağlılarının ve sevenlerinin çokluğu Şeyh Sâmî Efendinin takibi için yeterli bir sebep olarak görülmüştür. Menemen hadisesinde serhalîfesi Bekir Sıdkı Visâlî ile beraber tutuklanırlar. Altı ay hapisten sonra beraat etmelerine rağmen artık bir kere yaftalanmışladır. Hem Şeyh Sâmî Efendi hem de Bekir Sıdkı Efendi hayatlarının sonuna kadar takip altında tutulacaklardır.  Osmanlı dersiamı olması hasebiyle kayd-ı hayat şartıyla vaizlik yapabilmek hakkı varken, bu hakkı da gasbedilir. 1934 yılında İstanbul’da dâr-ı bekâya intikal etmiştir. Kabr-i şerîfi Edirnekapı Şehitliğinde Mısır Tarlası olarak isimlendirilen bölümdedir. Ardında sayısız gözüyaşlı seven ve gün yüzüne çıkartılmayı bekleyen onlarca eser bırakmışdır.

İrtihâlinden birkaç gün önce kabri hakkında nasıl vasiyyet ettiğini ve ne şekilde vâsıl-ı dîdâr olduklarını Muzaffer Efendi Hazretleri Envârü’l Kulûb adlı kitabında anlatıyor…

Bu ibretli hâtırâ:

Abdurrahman Sâmî Saruhânî Hazretlerinin Vasiyyeti

Muzaffer Efendi Hazretleri Envârü’l Kulûb adlı eserinde ilk mürşidi Abdurrahman Sâmî Saruhânî Hazretlerinin irtihâlinden birkaç gün önce kendisine nasıl vasiyyet ettiğini şöyle anlatıyor : 

Pek sevdiğim ve babam makamında saydığım üstâdım, hocam, velîni’metim Sâmî-i Saruhânî Hazretleri ile cuma namazlarından sonra hânelerinde otururduk. Birgün, yemekten sonra fakîre şöyle buyurdu :

“Oğlum, öldüğün zaman nereye defnolunmak isterdin?”

Cevap verdim :

“Efendim, nasîb olursa Edirnekapı hâricinde Halebî merhûmun civârında defn olunmağı arzu ederdim. Zîrâ oraya İstanbul âlimlerinden pek çoğu defn olunmuşlardır” dedim.

Merhûm hocam içini çekerek :

“Sakın beni oraya defn etmeyini” buyurdu. “Zîrâ ben hem günâhkâr ve hem de ilmen zayıf bir insânım ve kendimi oraya lâyık göremem. Beni Edirnekapı’da Mısır tarlasının kenarına gömüverirsiniz, olur biter”

Meğer, Hazret bu sözleriyle bana vasiyyet ediyormuş. Üç gün sonra, yatsı namazını kılarken ve namaz arasında vâsıl-ı dîdâr oldular. Fakîr, o zaman Arapçayı yeni öğrenmeğe başladığımdan, okuduğum âyet-i kerîmelerin ma’nâlarına vâkıf ve âşinâ değildim. Fakat nasıl olduysa bilemiyorum cenâzesinde Sûre-i Fecr’in son âyetlerini okuyuverdim.

 

Hattat Hâmid Efendi’nin hattıyla Sûre-i Fecr’in son âyetleri

Bilindiği gibi, bu âyet-i kerîme : 

“Yâ eyyetühen nefsül mutma’inne ircı’î ilâ rabbiki râdiyyeten merdiyyeh fedhulî fî ibâdî vedhulî cennetî” 

“Ey emîn ve mutma’in olan nefs! Ondan râzı olarak ve rızâsını kazanmış bulunarak Rabbine dön. Gir sâlih kullarımın arasına, gir onlarla birlikte cennetime”

Bugün, ancak bu âyet-i celîlenin ma’nâsını ve Allah teâlâ’nın hakkıyle îmân eden kullarını hitâb-ı izzetiyle nasıl taltîf ve tatyîb buyurduğunu, denizlerden bir katre ve güneşden bir zerre mikdarı idrâk ve ihâtâ edebilmekdeyim. Rahmetullahi aleyhi ve rahmeten vâsi’a…

Bu vesîle ile bu büyük velînin vuslatına Mehmet Demirhan Bey tarafından düşürülen tarihi teberrüken buraya kaydediyoruz :

Sâdiyâ sırrından Sübhân çıktı
“Abdurrahman Sâmî Saruhânî”
1353

Envârü’l Kulûb, Cild 3, sayfa 324-325

ESERLERİ

A-YAZMALARI

1-Kitâb-ı Sırrı’t-Tevhîd: Eser müellifin kendi hattı ile 1241 h. yılında kaleme alınmıştır. Dili Türkçedir. Risale 32 sayfalık orta boy bir defterden ibaret olup, 22 satırdır. Fasıl başlarında “aziz ihvanlarım” diye hitabda bulunmasından kitabın müridlerine hitâben kaleme alındığı anlaşılmaktadır. Mukaddimede tevhidin tarifi yapılmıştır. Daha sonra tasavvufla tarikatlar arasında fark olup olmadığı, birbirlerine üstünlüğü olup olmadığı işlenmiştir. Tevhidin mertebeleri, tevhid-i akval, tevhid-i âsâr, tevhid-i sıfat ve tevhid-i zât haşyetullah ve marifetullah, konuları çok geniş bir şekilde incelenmiştir. Müellif müridlerine nasihatlarda bulunmuştur. Risalenin hâtimesi dört bölümden müteşekkildir. Birinci hâtime “lâ ilahe illallah”, ikinci hâtime “lâ ilâhe illâ hû”, üçüncü hâtime peygamberlerin hakikatlerine göre tevhidi, dördüncü hâtime insân-ı kâmil konularını incelemiştir. Risalenin sonuna müellif, 25 beyitlik tasavvufi bir şiir ilave etmiştir.

2Tefsîrul-Kur’ân Tenvîrül-Beyân: Abdurrahman Sâmi ‘nin (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  eserlerinden en hacimlisi olup tefsir usulüne dairdir. Eser müellif hattı olup, 148 varak, 20 satırdır, 1342 tarihinde te’lif edilmiştir. Dili Türkçedir. Genel olarak kitabın muhteviyatını şu şekilde ifâde etmek mümkündür. Birinci mukaddimede , sûre ve âyetin tarifleri yapılmıştır. İkinci mukaddimede “tefsir” ile “te’vîl” ıstılahları arasındaki farklar dile getirilmiştir. Üçüncü mukaddimede tefsir ilminin konusu, faydası ve gayesi işlenmiştir. Bunlardan sonra sırasıyla müfessirlerin tabakaları, tefsirve tevilin caiz oluş veya olmayış sebebleri, Kur’an’ın icazı, Kur’an-ı Kerimde çeşitli ilim ve sanatlara işaret olunduğu, Kur’an’ın cem’i ve tertibi ve yine tefsir usulü ve tarihine dair konular ele alınmıştır. Ele alınan konular mufassal ve doyurucu  bir tarzda işlenmiştir.

3-Hadîs-i Erbain: Müellifin dört babdan müteşekkil kırk hadis derlemesidir. Mukaddimede belirttiğine göre müellif 24 yaşındayken bu derlemeyi yapmıştır.(1320 yılında yazmıştır) Hadislerin senedleri verilmemiş, ancak her hadisin başında hangi kaynaktan alındığı belirtilmiştir. Bablarının konularına göre isimleri şunlardır.

Birinci Bab: Ezel ile ilgili hadisler, beş hadisden ibarettir.

İkinci Bab; Dünya hayatında ibadetlerle ilgili hadisler, onaltı hadisden ibarettir.

Üçüncü Bab; Dünya hayatında muamelâtla ilgili hadisler olup on hadisden ibarettir.

Dördüncü Bab: Lâ yezâl ile alâkalı hadisler olup dokuz hadistir. Müellif risâlenin sonuna 17 beyitlik arapça bir münâcât ilâve etmiştir. Münâcâtın başlığı “Münâcât-ı Sâmiyye” dir.

4Tevcîhül-Âyâtil-Muhtelefî’z-Zâhir: Tefsirle alâkalı yedi varaklık, onyedisatırlık kısa bir risâledir. İsminden de anlaşılacağı üzere Kur’ân’da zahiren birbirleriyle çelişen âyetlerin nasıl anlaşılması gerektiğini açıklamakta ve gerçekte Kur’ân âyetleri arasında bir ihtilâfın olmadığını isbâta çalışmaktadır.

Müellif nüshası olan bu risâle 1320 yılında kaleme alınmıştır.

5-Kitâbü’d-Düsdûril-Bedî: Tefsirle alâkalı bu eser onaltı varak, onyedi satırlık, arapça bir risâle olup müellif hattıdır. Risale oldukça yıpranmış olup içinde birçok silintiler vardır. İki fasıldan ibâret olan eserin birinci faslı müellifin yukarıda tanıttığımız “Tevcîhü’lÂyâti’l Muhtelifi’zZâhir” adlı eserinin biraz daha mufassal biçimde kaleme alınmasından ibarettir. îkinci fasılda birbirleriyle çelişkili gibi görünen ayet ve hadislerin uyuşturulmasına çalışılmıştır. Bu fasıl birinci fasla göre gayet kısa olup sadece ikibuçuk varak yert utmaktadır.

6-Kitâbü’s-Sırril-Kadîr fî ilmil-İksîr: Müellifin kimya ilmi ile ilgili bir eseridir. 1364 yılında kaleme alınmıştır. 58 varak, 22 satır olup eser tam değildir. Kitab 14 babdır, bir de hatime vardır. Bu eserde kimya ilmi islami bir açıdan incelenmiştir. Müellif istifade ettiği 42 kaynağı kitabının başında tek tek zikretmiştir. Birinci babda kimya, simya ve iksirin tanımları ve Kur’an’dan delilleri zikdedilir. Bu ilmi inkar edenlere bir fasl altında cevap verilmiştir. Diğer bablarda çeşitli karışım ve alaşımların yapılışı bunlar için gerekli olan miktarlar anlatılmıştır.

7Kenzül-Âşıkîn: Manzum bir eser olan Kenzü’l-Âşıkîn 73 varak, 16 satırdır. Hz. Peygamberin (sallallâhü aleyhi ve sellem) hadislerini manzum bir şekilde açıklar. Arapça olarak önce hadisin metni verilir daha sonra şiir manzum bir şekilde açıklanır. Ayrıca hadislerin aralarına münâcâtlar, nâtlar, Esmâ-i Hüsnâ’nın faziletini, Hz. Peygamberin (sallallâhü aleyhi ve sellem) şemailini, Hz. Peygamber sallallâhü aleyhi ve sellemi sevmenin gerekliliğini, Nûr-i Muhammedîyi terennüm eden kasideler serpiştirilmiştir. Müellif nüshası olan eser 1324 h.4 zilhiccede tamamlanmıştır.

