GAYBÎ BİLGİLERİ OKUMAK

Gaybet hâlinde iken âlimlerinden birini gördüm. Gökyüzü berrak ve yıldızlarla dolu idi. Âlim,

“Bu güneş ve yıldızların manasını anlıyor musun?” dedi.

“Buyurun söyleyin dedim”. Şunu dedi:

“Allah gece ve gündüz kullarına bakar, O’nun gece bakışı yıldızlar, gündüz nazar etmesi ise güneştir”.

 

Yine gaybet hâlinde iken, yıldızlı bir gökyüzü gördüm. O semâdaki yıldızlardan, Kur’ân-ı Kerim’i anladım “Âyete’l-kürsî” şu şekilde idi:

fevayih1

Harfsiz ve kelimesiz yazılmıştı.

Bir başka gaybet hâlinde de gökyüzü Kur’ân-ı Kerim’ kitabı gibi ortaya çıktı. Dört köşe şekiller ve noktalarla şu şekilde yazılmıştı:

fevayih2

Bu Tâhâ suresinin şu âyeti idi:

“…Gözümün Önünde büyüyesin diye senin üzerine benden bir sevgi koydum…” Taha, 39-40

Bunu anlıyor ve okuyordum. Bunun, tanıdığım bir kadına dair olduğu bana ilham edildi. Kadının ismi Benefşe (menekşe) idi. Gayb âlemindeki ismi ile “İsteftiyn” idi.

 

Seyyârın Gaybî İsimle İsimlenmesi

Seyyâr makbul haline gelince gayb âleminde ona isim ve künye verirler. Şeytanın ismi ile Allah Taâlâ’nın ism-i âzam’ı ona tarif edilir.

Benim gaybtaki ismim قنطرون  Kantarûn‘dur.

Künyeme gelince onun hikâyesi de şöyledir:

Hafız Silefî İsfahanî (hyt. 576/1180) den İskenderiye’de hadis dinliyordum. Bu yaşlı âlim mezhepte Şafiî, itikadda Selefi idi. Yaşı yüzün üstünde idi.

Yine gaybet hâlinde olduğum bir sırada Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemi, yanında ikinin ikincisi (Hz. Ebu Bekir radiyallâhü anh) olduğu halde benimle oturur bir vaziyette gördüm. O kadar ki dizi dizime değdi. O anda bana, her gün Kur’an-ı Kerîm’den O’nun için okuduğum çeşitli virdlerimin olduğu ilham edildi. Hemen virdimi okumaya başladım. Bitince, bunu çok iyi bulduğunu ifade ederek:

“Böyle gündüzün hadis dinle ve gece Kur’an-ı Kerîm oku” dedi.

Daha sonra kendisinden künyemi sormam ilham edildi ve sordum:

“Ya Rasûlallah, benim künyem Ebu’l-Cenâb mıdır, yoksa Ebu’l-Cennâb mıdır? Benim nefsim Ebu’l-Cenâb (yücelik babası) şeklinde olmasını istiyor”.

“Hayır” dedi;

“Künyen Ebu’l-Cennâb (korkanların babası) dır”, dedi. O zaman yanındaki arkadaşı da,

“Evet, Ya Rasûlallah o Ebu’l-Cennâb’tır”.

Bu iki isim dünya ve âhiretin sırrına sahiptir. Ebu’l-Cenâb deseydi ben dünyaya sahip olacaktım. Ebu’l-Cennâb dediği için, inşaallah ikisinden de uzak kalıyorum.

 

 

Kaynak: NECMEDDÎN-İ KÜBRÂ, Fevâihu’l Cemal Ve Fevâtihu’l Celâl, hzl: ihramcızade

[1] Bk. Tevbe, 40; Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemin seyrinde en yakın olanı

Reklamlar

yorumda sahte e-posta yazanlara cevap verilmez.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s