IL GİOVANE FAVOLOSO (2014)

Genç edebiyatçılara ilham verecek bir film.

Süre: 143 dk

Yönetmen: Mario Martone

Senaryo: Mario Martone, Ippolita Di Majo

Ülke: İtalya

Tür: Biyografi, Dram, Tarihi

Vizyon Tarihi:01 Eylül 2014 (İtalya)

Dil:İtalyanca, Yunanca, Fransızca, Neapolitan

Müzik:Sascha Ring

Nam-ı Diğer: Leopardi

Oyuncular: Elio Germano, Michele Riondino, Massimo Popolizio, Anna Mouglalis, Valerio Binasco

Özet

Kederli bir sanatçı, bir harika çocuk, romantik bir şair, asinin önde gideni, zamanının en sınır tanımaz düşünürlerinden; deha, eza, şiir, aşk ve maceraperestlik üzerine bir öykü… Giacomo Leopardi, görünürde kütüphane olsa da esasen hapishaneden farksız evinde, babasının sıkı gözetiminde büyür. Nihayet, 24 yaşına geldiğinde evden ayrılır. Yolu önce güzeller güzeli Fanny ve Antonio Ranieri ile aşk üçgeni kuracağı Floransa’ya, sonra da sağlığı günbegün kötüleşmesine rağmen sefahatten bir an olsun vazgeçmeyeceği Napoli’ye çıkar. Son günlerini ise yazarak ve ölümü bekleyerek Vezüv eteklerinde bir villada geçirir.

Filmden

GİOVANE FAVOLOSO (1)Gece yumuşak ve parlak ve rüzgarsız ve ay hala çatıların ve mutfak bahçelerinin üstünde uzaktaki dağları net gösteriyor.

Ah, leydim.

Her yol şimdi sessiz gecenin ışıkları sadece buradaki ve oradaki pencerede parlıyor.

Sen uyuyorsun sessiz odanda kolayca uykuya dalmışsın.

Hiçbir endişe canını sıkmıyor kalbimde açtığın yarayı hayal edemiyorsun

Evet, uyuyorsun

pencereme yaklaşırken bu gökyüzüne selam vererek

bu çok güzel gözüküyor

ebedi ve buyurgan doğa beni acı çekmem için yarattı.

**

“Sayın beyefendi yüksek bir mertebeye eriştiniz 1900 yılında Kont Leopardi, sevdiğim biri ilk sıralarda yer almalı ülkeye onur veriyor Giacomo!

**

Saygıdeğer ve sevgili efendim

Giordani’nin kelimelerini okumalıydım, sonra o bana yazmalıydı bundan böyle onun öğretmenim olacağını umabilirdim neredeyse buna inanabilirdim.

**

Sevgili Giacomo,

çalışmalarından bahsetmem gerekirse bu öğretmeninim gibi olmayacak. Bir yazar olarak inanıyorum ki bir yazıyı oluşturmadan önce usta ressamların resimlerini yapmadan önce taslak çizmesi gibi sen de dizelerini oluşturmadan önce düz yazı oluşturmalısın. Ama çeviri yaptığım zaman, yazmak için şiddetli bir arzu duyuyorum ruhum kabarıyor ve kendime şöyle diyorum “Bu şiir sanatı hislerimi dizelerle ifade etmeliyim, düzyazı ile değil.” Ve bu şekilde dizeleri yazmaya başlıyorum. Bu şiirselliği daha çok istiyorsan, öyle yap! Bana ne kadar çok yazarsan, seni sevmek ve hayran olmak için o kadar çok sebebim olacak. Bugün İtalya’da kim senin gibi yazabiliyor?

Yunan ilahileri ve Anakrion kasideleri. Ve alimler arasında kim, böyle filozofça düşünür?

Kelimelerin beni coşturdu ve gururlandırdı, ama şimdiye dek yazdıklarımızın bilinmesine izin ver Ben karanlığa mahkum edildim. Bu gece gerçekten yağmur yağacak! Gökyüzüne baksana! Şapkan kadar siyah. Ateşböceği! Bu ateşböceği nereden geldi?

Dunno, ben bunu ilk kez görüyorum. Sevgili genç kontum, gönderdiğin ilahi yakmak için değil ama askıda kalan bir korku. Ölüm korkusu ve hayatı sevmemek bir filozofun içindedir ama sürekli ölümü düşünme saplantısı senin gibi genç bir adamı ele geçirmemeli senin doğan hala uzun yaşamak istiyor.