8-Şerhu’l-Emâlî: Kelam ile ilgili 32 varaklık kısa bir risaledir. Küçük boy kareli deftere arapça olarak kaleme alınmıştır. Müellif hattıdır. Risalenin devamında 13 varaklık Casiye suresinin ilk yedi ayetinin tefsiri vardır. Yedinci ayette tefsir yarım bırakılmış olup tasavvufi bir tefsir denemesi mahiyetindedir.Nüsha müellif hattı olup çok silintilidir. Bu sebeble içeriği tam olarak tesbit edilememiştir.

9-Şerhul-Kâfiye: İbn Hacîb’in Kafiye’sinin şerhidir. Nahivle alakalıdır. Elimize ulaşmamıştır.

10-Fâtiha Sûresi Tefsiri: Tez konusu olan bu risale Fatiha Suresi Tefsirinin tahlilil bölümünde geniş olarak anlatılmıştır.

11 -Müteferrik Risâleler:

aRisâletün fî mâ Yasnauhu Teâlâ Kable Halkı’l-Eşyâi, (Bir varak)

b-Risâletün fî enne’l-Abde keyfe Yülâhizu Teâlâ hîne’t-Tevhîdi, (Bir varak)

c-Risâletün alâ Kavlihî Sallallâhu Teâlâ aleyhi ve Sellem: “mâ Vesiatnî Erdî velâ Semâî ve Vesiatnî Kalbu Abdi’l-Mü’minî, (Bir varak)

dRisâletün fî Beyâni Esrâril-İhrâkı Bi’n-Nâri, (Bir varak)

eRisâletün fî Tahkîki ta’yîni vaktil-Kıyâmetî, (Bir varak)

f-Risâletün alâ Kavlihî Teâlâ: “Ülâike alâ hüden min rabbihim ve ülâike hümü’l-müflihûn”, (Bir varak)

g-Risâle-i Râbıta, (İki varak)

h-Risâletün fî Esrâri Tertîbi’l-Enbiyâi aleyhimü’s-Salâti ve’sSelâm (Nâ-tamâm)

B-MATBÛ ESERLERİ:

1-Mi’yârulEvliyâ: Kitap dört ana babı içermektedir.

Birinci Bab: Şeriatla alakalıdır.Birinci fasılda Şeriat’ın tarifi yapıldıktan sonra İslam Akaidi ele alınmış, ilâhiyyat konularına tasavvuf ve kelamın nasıl baktığı anlatılmıştır. Allah Tealanın zâtı, sûbûtî ve fiilî sıfatları işlendikten sonra nebeviyyât ve sem’ıyyât konulan işlenmiştir. Ayrıca firak-i dâlle ele alınmıştır.

İkinci fasılda namaz, oruç, hac, zekat, taharet vb. ibadetler sûrî ve mânevi yönden ele alınmıştır.

İkinci Bab: Tarikatlarla alakalıdır. Tarikatın tarifi, çeşitli tarikatların ortaya çıkış sebebi, zikrullahın çeşitleri ve fazileti, muhib, sâlik, mürid ve murâdın tarifleri, hicab mertebeleri ve sûlûkun lüzumu, sûlûkun çeşitleri ve sülûktaki menziller ele alınmıştır. Bundan sonra Kâdiriyye, Rifâiyye, Sûhreverdiyye, Medîniyye, Ekberiyye, Şâzeliyye, Bedeviyye, Mevleviyye, Dessûkıyye, Sa’diyye, Bektâşiyye, Halvetiyye, Bayramiyye. Gûlşeniyye, Ahmediyye, Zeyniyye, Şa’bâniyye, Uşşâkiyye, Mısriyye, Cerrâhıyye, Bekriyye, Hâlidiyye tarikatları ile bunların silsile ve şubeleri anlatılmıştır.

Üçüncü Bab: Hakikat hakkında olup tasavvuf ve sufiyye ıstılahlarının tarif ve açıklamalarını içermektedir.

Dördüncü Bab: Ma’rifetullahı avam, havas ve hassu’l-havâsa göre açıklamaktadır. Kitabın hâtimesi ise vahdet-i vücûd hakkındaki yanlış anlamaları izâleye yöneliktir. Kitabın sonunda haftanın yedi gününde yapılması gereken virdler zikredilmiştir.

2-Divân-ı Sâmi :

İsminden de anlaşılacağı üzere Abdurrahman Sâmi’ nin basılmış olan ilk divanıdır. 1980 yılında Şahinler vakfı tarafından basılmıştır. 215 şiirden müteşekkil olup tamamen tasavvufi konuları terennüm etmektedir. İçinde iki adet arapça şiir ile bir tane farsça şiir vardır. Genel olarak, ilâhî aşk, Peygamber  (sallallâhü aleyhi ve sellem) sevgisi, dervişlerin özellikleri, zühd, ve tasavvuf büyükleri ile Kerbelâ hadisesi gibi konular işlenmiştir.

3-Müntehabât-ı Sâmiyye: Bu kitap 64 sayfa orta hacimli muhtelif konulardan derleme bir eserdir. 1338 yılında Serbesti matbaasında basılmıştır. Kitap beş babdan müteşekkildir.

Birinci Bab: Hastalıkların besmele ve Kur’an surelerinin okunarak tedavi edilmesi ile ilgilidir. Hangi surenin hangi hastalığa çare olduğu kaçkere okunması gerektiği belirtilmiştir.

İkinci Bab: Kur’an’daki bazı ayetlerin özellikleri ve faydaları anlatılmıştır.

Üçüncü Bab: Rüya tabirleri hakkındadır.

Dördüncü Bab: Hastalıkları esmâ-i Hüsnâ ile tedavi edilmesi hakkındadır. Muhtelif hastalıklann tedavisinde hangi isimlerin kaç kere okunacağını ve sıralamasını açıklamaktadır.

Beşinci Bab: Kur’an ile tefe’ülün çeşitleri ve şartlan anlatılır.

4Evrâdü’l-Mukarrabîn: Kitab müellifin mukaddimede belirttiği üzere 1327h. de kaleme alınmıştır. Dili arapça olup 93 sayfadır. Eserin tam adı “Evrâdü’lMukarrabîn fî Salavâti Seyyidi’l-Evvelîne ve’l-âhirîn” dir. Kitab Cuma gününden başlamak üzere haftanın yedi gününde müridlerce okunacak vird, dua ve salavât-ı şerîfeleri açıklamaktadır. Müellif şartlarına riayet edilmesi koşulu ile bu duaları okuyabilmeleri için bütün müslümanlara icazet vermiştir. Kitapta yazann hayatı ve eserleri hakkında kısa bilgiler vardır.

5-el-Meslekü’s-Sâmiyye fî sülûki’n-Nakşiyyetil-Behâiyye ve’lHalvetiyyetil-Hüsâmiyye:

Nakşî ve Halvetî tarikatlarına göre sülükta başlangıçtan itibaren nefsin katettiği makamlar ile bu makamların anahtarları, ayet ve hadislerle anlatılmıştır. 13 sayfalık bu eser arapça kaleme alınmakla birlikte, türkçe tercemesi ile berâber basılmıştır. Tercemenin kimin tarafından yapıldığına dair bir kayıt olmamakla beraber, tercemenin de müellif tarafından yapılmış olması kuvvetli bir ihtimâldir. Zira kitab basıldığında müellif hayattadır. Kitapta açıklanan makamlar şunlardır:

Nefs-i emmâre, nefs-i levvâme, nefs-i mülhime, nefs-i mutmeinne, nefs-i râziye, nefs-i mardiyye, nefs-i safiyye, nefs-i zekiyye, nefs-i fâniye, nefs-i bâkiye, makâm-ı cem’ü’l-cem’, makâm-ı el-verâsetü’l âdemiyye, makâm-ı elverâsetü’nNûhıyye, makâm-ı el-verâsetü’l-İbrâhîmiyye, makâm-ı verâsetü’l- Yûsifiyye, makâm el-verâsetü’l -Mûseviyye, makâm-ı el-verâsetü’l-İseviyye, makâm-ı el-verâsetü’l-Muhammediyye olmak üzere onsekiz makamdan ibârettir.

Müellif kitabının tenbih bölümü İle sona erdirmektedir. Burada Hak âşıklarına nasihatlerde bulunulmakta, sâmimiyetle isteyenlere bu kitapdan istifade etmeleri için icâzet verilmektedir.

6-Şerh-i Esrâr-i Esmâi’l-Hüsnâ:

Bu eserde esmâ-i hüsnâ’nın kısaca manaları, kulun bu isimlerden alması gereken hisse, esmâ-i hüsnânm şifa olduğu hastalıklar anlatılmaktadır. Risaleyi Mustafa Şevket Erol latinize ederek yayınlamıştır.Basım yeri ve tarihi hakkında bir kayıt konulmamıştır.

7-Binâ-yı İslâm:

“İslam beş şey üzerine bina edilmiştir” hadisinden yola çıkarak, islamın beş rüknü tafsilatlıca incelenmiştir. Her rükn için bir bab ayrılmıştır. Bilhassa birinci babda kelime-i tevhidin tasavvufi açıdan bir tefsiri yapılmıştır. Diğer bölümler daha ziyade ilmihal bilgileri ihtiva etmektedir.

8-Hediyyetül-Âşıkîn: Dört babdan müteşekkil 36 sayfalık bir eserdir.

Birinci babda iman islam ve ehl-i sünnetin itikadı incelenmiştir.

İkinci bab da İslam’ın beş rüknü tasavvufi bir üslubla açıklanmış, bu rükünleri yerine getirmeme durumunda insanın karşılaşacağı cezalar belirtilmiştir.

Üçüncü babda ahlakın menşei, tarifi ve çeşitleri incelenmiştir.

Dördüncü bab; şeriat, tarikat, feyiz, ma’rifet, zikrullahın fazileti, mürşid-i kâmilin alametleri, evlilikte karşılıklı hak ve hukuktan bahseder.

9-Tuhfetül-Uşşâkiyye:

Uşşaki tarikatının Önde gelen meşayihinden Abdullah Salahaddin Uşşaki’nin (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  eseri olup, Abdurrahman Sâmi (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  tarafından terceme edilmiştir. Tuhfetü’l-Uşşâkıyye iki babdan ve bir hatimeden müteşekkildir.

Birinci babda tarikat sâliklerinin farz namazlarda uyulması gereken kural ve edebler, ikinci babda ise nafile namazlarda saliklerin gözetmesi gereken kurallar anlatılmaktadır. Abdurrahman Sâmi  (kaddesellâhü sırrahu’l âlî) tercemenin sonuna icazet erkanı ile alakalı; tac, şeyh, mürşid, post ve ayinler hakkında bilgi veren bir tetimme ilave etmiştir.

