ARLİNGTON ROAD- ARLINGTON YOLU Korkunç Politika (1999)

“Tekrar İzlenilmesi Gereken Filmlerden”

Yönetmen: Mark Pellington    

Senaryo:  Ehren Kruger           

Ülke: ABD

Tür: Gerilim

Rating: 7.2

Vizyon Tarihi: 19 Mart 1999 (Avusturya)

Süre: 117 dakika

Dil: İngilizce

Müzik: Angelo Badalamenti   

Nam-ı Diğer: Arlington Rd.

Çekim Yeri: Houston, Texas, USA

Oyuncular    Jeff Bridges, Tim Robbins, Joan Cusack,    Hope Davis, Robert Gossett,

 

Özet

Komşularınız. Onları her gün görüyorsunuz. Adlarını biliyorsunuz. Yakından tanıyorsunuz. Peki ya sırlarını biliyor musunuz?.

Bir üniversitede profesör olan Michael Faraday, oğlu ile birlikte yaşayan bekar bir babadır. FBI ajanı karısını, bir terörist saldırıya kurban veren Prof. Faraday, takıntılı bir biçimde toplumsal şiddet olaylarını araştırmaktadır. 

Yaşadıkları banliyöye Lang çifti taşındığında Michael ve oğlu, sıcak komşuluk ilişkilerinden ilk başta çok mutlu olurlar. Lang çiftinin oğlu Brady ile Faraday’in oğlu Grant iyi arkadaş olmuşlardır. Herşey yolunda giderken, Michael yeni komşularında tuhaflıklar sezmeye başlar.

Bu sırada oğlu Grant gün geçtikçe kendisinden uzaklaşmakta ve komşusu Oliver’ı bir baba figürü olarak benimsemektedir. Michael sezgilerin peşinden gider ve karşılaştığı gerçeğin onun boyunu aştığını fark eder.  

Sonuçta kabak Michael Faraday’ın başında patlar.

Filmden

Prof. Faraday:14 ay önce, Ocak’ta bir pazartesi günü, yaklaşık 60 federal görevli her zaman olduğu gibi iş için evden çıktılar. ..St Louis’deki Roosevelt Federal Binası’na geldiler. Ama o pazartesi, evlerine geri dönemediler.. Binanın karşısına park etmiş olan bir kamyonun içinde C-4 patlayıcıları vardı. Patladığında binanın sokağa bakan tüm cephesini yerle bir etti,.. devlet ofislerinin yüzlercesini harabeye çevirdi, binanın içindeki çocuk kreşi,.. ve IRS’nin St. Louis kolu.. saldırının hedefleri olarak belirlenmişti. Kamyonu park eden kişi, 33 yaşındaki elektrikçi.. Dean Scobee’ydi. Daha önce vergi suçundan hapse girmişti.. Güvenlik kameraları bu adamın 63 kişiyi öldürmek için o gün o arabanın içinde olduğunu tespit etti. Bunu hatırlamayan var mı?

 Soruşturma sonuçlarını hepimiz biliyoruz.

-Scobee’nin yalnız hareket ettiği söylendi.

-Tek bir adam. Yardım almadan. Doğru mu?

 lRS’i kandırdı, onu yakaladılar ve o da onları patlattı. Bu, insanların, normal arkadaş canlısı dedikleri bir adam. Orduda bulunmuş ama radyoculuk yapmış. Savaş silahları hakkında çok az bir tecrübeye sahip. Ailesi onu muhafazakar olarak tanımlıyordu. Ve bu olaydan iki hafta önce, ..elektrikçi olarak maaşına zam almıştı! Sınırdaki biri gibi mi gözüküyor bu adam?

 Yada böyle bir saldırıda bulunacak biri mi?

 -Bilmiyorum, sadece soruyorum.

-Haydi profesör, federaller sıkı bir araştırma yaptılar. Doğru, soruşturdular, unuttum. Ama o soruşturma beni tatmin etmedi. Bayan O’Neal, haberi ilk duyduğunuzda ülkenizde bir terörist saldırı olduğunu yani, neler hissettiniz, haydi cevap verin! Ne hissettiniz?

 Kızdım, korktum, gerginlik yaşadım.

-Güvende olduğunuzu hissettiniz mi?

 -Hayır. Peki sonraki gün, Scobee’yi ölü bulduklarında bir ferahlama oldu mu?

 Güvenlik duygusu geri geldi mi?

