KA’KA’YI ÖNCE KAKAYA ÇEVİR, SONRA HİKÂYE ÜRET

Kamus, bir milletin hafızası, yani kendisi; heyecanıyla, hassasiyetiyle, şuuruyla. Kamusa uzanan el namusa uzanmıştır. Her mukaddesi yıkan Fransız İhtilali, tek mukaddese saygı göstermiş: kamusa.

Eski sözlüğe kızıl bir külah geçirdiğini söyleyen Hugo, tek kelime uydurmamış; sembolizm’in üç silâhşoru de öyle. Ama kullandıkları her kelime yeni. Heyhat! Batı’da cinnet bile terbiyeli.

Cemil Meriç – Bu Ülke

Geçen hafta Cuma namazını eda etmek için yolumuzun üzerindeki bir camiye gittik. Namazdan evvel bir hocaefendi sohbeti esnasında konuşmasını “kaka” sıfatına/ismine getirip yorum yapmaya başladı.

Sohbeti Yahudilerin hilekârlıklarından biri olan kelime oyunları üzerine getirip neticeyi olur olmaz bir şekle soktu. Gariban, az okuyan cemaatin zihnine birşeyler aktarıyordu, ancak bu ameliye zihin kirliliği yapıyordu.

Bizimde canımız sıkıldı.

Tesadüfi karşılaştığımız bu konuyu bir araştırayım, gerçekten  o şekilde bir durum var mı diye içkillendim.

Üstad Cemil Meriç’in “Kamusa uzanan el namusa uzanmıştır.” ilkesi üzerine arşivimde olan az da olsa bulunan lugatlara bakınca durumun hocaefendinin dediği gibi olmadığı, maalesef bir Hristiyan misyoner entrikası olduğunu gördüm. [Eskiden komünistlere gösterilen tepki kapitalistlere olmadığı gibi, bugünde Hristiyanlara yeşil ışık yakan Müslümanlar, Yahudilere gelince tepki gösteriyorlar. Aslında Yahudi ve Hristiyan aynı şekilde Müslümanın düşmanıdır.]  Ayrıca internette bu bilgi saçama sapan bir şekilde çoğalmış alakasız bir bilgi kirliliği oluşturmaktadır.

Unutmayalım ki “En iyi tefrika/komplo, doğru/dindar denilen insanlar eliyle işlenir”

Sonuç olarak, Türk milletinin halk lisanında kullandığı kaka kelimesi hiçbir şekilde Ka’ka radıya’llâhu anh ile alakası yoktur.

 

KELİME İNCELEMESİ:

Ka’k: beksemit ve kurı etmek.

[Kuru ve sert ekmek, beksümat didikleri undan yapılan yolcular ekmeğidir,]

Ka’ka: : hikayet-i savt-is-silah ve nahvehu.

[Silah ve benzeri sesleri anlatmak]

Ka’ka:  ismun min ka’ka’ve şol yoldur ki ana maşakkat ile suluk olunur ve dişleri şakır şakır itdüren ı- sıtma ve pas.

[Ka’ka bir isimdir. Meşakkatli bir yoldur, onunla sulûk olunur, dişleri gıcırtacak kadar ateşli bir hastalık ve “pas” manasına gelir.

Kaynak: İsmail E. ERÜNSAL, Mirkâtul Luga-Abdul Gaffar, 1660,  İSTANBUL ÜNIVERSİ, Sosyal Bilimler Enstitüsü-Edebiyat Fakültesi- Yeni Türk Dili Anabilim Dalı-Doktora Tezi, 1983, İstanbul, sh:223

————-

kak  (a.i.) kül çöreği.

ka’kaa  (a.i.) kılıç gibi, süngü gibi silâhların birbirine çarpmasından çıkan ses. (bkz. çekâçâk).

Osmanlıca Lugat

——–

Kak: Türkçe [ xi] kak kurutulmuş meyve  kak[mak

Türkçe [Ka ş xi] kak- vurmak  kaka  çoc [ xix] dışkı, pislik, pis

* Karşılıkları. Farsça kak, Yunanca kaká, Ermenice kak, Latince caca, Fransızca:  caca (dışkı).

Kaynak: Sevan Nişanyan SÖZLERİN SOYAĞACI ÇAĞDAŞ TÜRKÇENİN KÖKENBİLİM SÖZLÜĞÜ ,15.07.2008 sh: 403

Not: Bu  kaka kelimesini İstanbul sosyetesinin kibarlık budalası olarak kullandığı bir kelime olarak düşünmek daha doğrudur. Bir zamanlar sidik için “idrar” kelimesini kullanmaları gibi. Sosyetenin bahse konu sahabe hakkında bilgi sahibi olduğunu düşünemiyoruz. “Ahmet Lütfi KAZANCI Beyefendi KENDİMİ ANLATAYIM DEDİM- (Hayy’dan Geldim Hû’ya Gidiyorum) –Siyer bilgisinin zayıf oluşundan bahseder. Yeni yetme hocaların işgüzarlığından başka bir şey değildir, demek istiyorum.

käkä : merdüm, kişi, recül, bir kimsedür ki evde kocamış ola, şeyh

Kaynak: Zehra GÜMÜŞ, Pîrî Paşa-zâde Cemâlî Mehmed b. Abdülbâkî , TUHFE-İ MÎR [Tuhfe-i Şâhidî Şerhi] (İnceleme-Tenkitli Metin- Sözlük-Tıpkıbasım) ,T.C.  Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü EskiTürkEdebiyatı Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi , Temmuz 2006, Kayseri

Kak: Erik,elma ve ayvanın dilimler halinde kurutulması.

