BEDİÜZZAMAN KÜRT AYRIMCILIĞINA KARŞI ÇIKIYOR

  

 

Prof. Dr. Ahmet Akgündüz Son zamanlarda Türkiye’nin gündemi meşgul eden Kürt meselesi ile ilgili bazı bilgiler paylaştı 

·   Kürd Te’ali Cemiyeti, Şerif Paşa, Paris Barış Konferansı ve Bediüzzaman’ın Şiddetle Kürt Devletine Karşı Çıkması

 

 ·   Kürdler ve Ermeniler Aynı Irktan Değildir; Olsa da İslam Kardeşliği Bize Yeter

 

Bediüzzaman ırka dayalı bütün teşebbüslere muhalif gidiyor; sadece İslamiyet milliyeti çerçevesinde oluşacak gelişmelere taraftar oluyordu. Bunun için de Osmanlı Devletini yeniden ihya edelim diyordu. Ayrılıkçı bir Kürdistan’a başından beri karşıydı.

İsviçre’de bulunan hemen bütün Türk ve Kürd aydınlar, 16 Ocak 1919 günü Cenevre’de bir kongre toplayarak, Paris Barış Konferansı’nda İtilaf Devletleri nezdinde Osmanlı Devleti’nin haklarını savunması için Şerif Paşa’yı delege seçmişlerdi. Yani Şerif Paşa Paris’e Osmanlı temsilcisi sıfatıyla gitti. Ancak Kürd Te’ali Cemiyeti Şerif Paşa’ya Kürdleri de temsil etme yetkisi tanımıştı. 16 Nisan 1919 tarihinde ise Şerif Paşa Osmanlı temsilciliğinden çekilerek, görevini yalnızca Kürd temsilcisi sıfatıyla sürdüreceğini duyurdu.

 

Kürd Te’ali Cemiyeti Şerif Paşa’ya yardımcı olmak üzere emrine girecek bir heyeti, Arif Paşa’nın başkanlığında Paris’e gönderme kararı aldı. Böylece cemiyet Şerif Paşa’nın Pariste’ki girişimlerini desteklemekle tepki topluyordu. Şerif Paşa, Kürdleri temsilen 22 Mart 1919 ve 1 Mart 1920’de Paris Barış Konferansları’na katılıp, Ermeni Bogos Nobar Paşa ile birlikte hareket ederek, iki muhtıra ve Kürdistan haritası sundu.

Şerif Paşa bu çalışmayı bilinen emperyalist Ermeni isteklerine karşı karar vericileri aydınlatmak amacıyla kaleme aldığını vurguluyordu. Ona göre Kürdistan, kuzeyde Ziven (Kafkasya hududu)’den başlıyor. Batıya doğru Erzurum, Erzincan, Kemah, Arapkir, Behisni, Divrik’i de içine alacak şekilde genişliyordu. Güneyde Harran, Sincar dağları, Tel Asfar, Erbil, Kerkük, Süleymaniye, Akelman, Sinna çizgisini takip ederek, Doğu’da Revanduz, Başkale, Vezirkale’den geçerek İran hududu ile birleşiyordu.

 

 

Şerif Paşa “Hamidiye Süvarileri” konusuna da girerek, Kürdler’in Osmanlı hakimiyetinde geniş bir hoşgörü ortamında yaşadıklarını fakat asla muhtariyetlerinden taviz vermediklerini de yazıyordu. Şerif Paşa muhtırada Wilson prensipleri doğrultusunda geleceklerine kendilerinin yön vereceği siyasi haklar istiyordu. Bu hedefe yönelik gayretlerin ilk aşaması olarak Barış Konferansı’ndan Kürdistan’ın hudutlarını belirleyecek milletlerarası bir komisyonun yörede çalışmalara başlamak üzere tesbitini öneriyordu.

Bu arada Ermeniler adına Aboronyan ve Bogos Nobar Paşa da kendi isteklerini İtilaf Devletleri üyelerine kabul ettirebilmek için büyük çaba gösteriyorlardı. Konferans’ta Bogos Nobar ile Şerif Paşa  Doğu  Vilayetlerinin  Ermeni  ve  Kürd  bölgelerine bölünmesi konusunda anlaştılar (Şerif ve Bogos Nobar Paşaların Muhtırası, Tasvir-i Efkar, 20 Şubat 1920, Sy. 2992)

Ermeniler  üzerinde  o  güne  kadar  etkin  olan Rus propagandası sebebiyle İngilizler özellikle Kürd isteklerine ilgi gösterdiler. 30 Ocak 1919 tarihinde İngiltere tarafından bu istekler doğrultusunda, Türkiye’den ayrılacak topraklar üzerinde kurulması düşünülen “Kürdistan” gündeme alındı. İngilizler Konferans metnine; “Ermenistan, Suriye, Mezopotamya ve Kürdistan, Filistin ve Arabistan Osmanlı İmparatorluğu’ndan tamamen ayrılmalıdır” maddesini  koydurdular.  