Sevgili Giordani,

Zafer için büyük belki de arsızca bir arzum var ama benliğimin üstesinden gelmek için yetersiz olduğumu düşünüyorum. Sağlığım çok kötü ve yıllardır acı çekiyorum delilikten ve umutsuz çalışmalardan. Genç kontum, o halde çalışmalarını hafiflet. Bedenin bozulmaya devam ederse, nasıl devam edeceksin?

Bedenini kuvvetlendir yürü, at bin, dans et! Yaşadığın topraklar güzel ve sağlıklı.

Beni konuşturma, Recanati!

Fikir üretmek benim için çok önemli bunu baba toprağım için yapıyorum. Benim baba toprağım İtalya dili, edebiyatı ile. O bir çoğumuz için kutsal olsaydı, şimdiye dek İtalya taşralı kadınların yaşadığı yer olurdu, bir genelev değil. Doğduğun yeri sevmek değerlidir. Çalışmaların için evindeki konfor başka hiçbir yerde bulunamaz. Giordani’nin Recanati’yi savunacağını kim düşünebilirdi!

İşte, sevgili efendim hepsi ölüm hepsi nükte ve aptallığın yokluğundan. Büyük bir yeteneğin burada takdir edileceğine inanıyor musunuz?

Kibir olmaksızın size söyleyeceğim burada beni çocuk yerine koyuyorlar ve çoğu ünvanlar, mesela filozof münzevi ve bunun gibi. Bu şehrin havası çok değişken nemli, tatsız ve sinirlere karşı zalim. Ve bunun üstüne inatçılık eklenince kara, berbat, gaddar bir melankoli beni tüketiyor ve yiyip bitiriyor. Siz hangi meşgaleyi kastediyorsunuz?

Buradaki tek meşgale dersler o da beni öldürüyor gerisi ise can sıkıntısı.

**

Sevgili Giacomo Kaçardım! Roma’ya gitmem gerekiyor, Toscana üzerinden kısa yoldan gitmeyeceğim Loreto üzerinden gelip seni ziyaret edeceğim.

Şiirlerini kolay takdir etmeyen bazı zeki arkadaşlarıma gösterdim hayran kaldılar ve çok övdüler ve sana büyük bir saygı ve hürmet duydular. Dante bile daha fazlasını alamazdı. Senin lirik şiirlerin elektrik teli gibi dört bir yana yayıldı herkes şiirlerinden çok etkilendi. Senin bir mucize olduğunu haykırıyorlar. Seni büyük bir sabırsızlıkla bekliyorum, Giacomino, dostum Giordani melankolinin yiyip bitirdiği ve arzuyla dolup taşan dostun.

**

Sıkılmış, kızgın en küçük bir tatlılığı olmayan acı günleri içen dostun. Ziyaretini çok uzun zaman bekledim, şimdi her geçen gün her gün bir asır gibi geçiyor ve ben nasıl dolduracağımı bilemiyorum Kalbimi patlayana dek ezeceğim.

**

Monaldo Leopardi:

Bu büyük sanat eserlerinin büyüsü nedeniyle kiliselerin ve binaların duvarları hikayeler anlatmaya başladı. Göz bu objelere hayran oluyor erdem ve cesaret örnekleri heykeller bizimle benzer duygular içinde ve peyderpey bizim azmimizle.. harekete geçip, savaşıyorlar. Dokun.

Dokunsana!

Sen de. Bunun gibi kiliselere sadece dua etmek için gelinmez.

GİOVANE FAVOLOSO (5)

**

Monaldo.

Size böyle hitap edebilir miyim?

Çocuklarınız son derece şanslı oluşturduğunuz kütüphanede kendilerini geliştiriyorlar. Bu gibi çalışmalar ülkemiz için çok faydalı sıra dışı bir örnek teşkil ediyorlar. Düşünsenize, gençlerimiz bu yönde çoğalırsa ne güzel bir devrim olur.

Düşüncelerinize tamamen katılıyorum tek bir kelime hariç “devrim”, bir mecaz olarak kullandığınıza eminim ama ben bundan kaçınırım asla onu pohpohlayarak ayartılmam. Gerçekte herkes özgür olabilir eğer korkak değilse ama gerçek özgürlüğün sınırı İsa’nın ve meşru hükümdarın elindedir. Bu sınırların dışında kimse özgür değildir, ahlakı bozuktur. Doğal olarak!