Halvetîyem kesretim vahdet ile pinhân olur

Celvetîyem vahdetim kesret ile ummân olur

 

Kâdirîyem sırr-ı kudret sırrıma eyler zuhûr

Nakşibendem nakş-ı kalbim külle yevmin şân olur

 

Şâzelîyem kim harîm-i hazretin seyyârıyem

Bedevîyem sırr-ı Hazret sırrıma feyzân olur (1)

 

Hem Rufâîyem bana semm-i nüfûs etmez eser

Sırr-ı Bektâşem dilimde on iki seyrân olur (2)

 

Câmi’-i na’t-ı celâl vasf-ı cemâl Bayrâmîyem

Hem Düsûkîyem ki vahdet-i şems-i dil tâbân olur

 

Sünbülîyem sünbülistân-ı hakîkat nisbetim

Sırrı-ı Şa’bânem ki cezb-i Hakk’a dil mestân olur

 

Mevlevîyem kim külâh-ı istikâmet lâbisem

Ravza-ı hadrâ-yı dil dil-besteye atşân olur

 

 Feth edip sırr-ı Sinân ile kal’a kâf-ı kesretden

Şems-i Nureddin’de dil şerefinde ufk-ı cân olur (3)

 

Hep tarîkat sırrını lâbis olur sırrım gehî

Gâh vahdet bahrına gark cümleden uryân olur

 

Almışım bu nisbeti şeyhim Şücâaddîn’den

Nisbet-i kudsiyyesi mecmu’a-i pîrân olur

 

Cümle pîrân sırrını Sâmî Niyâzî bir bilüp

Pîr-i Uşşâkî’de bul aşkı bulan sultân olur

 

 (1) Tuhfetü’l Uşşâkiyye’de “Bedevîyem feyz-i vahdet feyzime feyzân olur” şeklindedir..

(2) Tuhfetü’l Uşşâkiyye’de “Sırrı-ı Sa’dîyem se’âdet rûh-i kalbe kân olur”

(3) Bu beyt matbu dîvânda bulunmuyor…

Not : Matbu dîvânda olmayıp “Tuhfet’l Uşşâkiyye” de bulunan iki beyit daha var. Ancak kelimelerin tam olarak okunamamasından dolayı bu beyitler buraya dercedilmedi…

 

Dîdemiz giryân sînemiz sûzân

Rûhumuz hayrân Halvetîleriz

Cismimiz büryân derdimiz dermân

Aşkımız burhân Celvetîleriz

Sırr ile seyrân şevk ile devrân

Ederiz her ân Kâdirîleriz

Mahremiz zâre bülbülüz yâre

Hârız ağyâre Rıfâîleriz

Bizdedir halvet yâr ile ülfet

Bulmuşuz vuslat Dussûkîleriz

Zikrimiz esmâ fikr-i müsemmâ

Seyr-i “ev ednâ” Bedevîleriz

Hakk’ı çün bulduk nûr ile dolduk

Aşkla yoğrulduk Şâzelîleriz

Ölmeden öldük sonra dirildik

Uçmağa girdik Mevlevîleriz

“Hayy” ü “Bâkî”yiz dost müştâkıyız

Aşka sâkîyiz Nakşîleriz biz

Bizdedir “Âdem” İse’bni Meryem

Hem “ism-i a’zam” Bayrâmîleriz

On iki seyrân ideriz her ân

Ma’nâda sultân Vefâîleriz

Âşık-ı cânân mahrem-i irfân

Fakr ile pinhân Bektâşîleriz

Vahdete vâkıf kesreti sârif

Kenz-i ma’ârif Şa’bânîleriz

SÂMÎ ko halkı ara bul Hakk’ı

Yoludur aşkı Uşşâkîleriz

Bu nutk-i şerîf Uşşak makâmında bir ilâhî olarak bestelenmişdir.

Abdurrahman Sâmi ‘nin (kaddesellâhü sırrahu’l âlî)  eserleri bunlarla sınırlı değildir. Evrâd-ı Mukarrabîn isimli eserinin kapağında eserlerinin bir listesi verilmiştir. Buna göre elimize ulaşmayan eserleri şunlardır:

1-Şerh-i Nûniyye ed-Dürretül-Meknûniyye; akaidle alakalı.

2-Kenzül-ârifin: Tasavvufla alakalı.

3-Risâle-i Hürriyyet

4-Mîhveri’l-ulûm,

5-el-Mecâlisü’s-Sâmiyye,

6-Cevâmiu’l-Kelim.

7-Zübdetü’l-ulûmül-Arabiyye.

8-Nâme-i Muharrem.

9-Medâricü’s-Sâlikîn ve meâricü’l-Vâsılîn.

1*Hüseyin Vassâf. Sefıne-i Evliya, c.4, v.299

2*Abdurrahman Sami. Dîvân-ı Sâmî, s.243, İzmir, 1980

3*Dîvân-ı Sâmî, s.243: Sıddık Naci Eren, Yüce Veliler ve Anadolu Evliyaları, s.536, İstanbul, 1990

4*Sıddık Naci Eren, Yüce Veliler ve Anadolu Evliyaları s.536

5*Sıddık Naci Eren, Yüce Veliler ve Anadolu Evliyaları s.536

6*Bk. Abdurrahman Sâmi, Kitâb-ı Sırı’l Kadîr fî İlmi’l-İksîr, M. Erol Kılıç özel ktp.

7*Bk. Abdurrahman Sâmi, Divân-ı Sâmî

8* Sıddık Naci Eren-Evrâd-ı Saâdet-i Ebediyye. s. 119-123, Balıkesir, 1987

 

وسيلة الكبرى شرح اسرار اسمآء الحسنىى

VESİLETÜL KÜBRÂ

ŞERHİ ESRÂRI ESMÂİ’L HÜSNÂ

بِسْـــمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

الحمد لله رب العالمين والصلاة والسلام على رسولنا محمد

وعلى اله وصحبه وسلم اجمعين

هُوَ اللّهُ الَّذِى لَا إلَهَ هُوَ الرَّحْمنُ الرَّحْمنُ الرَّحِيمُ. المَلِكُ. القُدُّوسُ. السَّلامُ. المُؤمِنُ . المُهَيْمِنُ. الْعَزِيزُ. الجَبَّارُ. المُتَكَبِّرُ. الخَالِقُ . البَارِئُ. المُصوِّرُ. الغَفَّارُ. الْقَهَّارُ. الوَهَّابُ. الرَّزَّاقُ . الْفَتَّاحُ. الْعَلِيمُ. القَابِضُ. الْبَاسِطُ. الخَافِضُ. الرَّافِعُ . المُعِزُّ. المُذِلُّ. السَّمِيعُ. الْبَصِيرُ. الحَكَمُ. الْعَدْلُ . اللَّطِيفُ. الخَبِيرُ. الحَلِيمُ. العَظِيمُ. الْغَفُورُ. الشَّكُورُ . الْعَلِىُّ. الْكَبِيرُ. الحَفِيظُ. المُقيتُ. الحَسِيبُ. الجَلِيلُ . الكَرِيمُ. الرَّقيبُ. المُجِيبُ. الْوَاسِعُ. الحَكِيمُ. الْوَدُودُ . المَجِيدُ. الْبَاعِثُ. الشَّهِيدُ. الحَقُّ. الْوَكِيلُ. الْقَوِىُّ . المَتِينُ. الْوَلِىُّ. الحَمِيدُ. المُحْصِى. المُبْدِئُ. المُعيدُ . المُحْيِى. المُمِيتُ. الحَىُّ. القَيُّومُ. الوَاجِدُ. المَاجِدُ . الْوَاحِدُ. ا‘حَدُ. الصَّمَدُ. الْقَادِرُ. المُقْتَدِرُ. المُقَدِّمُ . المُؤَخِّرُ. الا‘وَّلُ. الاخِرُ. الظَّاهِرُ. البَاطِنُ. الوَالِى . المُتَعَالِى. البَرُّ. التَّوَّابُ. المُنْتَقِمُ. الْعَفُوُّ . الرَّءوُفُ. مَالِكُ المُلْكِ . ذُو الجلاَلِ وَالاكْرَامِ: المُقْسِطُ. الجَامِعُ. الْغَنِىُّ. المُغْنِى. المَانِعُ. الضَّارُّ . النَافِعُ. النُّورُ الهَادِى. الْبَدِيعُ الْبَاقِى. الْوَارِثُ. الرَّشِيدُ. الصَّبُورُ  جلل جلاله  ولا اله غيره

 ***

ولم يفصل اسماء غير الترمذى

وعن أبى هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْه قال:  قال رسولُ اللّهِ صَلَّى الله عَلَيْهِ وَسَلّم : إنَّ للّهِ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ اسماً مَنْ حَفِظَهَا دَخَلَ الجَنَّةَ، إنَّ اللّهَ وِتْرٌ يُحِبُّ الوِتْرَ .وفي رواية: »مَنْ أحْصَاهَا)  («. أخرجه البخارى بهذا اللفظ، ومسلم بدون ذكر الوتر، والترمذى.وزاد فعدها :

Cenâb-ı Allah’ın 99 Esmâ-i Hüsnâsını sıra ile ezberleyip, manasını da anlayarak okuyanlara cennetlikle tebşir edilmiştir.
اللهم اجرنا من النار وادخلنا الجنه مع الابرار
“Allahümme ecirnî minennar ve edhilnel Cennete maal ebrâr”
(Allahümme ecirna minen-nar) “Ya Rabbi, bizi cehennemden kurtar, uzaklaştır! (Ve edhilnel-cennete meal-ebrar) Bizi salah sahibi, birr ü takva sahibi kullarınla beraber cennetine girdirmeni niyaz ederiz!”

 

اللّهُ

 (ALLAH هو الله )

Esma-i hüsna’nın sultani mertebesinde (الله ) İsm-i celilidir. Bütün esma-i hüsna’nın camidir. Zât-i Azimüşşana mahsus ve münferid ismi pâki kibriyadır. Şu veçhile (الله ) yazılır.

Abdin, yani Kulun Hissesi: Ubudiyeti kâmile ile tecelli, Uluhiyete tâzim, Kalıben (bedenen) taat. Kalben tevekkül ve sâireye masruf olmaktır.

Hassası (Faideleri): İmam-ı Gazali’ye göre Cuma günü bin kerre ya (الله ) diye vird edenler, evliyalar zümresine lâhık olur. Keza Cuma günü namazdan evvel yüz kerre ya (الله ) dese istediği olur. Ve her gün bin defa ya (الله ) dese ilmelyakm terakki ederek Kalbi selime erişir. Bir hastaya iki yüz kerre okunsa eceli gelmedikçe şifa olur.

(LAİLÂHE ILLÂHU – لااله الاهو )

Mabudu bilhak, cemi meratibi esma ve sıfat-ı camii olan ancak künhi zati uluhiyyesidir.

Kulun, Kelime-i Tevkiften hissesi: Allah Azimüşşanı kalben mabudi bilhak itikat etmek, mhen maksut matlubu bilhak itikat etmek ve Sirren mahbubi bilhak itikat ve künhi vücudı, taalluk akıldan münezzeh mevcudi bilhak itikat edip, faili müessir mevsufi ezeli vücudi vacible, mevcudiyetini ikan ederek kemal-i tevhid ef’al, Sıfat, zate erişmektir.

Hassası (Faideleri): Her namazdan sonra, Kelime-i Tevhid’i yüz kerre okuyana gafletle ve nisyan ve kasveti kalbden kurtulur.

(RAHMÂN       الرحمن )

Dünyada cemi mahlukata İrade-i in’am manasiyle sıfat-ı zatiyedendir. Veya nefis in’am manasına sıfat-ı fiiliyedendir.

Abdin (kulun) hissesi: Fukaraya tasaddukla, ulemaya hürmetle, ümeraya itaatle, büyüklere tazimle, cahillere talimle, fasıklara dua ile merhamet etmektir.

