YALNIZLIĞIN YALNIZLIĞINI PAYLAŞMAK

Sorumluluğu artan bir hayatı yaşayan insanoğlu, artan kalabalığın/karmaşanın içinde bir yalnızlığa doğru itilmesi/yönelmesi günden güne artmaktadır. Görünen/gördüğümüz yüzlerin bir kısmı maske altında, mutlu veya hüzünlü çizgileriyle, gerçeğini yansıtmaktan çok uzak durum göstermektedir. Öyle ki bir ihtiyacı yok iken dahi, sohbet edebileceği bir yakın dost/arkadaş bulunmaz. Bu durum güvensiz, huzursuz ve acının açılımı olacağına boşalımı şekline döner.

Kalpler sevgiye hasret yaratılmıştır.

Fakat insanın hırs hamuruna karışmış fıtratı ile her kavuştuğundan usanma özelliği vardır. Neticede tatmin olmayan duyguları artınca, hayatında çaresiz kalmış gibi bir karanlık kuyuya yuvarlanır. İlk önce yalnız geldiği dünyada, sonra bir eş ve çocuk ile süslenmiş olarak hayatını idame edip mutlu olması gerekirken, şartların getirdiği bir yalnızlığı hissedişinde sürekli bir ilerleme olmaktadır. Çünkü her değişim bir an sonra olağan olmaya başlamıştır. Sevgileri, görev, sorumluluk şeklini almış, zevk aldığı şeyleri de mecburiyetten yapmaya başlamıştır. Bu arada ulaştığı konumun yüksekliği veya kaybetmek korkusunu artırmaktadır. Kazandığı şeylerin elinden çıkışında sebep ben olur muyum der gibi. Artan yükün altında kalbi gizliden gizliye daralırken, açamadığı bir konumda sorunu bazen eşi bazen çocuğu olur. Onlara dahi durumunu ifade edememektedir. Aslında zengin bir hayatı var gibi görünürken, neden yalnız kalmıştır?

Kalp duygularını izah edeceği bir yakınlığı arzular ki, bu yakınlık bir arkadaşın yakınlığına benzeyen türdendir.

Mesela Hz. Rasûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem Bu dünyadan ayrılırken ne söylediğini hepimiz biliriz. Kelime-i Tevhid söz olarak getirmemiş, onun yerine “Refîk-i Âlâ =Yüce Dost’a/arkadaşa” diyerek Celâl ve Cemâl sahibi olan Allah Teâlâ’yı arkadaş/dost olarak anmıştır. Efendimiz, Rabbi ile olan yakınlığını kulluktan çıkarmış arkadaş sevgisine ulaştırarak, korkulardan emin, huzurla ahiret âlemine yolcuğa çıkmıştır.

İnsanlar hep bir yalnızlığın içerisinde kendini dinlendirecek huzur verecek bir arkadaşa ihtiyaç hissetmesi yaratılış gerçeğidir. Allah Teâlâ’nın da yaratırken bizlere bağışladığı ilâhi nisbette bu  arkadaşlığın kendi tarafından kabulüne işarettir. Tarafından cahilliğimiz tasdik edilmiş olsa da, Zatî yalnızlığını ve yaratığı kainatı bizimle paylaşmıştır.

Paylaşılan aslında yalnızlığın paylaşımıdır. O her zaman kendi yalnızlığı içerisinde bulunacaktır.

Buradan bizim için çıkarılacak hisse kalbimizde bir yeri bir sevgiliye ayırmak olmalıdır ki; bunda ilâhî özellikten başka hiçbir vasıf bulunmayan arkadaşlık olmalıdır. Bu özellikler içerisinde erlik/dişilik, hırs/şehvet, kin/nefret, acı/hüzün…vb..” kavramlar bulunmaz. Sadece yaratıcının varlığı hissedilir ki, bu sonsuz yerde bulunabilen bir kavramdır.

Bahsedilen hususu kazanmak çoğumuz için mümkün olmasa da bunun taklidini yapanı beklemediğimiz bir şekilde bulmakta mümkündür. Örnekleme yapacak olursak, bazen şu sözleri hep duyarız. “Şu insana hayret  ediyorum,  [yardıma muhtaç] hayvanlarla ömür geçiriyor”, “Şu insan evine çöp doldurup, çöpler içinde beş yıl kalmış” “Şu dilenci milyonları varken yememiş..” “Araba yarışlarını çok seviyor, …futbol maçlarından hiç vazgeçmiyor.” Vb….

Bu insanların aşırıya kaçan garip halleri vardır diye düşürseniz, cevabı şu olabilir. Onlar arkadaş olarak seçtiği kişiyi cinsinden bulmayıp, meşrebine uygun düşen halden seçmiş ve arkadaşlıklarını bu şekilde seçmişlerdir. Çöp sevilir mi, sevmiştir.  O insan bu ilişkisi sayesinde mutlu olmakta, içindeki boşluğu doldurmaktadır.

Yine, Hz. Rasûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellemin bize sunduğu şu misale bir bakalım:

Hz. Rasûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem Hz. Ali (Kerrema’llâhu vechehû ve radıya’llâhu anh)’ e bir gün şu suali sormuşlar:

– “Ya Ali! Allah’ı sever misin?”

– “Şüphesiz Ya Resullallah!”

– “Beni sever misin?”

– “Tabii ki Severim Yâ Rasûlu’llâh”

– “Fatıma’yı sever misin?”

