ŞEYHİM YOK DİYE ÜZÜLEN HER KİŞİYE İCÂZET KASÎDESİ

Borlu Ahmed Kuddûsi kaddesellâhü sırrahu’l azîz Hazretleri aşağıdaki şiiri ile bir şeyhle muhatap olsun olmasın herkese tarikat icâzeti vermektedir..    

                                                                                                         

Sâlikâ dinle beni diyem sana bir hoşça râz

Çün gereklidir be-gâyet eyle gönülden rikâz

 

Hak Te’âlâ Hazreti buyurdı gizlü kenz idim

Halkı yaratdım ki bilsünler beni bî-inhicâz

 

Bildiler anı bilenler oldılar üç tâ’ife

Birisinin bildiği çok biri evsat biri az

 

Biri taklîd ile bildi biri istidlal ile

Biri tahkik ile bilüb itdi Hakka inhiyâz

 

Şol mukalliddir ki ilden işidüb bildi anı

Müstedil naklen ü ‘aklen bilüben oldı türâz

 

Bildi Allahı muhakkak bî-gümân ‘ayne’l-yakîn

Cümlesinden anı a’lâ eyledi ol bî-niyâz

 

Kim ki bu sırra olursa âşinâ Hakkı bilür

Hakkı bilmek diler isen bunu levh-i dilde yaz

 

Ma’rifet virildi inşâna hemîn gayride yok

Anın içün oldı inşân cümle mahlûkdan firâz

 

Ma’rifet didikleri bir feyz-i Rabbânî-durur

‘İlm-i zahir ile ancak kişi anı bulamaz

 

‘İlm-i bâtın zâkirin kalbinde tîz hâsıl olur

Zühd ü takva itmek ile kimse ‘arif olamaz

 

Okusan bin cild kitabı eylesen bin yıl ‘amel

Ma’rifetden zerre tammaz kalbine gel itme nâz

 

Hem bu denlü olsa ‘ömrin eylesen hac her sene

Her gice kılsan kamu şart-ıla bin rek’at namaz

 

Sâ’im olsan her gün asla yimesen hem içmesen

Cân kulağı ders-i ‘irfan noktasını tuyamaz

 

Cümle halk olsa muhibbin itseler i’zâz seni

Anı ‘izzet sanma çün Hakk ile olur i’tizâz

 

Dir isen kim nice tahsîl olunur bu ma’rifet

Cân u dilden dinle diyem sana eyle iktiyâz

 

Ma’rifet gönülde toğar cezbe ile gün gibi

Cezbe de zikr-ile tolub kalbe ider ihtiraz

 

Zikrin envâ’ı dahi çokdur kamunın efdali

Nefy-ile isbât buyurdı sâkin-i arz-ı Hicaz

 

Bu yola şeyhsiz sülük itmekde var havf u hatar

Bir icazet sahibi şeyhden izin al kıl cihaz

 

Bulamaz safi şeyhi sana benden olsun izn-i tâm

Eyle imdi zikr-i Hudâ itme asla ihtiraz

 

Bu icazet ‘âmmedir virdim izin isteyene

Tâ kıyamet günine dek zâkirine var cevaz

 

Yazana okuyana dinleyene virdim izin

Bu hakîkat emridir zann itmeniz emr-i mecaz

 

Didi Peygamber ki taşa hüsn-i zann iden dahi

Nef’ini bulur o taşın menzili olur nişâz

 

Her kim eyler bu icâzet-nâmeye hoş hüsn-i zann

Anı Allah ehl-i ‘irfandan ider mahrum komaz

 

Girmek istersen erenler zümresine ey ‘azîz

Turma dâ’im eyle tevhîd gice gündüz kış u yaz

 

Dört neferden ‘uzlet eylersen bulursın tîz murâd

Ehl-i dünyâ ehl-i gaflet ehl-i bid’at hîle-bâz

 

Kesme dilden her nefes her dem beher hâl zikri sen

Zâkirin kalbine şeytân mâsivâyı koyamaz

 

Bulmadım bir şeyh deyüb terk itme zikrullahı çün

Sana Kuddûsî icazet virdi oldun sen mücâz

                                &

 MERKAD-İ KUDDÛSΠ                     

                                                           SANDUKA-İ KUDDÛSÎ

DERVİŞ  

Çille-i Işka giriftâr olmayan, Dervişmolur?

