KUR’ÂN-I KERİM NÜSHALARI VE ÖZEL MUSHAFLAR

Hzl: Ekrem DEMİR

Peygamberimizin Kur’an’ın yazılmasına ve yazıların korunmasına gösterdiği özen bir tarafa, vahyin devam ediyor olması, Kur’an’ın tertip edilmemesinin tek sebebi kabul edilmiş olup ancak Peygamberimizin yüce dostuna kavuşunca elde bulunan ayet ve sûreler Kur’an’ın tamamı olarak korunmaya alınmış ve birinci halife Hz. Ebu Bekir radiyallâhü anh zamanında Mushaf olarak yazılmasına neden olmuştur. Bu girişim, Kur’an’ın kaybolup gitmemesi ve her kafadan bir ses çıkmaması için önemli bir husustur. Hz. Ebu Bekir döneminde hazırlanan bu nüsha, Hz. Ömer’e kalmış ve Ömer’in vefatından sonra bu Mushaf Hz. Hafsa’nın yanında korunmaya alınmıştır. 352

Mushafın, Hz. Osman zamanında çoğaltılmasına ilişkin olarak aktarılan olay, Derveze’nin işaret ettiği gibi, ilk defa bir toplanma ve tedvin değil, bilakis Hz. Ebu Bekir zamanında hazırlanan mushafın çoğaltılmasıdır. Bu çoğaltma ile güdülen amaç da imla açısından Kur’an lafızlarının yazılışının korunması ve tek bir imla itibariyle insanlar arasında herhangi bir ihtilafa meydan verilmemesinden ibarettir. Çünkü insanların ellerindeki mushaflar ve sayfalar, farklı yazım ve imla stilleriyle yazılmıştır. Dolayısıyla imla ve hece farklılıklarının da olması son derece doğaldır.  353

Derveze’ye göre, ulemâ ve hafız imamlarının geneli, Kur’an yazımında Osman mushafındaki imlanın korunmasının zorunlu olduğu görüşündedirler. Bir kısmı, Kur’an’ın  başka  bir  imla  ile  yazılmasının  mekruh,  bir  kısmı  da  haram  olduğunu savunmuşlardır.  Bu  hususta  Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellemden  ve  ashabından  her  hangi  bir  hadise rastlanmamıştır. Dolayısıyla bu tür değerlendirmeler içtihattan kaynaklanmaktadır. 354

Derveze’ye göre, bunun yararı, Mushaflar, on küsür asır boyunca tek imla ve yazım stiliyle korunarak bugüne kadar gelmişlerdir. Bu, Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem zamanındaki yazım stili ve imlasının aynısıdır. Bu sayede Kur’an, tahrif ve karışıklıktan  korunmuştur. Çünkü dönemden döneme yazı şekilleri değişmiş, imla kuralları farklılık arzetmiştir. Bu tür ihtilafların matbaanın ve fotoğrafın bulunmadığı dönemlerde nasıl bir karışıklığa yol açabileceği ortadadır. Bu duyarlılık sayesinde Hz. Osman radiyallâhü anhı Kur’an’ı tek mushafta toplayıp herkesi bağlayan bir yazım stiliyle yazmaya zorlayan olumsuzlukların önüne geçilmiştir. 355

Derveze, bunun yine de mushafın bugünkü yazım kurallarıyla yazılmasına engel olmadığını düşünmektedir. Bunun için gerekli olan tek şart sahabeden olan kıraat imamlarından birine dayandırılan meşhur kıraatlerden birinin esas alınması ve bunun mushafın başında belirtilmesidir. Çünkü bildiğimiz kadarıyla, Peygamberimizden ve ashabından  bunu  engelleyici  bir  açıklama  gelmemiştir.  Üstelik  bu  Kur’an  öğretimi, öğrenimi ve hıfzının güzel ve doğru biçimde yapılabilmesi için bir gerekliliktir. Çünkü Osman hattı ile bugünkü yazım stili arasında önemli farklılıklar vardır. 356 Normal yazılarında ve kitap okumalarında bugünkü yazım ve imla stiline alışan bir okuyucunun mushaftaki yazı stiline alışması zordur. 357

Mushaflar, bugün değişik dinden ve ırktan insanların elindedir. Bugünkü yazım kuralları, okuma yanlışlıklarını, karışıklığı, yanlış anlamayı ve yanlış yorumlamayı ortadan kaldıracak niteliktedir. Ayrıca Osman mushafının yazım stili koruma altındadır. Matbu ve yazma milyonlarca nüshası vardır. 358

