DUÂLARIN GARİP HALLERİ

 

“Dua etmek Rabbi değiştirmez, ama dua edeni değiştirir.”
Kierkegaard

İplik Çıbanı Çıkaran Şah Hikâyesi

Şahlardan birinin iplik çıbanı [Öldürücü bir çıban türü.]  geçirdiğini ve bu hastalıktan iğneye döndüğünü duydum. O derece zayıflamıştı ki, emri altındaki güçlü insanla kıskanır olmuştu. Şah, satranç tahtasında her ne kadar namlı ve şanlı ise de, güçten düşünce piyonlardan değersiz kalır. Hizmetkârlarından biri, padişahın huzurunda yer öpüp; “Saltanatınız daim olsun” diye dua ettikten sonra konuşmasına başladı;

“Padişahım; bu şehirde nefesi güçlü, mübarek bir zat var. Kullukta eşi-benzeri olmayan dini bütün bir insan. Hastalığı ve derdi olanlar yanma giderler. O da güçlü nefesiyle onla iyi eder. Mübarek zatın bugüne kadar uygunsuz davranışı görülmemiştir. Gönlü nur dolu, ağzı kuvvetli, duala makbul biridir. Ferman buyurun, hemen gelsin, güçlü nefesiyle size dua etsin. Allah’ın izniyle siz de bu hastalıktan kurtulun.”

Bu öneri, padişahın hoşuna gitti ve derhal hizmetçilerine o zatı getirmelerini emretti. Gidip adamı saraya davet ettiler. Yaşlı zat geldi. Yoksullar gibi giyinmişti. Dışındaki değersiz elbiseye aldanmamak gerekir. Zira içindeki insan çok değerlidir. Mübarek zatın geldiğini padişaha arz ettiler. Padişah, makamına kabul edip ricada bulundu;

“Ey akıl ve irfan sahibi zat; gördüğün gibi iplik çıbanı illetine müptela oldum, ne olur benim için dua buyur!”

Yaşlı zat iki büklümdü, çıkışarak cevap verdi;

“Yüce Allah, âdil şahlara merhamet eder. Oysa sen halkına merhamet etmedin ki, merhamet olunasın. Mazlumlar, zindanlarında çürürken benim duam sana nasıl fayda verir! Halkına acımadıktan sonra saltanat gücün olsa ne yazar! Önce yaptığın hatalardan dön, Allah’a içten tövbe et. Sonra iyilerden dua iste. Mazlumların ahi yakanı bırakmadıkça, iyilerin duası fayda vermez.”

Acem padişahı, bu uyala duyar duymaz utancından kızardı. Üzgün bir dille mırıldandı; “Kızmamalıyım hemen. İhtiyar, doğru söylüyor.” Ardından hizmetçilerini çağırdı, onlara zindandaki tüm mazlumların bırakılmasını emretti.

İhtiyar bunun üzerine iki rekât namaz kılıp ellerini havaya kaldırdı, dua etti;

“Ey gökleri yücelten Allah’ım; şu kuluna gücenmiş, onu derde salmıştın. Şimdi tövbesini kabul buyur, onu affet, hastalığına şifa ver. “

İhtiyar, henüz duasını bitirmeden birden hasta, ayağa kalktı. Ayaklarındaki ipten kurtulmuş tavus gibi, sevincinden havalara uçacaktı. Hizmetçilerine derhal emretti. Hâzinesinde ne kadar mücevher varsa ayağına, ne kadar altın varsa başına döktüler. Ama bunlara tenezzül etmedi ihtiyar. Mücevherlerle altınla bir kenara iterken padişaha bakıp şöyle dedi;

“Batıl uğruna, hakkı gizlemek doğru olmaz. Ben sadece görevimi yaptım. Şayet bir daha iplik çıbanı çıkarmak istemiyorsan, zulüm ipini eline alma. Bir kere düştün, kurtuldun. Bir daha ayağını kaydırma.”

Ey kitabımı okuyan insanlar! Sadî’nin şu doğru sözüne kulak verin: “Düşen adam, her vakit kalkamaz.”