 O binadaki insanlar da kendilerini güvende ve rahat hissediyorlardı. ..tıpkı sizin şu an düşündüğünüz gibi. Sonra bir anda, bir saniyede, ..sonsuza kadar yok oldular. Suçlamak için bu adama ihtiyacımız vardı. Başkalarını istemiyorduk. Bir tek isme ihtiyacımız vardı ve onu çabucak bulduk, ..çünkü o bize güvenliğimizi geri verdi.Şöyle diyebiliriz, “İşte bizim gibi olmayan biri Onu bulduk, ismini biliyoruz ve artık o yok. Nedenleri de onunla birlikte yok oldu.” Ama doğrusu şu ki Scobee’nin bunu neden yaptığını bilmiyoruz. Neden buraya kadar geldi! Vergi suçları yüzünden diyebiliriz, ama bilmiyoruz. Ve asla da bilemeyeceğiz. Hala güvendeyiz çünkü ismini biliyoruz.

**

-Sorumluluğu politikacılardan  öğrenebileceğimizi sanmıyorum. Bunu aileden alıyoruz. Değer verdiğimiz insanlardan ve bize değer verenlerden.

**

-Babam ben küçükken öldü.

-Üzüldüm.

-Araba kazası.

-Özellikle babamdan.

-Sen nereden aldın peki?

 Değerlerimi mi?

 -Sanırım karımdan.

-Değerler mi?

 Ne değerleri?

 Michael’la değerlerimizi nereden aldığımızı konuşuyorduk ve ikimiz de bunun aileden geldiğini düşünüyoruz.

-Başka nereden alınabilir ki?

 Ünlülerden mi?

 Politikacılardan mı?

 -Bu yüzyılda mümkün değil. Kendine ideal bir model bulamadığında durum üzücü olabiliyor.

-Mutlaka ideal bir karakter olması da gerekmez aslında yaptığının bilincinde olan birileri de yeterli.

-Ya da yaptığını ödeyecek birileri. Şu politikacılardan bir kaçını hapse yollamalıyız.

-Oliver, devletten hata yapmamasını bekleyemezsin. Sorumlu olmasını isteyebilirsin.

-Dürüst olmasını isteyebilirim. Leah öldüğünde tek istediğim, birinin bana,.. “Bir hata yaptık.” “Bir hata yaptık ve, ..karınız bu yüzden acı çekti.” demesini istedim. “..bu hatayı binlerce kez geri almak isterdik.” Ama bunu diyen biri çıkmadı. O derdi. Bazıları onu tanırdı. Gözünün içine bakarken çok çaba harcıyorlar.

**

-Yolunda gitmeyen bir şeyler var, kabul et.

-Tabii, bu doğru değil. Özel hayatına izinsiz girdin. Belki okulu hakkında yalan söyledi. İnsanlar yalan söyler. Bu sana onu bu şekilde takip etme hakkını vermez. Sana ve kimseye.. Haklar Bildirgesi’ni öğretmiyor musun sen?

**

FBl suç işlemiş olan herkesin bir dosyasını tutar. Şimdi, bazı suçlar, “bayraklı” dosyaların konusudur. 2 yıl önce.. Maryland, Georgia ve Carolina Eyaletlerinde şüpheli bir takım silahlar ele geçirildi. 100’den fazla silah.. hücum amaçlı silahlar, savaş kıyafetleri,  hepsi Seaver Parsons’ın tanıdıkları tarafından  satın alınmıştı. Kendisi bir koca, 3 çocuk babası, amatör silah koleksiyoncusu ve burada, Virginia’daki sağcıların geri plandaki üyelerinden biriydi. FBI’a göre, Parsons silahları bir saldırı için topluyordu. 4 FBl ajanını yolladılar arama emirleri vardı, ..orada bir tür. cürme yönelik ateşli silahların bulunduğu depo bulacaklarını düşünüyorlardı.

-Savaş gereçleri.

-Kasım

-7, gözümüz üzerinde. Takviye yolda.

-Nasıl halledeceksin, patron?

 

-Kolay yoldan. Umarım öyledir. Hey, siz, bayım. Akşam yemeğinizi mi yakaladınız?

 Oradaki sizin eviniz mi?

 Orası babanın evi mi, evlat?

 Sizi tanımıyor.

-Hayır, evlat. Biz Washington’dan geliyoruz.

-Orada, evin dışında,.. Parsons’ın 10 yaşındaki en küçük oğluyla karşılaştılar. Ona babasının nerede olduğunu sordular ama kendilerini federal ajanlar olarak tanıtmadılar. Koş ve babana dışarı çıkmasını söyle, ..onunla konuşmak isteyenler olduğunu söyle, tamam mı?