**

GİOVANE FAVOLOSO (4)

GİOVANE FAVOLOSO (2)

Artık bana okumayacak mısın?

Aklındaki düşünceler için seni biraz kıskanıyorum.

Çok fazla projeye başlıyorum hepsini yapmak için dört hayat bile yetmez. Geldiklerini hissediyorum, onları durduramıyorum her birinin kendi sebebi var hatta bazen çizim yapmaya başlıyorum sonra zihnim kendiyle konuşmaya başlıyor hızlı hızlı konuşuyor.

– Peki ya “Zibaldone” ‘?

– Devam ediyor. Birbiri üstüne gelen bütün bu düşünceleri kim, nasıl okuyabilir?

Hiçbir şey anlaşılamaz. Bir buyruk var, bu bir sistem. Biliyorum, bu kuşkuculuğu ve akıl yürütmeyi tanıtan bir sistem. Ve öyle ki, mümkün olan diğer gelişmelere rağmen insani sebepler bunu üstünden atamıyor çünkü bu gerçekleri barındırıyor.

Gerçek nelerden oluşuyor?

Şüpheden. İnsanlar gerçeği şüphe etmeden bulamaz her zaman kesin olan şeyle yargılarlar. Şüphe edenler bilir, herkesten daha iyi bilir.

**

Pietro Giordani. O, ailemizin hasta bir alametiydi onun geldiği andan itibaren çocuklarımın düşünceleri ve davranışları değişti ve muhtemelen o anda ben onları ebediyen kaybettim. O güne kadar hiç, abartısız hiç onlar benim ve annelerinin gözünden ayrılmamışlardı! O hain görevlerinin tam tersine yönlendirerek onların ahlakını bozdu. Bu doğru değil. Konuşmalarıyla o seni gafil avladı. Ben sessizliğimi korurken o bana karşı acımasız oldu. Giordani, çeşitli akademisyenlerin Giacomo ile temasa geçmesini sağladı. Bu insanların arasında tehlikeli ve değişiklik isteyen ruhlar var. Onu davet edip fikirlerini paylaşacaklar ve yıkıcı planlarıyla onu destekçileri yapacaklar.

Sen ne söyleyeceksin?

Babam çok az tanıdığım akademisyenleri suçluyor ama kaçma kararımın farkında değil. Ben sizin ve sizin sabit fikirlerinizin farkında olduğumdan beri yani ezelden beri bunu düşünüyorum. Baba, ben seni mümkün olduğundan çok daha fazla seviyorum. Benim dışarı açılmamı sağlarsan müteşekkir ve hürmetkar olacağım. Eğer olmazsa, yapmak istediğim ama yapamadığım şey sadece ertelenecek. Recanati’de yaşamak istemiyorum! Hiçbir zaman sizin atalarınız gibi yaşayıp ölmeye inanmadım. Sizden rica ediyorum Size yalvarıyorum.

GİOVANE FAVOLOSO (3)Sen benden nefret ediyorsun. Çarpık hayal dünyanda beni merhametsiz bir zorba olarak tasavvur ediyorsun. Gerçek şu ki, sen Giordani geldikten sonra çok değiştin. Bu sefil alçağın senin içine boş dini inançlar aşılamasına şaşırmadım.

Sen ne diyorsun?

Bu tür dine küfretmeler Adelaide’nin kulaklarına ulaşmadı. Sevgili yeğenim ..edebiyatta ünlenmeye heves ediyorsun ama senin habis bir ahlaki hastalığın pençesindesin. Ben hırslı değilim. Bu sefil ihtiyatlılıktan nefret ediyorum bu bizi taşlaştırıyor, bizi sıkıştırıyor. Bu ihtiyattan nefret ediyorum, nefret bu sefil ihtiyatlılık bizi taşlaştırıyor bizi sıkıştırıyor! Her büyük eylemi imkansızlaştırıyor, baba! Kendi hayatımızı korumak adına bizi hayvan durumuna düşürüyor sefil, başka düşüncesi olmadan! başka düşüncesi olmadan. Sen gerçekten filozofiyi bildiğini mi düşünüyorsun?

En büyük Fransız ve İngiliz yazarları okuduğunu mu sanıyorsun?