Hassası: Günde yüz kerre zikreden kimsenin kalbinde, merhamet eseri zuhur eder, iki yüz doksan sekiz kerre yazıp taşısa, her türlü âfattan kurtulup, vücudu daire-i rahmette mes’ut olur. Ve zağferan ve misk ile yazıp bir haneye defnolunsa o hane sahibi şerden hayra tebdili ahlâk eder.

(ER RAHÎM     الرحيم )

Ukbada cemi ehl-i tevhidi nimeti ihtisasiyeye nail kılıcı demektir.

Abdin hazzı: Zakir ve hamilinde rikkati kalbin husuludur.

Hassası. 258 kerre zikreden her tehlikeden kurtulur. Yazılıp ağaç köküne dökülse meyvesi çok olur. Yazılıp suda imha ile bir kimseye içirilse yazan zata müştak olur.

(EL MELİK      الملك )

Cemi eşyada mutasarrıf, icade kadir, zat ve sıfatta cemi eşyadan müstağni, sahip ve malik manasınadır.

Abdin hazzı: Hakkin, maliki hakikî olduğunu bilip her umurunda haktan taleb etmektir.

Hassası: Zeval vaktinde yüz kerre devam edenin kederi zail olur. Fecirden sonra yüz yirmi adet okuyan zengin olur.

(EL KUDDUS القدوس )

Zati ؛ hudustan (sonradan olmaktan münezzeh), sıfatı, acizden, ef’âli abesten pak ve temiz ve münezzeh demektir.

Abdin hissesi: Mââsiden tathiri ibadetle zatini tenvirdir.

Hassası: Günde 174 kerre zikreden ahlâk ve âmâli zemimeden kurtulup evsafi selimeye erişir. Nan azize (nan aziz ekmek veya başka bir nimet demektir) yazıp ekleden (yiyen), cismen sıhhat, kalben selâmet, ruhen kötü ahlâktan kurtulup zikre devam eden âlem kuddus melekûtun ahvaliyle muttasıf olur.

(ES  SELAM  السلام )

Her türlü hudustan (tagyir ve tebeddülden) sâlim ve kullan âfet-i dünyeviye ve uhreviyeden kurtarıcı manasınadır.

Abdin hazzı: Dünya ve âhiret musibetlerini celbeden CÜrüm ve isyandan sakınmaktır.

Hassası: Hergün 131 kerre zikredenin kalbi selim olur. Ve eceli gelmedikçe bir hastaya okunsa selâmet bulur. Semavî ve dünya âfâtından da necat (selâmet) bulur.

(EL MÜMİN — المؤمن )

Alemeyni âfattan emin edici veya ebrari (ehl-i iman ve cennet ehli) âhirette emin edici. Enbiyayi tekzibden emin edici manasınadır.

Abdin hazzı: İmanını noksandan muhafaza ve ibadi zararından vikayedir.

NOT: Vikaye; esirgeme ve muhafaza manasınadır.

Hassası: 136 defa zikreden her tehlikeden emin olup, yazıp götürse cin, şeytan şerrinden kurtulur. Zâkir olanı kemali tasdik ve ikane eriştirir.

(EL MÜHEYMIN — المهيمن )

Her zerreyi şuhut, murakabe ve himaye ile mualla manasınadır.

Abdin hazzı: Ef’âli şeriâte vikaye, tarikiyle himaye, hakikatle sayedar, marifetiyle payedar eylemek ve ubadullaha (kullarına) rifkiyle muamele eylemektir.

Hassası : 135 kerre hâli bir makamda tahareti kâmile ile zikreden ulviyet kesbedip maksadına nail olur. Şeref ve izzeti artar.

(EL AZİZ العزيز )

Her şeye galip, «bi’nazir» (naziri yok), münferid azimüşşan manasınadır.

Abdin hazzı: Mucibi mezellet, ahlâkı süfliyeden tecerrüt, evsafi ruhaniye ile teferrüt ve haktan istiane (yardım) dır.

Hassası : 40 gün alessabah 94 kerre okuyan borçtan kurtulup gınaye (zenginliğe) erişir, izzet sahibi olur, kalbi ğılli-ğişten kurtulur.

 

(EL CEBBAR-الجبار )

Ef’al ve erzak ve ahlâk ibadi dilediği gibi İslâh edici ve hükmünü infaz edici manasınadır.

Abdin hazzı: Her halde cebbariyeti İlâhiye karşı ihtiyacını ve aczini itiraf ile tezellül ve teslimiyeti kâmiledir.

Hassası: Kırk gün 211 kerre okuyan zulme maruz olsa selâmet bulur. Mahpus ve esir ise kurtulur ve her muradı hasıl olur.

(EL MUTEKEBBİR –المتكبر )

Kibriya sahibi, cemii mâsiva nazari azametinde zerre-i makhur nisbetinde demektir.

Abdin hazzı: isyan ve gafelati (gafilleri) nazari hakaretle görüp, nefsini, kalbini, ruh ve sırrını azameti ilâhiyeye karşı daima mahviyyette bulunmakbr.

Hassası: Zikredenlerin suret ve siretlerinde heybet ve maişederinde bereketin husulidir. Izdivaç gecesi zifaf ve cimadan evvel on kerre zikreden haluk (güzel) evlât sahibi olur.

(EL HALIK –الخالق )

Mümkinatı ademden (yoktan) ihtira ve icad edici manasınadır.

Abdin hazzı: MahlUkatın yedi kudretten zuhurunu müşahede ederek marifet tahsildir.

Hassası: Nısfilleylde (gece yarısı) zikre devam edenlerin zahir ve batınları münevver ve mücellâ olup zulmetten ve kedurat (zahir ve batından) kurtulur.

(EL BARIU- البارى )

Mümkinatı nizami ekmel üzere muktezayi hikmetle bilâ tefavüt halk olunmağa maddiyatiyle hazırlayıp var edici manasınadır.

Abdin hazzı : Zerreyi hikmetten hali görmemektir.

Hassası: Yedi gün yüzer kerre okuyan âfâti cismani ve ruhaniyeden sâlim olup her gün devam eden kabrinde munis bir melâike halk olup vahşet ve havf, zulmetten kurtulur.

(EL MUSAVVIR —المصور )

Ademden (yoktan) icadle halik, vücudu ihtira ile ve ahseni tertip ve yekdiğerinden temyizle tasvir ve hakimane terbiye manasınadır.

Abdin hazzı:   Sureti eşyadan manayi esmayi müşahede, ef’âli keşf, evsafi maaniye ve mahviyeti zatına intikaldir.

Hassası: Zakiri tevhidde ilme’l yakına eriştirdiği gibi, zürriyeti olmayan kadın yedi gün oruç tutup iftar anında 21 kerre zikreylese zürriyet ihsan ve erkek üç gün oruç tutup yirmi bir kerre bu ismi şerifi okuyup suya üfleyip içse zürriyet sahibi olur.

(EL GAFFAR —الغفار )

Kullarının günahını dünyada ziyadesiyle örten ve muahezeyi âhirette terk edici manasınadır.

Abdin hazzı: Nasın ayıplarını setirle (örtmekle) zalimeynin muahezesini bağışlamaktır.

Hassası: Cuma namazı akabinde 100 kerre zikredenlere âsâri mağfiret zuhuridir. Bazı kimse; rızıkta bereket, mal ve evlâdında meymenet bulmak isteyen günde (70) kerre (estağfürullahe innehu kâne gaffara) (استغفر الله انه كان غفارا ) diye virdi tavsiye olunmuştur.

(EL KAHHAR — القهار )

Mevcudatı zahir ve batın yedi kudretinde makhur (kahrolmuş) ve mağlûp edici ve münkad (ram olmak) ve müsahher (meftun) kılıcı manasınadır.

Abdin hazzı : Zayıfları vikaye, ızharı hak için cehd ve galebedir.

Hassası: Günde 306 kerre virdedenlerin kalbinden hubbi dünya mahvolup masivallaha iltifattan geçer. Gece yarısında ve güneş doğarken zikreden hasmına galebe edip zulümden beri olur.

(EL VEHHAB — الوهاب )

Bir şey karşılığı olmaksızın, sebepsiz kesirül’ata bağışlayıcı manasınadır.

Abdin hazzı: Ebnayi cinsine ve mahlûkata bilâmukabele ve iâğarez saha ve İ’sar etmektir.

Hassası: Günde 14 kerre zikreden çok mal ve cahi hatire erişir. Ve salâtı duha akabinde secde edip zikreden dünyevî murad ve menafiine nad olur. Şeriat, tarikat, hakikat ehlinin irfanı ziyade olur.

(ER  REZZAK-الرزاق )

Rızkı ita eden manasına olup, rızkı suri cisim ve maddiyatın inkıta ve nümasına denilir. Rızkı manevî, ruh ve maneviyatın tekemmülüne bais olana denilir. (Akla ilim, ruha müşahede, kalbe keşif, sırra muayene gibi.)

Abdin hazzı: Sureti mananm feyzi İmdadını haktan bilip mevuduna itimat ve (makduruna (takdirine) rıza ve kanaat etmektir.

Hassası: Evinin sağ tarafından başlayıp kablelfecir her köşesinde ya rezzak dese rızkı vasi (geniş) olur. Günde üç yüz on beşer kerre beş gün zikreylese dünyevi haceti reva olur. 21 gün kablet-team okusa zihni açık olup, fehim dekayık müyesser olur.

(EL FETTAH- الفتاح )

Ebvabi rahmete ve nasara ve berekete ve maişeti açıcı manasınadır.

Abdin hazzı: ibadetle içtihat ederek her an mükâşefat guna gün vusul ve ibadete muaveneti esirgenfemektir.

Hassası: Sabah namazının akabinde elini sadrına koyup 15 kerre okuyanın kalbi leman, işleri asan, rızkı bol olur.

(EL ALİM –العليم )

Mevcut ve madumu, cüzi, küllüyi, baki ve mütegayyiri, lihatat ve hataratı cehd ve fikir sebkat etmeden ezelen bilici manasınadır.

Abdin hazzı: Huzur ilmi ilâhide olduğunu bilip, haya ve sabiri belâ ve şükrü naima ve tevbe-i hataya eylemektir.

Hassası: Günde 150 defa devam eden marifatullaha erişir, evham ve şekten ilmel yakina erişir.

(EL KABIDU القابض )

Rızkı kat’ veya ruhu ahz veya kalbi kedurete deyk (sıkıntı) kılıcı manasınadır.

Abdin hazzı: Mail israftan, ilmi na- ehlinden, sırrı nakıstan, hâli kadir naşinastan sakınmaktır.

Hassası: Dört gün 903 kerre virdeden düşmanından emin ve selâmet bulur. 40 lokma ekmek üzre yazıp 40 gün birer lokma yese açlıktan emin olur.

(EL BASITU- الباسط )

Kullan ihtiyaçlarım verici, rızkı bastedici, nefsi sefavetle, kalbi hidayetle, ciddiyeti ruhla bastedici manasınadır.

Abdin haizi : Hüsnü ahlâk, sahavet, maaşereti hasene ve tevazudur.