-Evi sarın!

-Hayır, onları diğer kuvvetler yakalayacak.

-Hayır, evi hemen  Çocuk neden burada olduğumuzu bilmiyor! Buradalar! Buradalar! Geliyorlar!

-Dur! O sadece bir çocuk!

-Buradalar! Silahı indir! Ateşi kes! Kısılıp kaldıklarından, ateşe cevap verdiler. Sonunda takviye kuvvetler geldi. Bittiğinde iki saatten fazla zaman geçmişti. Sonuç olarak,.. Parsons’ın iki oğlu yaralanmış,  Karısı ve en küçük çocuğu ölmüştü. Parsons ise. evde bile değildi. Görüyosunuz FBl. şöyle düşünmüştü  Bir terörist yuvasını bulacaklardı. Ama o “bayraklı” dosyaları onlara neden.  Seaver Parsons’ın aile yadigarı evine .. 100 yasal silahı soktuğunu söylemiyordu. Ya da onlara neden Parsons’ın kısa süre önce satış lisansı için başvurduğunu  Ya da  Parsons’ın, ailesine koleksiyonunu birilerinin  çalmak isteyebileceğini söylediğini anlatmıyordu. Oğulları ve karısına, gelinine o yokken kimsenin gelmesine izin vermemeleri gerektiğini öğretmişti. Zor kullanılırsa, onlar da cevap vermeliydiler. Evi koruyun! Federal Hükümeti sevmiyordu. Ayrılıkçı ve şüpheli bir geçmişi vardı. Ama bir terörist değildi. Katil de değildi. Ve o gün orada üç kişi “bayraklı” dosyalar yüzünden öldü. Ve “bayraklar” yanılıyordu.

**

Oliver: Hiç bir zaman o resimdeki gibi olmadım. Beni tanıyor musun, Michael?

 Beni tanıdığını mı sanıyorsun?

 Beni kendimden bile daha iyi tanıyorsun değil mi?

 Kansas Şehri Yıldızı değil mi?

 Seni gördüm. Bana bilmediğim bir şey söylemek ister misin?

 -Ne okuduğumu biliyorum ben.

-16 yaşında bir çocuğu biliyorsun. Beni tanımıyorsun. 16’lık bir çocuğu tanıyorsun. Allah belanı versin!

-Evimde misafirim oldun!

-Sen de benimkinde, Fenimore!

-Bill, Will, William?

 Seni hangi isimle çağırmalıyım?

-Kimsin de beni yargılıyorsun?

 Sana bu hakkı ne veriyor?

 Hiç bir çiftlikte çalıştın mı?

 Aileni geçindirebilmek için?

 Devlet babamın suyunu elinden aldı. Toprağımızdan geçen suyu. Başka amaçlar için kullanacaklarını söylediler. Ürün ya da hayvan yetiştiremez olduk. Borçlarımızı ödeyemedik. Babam bir sabah uyandı ve canlıdan çok ölü olduğunu fark etti. Derisi ve kemikleri sigortada para edecekti.. ..Allah’ın belası bir çiftçi olmaktansa. Traktörünü buldum kayalıkların dibindeydi. Kaza gibi görünmesini sağlamıştı. Cesedini buldum. Ve bana yazdığı, notu buldum. .ama bu yeterli değildi. Komşular komşular mezatla toprağımızı aldılar. Hepsi de bazı bürokratların haritada bir noktayı işaretlemesi yüzünden oldu. Kansas’ın ortasında bir ırmağa.

-Kendi suyumuzu kullanamadığımız için.

-Bu sana bir bomba yapma hakkını vermez.

-16’ydım! 16 yaşındayken yanlış hiçbir şey yapmadın mı?

 Arabanı çarpmadın mı?

 Hiçbir şey çalmadın mı?

 Yanlış kızı seçmedin mi?

 16’yken yaptığın herşeyi çocuğuna anlatacak mısın?

 Söylediğin yalanları?

 Aldığın uyuşturucuları?

 Bu yüzden yargılandım ben. Uzaklaştırıldım.. Olabilecek en iyi şeydi bu. En iyisiydi. Oliver kim?

 Büyürken en yakın arkadaşımdı. İkimiz de 25’ken öldü. Onun anısına saygı duyduğum için  ismini taşıyorum. Ve saklanmak için Evet, saklanmak için de. Çünkü oğlumun yaptığımı öğrenmesini istemiyorum. Bundan gurur duymuyorum. Bu gurur değil. Hiç olmamış olmasını isterdim. Tanrıdan ailemin babamın güzel soyadını taşıyabilmesini dilerdim. Kapı komşunu tanımaya hakkın var. Çocuklarınla konuşan, kendini arkadaşın olarak gösteren birini. Ama aynı zamanda Benimle bir sorunun mu var?