Hayır, açıkça konuşmama müsaade et. Ben şiirlerine değer vermedim ama onlar birçok liberalin övgüsünü aldı. Gözlerini açmak ve Tanrı vergisi yeteneklerinin farkına varmanı sağlamak onun sorumluluğu. Bu yetenekler yaygın ve aşağılık materyalizme karşı kullanılmalı İtalya’ya karşı planlanan devrim fikirleriyle savaşmak için edebi eserlerden iyi bir edebiyata çünkü onun sorumluluğu, senin yeteneklerinin onlar tarafından kullanılmasını önlemektir. Şu düşünceli yüzünü değiştir eğik başını kaldır sürekli kapalı olan ağzını aç. Ailenle birlikteyken edebiyattan konuşmuyorsun. Özellikle de ebeveynlerine bu kadar acı çektirdiğin için pişman ol!

**

Sevgili Giordani

Mart’tan beri göz sinirlerimin bozulmasının etkisi altındayım sadece okumamı engellemekle kalmıyor zihnimi de olumsuz etkiliyor. Diğer taraftan, bedenim ve ruhum iyi her zamanki gibi şevkli ve çaresizim o kadar ki yazdığım kağıdı yiyebilirim. Daha iyi bir şey hiç yapamayacak mıyım?

kafesin içindeki bir ayı gibiyim bu keşişler diyarında ve bu lanet evde bir keşiş olmam için servet ödemeye hazır bu yerde iste yada isteme, beni bir keşiş olarak yaşatıyorlar. Ve benim kalbimde emin ol ki en kısa sürede kaçmak var keşişlikle birlikte amaç için yalvaran bir havariye dönüşeceğim kaçmazsam sonum kesinlikle böyle olacak. Bu yalnız tepe bana her zaman can verir ve bu çalılar ufuk manzarasını keserler. Ama burada oturup gözümü dikince öteyi görebiliyorum, aklımın gözüyle, sonu olmayan boşluğu ve insanüstü sessizliği ve derinliği sonsuz sakinliği hissettiğim neredeyse korku. GİOVANE FAVOLOSO (6)Rüzgarın bu dalları oynattığını duyduğumda şu sesle sonsuz durgunluğu karşılaştırmaya başlıyorum ve sonsuzluk akla geliyor ve ölüm sezonu ve mevcut yaşayan kişi ve sesi böyle. Böylece aklım enginlikte batıyor ve böyle bir denizde suya gömülüyorum. Huylarım, gelişimim ve hayatımdaki olaylar hala çocukluğa dair olduğu için son kırıntılara iki elle tutundum Bu gölgeler, sevilen ve kutsanmış zamanı beklediğim ve düşlediğim mutluluğu getirdi. Umarak ve hayal ederek, onunla mutlu oldum. O geçmiş geri dönmeyecek. Elbette, bir daha asla. Çocuklukta aşırı dehşet görünce dünya hayat benim için sona erdi düşünenler ve hissedenlerin hepsi için değil. Bu yüzden, ölene kadar yaşam yok hayatları boyunca çocuk kalanlar hariç.

**GİOVANE FAVOLOSO (7)

hepimiz Cumartesi günü Charlotte Bonaparte’da görüşeceğiz. Seni misafir etmek için Floransa’ya döndüğünü biliyorum. Belki gelirim. Neden gelmeyesin ki?

Çünkü benim hayatım her zaman ve sürekli olarak, yalnız oldu ve olacak. Sohbetler dışında ben İngilizce ifade edersem “yokum” bir kör ve sağırdan daha da fazla. Bu iflah olmayan, umutsuz bir kusur.

Sen konuşmak istiyorsun. Ama kimse senden daha ilginç şeyler söylemiyor.

Teşekkür ederim!

**

Kalbin derinliklerinde bir sevgi hissi doğduğunda aynı anda durgun ve yorgun bir ölme hissi ortaya çıkar

Nedenini bilmiyorum bu aşkın gerçek ve güçlü ilk etkileridir.

Belki bu çöl, gözleri o zaman ürkütür Bu?

Çöl.

Bana bir öpücük vermek istemez misin?

Tüm hayat boyunca bir öpücük?

Ölmekte olan bir adamın son arzusunu reddedemezsin.

Ben boşuna yaşamadım

Ağzımı seninkinin üstüne koymaya izinliydim.

Aslında, kaderimin mutlu olduğunu düşünüyorum.

Bu dünyada iki adil şey var aşk ve ölüm.

