YAHUDİLERDE MÜSLÜMAN OLACAKTIR

Biliyoruz ki gaybı Allah Teâlâ ve bildirdikleri dışında kimseler bilmez. Gaybın sınırlayıcılığı ile Allah Teâlâ kendi özgürlüğünü de sınırlamaktan münezzehtir. Onun kendine yeten hali ile aldığı kararda mahlukatın “daha önce bu şekilde olmasını takdir ettin, şimdi neden değiştiriyorsun” demesi muhaldir. Velevki söyleyenler arasında nebiler ve rasüllerde olabilir. Zamanımız ve daha önceki bin yıl içerisinde geçmişin getirdiği kültür ve terminolojinin alt yapısı ile kıyamet beklentisi çok olduğu gibi, söylenen birçok şey ve haberler birer birer havada kalmıştır. İnsanoğlu da bütür iddialarının boşa çıktığını görünce yorumlar ile “şöyle böyle…”lerle mağlubiyetlerini de kapatmaya çalışmaktadır. Biz Müslümanların peygamberi  Hz. Muhammed salla’llâhu aleyhi ve sellem bizim için ne kadar düşkünse, Yahudilerin peygamberi Hz. Musa aleyhisselâm da o kadar İsrailoğullarına düşkündür. Yahudilerin millet olarak yola gelmeleri hususunda zorlu bir millet oluşu tarih açısından belirgindir. Ancak dinlerine düşkünlüklerini yüzyıllarca gördükleri aşağılanma, sürgün vb. yüzünden terk etmedikleri malumdur. Bu milletin ihya ve ihtidası ve Allah Teâlâ’ya olan tevhid ve İslam akidesini kabul etmelerindeki tek çıkar yol yine kendilerinden olacak bir hidayet verici bilgi ve emare ile olacağı kesin görünmektedir. 

Bildiğimiz üzere her ağacın arkasında onların olacağı, her işin geri planında Yahudi parmağı olacağı bilgisi/komplosu aslında onların dünya ile olan bağlantılarındaki sıkı kopmaz alakaya işaret eder. Bu durumda olan bir milletinde teknolojik yükseklik ile kavuşacağı mertebe onları her an bir adım daha İslâma yönelteceğini görmemek yanlış olur.

Tefekkür/hayal deyin,  bu bir vakıadır Şimdi dinleyin.

Hz. Musa aleyhisselâm ile Hızır aleyhisselâm konuşuyorlardı.

Hz. Musa aleyhisselâm dedi ki:

Ey Hızır Hz. Muhammed salla’llâhu aleyhi ve sellem ümmeti, benim milletimin İslam olmayacağına ve yok edileceğini sürekli tekrar ediyorlar. Onların bu şekilde söylemelerini tasvip etmediğimi bilirsin. Çünkü Hz. Muhammed salla’llâhu aleyhi ve sellem alimlerini beni İsrail peygamberleri olarak tarif buyururdu. Şartlar itibarıyla benim ümmetimden çok âlim Onun peygamberliğini kabul etse, dönse de, Onun ümmeti onları kabule yanaşmıyor, dönme deyip engel koyyuyorlar. Sonra Allah Teâlâ’nın Yahudileri azmış ve dalalete düşmüş olarak bahsettiğini, bu etki nedeniyle, her insan topluluğu da nesilden nesile sürekli karakterleri aktarılıyorsa, o zaman benim bu gayretlerin neticesi ne olacak ve nasıl çözüm bulacağız diye düşünüyorum

Hz. Hızır aleyhisselâm dedi ki;

Allah Teâlâ nın O’na, Sana ve ümmetlere sınırlayıcı bir hükmü yoktur. Fakat senin ümmetinin bakiyesi olan bu insanların çok inatçı olmaları, kendi içlerindeki hukuku dışarıya karşı uygulamamaları ve dünyayı aşırı sevmeleri yüzünden çok tepki alıyorlar. Bu da her hilenin arkasında onların görünmesinin vehmini yaratıyor. Ben kıyamet günü Hz. Muhammed salla’llâhu aleyhi ve sellem diriltildiğinde senin mi Onun mu önce diriltildiğini tam kestiremediğini söylediğini işittim. Bu işin evvelide sonunda olacak her şey Allah Teâlâ’nın emirleri ile alakalıdır. Onun ümmetimden olan kişilerin ahiret kaygıları dünya ilgisini zayıflatırken senin milletinden gelenler sürekli ilerliyorlar. Müslümanlar bu şekilde onların eline mahkûm kalıyorlar. Mesela geçenlerde bir bilgi ellerine geçti. Onu biliyorlar. Bildikleri şey senin Tur dağında yaşadığın halleri Harun kardeşine anlatıyordun. Bu konuşmada Hz. Muhammed salla’llâhu aleyhi ve sellemi anlatıyordun. Beni de apaçık tarif ediyordun, Onun ismini zikrediyordun. Senin çocukların bunu gizliyorlar. Aslında gizlemiyorlar. Bildikleri şeyleri açıklayınca dünyadaki düzenleri bozulacak, ondan korkuyorlar.  Geçenlerde biri açıklamaya niyetlendi diye ona yapmadıkları kötülük kalmadı.