İstanbul  Hükümeti ise bağımsız bir Kürdistan kurulmasına karşı idi. Anlaşmanın yapıldığı sırada Seyyid Abdülkadir’in bir gazetecinin sorularını cevaplarken, Şerif Paşa’nın cemiyet delegesi olduğu, Kürdleri temsil edebileceği, Altı Doğu ilinde Kürdlerin çoğunlukla bulunması nedeniyle bu iller için özerklik istendiği ve kimin çoğunlukla olduğunun bir kurul tarafından yerinde araştırılması için Ermenilerle anlaşıldığını söylemesi büyük tepkilere neden oldu.

 

20 Kasım 1919 tarihinde Bogos  Nobar ile Şerif Paşa “Kürd-Ermeni antlaşması”nı imzaladılar. Bu andlaşmaya göre Ermenilerin istedikleri altı vilayette, Kürdlerin çoğunlukta bulundukları  ileri   sürülerek   bu   bölgeye bir heyet gönderilmesi önerisi Konferans tarafından kabul edildi. Bogos Nobar Kürdler aleyhinde propagandaya  son  vermeyi  kabul etti. Ayrıca aynı devletin mandası altında birleşip bağımsız Ermenistan ve bağımsız Kürdistan kurulmasını, azınlık haklarına saygı gösterilmesini, iki devlet arasındaki sınırın Paris Barış Konferansı’nda çizilmesini de kabul ettiler.

Böyle bir ittifakın gerçekleşmesine rağmen İngiliz ve Fransız diplomatik çevreleri Şerif Paşa’nın Kürdleri gerçekten temsil ettiğine inanmıyorlardı. İngilizler Şerif Paşa’nın rolüne uygun düşmediğini ve kendi kendine “gelin-güvey olduğun”u düşünüyorlardı. Bu antlaşma beklenenin tam tersi sonuçlar doğurdu. Antlaşmaya tepkiler sadece Kürd halkı tarafından değil, onun öncüleri durumunda olan siyasi hareketleri tarafından da geldi.

Şimdiye kadar hiçbir zaman açıkça bağımsızlık taleplerinde bulunmayan Cemiyet içerisinde ciddi fikir ayrılıkları doğdu. Seyyid Abülkadir bir açıklama yaparak Şerif Paşa’nın Kürd Te’ali Cemiyeti’nin temsilcisi olduğunu doğruladı, fakat varılan anlaşmanın önemini azaltmaya çalışarak; “Türk-Kürd ayrılığı söz konusu değildir. Özerklikten fazlası istenmemektedir.” diyordu. Bu açıklamalar dernekte kopmalara yol açtı.

 

13 Haziran 1919’da Siverek Kürd Kulübü’ne gelen İngiliz Binbaşı Noel bölgede İngiltere’nin desteğinde bağımsız bir Kürdistan’ın kurulacağını söylemiş; ancak bu sözleri yöre halkı üzerinde olumsuz tepki yapınca hemen bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştır. Anadolu’daki örgütlenmenin İstanbul’da yapılan bir toplantı sonunda kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Gençlerin “Teşkilat için” Anadolu’ya gitmeleri bu toplantıda planlanmıştır.

Dersim ve Sivas aşiretleri arasında çalışma görevi Divriği, Kangal veterinerliğine atanan Baytar Nuri Beye verilmiştir. Koçkirili Mustafa Paşa’nın iki oğlu (Haydar ve Alişan) özellikle Sivas bölgelerindeki örgütlenmeleri ve eylemleri (Koçkiri isyanı gibi) yönetmişlerdi.

İşte böyle bir dönemde Bediüzzaman hazretleri yine hem İslam birliği ve hem de milletin beraberliği için meydandaydı. Burada Bediüzzaman’ın tepkilerini şu başlıkta toplayabiliriz:

 

Kürdler ve Ermeniler Aynı Irktan Değildir; Olsa da İslam Kardeşliği Bize Yeter

Öncelikle Ermeni Bogos Paşa ile Kürd Şerif Paşa’nın bu manadaki ittifaklarına en önce karşı çıkanlar Kürd Aşiretleri olmuştur. Ermeniler Doğu Vilayetlerinde tamamen azınlıkta bulunduklarından dolayı, ne keyfiyet ve de kemiyet itibariyle herhangi bir iddiada bulunamayacaklarından, Kürdleri kendi maksatları uğrunda kullanmak istemişlerdir. Kürdler namına hareket ettiğini iddia eden Şerif Paşa’yı kullanmışlardır.