Hassası: Salâtı duhadan sonra on kerre zikredenin rızk, ilmi ve şerefi artar ve ellerini göğe doğru kaldırıp 71 defa zikrederek yüzüne sürse idi, fakir olmaz, gına (zenginlik) teveccüh eder.

(EL HAFIDÜ –الحافض )

Düşman ve ehl-i şakaved tart ve tezlil edici demektir.

Abdin haizi: Batılı hakir ve mezellet itikadile hazer etmek ve mekir İlâhiden emin olmamaktır.

Hassası : Üç gün bu isimle dua edip, dördüncü gün bir mecliste yetmiş bin kerre zikretse hasmına galebeye muvaffak olur ve harbde vasıta-i muzafferiyettir. Bir muradın husulü İçin 500 kerre okuyan naili meram olur.

(ER  RAFIU- الرافع )

Ehibba ve etkıyasını tevfik ve takrip ile izaz ve refi edici manasınadır.

Abdin hazzı: Hakki, âli itikat edip evliyaallahi İ’zaz eylemektir.

Hassası: Zulmünden korktuğu bir kimsenin huzuruna girmezden 70 kene okuyan zulümden, taadiden (tecavüzden) ve hırsızdan emin olur. Gece yarısı 351 kerre okuyan safa-i kalbe erişip umurunda suhulet hissederek muradına nail ve gani (zengin) olur.

(EL MUlZ –المعز )

Dilediği kulu, dünyevî ve uhrevî aziz ve mergub (güzel beğenilir) sahibi edici manasınadır.

Abdin hissesi: izzeti dareyn olan taata i’tisam (günahlardan çekinmek) ederek izzeti hakikiye vasıl olmaktır.

Hassası: Cuma ve pazartesi gecesi akşam namazından sonra 140 kerre okuyan heybet ve ihtiram sahibi olur. Havf ve haşiyyeti hakka münhasır olur.

(EL MÜZIL- المزل )

Dilediği kulu dünyevî ve uhrevî esbabi zilletle (li-hikmetin) zelil edici manasınadır.

Abdin hissesi: Zillete hakikiyeyi masiyyette bilip hazer etmektir.

Hassası: Zalim ve hâsit (hasetli) şerrinden emin olmak isteyen 75 kerre zikredip secdeye varsa, secdede Siyanet ettiği emre muvaffak olur. Pazartesinden sonra üç gün oruçlu olup. Cuma gecesi iki rik’at namaz, her rik’atta Fatiha’dan sonra 100 kerre ya müzil deyip düşmanının zelil olmasını hatıra getirse muvaffak olur.

(ES  SEMIU –السمع )

Herşeyden münezzeh olarak cemi asvat ve kelimatı işidici manasınadır.

Abdin nasibi: Emri hakka muhalefetten hazer etmek ve hakkin murakabe ve çuhudunda olduğunu bilmektir.

Hassası: Perşembe günü Duha namazından sonra 500 kerre zikreden her ne vakit dua ederse müstecab olur.

(EL BASIR- البصير )

Her mevcudat! bilâvasıta görücü manasınadır.

Abdin hazzı: Hakkin gördüğünü murakabe ederek zahirine şeriatla tezyin, batınına tarıkıle tahsin ederek mertebe-i ihsane erişmektir.

Hassası: Cuma namazından evvel 302 defa zikredenin aynl basireti fetih olup tevfik olarak kavi ve ameli selâha muktedir olur. Pazartesi günü farz ile sünnet arasında itikadı sahih ile 100 kerre zikreden nazari inayeti ilâhiyeye mazhar olur.

(EL HAKEMÜ- الحكم )

Hükmünde aciz infazdan münezzeh hâkim manasınadır.

Abdin hazzı: Hakkin, hâkim ve müessir olduğu itikad ederek emrine teslim, hükmüne münkad olmaktır ve nefsine hâkim bulunmaktır.

Hassası: Cevfi leylde 68 defa okumağa devam edenin batim esrar-ı-hikemiyeye mazhar olur.

(EL ADLÜ— العدل )

Fiili İlâhisi hükmünde ziyadesiyle, adaletle lâyıkıyle zuhur edici manasınadır.

Abdin hazzı:   Bir melekei rasıhaya malik olmaktır ki,

onunla nefsinde tagaddi, kalbinde zühüd, amelinde İhlâs, ruhunda hüsnü ahlâk, insanlar arasındaki muamelede sitem ve zulüm ifrat, tefritten muhafazaya muktedir olur.

Hassası: Cuma gecesi 20 lokma üzerine yazıp ekletse cemi mahlûkattan izzet ve hürmete nail olur.

(EL LATIF- الطيف )

Rifk ve lutufla muamele, umuru lâtifeye muhit velev sureti kahir ile de olsa lutfi kesir manasınadır.

Abdin hazzı: Niyet ve harekâtında haktan hazer ve haika rifk ile muameledir.

Hassası: Hergün 133 defa devam etse müşkülü hal ve âsan olup lutfi ilâhiyeye nail olur. Hergün 9 kerre zikretse ilâhî tecelli olur ve rızkı vâsı olur. Eğer günde 698 kerre (Bismillâhillâtif) dese, her ne emeli varsa husuli mücerehdir.

(EL HABİR- الخير )

Gizli ve aşikâr olan, kalbi, ruhi, akli, dünyevi ve uhrevi umurun küllisini alim ve muttali manasınadır.

Abdin hazzı: Batını nuri tarikatle İslâh ve tenvir, zahirini sırrı şariatla mizan ve tathir etmektir.

Hassası: Günde 812 kerre devam eden ruhaniyet ve mükâşefata nail olur. Ve bir şahsın tasarruf zulmü altında olan kimse kurtulur. Uykuya varmadan yedi defa (Elâ’ya’lemü’ men Halak ve hüvellatif ül-habir)

 الا يعلم من خلق وهو الطيف الخبير dese, dilediğini ve istihâre ettiğini rüyada görür.

(EL HALIM —الحليم )

Ukubeti müstahakayne kudreti kâmilesiyle beraber intikami lihikmetin terk veya tehir edici manasınadır.

Abdin bu İsimden hissesi: Gadab ve intikamı hazin ve mahvederek rahmeti rahmana nail olmaktır.

Hassası: Günde 88 kerre reisi umur olan kimse devam ederse riyasete ve rahatı devam eder. Gülsuyu ile yazıp dükkân ve sanat altına, ya mezruata serpse bereket olur. Eğer gemiye serpse garktan emin olur. Eve serpse her türlü şerden emin olur.

(EL ÂZIM- العظيم )

Kemal zatide kemaliyle münezzeh, kemali sıfatta, künhile mukaddes, uluvvi kadir’ve refi, menzileti cihetiyle azameti mutlaka sahibi demektir.

Abdin hazzı: Azameti ilâhiyeye karşı mahviyyet ve istihİâkle emir ve nehye riayet ve, nefsini başkaları üzerine tercihle kibir ve münazaa etmemektir.

Hassası: Müdavim olanın emsâli beyninde izzeti artar ve hastaya 1010 kerre okusa eceli gelmedikçe şifayap olur.

(EL GAFUR- الغفور )

Abdini müstahak olduğu intikamdan siyanet edici, günahların setir ve hatasını yargılayıcı manasınadır. Bir çoğu affetse ona gafur, affı çok olsa ona gaffar denir.

Abdin hissesi: intikamı mücrimi terk ve ihsan ile muameledir.

Hassası: Humma için yazılıp içmek mücerrebdir. Seyyidil istiğfar yazılıp ölüm halinde dili tutulan kimseye içirilse konuşur ve fevti âsan olur. Salatı Cuma’dan sonra 100 kerre zikredenler mağfur olur. Derdi olan kimse bir kâğıda üç satir ya gafur, ya gafur, ya gafur, diye yazıp boynuna talik etse veyahut ol kâğıdı yutsa derdinden, ağrı ve sızıdan kurtulur.

(EŞŞEKÜR –الشكور )

Emrine itaat, nehyinden siyanet eden kullarım sena ve cezil (bol, çok verici) âta ile mükâfat edici manasınadır.

Abdin hissesi: Nimeti mevcudiyete şükür, taatle müdavim olup, muhtaçlara vermeyi de itiyat etmektir.

Hassası: Yevmiye 526 defa devam edenin vücudu sihhatte devam edip vusatı male sahip olur. Ağır cüsseli ve nefes darlığı çeken kimse 41 defa yazıp su ile meshedip bir miktarını İçse şifa bulur. Za’fi basar sahibinin de gözüne meshedilse nuru artar.

(EL ALIYYU — العلي )

Künhü kemalâtiye ve Sifatıyye ve ef’aliyyesi akliların idrakinden muallâ mekân ve cihâttan münezzeh manasınadır.

Abdin hissesi: Ulviyeti diniyesine muhalif olan süfliyet ve masiyetten hazer etmektir.

Hassası: 110 defa yazıp başında götürse kadri artar. Garibüddiyar götürse salimen vatanına avdet eder. Fakir olanın üzerinde bulunsa ginayi celbeder.

(EL KEBIR- الكبير )

Zat, Sifat, ef’âli; derece-i keıaalâtı binihaye (nihayetsiz) de ezeliyet, ebediyetle ulu manasınadır.

Abdin hissesi:   Meratibi nefsaniye ve emmare, mülhime sınıflarından tathir ile kalbini itminan, ruhunu safiyet, sırrını kemâlât, tevhidi efal, sifat, zatına mütehallık, kulubi ulviyet hakıkayı kesbetmektir.

Hassası : 232 kerre virdedenin ilim marifetullahı artar. Bir taama okunup, zevc ve zevce o taamdan yeseler, muvafakat ve musalaha ederler. Borçlu zikretse borcundan kurtulur. Mazul zikretse rütbesine nail olur.

(EL HAFIZ- الحفيظ )

Mevcudatı, murad ettigi zevaldan hıfzında mübalâğa edip hıfzedici ve kullarının âmâlini ihsa ile hıfzedici manasınadır.

Abdin hissesi: Azasını muhalefetten, emaneti hıyanetten, hukuku ihvan dini şerrine hedef etmekten hıfzdır.

Hassası : Tehlikede zikreden emin olur. Hayvanatı vahşiyenin zararı dokunmaz. Her gün on kerre zikredene kimse zarar getirmez. Ateş, su, cin, ins fezai batin (karin sıkıntısı) ve hayvanatı muzırradan emin olur.

(EL MUKIT- المقيت )

Ecsam ve ervaha, cismani ve ruhani gıda ihsan edici manasınadır.

Abdın hazzı: Ebnayi cinsine sehavet, nefsini hayre irşad ve gâfile nasihattir.

Hassası: Yazılıp, suda ezilip tarlaya dökülse, oruçtan mü’teezzi olan şem eylese (koklasa) açlık hissi ve zafiyet gelmez. 550 defa bir testi suya okunup üzerine mukıt yazılsa, seferinde bu sudan İçse her türlü tehlikeden emin olur, çok ağlayan çocuk içse ağlaması kesilir.

(EL HASİB- الحسيب )

Kemalâtma nihayet olmayıp kullarının her mesalihini verici ve amellerini muhasip manasınadır.