Hz. Musa aleyhisselâm dedi ki:

O zaman bu mesele nasıl çözüme kavuşabilir. Ben bir Tur dağına gidip gelene kadar kavmimin ahlakı değişip duruyordu.  Haklısın Harun kardeşimle çok tartışmam olmuştu. Bunların bu halini değiştirmek mümkün olmuyor. Ne yapmak gerekiyor.

Hz. Hızır aleyhisselâm ki:

Yahudiler, dini millet dini tuttukları müddetçe ve evlilikleri kendi içlerinden dışarıya açılmadıkça durum düzelmeyeceği gibi gelecekte onları genetik bir hastalık bekliyor gibi. Ne olduğunu biliyor musun, kadınlar artık gebe kalamayacaklar. Yumurtaları oluşmayacak kısırlaşacaklar. Belki çözüm buluruz diye şimdiden depo yapıyorlar, fakat bu sakladıkları yer ne kadar emniyetli olabilir ki. Düşün bir deprem olur her şey altüst. Birde daha önce seninle düzellttiğimiz duvarın altındaki sandıktaki bilgileri onlar bulunca bu sorun çözülür. Fakat  bu duvarı biz Küdüste düzeltmedik ki, Şimdi Yahudiler altını üstüne getiriyorlar, zorla kan döküyorlar. O Orada değil ki.

Hz. Musa aleyhisselâm dedi ki:

Evet o duvar orada değil. Seninle biz deniz yolculuğuna çıktığımızdan sonra gittiğimiz yer. Yemen taraflarında bir yer.  Biliyorsun Hz. Muhammed salla’llâhu aleyhi ve sellem  hikmet  için orayı işaret etti. Müslüman âlimler bunu başka anladılar. Birde bizim yolcuğu üç güne sığdırır gibi anlatıyorlar. Aslında çok uzun sürmüştü. Beni biraz saf gösteriyorlar. Ben o kadar söylenilecek bir emri hemen unuturmuş gibi.

Ey Hızır, bu işlerin çözümü için neyi tavsiye edelim.

Hz. Hızır dedi ki:

Ya Musa dünya sevgisi Yahudilerin içinde olduğu müddetçe bu sorun çözülmeyecek. Onlar isterlerse, insanlık huzur bulur; yüzyıl önce uygulamaya koydukları dünyayı parçalama planından vazgeçmeleri gerekir. Buna da ilk önce Anadolu’dan başlaması lazım geliyor. Nasıl olur deme. Yapılması gereken bu.

Hz. Musa aleyhisselâm dedi ki:

Türk milleti hakkında Allah Teâlâ’nın bir muradı var. Onlar olmasaydı bugün Hz. Muhammed salla’llâhu aleyhi ve sellemin çocukları yok edilecekti. Yine onlar olmasaydı, benim kavmimden kimse kalmayacaktı.

Ya Rabbî her çıkmazı Türklerle aştığını biliyorum. O zaman onlar hakkında senden dileğim var. Onlara yardım et. Senin Töreni (ilahi hükmünü) devam ettirsinler.  Benim kavmim de onlara yardımcı olsun. Kıyametin saati daha gerilere gitsin. Deccal denilen fitne kendi içinde sönsün Altın Çağı başlatsınlar.

Hızır aleyhisselâm dedi ki:

bu konuşmalarımıza kim inanacak.

Hz. Musa aleyhisselâm dedi ki :

Sözler yazılara dökülsün. Zaman bu sözlerin doğruluğunu çıkartacak. Yeter ki geç kalınmamış olsun. Biliyorum ki Hz. Muhammed salla’llâhu aleyhi ve sellem ne buyurmuştu: İsa inecek, deccal ölecek, mehdi gelecek. Bunları insanlar olarak beklemeyi bir bırakırsa ademoğulları herşey yoluna girecektir.

Doğrusunu Allah Teâlâ bilir.

İhramcızâde İsmail Hakkı

Not: Bu bir seyrandı. Seyredildi. Bahçeye giremeyenlerde duymuş oldu.

 

 

Reklamlar

yorumda sahte e-posta yazanlara cevap verilmez.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s