**

Ona bütün bir yıl müsaade edebilirdik! Onun çalışmalarını tekrar okudum ve hiçbirini beğenmedim. Hep aynı, ebedi dayanılmaz melankolik. Aynı temalar yeni bir konu yok, yeni bir konsept yok. Elbette, tarzı güzel! – Ama, gerçekten –

Geliyor.

Sevgili dostum ödül hakkında söylecek avutucu hiçbir şeyimiz yok O Botta’ya verildi. Senin “Small Moral Works” kitabını Capponi ve Niccolini savundu. Bileceğin gibi, Colletta bunu beklemiyordu çünkü Zanoni senin tarafındaydı. Konseyin geri kalanı rahiplerden oluştuğu için başka ne beklenirdi?

Onlar senin yazdıklarının değerini hiç takdir edebilir mi?

Rahipler! Rahipler her kötülüğün sebebi! Taşlarla kovalanmalılar. En azından edebiyat jüriliğinden.

Rahipleri rahat bırak mesele başka, bizim özgür düşüncelerimizle ilgili. Giacomo, seninle dostça konuşuyorum içinde olduğumuz zaman çok kötü özellikle de seninki gibi umutsuzlukla ilgili olanları göstermek için.

Asrımız bize insanlık durumunun şimdi olduğundan daha fazla gelişebileceğini geçmişinden çok daha iyi olduğunu öğretti. Bu doğru Arkadaşlar, unutun gitsin. Kitabım onu yakın, en iyisi bu. ya da şiirsel düşleri olan bir kitap olarak saklayın. Yaratıcılıkla, kederli arzularla yazarının mutsuzluğunu ifade eden bir kitap. Çünkü, aramızda kalsın sevgili dostum inanıyorum ki sen ve diğerleri mutlu olacaksınız ama benim için, bu asırdan sizin gitmenizle ben çok mutsuz olacağım kendime böyle inanıyorum. İki dünyanın bütün kağıtları beni asla tersine ikna edemeyecek.

Ne kibirli bir aleladelik! Hadi ama, Tommaseo, Leopardi bizim inandığımız biri değil ama sen abartıyorsun.

Sen mi diyorsun?

1900 yılında onun kamburu bile kalmayacak!

**GİOVANE FAVOLOSO (9)

Sevgili anne, sana hiç yazmadım ve şimdi bir rica için yazdığıma üzgünüm. Bir süre önce babama yazmıştım bana ayda on iki francesconi göndermesi için yalvardım bu parayla zar zor geçinecektim. Babam direkt olarak sana yazmam gerektiği şeklinde cevapladı. Bugün, sonunda, kendimi daha fazla savunamayacağım bu adıma kadar düştüm, bu benim için büyük bir maliyet ve senden aynı ricayı istiyorum.

Sen kimsin?

Ben fakir bir İzlandalıyım ve doğaya kaçıyorum. Kaçtığın kişi benim

Doğa mı?

Ben ısdırapla vuruldum Sen insan düşmanlığının diğer hayvanların ve kendi mahlukatının manifestosusun. Şimdi sen bizi tuzağa düşürdün, şimdi sen bizi tehdit ediyorsun şimdi bize saldırıyorsun, bize vuruyorsun, bizi parçalıyorsun ve bizi hep gücendiriyor ya da zulmediyorsun!

Dünyanın sadece senin için yaratıldığını mı sanıyorsun?

Benim amacım insanların mutluluğu veya mutsuzluğu değil. Sana bir şekilde zarar verdiysem, ne anlamda olursa olsun, fark etmedim Seni mutlu mu etsem yardım mı etsem bilmiyorum.

Senin türünü yeryüzünden silip atsam bile bunu fark etmem. GİOVANE FAVOLOSO (10)

***

ötücü kuşum

buradan gitti ve kelimelerimi götürdü

ve getirebilecekleriyle geri döndü.

Dinle burayı,

sevgili kuş tam burada, yüz yüze evde,

içinde kızlarla acelen varsa

ona hemen git

o gelmiş geçmiş en adil kız

**

“Sessiz ol tatlı ilham perisi,

niyetin şanlı erdemlerini

Tanrı’ya anlatmaksa

bu tatlı gösterişlerini ve gayretkeşliğini

beyhude zarafetinde harca.

Tez zamanda keçiler ve genç kuzular

şimşek kadar hızlı koşarak yaşayacaklar

Peder Tiber bu sesle uyanacak.