Abdin hazzı : Suy’i amelden hazer etmek İçin nefsini muhasebe ve ihtiyaç sahihlerinin hacetini gidermeye gayret ve haktan havfi haşiyyettir.

Hassası: Akrabasından korkan bir kimse gün dogmadan ve gurup etmeden yetmiş kerre okusa, akraba beyninde emni ünsiyet peydah olur. Aduv ve hâsit ve isabeti ayin ve sirkat gibi mazarratlardan biiznillahi taala emin olur.

(EL CELİL- الجليل )

Emri müessir, künhi celâl ve tenzihi tamla kâmilil sıfat manasına, kebiri zatta kâmil, celili sıfatta kâmil, kebiri azim zatle sıfatta kâmil, aliyyi zati sıfat efalinde kâmildir diye tefrik olunmuştur.

Abdin hissesi: Ahlâkı zemimeden selâmet ve ahlâkı selime de kesbi izzet etmektir.

Hassası: 78 kerre zikredenin, kadir ve meziyyeti artar, sözü nâfiz olur. ‘Misk ile yazıp götüren süfliyeti ahlâkı nefsaniyeden kurtulur.

(EL KERİM –الكريم )

Bilâ sual âta (verici) ve bilâ sebeb hataları affedici refidkadir, azimüşşan manasınadır.

Abdin hissesi: Ahseni ahval olan ve kasti rizai hak ile hakikati takvaya ve güzel ahlâk bi’hemta ile muttasıf, hakka zata itimat, sıfata istimdat, file dua mutad etmektir.

Hassası: Kablelnevm (uykudan evvel) 270 kerre zikreden vasıtai halk de ikrami hakka erişir.

(ER  RAKIB- الرقيب )

Her âni zamanda, her ahvalde, her şeyi hıfz ve hıraset (koruyucu) edici manasınadır.

Abdin hazzı:   Murakabe-i ahval ile günahtan sakınmak, murakabei zatle mahviyet ve hizb ve kemâli mahabbeti İlâhiyeye nâil olmaktjr.

Hassası: 312 kerre okuyan mali mesrukunu bulur. Hamile okusa doğumda zahmetten kurtulur; misafir okusa, ehli, evlâdı tarafından emin olur.

(EL MUCIB — المجيب )

Hacat ve dâvâti icabet ve zarureti muztareyni kifayet ve kablessual matlubuna yardım edici manasınadır.

Abdin hazzı: Emri İlâhi ve sünneti nebeviyeye icabet ve mahlûkata menfaatle hayri esirgememektir.

Hassası: 60 defa zikredenin duası kabul olup emâni ilâhide olur.

(EL VASlU- الواسع )

BUrhanma nihayet, sultanına gayet, ihsanına had ve hasır (hudut ve sıkışması yok) olmayıp, külli, cüz’i mevcut madumu, ezelen, ebeden, İlmen muhit ihsani kâfi manasınadır.

Abdin hissesi: Malı ve, hali ile, akvali ile halkı tevsi ve taltif ile muameledir.

Hassası: 137 kerre zikreden, kin, haset ve gılli-giştan selâmeti vus’a, sadır ve inçirahi derun hasıl olup vus’ati  maişete nail olur.

(EL HAKIM- الحكيم )

Takdirat ve İradât ve halk ve kudretinin âsârmı maslahata ve hükmiyle izhar eder. Acizden müberra zevil-hikme manasınadir.

Abdin hissesi: Kavil ve amelde hakka ve hulusa isabetle mucibi âfâti seyyiâttan sakınmaktır ve tedbirati ilâhiyeye karşı herhalde ruyi riza ile mukabeledir.

Hassası: 78 kerre zikre devam edip mucibi havf, devayı azimeden ku’rtulup babi hikmete fetih olur (açılır).

(EL VEDUD- الودود )

İbadete nimeti isal ve defi azab ve muzırra ve nikâlar ve bimetalar ile mahabet edici manasınadır.

Abdin hissesi: ibadetullahi ve sünneti resulullâhi ve evliyaullahi sevip ve ibadullahi hakkında hayrı sevmektir.

Hassası: Taam üzerine bin kerre okuyup zevcesiyle ekleylese zevcesinin mahabbeti ziyade olur. Günde 20 defa okuyan beynennas (insanlar arasında) teveccüh ve mahabbete nâil olur.

(EL MECID- المجيد )

Zat, Sifat, ef’alinde, künhi şeref nâmütenâhi ihsani kesir, atası cemil vâsülmülk velkerem manasınadır.

Abdin hissesi: Nas beyninde hüsnü muameleye bezli keremle tahsili şereftir.

Hassası: Ayin birinde, on beşinde, otuzunda kameri ayİardır.) Oruç tutup, iftarda -ya mecid diye zikrederek iftar etse illeti berastan kurtulur. Günde 62 kerre zikreden şan ye şeref, zahiri ve batıniye nail olur.

(EL BAİSÜ- الباعث )

Mevtayı dirilmeye, mürsaleyni ümeme, erzakı ibade, esrarı müride, etvan müşahede, envari muayene ba’si mutlakla basedici (diriltici) manasınadır.

Abdin hazzı: iman edip’ külliyetle yevmi nuşur (haşir) İçin bezli himmet, gayret ve istikamete devamdır.

Hassası: Uykuya yakın elini göğsüne koyup 100 kerre ya baıs, dese kalbi müevver olup, ilim ve hikeme ilham olur.

(EŞŞEHİDÜ — الشهيد )

Zevahir eşyanın küllisi mer’i ve mesmu huzurunda muayyen ve cümlesini müşahede ve mutasarrıf demektir.

Abdin hissesi: Hakka, mertebei şuhudda görür gibi ibadet ve hareket etmektir.

Hassası: İtaatsiz evlâd ve zevcinin alnından bir saç alıp bin kerre okunsa tebdili ahlâk ederek ıslâh olur.

(EL HAK –الحق )

Vücudu zeval, tağyiri ademden (yokluktan) müberra olarak ezelen, ebeden sabit manasınadır (eşyayı izhar edici manasındadır).

Abdin hissesi: Efali, filullâhta, Sifatını sıfatullahta, zatinı tecelliyati -azamete tıllı zâil ad ederek vucudi hakikinin hazde olduğunu kesb ve terakki tevhit sıfatlıyla tekmili meratip etmektir.

Hassası: Murabba kâğıdın erkânı erbaasına yazıp seher vakti göğe refi etse (kaldırsa) matlubu hasıl olur. Lâilâhe illallahül melikül hakkulmübîn (لا اله الا الله الملك  الحق المبين ) zikri yüz defa vird edinse gani (zenginlik) teveccüh eder. Bin kerre ya hak diyen kötü akıbet ve amelden kurtulur.

Bir nesnesi zail olan kimse dört kâğıda yazıp ortasına zayi olan şeyi ortasına yazıp gece yarışında ellerini açıp ve Semaya nazar ederek hacetini haktan talep etse zayi olan şeyi iade olur, iade olunmazsa hak daha ziyade hayırlısını ihsan eder.

(EL VEKİL – الوكيل   )

İstiane, umuri ibade kudreti kâmilesi ile her emirde mütekeffil demektir.

Abdin hissesi: Esbabı meczume ve gayri meczumeye tevessülü ile beraber hakka müessiri hakikiye tevekkül ve havayici ibadi nehci (usul minval) matlup üzere sa’yi gayret etmektir.

Hassası: Hacetlerin husuli ve musibetlerin defidir. 76 defa okuyan yangından ve garktan (boğulmaktan), zelzeleden ve saikadan ve şiddetli rüzgârdan zarar görmez, hayır ve rızkı ziyadelenir.

(EL KAVIYYU- القوى )

Zat Sifat ef’alinde berveçhile aciz ve zaaf ve yorgunluktan ve kusur ve füturdan münezzeh derecede zatilkuvvedir.

Abdin hissesi: Her yüzden cümlenin aczini bilip hakka her hususta rücu ve tefvizi umur eylemektir.

Hassası: Vücudda kuvvetin zuhur himmeti zaika veya cismi zaif sahibi günde 114 kerre devam etse kavi olur. Mazlumüzaif okusa zalimden emin olur.

(EL METIN- المتين )

Madde ve sebebe muhtaç olmayıp zaaf ve mağlûbiyetten beri kuvvei kâmile ile fail manasınadır.

Abdin hissesi: Hakkin kemal kudretini bilip gayriye itimat ve istinat etmeyip ancak haktan korkup hakka himmeti kalbiyesi masruf olmaktır.

Hassası: 500 kerre okuyanın ibadetinde metaneti kalbiye hasıl olur. Eğer Euzu billahi tealâ diye facir, facireye okusa fucur ve fuhşiyattan geçer.

(EL VELIYYÜ- الولى )

Abdi (kulu) zat, Sifat, ef’aline takrib ve tecib eyleyici ve mahlukatımn umurunda mütevelli ve nazır manasınadır.

Abdin hissesi: Zaman kabzına kudreti itminan ederek dilücani gayriden masruf hakka matuf olmaktır.

Hassası: Kurbet (yakınlık) ve maiyyetten kurbiyyeti zatiyenin husulidir ki Cuma günü bin kerre ya Allâh dese matlubu hasıl olur. Zevcine itaat etmeyenin islâhı İçin hanesine girip çıktıkça ya veli dese ıslâhı hale muvaffak olarak itaate müyesser olur.

(EL HAMIDÜ- الحميد )

Her nevalin mevlâsı, her kemalin mevsuf mııallası ve her senanın minküllil vucuh elyak ve ihrasi (ziyade lâyık, şayan ve seza olan) ile hamdolunan zati ecelli âlâdır.

Abdin hissesi: Niami rabbaniyenin gayri mütenahi olmasıyla şükrüne aczini itiraf etmeğe ve lisanı hal ve kal ile hamdedip evamire ve nevâhiye itaate riayet etmektir.

Hassası: Günde 62 defa zikreden sıfat ahlâk ve efalinde memduh olur. Kelâmında çok fena söz bulunan kimsenin, su içtiği kâseye yazılsa fena söz söylemekten kurtulur.

(EL MUHSI — المحصى )

Malûmat namütenahiyeyi ihatei ilim ile muhit ve mukadderattan bir ferd hariç olmadığı halde ihsa edici demektir.

Abdin hazzı: Azîmüşşanın sıfatı İhsasını bilip her harekâtını muradi İlâhi’üzre icra ile saadeti du saraya erişmektir.

Hassası: Teshiri kuluptur. Yirmi lokma ekmeğe, yirmişer kerre okuyup dilediğine yedirse emrine musahher olur. Cuma gecesi 1000 kerre okuyanlara kıyamette hesap ve kitabi asan olur.

(EL MUBDlU- المبدى )

Her şeyi mümkini ademden vucuda nümunesiz icad ve halk edici manasınadır.

Abdin hazzı: Suveri esma olan eşyada künhi kudretin müşahede ederek istihlâki İrfanı müstehlik ve hakkal yakıne erişmektir.

Hassası: Hamile hatunun batnına zevci şehadet parmağıyla daire çevirip 20 defa yazsa ve okusa çocuk düşürmekten emin olur.