Gice gündüz derd ile zâr olmayan, Dervişmolur?

Bir zaman Rûm’ı, Hicâz’ı yalın ayak baş açık

İbn-i Edhem gibi devvâr olmayan, Dervişmolur?

Ta’n-ı âdâya tehammül herkesin karı değil

Cevre katlanup cefâkâr olmayan, Dervişmolur?

Bülbül âsâ âh’u efgan eyler Ehl-i ışk olan

Işk ile nâlân’u giryan olmayan, Dervişmolur?

Zâhidin, dünyâ vü ukbâda merâmı izz ü nân

Mübtelâ-yi zill ü ekdâr olmayan, Dervişmolur?

Şerr-i münkirden firar edüb ilinden ayrılup

Ulu dağda sâkîn-i gar olmayan, Dervişmolur?

Ağusunu firkatın’ yutup ümîd-i vasl ile 

Başına işbu cihân dar olmayan, Dervişmolur?

 Dost yolunda çekmeyen dürlü be dürlü mihneti

Sabr edüp derdine tîmâr olmayan, Dervişmolur?

Yavrusunu aldırup huzn ile ağlayup hemin

Çeşmi beyzâ, gönlü bîmar olmayan, Dervişmolur?

 Vahşet edüben halâyıktan kaçup ıssız çöle

Üns-i Yâr ile beher bâr olmayan, Dervişmolur?

 Âşıkın gönlüne nûr-ı ışk dolar deryâ misâl

İçi, dışı dolu Envâr olmayan, Dervişmolur?

 Hubb-i dünyâ, her günahın başıdır dedi Resûl

Tarîk-i dünyâyı pür hâr olmayan, Dervişmolur?

Derviş oldum sanma Kuddûsî! Değilsin şüphesiz

Gayrı koyup vâsıl-ı Yâr olmayan, Dervişmolur?

KELİMELER

 Giriftâr : f. Tutulmuş. Yakalanmış.

Çille-i Işka giriftâr : Aşkın çilesine tutulmuş.

Devvâr : Durmayıp dönen, devreden. Devredip gezen. * Gerdân. * Kâbe-i Muazzama’nın bir adı. * Haremden alıp beraber tavaf edilen taş.

Ta’n-ı âdâya : Düşmanın kınaması.

Cefâkâr : f. Eziyet eden, cefa eden. * Halk arasında: Eziyet çeken, cefa çekmiş mânalarında da kullanılır.

Âh’u efgan : ah ve ağlayıp sızlama.

Bülbül âsâ : Bülbül gibi.

Nâlân : f. İnleyen, sızlayan, figân eden.

Giryan : f. Gözyaşı döken. Ağlayan.

İzz : Kıymet. Değer. Güçlü oluş. Alikadir olmak. Kavi. Şerif. Azim.

Nân : Ekmek.

Merâm : Maksad. Niyet. Arzu. İstek. İçten tasarlanan.

Mübtelâ : (Bel’. den) Yenilmiş. Yutulmuş.

Zill : Aşağılık, horluk, hakirlik, alçaklık.

Ekdâr : (Keder. C.) Kederler, acılar, üzüntüler.

Sâkîn-i gar : Mağarada oturan.

Ümîd-i vasl : Kavuşma umudu.

Mihnet : Zahmet. Eziyet. Dert. Belâ. * Mc: Tecrübe, sınamak.

Tîmâr : Tedavi.

Huzn : (Hüzün) Gamlı olmak. Keder Sıkıntı.

Bîmar : (C.: Bimârân) f. Mariz, hasta, alil.

Beyzâ : (Müe.) Parlak. Beyaz. Sefid. * Afet, dâhiye, belâ, musibet.

Halâyık : Halk.

Beher bâr : Her bir gün.

Üns-i Yâr : Yâr alışkanlığı.

Pür hâr : Diken dolu.

Gayrı koyup : Başkasını terk edip.

Vâsıl-ı Yâr : Yâre kavuşum.


NAKŞÎ VE KÂDİRÎ SIRLARINDAN

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s