AHSEN-EL KASAS

 

Ahsen-El Kasas; bir vâkiayı anlatmanın en güzeli veya bir vâkiayı en güzel anlatış. Bir haber veya hikâyenin ‘kıssa’ olabilmesi, şayan-ı ta’kîb ve tahrir bir haysiyeti haiz olmasına mütevakkıftır.

Biz bu Kur’ân’ı vahyetmemizle sana en güzel kıssayı naklediyoruz. Halbuki sen ondan evvel elbette habersizlerden idin.

Yûsuf,12/3

Allah Teâlâ’nın, Kurân-ı Kerim’de anlattığını bildiğimiz konular arasında en çarpıcı olanı belki bir kadının aşkına verdiği değerdir. Yusuf Suresinde ilk tek sayı sayılan üç numaralı ayette –Yusuf Suresi de 12. suredir, sayı toplamı üçtür- “en güzel hikâyeAhsen-El Kasas” ifadesiyle beyan edimesidir.

Yusuf aleyhisselâm ile Züleyha validemiz arasında geçen vâkıa, aşkın en ileri seviyesinde olan hadisedir. Bu kıssada Allah Teâlâ’nın bir peygamberini değil de, kadını öne alışında aşkın mertebesinde kadının ulvî  seviyesine işaret etmektedir.

Bir kadın aşkı ile peygamberden öteye geçmiştir.

Rivayetlerde Yusuf, zindanda Züleyha’dan uzak durmak için Rabbi’nden mahkumiyeti talep etti denilse de, Yusuf’un onu zindanda anmadan durduğunu söylemek biraz imkansızdır. Kuledibine düşmüş gönlün, Züleyha’yı anmadan geçirdiği dakikaları yok denecek kadar az olaması gerekir.. Çünkü Züleyha, unutmuyorsa ve ağlayıp-bazı rivayetlerde gözlerine karalar düştü- duruyorsa, Yusuf onu nasıl unutabilirdi. Aşk özellik itibarıyla kendilikle (self) olmayıp beyniyetle oluşabilen durum olunca aralarında akışın olması gereken mecburi bir haldir.

Züleyha için Yusuf’a zorla sahip olmak istedi diye düşünmek yanlıştır. Züleyha ki, aşkın sarhoşluğundan çörekotundan öd ağacına kadar her şeyin adını Yusuf takmıştı. İçtiği su, yediği ekmek, aydınlandığı mum, Yusuf olmuştu. Binaenaleyh, onun sevgisinde Hakk katında bir çirkinlik bulunsaydı Kurân-ı Kerim’de anılmazdı. Sadece “kadınların hilesi/oyunu/düzeni büyüktür” ile yetinildi.

Züleyha’nın aşkı bu kadar kutsal olmasa idi, Yusuf hangi hikaye ile anılacaktı ki?

Kardeşlerin hilesi ile anlatılan bir hikaye  ile -124 bin peygamber olduğunu düşününce- eşsiz güzelliği olan Yusuf biraz anılmaya değerli olamazdı. Güzelliğine de kim inanırdı? Ancak Yusuf, bu anışın bedelini kuledibinde yıllar geçirmeye razı olmuş ve hiç sıkıntı duyduğunu kimse rivayet eylememiştir.

Cenâb-ı Hakk’ın saygısına mazhar olan kadın ve aşkı için Habib-i Ekrem salla’llâhu aleyhi ve sellem “dünyada üç şey sevdirildi” derken ilâhi sevgiye işaret etmiştir. Yine bu değerden dolayı, Allah Teâlâ Âdem aleyhisselâmı yaratışını açıkça beyan kılarken, Havva’yı belirgin bir ifade ile anlatmamıştır.

Yine Hz. Rasûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem  “Yeşilliğe bakmak, gözün pasını açar; güzel kadına bakmak da gözü cilâlandırır”. Şihâb’ü-l Ahbâr (206)  buyuruşunda daha çok kalb gözünü  kasdetmiştir. Çünkü sözlerinden âlemin sarhoş olduğu Efendimiz başka bir yerde “Kellimîni ya Humeyrâ” [Konuş Ya Hümeyrâ] buyurması ile kalbî sırra işaret etmiştir.

Hulasa, Ahsenel Kasas ile bahsedilen kıssanın “ahsen” kısmı Züleyha’nın olduğu bölüm, diğer kalanı ise ibret alınması gereken kıssa bölümüdür. Bu meyanda peygamber dahi olsa erkekler için bir kadının gönlüne girecek güzelliği bulmak öneme haiz durumdur. Cahillik ve şehvet kokan iğrençlik gailesi fiiller hakkında söz söylemeye fazla gerek yoktur.  

İhramcızâde İsmail Hakkı

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s