(EL MUID — المعيد )

Mevcudatı idamdan sonra iadeten halk edici (mevcudatı yani varlığı yok ettikten sonra tekrar yaratmak) manasınadır.

Abdin bu isimden hazzı: Hakka her umurda rucu ve hini iadede kıyamet gününde ahseni takvim siretiyle haşrin esbabı olan fehamelehel insan Sirrıyle siretini hamile emaneti huda ede insani kâmil mertebesine vasıl olmaktır.

Hassası : Ya mübdii, ya muid, defi nisyane nafidir. Günde 124 kerre ya muid dese haşri ecsadı kalbinde takarrür ederek gafletle imrari hayat etmekten kurtulur.

(EL MUHYI –المحي )

Murad ettiğine hayatlar bahşedici ve kalbi nuri marifetle, nihi nuri mükâşefe ile sırrı nuri müşahede ile ihya edici manasınadır.

Abdin hissesi: Bahşayış İlâhi olan hayatını rızası yolunda imrar (geçirmek) ederek hayati ebediyeye nâil olmaktır. Ve hayatin muvakkat ârız olduğunu bilip mahvi enâniyetle taate sürattir.

Hassası: 68 kerre okuyan mahbus kurtulur ve matlubundan müfarekat etmez (ayrılmaz).

(EL MUMlT — المميت )

Sıfatı vucudiye olan mevti halk edici manasınadır. Ecsami ervahtan, kulubi nuri imandan, ervahi mükâşefeden, sırrı müşahede ve muayeneden mahrum ederek emate edici (öldürücü) manasınadır.

Abdin hazzı: Mevti tezekkürle masuvallaha muhabbetten, muhabbetullaha İnkıta, tariki istikamette müdavemettir.

Hassası: Taati bâride nefsini muti etmektir. Kalbi üzerine elini koyup nefsi emmarenin İslâhına 490 adet zikreden kimse nefsi emmaresi muti olup mutmainneye rücu ve münkalib olur.

(EL HAYYÜ- الحى )

Hayati ebedi ve ezeliî zâti ile hay olup tenahi (sonu) ve fühırdan münezzeh faal ve idrak manasınadır.

Abdin hissesi: Hayati hayvaniyeden, hayati hakkaniyeye vesilei uruç olan taat ve ezkâri bi’gayetle (nihayetsiz) iştigaldir.

Hassası: Üçyüz bin kerre zikreden ebedi mariz (hasta) olmaz. Kabak İçine misk ve gül suyu ile yazıp üç gün İçse marazdan kurtulur. Seher vakti tilâvet eden tasarrufü kulube nail olur.

(EL KAYYUM — الفيوم )

Binefsihi kaim, gayrisini mukavvim (kavame getirici tesviye eden — tanzim eden) olup cemi mahlûkatı müdebbiri dâim ve bâki manasınadır.

Abdin hissesi: Âsârın ‘esbabe tertibini zahir görerek hakiki müsebbibi ayni kadere kayyumiyetten kasti sudurini müşadedir.

Hassası : 156 kerre zikreden az uyku uyur ve gafletten kurtulur. Yediği taamın her lokmasında ya kayyum dese midesine nur olur. Gıdayı ruhani olur. (Ya hayyü ya kayyum lâilâhe illa ente) yi 40 defa zikreden azim fevaidi dünyeviye ve uhreviyeye nail olur.

(EL VACIDÜ — الواجد )

Bir şeyi ifate (zayi, fevt) etmeyip dilediğini mevcut kılıp hazır bulan ihtiyaçtan beri gani manasınadır.

Abdin hissesi: Hak ile istigna ve hakka itimat ve ilticadır.

Hassası: Taamın her lokmasına tahrir eden tevhidi baride kuvveti kalbiyeye nail olup kalbi münevver olur.

(EL MACIDU — الماجد )

Kerem ve İn’ami vâsi manasınadır.

Abdin hazzı : Himmeti hakka masruf ederek kesbi gayret eylemektir.

Hassası:          Hâli yerde hissi gaib oluncaya kadar zikretse menamda [uykuda] maksudunu müşahede eder.

(EL VAHlDU- الواحد )

Zatında münferid olup akşamı kabul etmez. Sıfatında münferid olup şüpheden münezzeh’ ef’alinda vahit olup şerik ve nazirden müberra, mualla manasınadır.

Abdin hissesi: Kalbi muhabbetullaha hasır ve tefrit ubudiyeti tezyiddir.

Hassası: Hergün bin defa okuyanın kalbinden masuvallah (Allah’tan gayrisi) çıkar.

(EL EHADU- الاحد )

Künhi zâti şirket kabul etmez manasınadır.

Abdin hissesi: Tevhidi zata erişmektir.

Hassası: Seferde münferid olan zikretse refika nail olur.

(ES  SAMED – الصمد )

Dergâhı ullhiyeti havayici kâinata meftuh (açık) mevcudatm, muhtacı İlâhi cümleden müstağni manasınadır.

Abdin hissesi : Zati ,barlye vücud ve bekada her an ihtiyacını bilip tevcih ve itimadını hakka hasretmektir.

Hassası: Seher vaktinde 150 defa okuyan salâhi hal kesbedip haramdan mahfuz olur. Cezbei zatullahta istigrak ahvale erişir.

(EL KADİR- القدير )

irade; tercihe, kudrete, takribe halk, vucudla tavsife, taalluk etmekle kadir, murad olan şeyi vücude takrib etmeğe bilâvasıta velâ âciz mütemekkin ve icad ihtirai bizatihi kadir manasınadır.

Abdin hissesi: üçyüz beş defa devam eden cismani, ruhani kuvvete mazhar olup ibadette kesaletten kurtulur.

Hassası : Abdest esnasında zikreden düşman şerrinden vikaye olur.

(EL MUKTEDIR –المقتدر )

Kudreti her kudretin fevkinde müstevli (İstilâ eden, bir yeri kaplayan) ve gâlip manasınadır.

Abdin hazzı: Herşeyin kudreti hakla zuhurunu müşahede ederek yakın tevhide vasıl olmaktır.

Hassası: Vird edenler nisyandan ve acizden kurtulup uyanık olarak zikredenler hayrı kesire nail olurlar.

(EL MUKADDIMU — المقدم )

Mükâfatta, asfiyayi (temiz kimseleri) tacil, takdim veya bazı eşyayı ve esbabı hilkate takdim edici manasınadır.

Abdin hissesi: Emri İlâhiyi herşeye takdim ve tâzimdir.

Hassası: Harbe vusulda 188 defa zikredilse muzafferiyet hasıl olur.

(EL MÜEHHlR- المؤخر )

Günahlara -azabı te’hir, bazı ,eşyayı hilkate tertip ve te’hir edici manasınadır.

Abdin hissesi: Mugayiri riza amal ve harekât ، te’hir ve terktir.

Hassası: Zikredenlere tevbe-i nasuha ve takvayi sahiha kapısı açılır.

(EL EVVELÜ — الاول )

Vücudu vacibine ibtida yok. Evveli yok. Yani kendisinden evvel ve beraber birşey yok demektir.

Abdin hissesi: Rızayı kibriyaya tââta ihtimam, evvel vakitte namazı edâ ve istikâmettir.

Hassası: Misafir olan kimse Cumaları bin defa zikreylese vatanına ve akrabasına kavuşur. Evlâdı olmayan kimse dört Cuma ya evvel diye zikreylese haceti indallâh edâ olup kudreti hakla zürriyet sahibi olur.

(EL’AHIRÜ- الآخر )

Vücudu vacibine intiha yok. Yok olması da mahal. Mahlukat fani olduktan sonra bâki, ezelen ve ebeden tagayyür ve tebeddülden münezzehtir.

Abdin hazzı: Mercii ezelisi ve ebedisi huzuru celil kibriya olduğunu bilip amelen ibadet ve masiyetten Siyanet ve güzel ahlâk kazanarak müştak cemal olup, gölge edecek bütün masivadan çıkarak aşk kibriyaya uruç etmektir.

Hassası: Her gün yüz kerre okuyan kimsenin kalbinden masivallâh çıkar ve hayırlı ameli olmayan kimse günde 77 defa okusa Allah o kimsenin amelini sâlih ve âkibetini hayır eyler.

(EZZAHIRU –الظاهر )

Âyâti bâhire, delâili asâri kahiresiyle mevcudiyeti aşikâr valıdaniyeti bedidar manasınadır.

Abdin hissesi: Eşyayı kevniye ve mezahiri ulviyeye bakıp ibret nazariyle esmaya ve esmadan ef’ale ve efa’lden evsafa ve dolayısıyla künhü zati ilâhiyeye intikal istidlâl ve şuhudü basireti halle muvahhidi hakiki olup taklitten kurtulmaktır.

Hassası : Virdedenin kalbinde nuri vilâyet zuhur etmektir. İşrak namazından sonra 900 defa okuyan âdemin dideleri (gözleri) münevver olur.

(EL BATINU —الباطن )

Hicabi kibriyasıyla evham ve efhamdan ve nazari hissi enamdan perdeli ve gizli muhit manasınadır.

Abdin hissesi: Esrari kalbiyenin hakka aşikâr olduğunu bilerek riya (kendini beğenmek), ucub ve ahlâkı zemimeden, gizli ve aşikâr günahtan hazer etmektir.

Hassası : Yâ zâhir, yâ bâtın diye zikreden havatırı şeytaniyeden kurtulur ve günde üç vakit devam eden ibadetullâhla ünsiyet eder ve her gün 33 defa zikreden esrari  ilâhiyeye mahrem olur.

 (EL VALİ- الوالى )

Mahlukatın cemi umuruna müstevli ve tedbir edici ve her zerreyi kudretiyle muhit ve hakimi mutlak ve malik manasınadır.

Abdin hissesi: Tedbirini te’sirden iskat ederek vilâyeti ilâhiyeye sükûneti kalbiye ile itimat ve iktifa etmektir.

Hassası: 47 defa zikreden her âfetten kurtulur. Cuma günü 1000 defa okuyan her umurunda müyesser olur. Bu ismi şerifi yazıp suda mahvedip, o suyu haneye yahut tarlaya dökse âfattan emin olur.

(EL MUTEALl — المتعال )

Ulviyeti nâ mütenâhi nekaisten mürtefi (noksanlardan yüksek) manasınadır.

Abdin hazzı: Taatle kesbi ulviyyet, istikâmetle kudsiyyettir.

Hassası: 551 kerre virdedenler masiyetle ibtilâdan kurtulur. 600 defa virdedenler cemi âfattan kurtulur.

(EL BERRU- البر )

Hayırları mahlûkata isâl eden muhsin, kerim, atuf, azim, reuf, rahim manasınadır.

Abdin hissesi: Akraba ve valideyne, komşu ve din kardeşlerine ve cemi mahlûkata iyilik etmeyi mutad edinmektir.

Hassası: Felç illetine mübtelâ olan zikreylese kurtulur. Sabiya yedi kerre okunsa güzel ahlâk sahibi olur.

(ETTEVVABU- التواب )

Müznebinin (günahkârın) tevbesini kabul edici ve tevfik ve İn’am ile mukabele edici manasınadır.