– “Evet, Severim.”

– “Hasan ve Hüseyin’i sever misin?”

– “Severim, Yâ Rasûlu’llâh “

– ” Peki, bu kadar sevgiyi bir tek kalbe nasıl sığdırıyorsun?” sualine karşı Hz. Ali cevap veremediler. Sonra bu meseleyi zevce-i muhteremeleri Hz. Fatımatu’z Zehra (aleyhisselâm)’a açtıklarında Fatıma Validemiz cevaben,

– ” Bunun cevabı, bilinmeyecek şey değildir. Allah’ı sevmen imanından ve aklındandır. Rasûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellemi sevmen, gönlündendir. Beni sevmen nefsindendir. Hasan ve Hüseyin’i sevmen ise tabiatının gereğidir.”

Hz. Ali (k.v.) bu doğru cevabı Peygamber Efendimiz (salla’llâhu aleyhi ve sellem)’e arz ettiklerinde Efendimiz bu cevabın kendisinden olmadığını işareten,

“Bu meyve (cevap) ancak bir nübüvvet ağacındandır” buyurdular.

 

Kalbe ne kadar sevgi sığar?

Kalbin yukarıdaki beş misale uygun olarak binlerce sevgiyi içinde toplayabilme özelliği vardır. İnsanların puta tapışı arkasında yatan durumda bu kapsama dahildir.  Hadis-i Kutside “Ben yerlere ve göklere sığmadım, ancak mü’min kulumun kalbine sığdım.” buyrulmasının işareti olarak her sevgi ve bağının  insanın kalbine sığabileceğine de işaret edilmektedir. Burada önemli olan asıl sığması istenilen sevginin ne cepheden geleceğidir. Bir insan, bir insanı sevdi denilmesi, Allah Teâlâ’yı kalbine sığdırdı demekten başka bir mana ifade etmez. Refik-i ala meselesinin açılımında, Hz. Rasûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem miraçta Allah Teâlâ’nın kelamını, sevdiği arkadaşı Hz. Ebubekir radıya’llâhu anh kimliğinden duymasıdır.

Arkadaş bulmak

Eğer siz gerçeğinize yakın arkadaşınızı bulmak istiyorsanız, kâmil insanlardan bulmanız gerekir. Ancak bu zordur. Büyükler der ki,

Bir devlete padişah olmak bir kuru dava imiş,

Bir mürşidi kâmile bend olmak cümleden â’la imiş.

Bu beyitte devlete padişah olmak kolay, kalbinizin bağlanacağı kişinin aranılan vasıfta bulunması zor denilmektir.

Nasıl bulunur

Bulunması Hızır aleyhisselâm gibi zor olan kâmil insana ulaşmak için yapılması gereken, taklid seviyesinde, iç âlemimizde her zaman var olan bağlantıyı harekete geçirecek güzel ahlak bilgisini tamamlamaktır. Bunu yalnız başarmak çok zor olduğu için terbiyeci üstada ihtiyaç duyulur, denilir; doğrudur. Bu güven sorunu ile alakalıdır. Bu nedenle dostunu bekleyen aşıklar duygusuyla, ufuklara bakar gibi hasretini çekmeliyiz.

Mutlaka yardım bir kez yüzünü size gösterecektir.

Çalışmaların karşılığını ödeyen Allah Teâlâ, kulunu hiçbir zaman yalnız bırakmamıştır. Sizin halinize, ummadığınız bir yerden, karşılık ve cevap veren gönderecek/gösterecektir. Bu bazen bir taş, bir çiçek, bazen bir kitap, bazen de iç dünyanızın size yönelişidir.  

Bir taşa derdinizi anlatın.

Neyin namelerin iç yakıcılığını aldığı husus: Hz. Ali kerrema’llâhu vechehû ve radıya’llâhu anh Efendimizin kuyuya anlattığı sır gibi,

Şimdi asıl noktaya geldik, söz/kelam. Yaratılışın başlayışı kelamdır. “Kün” [ol]

Kendinizi kalbî/ lisanî bir şekilde anlatın. Ama bir şeye anlatın. Paylaştığınız ve ortak ettiğiniz şey, sizinle derdinizden haberdar olmuştur. Bir çiçeğe o gün yaşadığınız hali anlatın o sizi karşılıksız dinleyecektir. Ancak dinlemedeki fark o sizden aldığı bilgiyi Allah Teâlâ’ya ulaştıracak olmasıdır. Çünkü çiçekten Hakk’a yol açılmıştır.

Paylaşılanla ve sözde bir yere varış vardır.

Allah Teâlâ yalnızlığında olduğu halde, insanı yaratarak bizimle kendini paylaştığını ve unutmamamızın işareti olarak “Sizin duanız olmasaydı, Rabbim size değer verir miydi?…” [Furkan, 77] emri vardır. Dua etmenin bir yönü de, benliğimizi Allah Teâlâ ile paylaşmamız gerektiğinin haberinin verilmesidir.

Sonuçta yaratılanlarla paylaştığımız noktalar, Hakk’a kulluk ve dualar, nefsinizi yalnızlaştırmaktan çıkaracak, varlığımız birlik ile haz almaya başlayacaktır.

Her şey birinde, biri her şeyde olan, bir hayat yaşadığımıza göre, bizi bizle bir yapacak birini bulmak zor değildir.

İhramcızâde İsmail Hakkı

 

BAŞA DÖN

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s