Osman mushafında esas alınan yazı, yedi veya on kıraatı kuşatacak nitelikte değildir. Bazılarının sandığı veya iddia ettiği gibi Peygamberimizden ve tanınmış sahabeden bunu destekleyen sağlam veya zayıf bir rivayet bulunmamaktadır. Bu sadece o çağda geçerli olan imla kuralına göre esas alınmış bir yazı stilidir. Peygamberimiz sallallâhü aleyhi ve sellem okur-yazar değildi. Sadece kendisine vahyedilen ayetleri katiplerine yazdırır, onlar da bildikleri yazı stiline uygun olarak yazarlardı. Bundan başka bir ihtimal de düşünülemez. Yazım ve imla stili sürekli geliştiğine göre, mushafın da yaygın olarak kullanılan yazıya göre yazılması son derece doğaldır. 359

Bugün okulların yayılmış olmasına ve her yerde aynı yazım üslubunun esas alınmış olmasına rağmen sağlamlık, özen ve alıştırma eksikliğinden dolayı bir takım hatalar olabiliyorsa, yazımın tam olarak oturmadığı o dönemlerde bu tür hataların olması çok daha doğaldır. Derveze’ye göre, Osman mushaflarından bir tanesi başlangıçta hazırlanmıştır. Bu mushafın yazımında birden fazla katip görev almıştır. Diğer mushaflar buna bakılarak çoğaltılmıştır. 360

Derveze’ye göre, bugün Hz. Osman zamanında hazırlanan mushaflardan orijinal bir nüshanın bulunmayışı – sözlü olarak var olduğu söylense bile kesin ve sonuç olarak kanıtlanabilmiş değildir – muhtemel olmakla beraber, bu durum kendisinin sözünü ettiği fiili tevatüre halel getirici nitelikte değildir. Kadim ulemadan bazı kimseler, bu mushafın orijinal nüshalarını gördüklerini ve bugün mevcut bulunan mushafın yazım ve tertip itibariyle o nüshaların aynısı olduğunu belirtmişlerdir. Bu şekilde tanıklıkta bulunan bilginlerin en eskisi Hicri 2. yüzyılın güvenilir Kur’an bilginlerinden ve muhaddislerden olan Ebu’l-Kasım Ubeydullah b. Sellam’dır. Bu alimin sözleri, Osman mushafıyla ve bugün elde mevcut bulunan mushafın ondan istinsah edilmiş olmasıyla ilgili olarak ortaya  atılan  tüm  kuşkuları  ve  bugünkü  mushafın  Haccac’ın  toplayıp  tertip  ettiği mushafın aynısı olduğu şeklindeki iddiaları çürütmektedir.361

Derveze’ye göre, bu rivayet, Haccac’ın bir girişiminin  yanlış  aktarılmış olmasının bir ürünüdür. Bilindiği gibi Haccac, Kur’an’daki harfleri noktalayarak, karışıklıkları önlemiştir. Ondan sonraki mushaf nüshalarınının yazımı da buna göre yapılır olmuştur. 362 Haccac yeni bir mushaf yazmamış ve yeni bir tertip getirmemiştir. Zamanın ulemasına danışarak istinsah edenlerin hatası sonucu yanlış yazıldığına kanaat getirildiği bazı kelimeleri tashih ettiği şeklindeki rivayet sahih olsa bile “Haccac Mushafı” ifadesi doğru değildir. Kaldı ki Haccac Mushafı’ndan söz eden rivayet zayıftır ve hadis bilginleri tarafından aktarılmamıştır. Ayrıca Şii bilginler tarafından da bu rivayete ilişkin dikkate değer bir değerlendirme yapılmamıştır. 363

Derveze’ye göre, yaptığı çıkarımlarla çelişen rivayetler, tartışmaya açık, kuşkulu veya rivayet zinciri illetli olanlardır. Gerçekte bu rivayetlere bakıldığında, bunların tümünün veya önemli bir kısmının sahih hadis kitaplarında yer almadıkları görülmektedir. Bu rivayetlerin çoğunun kesintisiz bir isnad zinciri bile yoktur. Aralarında çelişkiler ve değişiklikler vardır. Bu da rivayet zincirlerinden veya metinlerinden  kuşkulanmayı haklı çıkarmaktadır. 364

Derveze’ye göre, Ubey b. Ka’b ve Abdullah b. Mesud ashabın önde gelenlerinden ve Kur’an bilginleri arasında sembol şahsiyetlerdendir. Kur’an-ı Kerim’in Hz. Ebu Bekir zamanında toplanıp yazılırken, Osman zamanında nüshalar çoğaltılırken bu iki şahsiyetin bundan habersiz olması veya bu işte katkılarının olmaması akla sığmaz. 365