Abdin hissesi: Rahmeti rahmandan kesreti zünup (çok günah) sebebiyle me’yus olmayıp tevbe ile rücu eylemek, ebnayi cinsinin hatasını bağışlamak ve özrü kabul etmektir.

Hassası: Duha namazından sonra 300 defa okuyan tevbe edenlerin zümresine lâhık olup, tevbesi kabul olur. Düşmana, tecavüz etmiş kimseye karşı on kerre okusa zulümden rücu eder.

(EL MÜNTEKIMU —المنتقم )

Tevbekâr olmıyanları mühlet vererek (vadiyle) âzâb edici, âhirette adliyle ve şiddetle âzâb edici manasınadır.

Abdin hissesi: Nefsi müaheze ve levm edip ibadet ve hayırda tekâsül ve kusurdan vikaye ve Allah İçin buğz etmektir.

Hassası: 630 defa zikreden hakkına tecavüz eden kimseden Cenab-ı Hakk intikam alır.

(EL’AFUVVÜ – العفو )

Mü’minlerin isyanlarından müahezeyi terk edip günahlarını yok edici manasınadır.

Abdin hissesi: Ebnai cinsinden müahezeyi terk Seyyieyi hasene ile mukabeledir (fenayı iyilige çevirmektir). Yani kötülüğe karşı iyi muamele etmektir.

Hassası: 156 kerre zikredenlere rıza kapısı açılır. Vesveseye mübtelâ olan devam etse salim olur.

(ER RAUF- الرؤف )

Ziyadesiyle Iutuf ve rifk ve rahmet edici manasınadır.

Abdin hissesi: Mü’mine şefekat, müznibeyne (günahkâra) istiğfar etmektir.

Hassası: Şiddetli gadab sahibi on kerre okusa, gadab ve tehevvürü söner. Matlubunu tahsil murad eden kimse 277 kerre okusa ricası makbul olur.

(MALİK EL MÜLK —مالك الملك )

Her mülkün mâliki hakikisi ve mülkünde dilediği gibi tasarruf edip, dilediği gibi icad, ifna ve ibka, irade-i aliyesine asla mani ve muakıp yoktur manasınadır.

Abdin hissesi: Herşeyi elinde emanet ve muvakkat bilip ittika etmek ve maliki hakikiye karşı huşu, huzu ve tevekküldür.

Hassası: Devam edenlerin malı helâl ile zenginliğe nail olması ve kederlerden selâmet bulması mukarrerdir.

(ZÜLCELÂLÎ VE-L’İKRÂM — ذو الجلال والإكرام )

Azemete, kibriya ve ihsanı tam sahibi, her şeref ve kemâl zâtiyle kaim, her ihsan ve ikram zatından mümbaistir.

Abdin hissesi: Buğuz, zillet ve isyandan nefsini muhafaza edip keramete nail olmak ve madununa taltif ve tekrim etmektir.

Hassası: Zâkire, aziz ve nas beyninde ikram sahibi muhterem olup keramete nail olur.

(EL MUKSÎTÜ —المقسط )

Adil ve insafla hükmi hakimanesine hâkim ve ef’ali müstafisin demektir.

Abdin hissesi: Muamelât ve işlerinde mizanı, insafı elden bırakmamaktır. Hakkın adlinden havf (korkmak), fazlından ricadır.

Hassası: 208 defa devam edenler ibadette müvevislikten kurtulur.

(EL CAMIU- الجامع )

Evsafı kemaliyenin küllisini câmidir.

Abdin hazzı: Şeriatla, tarikatla, hakikat ve marifetle: nefsini tezkiye, tasfiye, tahliye ile kemalâti insaniyeyi cem’idir.

Hassası: 118 defa devam eden ahbablan ve matlubunun esbablar cemi olur (toplanır). Birşeyi zayi eden kimse (Allahümme Ya Camiannası Li Yevmin La Raybe Fih İnnellahe La Yuhlifül Miad Ürdüd Aleyye Dalleti Allahüm Mecma .) diye dua etse, kaybettiğini bulur. Seferde zikreden evlâdına kavuşur.

(EL GANIYYÜ- الغني )

Zat, Sifat, efâlinde birşeyi muhtaç olmayıp herşeyin, her an, ona muhtaç manasınadır.

Abdin hissesi: Hakka, dâimi ihtiyaçta bilip tâzim ve tezellül ile tââttır.

Hassası Maraz veya musibette 1060 kerre okunsa defolur ve gınayi dareyn (iki cihanda zenginlik) tılsımıdır.

(EL MUGNI- المغني )

Herşeyin muhtaç olduğu şeyleri hikmetle, takdiri iktizası üzere itâ (verici) manasınadır.

Abdin hissesi: Mahlukattan ziyade hakka itimat ve kanaati itiyattır.

Hassası; Mahlûkattan me’yus olan on cuma gecesi her gece onbin kerre okusa-eseri gina zuhur eder. Ehliyle cima halinde kalbiyle zikreylese ehlinin muhabbeti ziyade olur.

(EL MANIU — المانع )

Beden ve dinde esbabı helâki def ve men’e ve tahrimi müstahak olanı adalete men’edici ve fesadi müeddi olandan hıfzedici demektir.

Abdin hissesi: Hayrı, ehlinin gayrından men ve kendini menhiyattan muhafaza edecektir.

Hassası: Günde 161 kerre okuyan her mazarrat  dini ve dünyeviden selâmet bulur. Ve murad  hasıl olur.

(ED DAR الضار )

Mazarrat ، ve esbabın ، halk etmeğe yedi kudretinden Sudur edici.

Abdin hissesi: Sabr İptilâ ile nâili istifa (birşeyin halis ve pakini seçip almak manasınadır) olmaktır.

Hassası: Her Cuma gecesi ya (dar) yüz kerre zikreden Cenab-ı Hakka yakm olup, her mazarrattan kurtulur.

(EN NAFIÜ- النافع )

Menfaat ve faideli şeyleri ve esbabım yedi kudretinden lütfen ve keremle zuhur’edici manasınadır.

Abdin hissesi: Halk ve te’siri yedi kudretinde bilerek haktan rica, taâtâ devam ve mââsiden muhafazaya ihtimamdır.

Hassası: Seferde okuyan mazarrattan kurtulur. Gemide bulunan kimse yüz kerre okusa selâmet bulur.

(EN NURU النور )

Binefsihi zahir ve gayriyi mazhar edici ve münevver manasma ki: gerek nurı hissi ile münevver olsun. Şems, kamer ve saire gibi ve manevi nur ile münevver olsun, Nuri Kur’an, nurı hidayet, nuri akıl, nurı din gibi.

Abdin hissesi: Sa’yi Cemil ile envari bâtıniye eylemek ve hakki izhar etmektir.

Hassası: Günde 256 kerre zikredenin kalbi ve basireti münevver olur ve maraza mübtelâ olan ekli taamda her lokmasında ya (nur) dese eceli gelmedikçe şifa bulur.

(EL HADI الهادى )

Ahassı havassı marifete zatma, havassı marifete sıfatına, avami marifete ef’al ve esmasına İrşad edici manasına.

Abdin hissesi: Esbabi hidayete riyazet ve telkinine tertibi esmaye muvazebet ve hulusi bal ile ibadete teşebbüs eylemektir.

Hassası: Günde 21 kerre zikreden meratibi hidayete mazhar olur.

(EL BEDIU- اابديع )

Zatında misli, sıfatında naziri olmadığı gibi misli sebkat etmeyen mahlukat! icad edici manasınadır.

Abdin hissesi: Bid’atlardan ihtiraz (sakınmak) kudreti kemal, merhamet ve tevalü nimeti kibriyaya isnaddır.

Hassası: 70 bin kerre okusa her haceti hasıl olur.

(EL BAKI- الباقي )

Fena ve yok olmaktan ve tağyir ve tebeddülden âri dâimil vucud manasınadır.

Abdin hissesi: ibadet ve tâât ve istikamette Allah’ta kaim olmaktır.

Hassası:  Bin kerre zikreden her türlü gam ve endişeden kurtulur. Bir emirde mütehayyır olan akşamla yatsı arasında bin kerre okusa hayırlısına delâlet olunur. Bir nesneden havf eden kimse günde yüz kerre okusa emin olur.

(EL VARISÜ- الوارث )

Mâliki ezelî ve ebedî olduğu halde cemi eşyanın halen sahibi ve yok oluşunda da mercii ilâhi manasınadır.

Abdin hissesi: Suleha, ulema, halleriyle varis olunup hüsnü ahlâk ve amel ile bakiyi fâniye tercihtir.

Hassası: Günde 707 kerre zikreden hayretten kurtulur. Gün doğmadan evvel zikreden kimsenin vücuduna bir türlü elem isabet etmez.

(ER  REŞÎDÜ — الرشيد )

istişare ve İrşada muhtaç olmayıp, hükmüne bi’payan üzre tedbiri aitsen te’sirle vücut bulucu ve ibadeti doğru yola, hâdi meratip sülük ve tecelliyati tevhidi İra’e edici ve halkt mesalihine İrşat edicidir.

Abdin hissesi: Dini, dünyevî makastdında sevabe ittiba ve râhi sââdeti talim ve telkindir.

Hassası: Yatsı namazından sonra 100 kerre zikredenin ameli makbul olur. Günde 514 kerre zikreden tarikat istikamet ve rızada raşit ve mürşit olur. Tedbirinde daima kusur eden bin kerre okusa hüsnü tedbire muvaffak olur.

(ES SABUR- الصبور )

Usâtın muvahezesi ve muâkabesini tâcil etmez. Kadir olduğu halde filinde sur’attan hali müteenni manasınadır.

Abdin hissesi: Taate, masiyete ziyadei dünyânın terkine ve musibete sabretmektir.

Hassası: Gün dogmadan evvel yüz kerre zikredene musibete gelmez. 296 defa zikredene sabri cemil ihsan ve derecei sabireyne vuslatla saadeti iki cihana nail olur. Vücudunda marazı olan şahıs 33 kerre zikreylese afiyet bulur.

Allahümmerzüknalgafur, velâfiyete fiddini veddünya vel âhire, rizâeke bi hürmeti âzami esmâike ve hâtemi enbiyâike ve ekremi evliyâike yâ azimi yâ gani yâ Allah.

Sübhane rabbike rabbilizzeti ammayasıfun ve selamün alelmürselin velhamdülillâhi rabbilâlemin.

استغفر العظيم من كل زنب يا رحيم

Estağfrullahelazim

Min külli zenbin ya rahim

عليك صلاة الله يا اكرم خلق الله

عليك سلام الله بعدد علم الله

Âleyke salâtullah yâ ekreme halkıllah

Âleyke selâmullah biadedi ilmüllah

حسبي ربي جل الله

ما في قلبي غير الله

نور محمد صلى الله

لا اله الا الله

محمد رسول الله

Hasbi rabbi cellellah

Ma fî kalbi gayrullah

Nuri Muhammed sallallah

Lâ İlâhe illallâh

Muhammedurresulullâh

*********************

Ücreti:

(iyi muhafaza etmek ve okumaktır.)

HEDİYEDİR.

 

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s