Kaynak: Şeyh Sâdî Şirâzî –Bostan

HACCA’CA ANCAK BU ŞEKİLDE DUÂ EDİLİR

On birinci Hikâye

Bağdat’ta duaları kabul olunan bir derviş çıktı ortaya. Bunu Haccâc bin Yûsuf’a [Zalimliğiyle meşhur bir Emevi kumandanı.] haber verdiler. Haccac, adamı yanına çağırıp; “Benim için hayırlı dua et” diyince, derviş hemen oracıkta

 “Ya Rabbi, bu Haccâc kulunun canını al”diye dua etti. Haccâc şaşkın bir halde;

“Derviş, bu nasıl dua böyle? Allah için konuş!” deyince, derviş hemen cevap verdi;

“Bu dua, hem senin hem de memleketin hayrı için.”

 

Ey elinin altındakileri inciten güçlü insan!

Ne vakte kadar böyle pervasızca zulmedeceksin.

Sultanlık neyine senin! Halkına zulmettiğin için,

Bir an evvel ölmen, çok daha iyidir senin.

 

On beşinci Hikâye

HZ. MUSA’DA DUAYI YANLIŞ MI ETTİ?

Giyeceği olmadığından kumun içinde gizlenen bir yoksul, Hazreti Musa’yı görünce;

“Ey Musa! Benim için Rabbine dua et de yetişecek kadar rızık versin!” dedi. Hz.Musa dua etti. Yüce Allah yetecek kadar dünyalığını yoksula ihsan etti. Aradan birkaç gün geçince Musa, adamı tutsak bir halde görüp çevresini saran kalabalığa; “Burada ne oluyor?” diye sordu. “Bu adam şarap içip kavgada birini öldürmüş. Kısas için götürüyorlar” diye cevap verdiler.

 

Miskin kedinin şayet kanadı olsaydı,

Dünyada serçe yumurtası bırakmazdı.

Öküzdeki boynuzlar eşekte olsa,

Kimse yanaşamazdı yanına.

Makam ve güç kazanan acizler,

Acizlerin bileğini büker.

 

Musa, bu olaydan sonra Rabbine niyaz edip şu ayeti okudu:

Allah kullarına haklarından fazla rızık verseydi, yeryüzünde bozgunculuk yaparlardı.’ [Şûrâ Sûresi, 27]

 Ey kibirli insan!

Seni tehlikeye sokan neydi ki,

Sonunda helak oldun. Keşke karınca uçmasaydı.

Alçak kişi makam, altın ve gümüş bulmuşsa şayet

Onun ensesine tokat atmaktan başka çare yok.

Eflatunun ne dediğini işitmedin mi hiç?

Karıncanın kanatsız olması çok daha iyidir.’

Babanın malı çoksa da çocuğun bitmez arzusu var.

Seni zengin etmeyen, uygun olanı senden iyi bilir.

 

Kaynak: Şeyh Sâdî Şirâzî –Gülistan

 

DUÂ KAPISI

Aşağıdaki görüşler “Kim kapıyı çalar ve ısrar ederse içeri girer” mazmununa muhalif olduğu düşünülebilir. İsmâil Hakkı Bursevî kuddise sırruhu’l-âlî bunu şöyle açıklar. Burada dört i’tibâr vardır.

•  Birincisi taleb ve matlûbdur ki, isteyen istediğini elde eder.

•  İkincisi, taleb ve lâ-matlûbdur ki, taleb eden istediğini elde edemez. Nitekim Peygamberler (aleyhimüsselâm) bazı şeyler istediler, ancak herbirinde mücâb olmadılar. Zirâ hikmete muhalif idi.

•  Üçüncüsü, lâ-taleb ve matlûbdur. Bunda bilâ-taleb maksada ulaşılır.

Meczûbların hali böyledir.

•  Dördüncüsü lâ-taleb ve matlûbdur ki, insanların çoğu bu taifedendir. Zirâ sebebleri yerine getirmediklerinden dolayı muradları hasıl olmaz. Vesîletü’l-Merâm, vr. 47a

İşte buradan anlaşıldıki her duâ edip talepte bulunanın duâsına icâbet edilmez. Belki ekserîdir (çoğunluk), ancak küllî değildir. Mesalâ bir kişi Hakk’tan nübüvvet taleb etse, ancak ol mânâya uygun bir durumda olmasa, emr-i âdî üzere vücûdu hâricte muhaldir. Mümkindir demek yetmez, çünkü her mümkin olan nesnenin hâriçte meydana gelmesi gerekmez. Vesîletü’l-Merâm, vr. 47b

Kaynak: İsmail Hakkı Bursevi, Vesîletü’l-Merâm

BAŞA DÖN

 

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s