 Kürdlerin Ermenilerle aynı ırktan olup olmaması meselesine gelince, Kürdlerin Ermenilerle aynı ırktan değil, bilakis Araplarla aynı ırktan yani Sami ırkından gelmektedirler. Aksi görüşte olanlar, Kürdler, Irak, İran, Türkiye ve Suriye’de yaşayan, Hint-Aryan kökenli olan halk olduğunu iddia etmektedirler.

Bu konuyu Bediüzzzaman’dan dinleyelim.

KÜRDLER VE İSLAMİYET

Bogos Nobar Paşa ile ma’hud Şerif Paşa’nın birleşerek Kürdleri cami’a-i İslamiyeden ayırmak teşebbüs-i hainanesinde bulundukları haber alınır alınmaz, gerek burada gerek Kürdistan’da bütün Kürdler kemal-i nefretle protestolarda bulundular. Salabet-i diniye hususunda pek yüksek bir mertebede bulunan Kürd ihvan-ı dinimizden beklenen de bu idi. Her millet arasında zuhur ettiği gibi, Kürdler arasında da türeyen birkaç hamiyetsiz iftirakçının bulunacağının hiçbir kıymeti olamayacağı şüphesizdir.

Bilakis bu kabil kesanın izhar-ı nifak etmeleri vahdet-i İslamiyeyi daha ziyade te’yid ve teşyid eder. Nitekim o haber üzerine umum Kürdlerin galeyan ve tezahüratvahdetkaranesi bunu pek güzel isbat etmişdir. Bu hususda en ziyade söz söylemek salahiyyetine haiz bulunan ve Kürdlerin salabet-i diniye, necabet-i ırkiye ve celadet-i İslamiyesini bihakkın temsil eden ve “Dar’ül-Hikmet’il İslamiye” azasından Kürd eşraf ve mütehayyızanından bulunan fazıl-ı şehir Bediüzzaman Said-i Kürdi Efendi Hazretleri buyuruyorlar ki:

Bogos Nobar ile Şerif Paşa arasında akdedilen mukaveleye en müskit ve beliğ cevap, vilayat-ı şarkiyede Kürd aşairi rüesası tarafından çekilen telgraflardır. Kürdler camia-i İslamiyeden ayrılmaya asla tahammül edemezler. Bunun aksini iddia edenler mutlaka makasıd-ı mahsusa tahtında hareket eden ve Kürdlük namına söz söylemeye selahiyettar olmayan beş on kişiden ibarettir. 

Kürdler, İslamiyet nam ve şerefini i’la için beşyüzbin (500.000) kişi feda etmişler ve makam-ı Hilafete olan sadakatlerini, isar ettikleri kan ile bir kat daha te’yid eylemişlerdir.

Ma’hud  muhtıranın esbab-ı tanzimine gelince: Ermeniler Vilayat-ı Şarkiyede ekall-ikalil derecesinde bulundukları için; asla bir ekseriyet teminine ve ne kemiyyeten, ne de keyfiyyeten Şarki Anadolu’da iddia-yı temellüke muvaffak olamayacaklarını son zamanlarda anladılar.. Maksadlarına Kürdler namına hareket ettiğini iddia eden Şerif Paşayı alet etmeyi müsaid ve muvafık buldular. Bu suretle Kürd ve Ermeni davası ortada kalmayacak ve Şarki Anadoludaki iftirak amali mevki-i fiile çıkmış olacaktı.

İşte, bu gaye ile o ma’hud beyanname müştereken imzalandı ve Konferansa takdim olundu. Ermeniler’in maksadı Kürdleri aldatmaktan başka bir şey olamaz. Çünkü ileride Kürdlerin kemiyyeten hal-i ekseriyette bulunduklarını inkar edemeseler bile, keyfiyyeten, yani ilmen, irfanen kendilerinden dun oldukları bahanesiyle, Kürdleri bir millet-i tabie haline getirecekleri muhakkaktır. Buna ise, aklı başında olan hiçbir Kürd taraftar değillerdir. Zaten Kürdler bu beyannameye yalnız sözle değil, bilfiil muhalif oldukları isbat ediyorlar.

Kürdlük davası pek manasız bir iddiadır. Çünkü herşeyden evvel Müslümandırlar.. Hem de salabet-i diniyeyi taassub derecesine isal eden hakiki Müslümanlardan… Binaenaleyh, Ermenilerle aynı ırktan bulunup bulunmadıkları meselesi, onları bir dakika bile işgal etmez. 

Kaynak : Risale Ajans

Erişim: http://www.risaleajans.com/nur-alemi/bediuzzaman-kurt-ayrimciligina-karsi-cikiyor

 

BAŞA DÖN

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s