 Bir meselen mi var benimle?

 Karşıma geçip bunu yüzüme söyleme nezaketinde bulunabilirsin.

**

Oliver: Hey komşu, iyi misin?

 Kasabanın bu tarafında ne işin var?

 Bilmen gerekiyor, değil mi?

 Komşunu rahat bırakmayacaksın. Denemedin mi beni?

 Ha?

 Daha önce?

 Özgürlük 1.. Gölge. Devam et. Programa uygun davranacağız.. Oğlunu özlemeyecek misin, Michael?

 Bana başka seçenek bırakmadın! Bunu ister miyim sanıyorsun?

 Onu geri alacağını söyledim sana.

-Buna ne kadar devam etmeliyim, ha?

 Sana güvenmeye ne kadar devam etmeliyim?

 -Nereye gönderiyorsun onu?

 Bomba nerede?

 Ben elçiyim, Michael! Silahlarla yola dökülmeye hazır milyonlarca kişi var. Dünyaya yayılmaya hazır! Milyonlarcayız! Öldürdüğünüz devlet değil! Evet. Ödeyecekler. İşledikleri günahları ödeyecekler.

-Çocukları öldürüyorsun!

-Savaşta çocuklar

-Çocuklar ölüyor!

-Bu bir savaş, Michael. Savaşta çocuklar ölür. Bizimle misin?

 Özgürlük 2. Hazır.

-Gölge 1. Başla. Bunu kim için yaptığını sorduklarında yıkılmış aileler, öksüz kalan çocuklar için yaptığını söylersin. Baban gerçekten kendini öldürdü mü seni o..pu çocuğu?

 Yoksa başlangıç noktan mı sadece?

**

Patlama

Şu an hiçbirimiz nefes alamıyoruz. Buraya yeni geldim ve yerde yatan onlarca kişi gördüm yüzleri kanla kaplıydı,.. ..sokaklarda da bir çok ölü var. İnanılmaz! savaş alanı gibi görünüyor! Binanın yarısı havaya uçmuş! Hangi katta olduğunu, büyüklüğünü bilmiyorlar. Ama bu kadar hasara neden olacak kadar büyük olduğu kesin. Yetkililerin bu konuda hiçbir bilgisi yok. Sadece çok ciddi bir durum olduğunu söyleyebiliyorlar. Sadece birkaç gün geçti ama resmi olarak George Washington Üniversitesinden terörizmle ilgili ders veren bir tarih profesörü olduğu anlaşıldı. Yetkililere göre olayın Bay Faraday’ın FBI ajanı olan karısının ölümüyle bir ilgisi yok. ..önceki haftalarda sinirlerinin gitgide bozulduğu Gerçekten çok gergindi, şu teröristler hakkında herşeyi biliyordu. Nasıl çalıştıklarını, aslında ne istediklerini.. En sevdiğim dersti.. Bir kez geziye çıkmıştık. Copper Creek’teydi. Birden ağlamaya ve karısından bahsetmeye başladı. Hep onu dinlemeye çalışırdık ama anlatmaktan hoşlanmıyordu.. Faraday 3 yıl önce gerçekleşen karısının ölümünden dolayı Federal büroyu suçluyordu. Kaynaklar asıl hedefinin özellikle ajan Whit Carver olabileceğini belirttiler. Carver olayda ölen 184 kişiden biriydi. Ve Faraday’ın karısının Copper Creek’deki iş arkadaşıydı. Ve Faraday onu bu olaydan sorumlu tutuyordu. Tek bildiğim bir gün sınıftan çıkarken bana söylediği şey. Asla unutmuyorum. Dedi ki, “Tatlım”, bir gün bu adamlar yaptıklarını ödeyecek,.. ..bir gün yanacaklar” ..Amerikan gizli örgütlerine hayranlık duyan profesör aynı zamanda 10 yaşında bir erkek çocuğuna sahipti. Artık oğluyla akrabaları ilgilenecek. ..federal yetkililer son olarak 12 yıl önce St. Louis lRS’de gerçekleşen patlamanın sorumlusunun.. ..FBI’a yapılan bu son saldırıda ortaya çıktığı üzere tarihimizdeki en korkunç.. ..katil olduğunu açıkladılar. Herşeyi tek bir adam planlamıştı.

 

Reklamlar

yorumda sahte e-posta yazanlara cevap verilmez.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s