KONUŞMAKTAN BAŞKA NE YAPTINIZ Kİ?

Hocaya açık bir kadılık bulamadıkları sırada, hoca, hâkimden gölge kadısı tayin edilmesini rica eder. Bu tâbir hoşlarına gittiği için kendisine bir oda göstererek gölge kadısı yaparlar.

 Bir gün hâkime müracaat eden birisi, bir adamdan davacı olduğunu söyler. Hakim:

—        Hakkın nedir? Bu adamdan ne istersin? Deyince, dâvacı anlatır:

—        Bu adam, birisine otuz çeki odun yardı. O, her baltayı vurdukça ben de karşısına geçtim, hınk, hınk diye kuvvet verdim.  Kendisi paraları aldı, benim: hakkımı vermedi.

Hâkim, işin içinden çıkamıyacağını anlayınca:

—        Biz bu işe karışmayız. Bu gibi dâvaları karşıki odada oturan gölge kadısı görür.

Diyerek Hocaya, gönderir. Kendisi de perde arkasından dinler. Hoca, dâvayı dinledikten sonra davacıya:

—        Evet hakkındır. Sen karşısında dur, bu kadar yoruI, sonra bütün parayı o alsın, bu olur mu?

Dâvâlı haykırır:

—        Aman kadı hazretleri, odumu: ben yardım. Onun karşımda seyretmekle ne hakkı olabilir?

Hoea:

—        Sus, senin aklın ermez! Çabuk bana bir akçe tahtası getirin, der.

Tahtayı getirirler. Hoca, odunu yarıcıdan paraları tamamen alır. Yüksekten birer, birer tahta üzerine sayarak atar. Odun yarana:

—        Al şu paraları. Hınk diyene de:

—        Haydi, sen de paraların sesini al… Diyerek dâvayı halleder.

Kaynak: Hakim A. Refik Gür, Nasreddin Hocanın Nükte Menşurundan Işıklar «KISSADAN HİSSE HAYATI, FIKRALARI  ÜZERİNE FİKRÎ, FELSEFÎ BÎR İNCELEME, Çeltüt  Matbaası, 1959, İstanbul

 

 

Reklamlar

yorumda sahte e-posta yazanlara cevap verilmez.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s