Kaynak: Yörük Sözlüğü,

 

Aşağıda hakikatle batıl murat edilen bir yazıyı da buraya bırakıyorum. Bu türlü bilgiler yayınlanırken kamus araştırması yapmakta gerekir, diye öneri sunuyorum.

CAHİL KALMIŞIZ… Kaka r.a Kimdir? Yahudiler Neden Sevmiyorlardı? Biz Neden Kaka Kelimesini Kullanırız ?

8 Haziran 2014, 11:55

CAHİL KALDIĞIMIZIN BELGESİ

Yahudilerin Yüzyıllar boyunca oynadığı oyunlardan bir tanesi yeni gün yüzüne çıkıyor

Malesef…

KAKA:Büyük komutan büyük sahabe ve yahudilerin en cok nefret ettiği sahabelerden biri KAKA r.a Yahudiler çocuklarını lavaboya götürdüklerinde hz.KAKAya kin kusarak çocuklarinin yaptığina KAKA dediler bizlerde hiç araştırmadan kaka dedik …

 

el-Ka’ka’ b. Amr b. Mâlik et-Temîmî  Hulefâ-yî Râşidîn devrinin ünlü kumandanlarındandır.

 Bazı hadisçiler sahâbî olduğu görüşündedir.

Hz. Ebû Bekir döneminde irtidad eden Alkame b. Ulâse üzerine müfreze kumandanı olarak gönderildi ve görevini başarıyla tamamladı .

Aynı yıl Hâlid b. Velîd’in peygamberlik iddiasında bulunan Tuleyha ile yaptığı Büzâha savaşına katıldı.

Ulleys’in ve Übulle’nin fethine Hâlid b. Velid’le beraber iştirak etti .

Hîre’nin fethinde de bulunan Ka’kâ’, Hâlid b. Velid’in emriyle bîr süre Hîre’de kaldı.

Daha sonra çeşitli fetihlerde görevlendirildi. Ebû Ubeyde onu Hz. Ömer’in emri üzerine öncü kuvvetlerin kumandanı sıfatıyla Irak’a gönderdi .

Ka’Kâ’, Kâdisiye öncesi İran fetihlerinde de önemli rol oynadı.

Ağvâs’ta cereyan eden savaş, öncü kuvvetlerin başında bulunan Ka’kâ’ın gösterdiği gayretler sonucunda kazanıldı.

Hâlid’in emriyle Suriye’deki fetihlere de katılan Ka’kâ’, Yermük Savaşı’nda bir süvari birliğinin başında görev yaptı.

Ka’kâ’ asıl şöhretini Kâdisiye Savaşı’nda  elde etti;

bu savaşın kazanılmasında onun büyük payının olduğu rivayet edilir.

Medâin’in fethinde Kisrâ lIl. Yezdicerd’e ait zırh, kılıç, miğfer gibi teçhizatı ele geçiren Ka’kâ’, daha sonra Hz. Ömer’in emriyle Celûlâ Savaşına öncü kuvvetin kumandanı olarak katıldı.

Savaşın ardın-dan Hulvân’a giderek bir garnizon tesis etti .

Aynı yıl Sa’d b. Ebû Vakkâs kuvvetlerine katılıp onun emrinde çalıştı.

Ertesi yıl Humus’a gönderildi ve bu sıra-da gerçekleştirilen el-Cezîre fetihlerine iştirak etti.

21’de  Nihâvend’in ve 24’te  Hemedan’ın fethinde görev aldı.

Bir müddet sonra Kûfe’ye yerleşen Ka’kâ’.

Hz. Osman dönemindeki iç karışıklıklarda halifeyi destekledi.

Muhalifler Medine’yi kuşatınca Hz. Osman’ın talebi üzerine yardıma gelenler arasında Ka’kâ” da bulunuyordu.

Hz. Ali döneminde onu destekleyen Ka’kâ’, Cemel Vak’ası’ndan önceki müzakerelerde Hz. Ali’yi temsilen Talha b. Ubeydullah ve Zübeyr b. Avvâm ile görüştü. Cemel ve Siffîn savaşlarında Hz. Ali’nin saflarında çarpıştı. Ka’kâ’ cesaretiyle tanınmıştı. Hz. Ebû Bekir de onun cesaretinden ve yararlı işlerinden övgüyle söz eder

Aynı zamanda şair olan Ka’kâ’ın şiirleri daha çok savaşlarla ilgilidir.

Şiirleri Âsim b. Amr’ın şiirleriyle birlikte Nûrî Hammûdî el-Kaysî ve Hatim Salih ed-Dâmin tarafından yayımlanmıştır.

https://tr-tr.facebook.com/notes/kadir-kel/cahil-kalmi%C5%9Fiz-kaka-ra-kimdir-yahudiler-neden-sevmiyorlard%C4%B1-biz-neden-kaka-kelim/817068738304250

http://www.ajansnigde.com/ka-ka-kim-_m20.html

**

 

 

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s