Bu nedenle bu iki zatın, tertip, sûre ve kelime sayısı itibariyle Osman mushafından farklı olan mushaflarını yanlarında tuttukları ve bunun geç zamanlara kadar bilindiği şekildeki iddiaları kuşkuyla karşılanmıştır. 366

Derveze’ye göre, bu iddialar eğer düşmanlarının kafa karıştırma amaçlı uydurmaları değilse, siyasal gruplaşmalar sonucu ortaya atılan söylentiler niteliğindedir. 367 İmam Nevevî, Râzî, İbn-i Hazm gibi alimler söz konusu görüşünü destekler görüşler

serdetmişlerdir. 368  Hafd ve Hal sûreleri denilen metinler, kunut dualarıdır. Ömer’in bunları okuduklarına ilişkin rivayet, bunların dua olduklarını açıkça ortaya koymaktadır. Çünkü Ömer, bunları rukudan kalktıktan sonra okumuştur. Ubey’in bunları sûre olarak kabul ettiğine ilişkin rivayetleri kabul edilse bile -ki Derveze bundan kuşku duymaktadır- Ubey’in böyle bir vehme kapılması muhtemeldir. Bu nedenle Ubey, daha sonra ashabın ileri gelenlerinden bunların Kur’an’dan olmadıklarını öğrenince bu görüşünden dönmüştür. 369

Derveze’ye göre, Ömer, ashab içerisinde imanının gücü ve şiddeti ile bilinen ender bir şahsiyettir. Kur’an’ın mushaf halinde yazılıp korunmasını öneren de odur. Dolayısıyla recm ayeti ile ilgili şahitliğinin reddedilmiş olması düşünülemez.

Kaldı ki, recm ayetiyle ilgili rivayetler hem birden fazla, hem de sundukları metin birbirinden farklıdır. Bu da rivayetleri kuşkuyla karşılamasına neden olmaktadır. Bir kez böylesine önemli bir şer’î hükmü içeren bir ayeti sadece Hz. Ömer’in veya bir ya da iki sahabenin bilmesi ve ashabın geri kalanlarının bundan haberdar olmaması veya Kur’an’dan olduğuna direnmesi mantıksızdır.370

Derveze’ye göre, Hz. Ali kerremallâhü veche mushafın tertip itibariyle bugünkü mushaftan farklı olduğu iddiası kuşkuyla karşılanmalıdır. Çünkü hiçbir sahih rivayette bir kimsenin böyle bir mushafa rastladığı ya da onunla amel edildiğini gördüğü belirtilmemiştir. Tabiin ulemasından İbn-i Sîrîn’in Medine’nin her tarafında bu mushafı aradığı, ama hiçbir  yerde ona rastlamadığı rivayet edilmiştir. Eğer böyle bir şey olmuş olsaydı, Şiiler ona dört elle sarılırlardı. 371

Yine Derveze’ye göre, bazı mushafların sûre başlarında, her sûrenin iniş sırası, niteliği, ayet sayısı, Mekkî veya Medenî oluşu, her ayet sonlarında numaraların yazılışı belirtilmektedir. Bazı mushaflarda ise bunların hiç biri belirtilmez veya bir kısmı belirtilir. Ayet fasıllarının belirtilmesi hariç diğer tüm düzenlemeler karışıklığı önlemek için başvurulmuş olup Osman mushafında bunlara yer verilmemiştir. 372

 DİPNOTLAR

352 Derveze, Kur’anü’l-Mecid, s. 91.

353 Derveze, a.g.e., s. 93.

354 Derveze, a.g.e., s. 130.

355 Derveze, a.g.e., s. 130

356 Derveze, Kur’anü’l-Mecid, s. 130 – 131.

357 Derveze, a.g.e., s. 131.

358 Derveze, a.g.e., s. 131.

359 Derveze, a.g.e., s. 131.

360 Derveze, a.g.e.., s. 133.

361 Derveze, Kur’anü’l-Mecid, s. 93.

362 Derveze, a.g.e., s. 94.

363 Derveze, a.g.e., s. 95.

364 Derveze, a.g.e., s. 95-96.

365 Derveze, a.g.e., s. 96.

371 Derveze, Kur’anü’l-Mecid, s. 100.

372 Derveze, a.g.e., s. 123 – 124.

Kaynak: Ekrem DEMİR , Muhammed İzzet Derveze’nin Kur’an’ı Anlama Ve Yorumlama Yöntemi ,T.C. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı Tefsir Bilim Dalı Doktora Tezi Ankara – 2006

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s