Ve kafasını kaldırarak korkmuş kuzulara

zalimce Zeus’a benzediğini söyleyecek.

Giacomo Leopardi

**

Şimdi övün, çünkü yapabilirsin

Kendi cinsinin içinde tek olduğunu ilan et

O benim gururlu başımı eğdi

Ben ona yenilmez kalbimi verdim

İlk olduğunu söyle

Ve kesinlikle son,

umarım sana yaptığım reveransımı görmen için

Ürkekliğimi görmen için

Titrediğimi görmen için

Yapamadım.

Konfor ve intikam

Burada tembelce uzanıp sönük çimlerde

Denizi, yeryüzünü ve semayı izleyerek

Ve gülerek.

**

Pekala, don Giacomo!

Samimiyetle konuşmama izin verin, onlar gerçekten hüzünlü şiirsel bakış açısından değil ama özellikle manevi açıdan.

– Bir ateist olduğunuz doğru mu?

– Ne ateizm! İlahiyatı düşünürseniz onu bir şeytan olarak hayal edin, ıstırap çektirmekten hoşlanan bir iblis.

Siz epey kötümsersiniz. Ne boş laflar! Kötümserlik, iyimserlik İlk önce bu dünyanın.. mümkün olan en kötü olmadığını kanıtlamalısınız. Ben kesinlikle bunu doğrulamıyorum. Mümkünlüğün sınırını kim bilir?

Antik bir Hint filozofu gibi düşünmeye çalışın.

Her durumda, sizin şiirleriniz herkes tarafından olumsuz karşılandı. Hayır, bunu büyük bir üzüntüyle söylüyorum çünkü sizden umutluyduk, şöhretiniz büyüktü yeni bir Manzoni bekliyorduk. Don Giacomo’nun çektiği acıyı görüyor musunuz?

Nasıl kederli olmaz ki?

Bu yüzden o doğadan ve insanlardan rahatsız oluyor. İsa misali gibi mi?

Ya da Sokrat?

Bir de Silvio Pellico.

Benim fikirlerimin kişisel acılarımla ilgisi yok! Benim pozisyonum, bana bahşedilen zekamdan dolayıdır. Ve bu sizi kızdırıyorsa sebebini kendinizde arayın hastalığımı bahane etmeyin.GİOVANE FAVOLOSO (8)

**

Ne krallık kaldı, ne de imparatorluk!

Artık savaş olmayacak ve yılların hepsi aynı görünecek gördünüz mü, yumurtadan yumurtaya gibi.

Ve ayın kaçı olduğunu bilmeyeceğiz çünkü artık almanaklar, takvimler basılmayacak.

Ay almanağı!

Ay bu sebeple yolunu kaybetmeyecek!

Biz genç insanların sonu gelmeyecek ama çok yaşlandığımız zaman gün be gün ölümü beklemeyeceğiz!

**

Kurbağalarla farelerin savaşı hikayesini mi yazıyorsun?

Evet zırva!

Ama kimin kazandığını biliyor musunuz?

Farelerin kralı, pastırma yiyen, hatırladın mı?

O öldü.

Yeni Başbakan Kont Bottom-Licker sürgüne zorlanır ve ölülerin dünyasına döner yani, farelerin yaşadığı yer altına.

Ölüler ona ne dedi?

Kahkaha attılar!

Kırbaçlanmak bile dışa vurmadığında

**

“Başka bir kedi gördüm, küçük tırnaklarıyla derin bir çukur kazıyordu.

Ah kediler, stüdyomun ışığı ah sevgili kediler

Tanrı sizi çöpten kurtarırsa cennet size et ve süt sağlarsa bu kutsal şiirleri yazmam için bana ışık ver

Burada dehşet saçan dağın kuru kanadında imha edici Vezüv ağaç ve çiçeklerin ışıldamadığı yerde yalnızlığını saçıyorsun kokulu katır tırnaklarını, ıssız evinde.

Seni seven, bu bayırlara gelip seni övenlere izin ver.

Bu bayırlarda bulunanlar, gördüğün gibi ” insanoğlunun muhteşem, ilerici kaderidir”

Asil doğa ölümlü gözlerle bakmaya cesaret eden ortak kaderimizle yüzleştirir. Ve dürüst sözcükler sadece gerçekleri ortaya çıkarır. Acının kaderimiz olduğunu kabul eder ve bütün insanlığın başlangıçtan itibaren bütün insanların ve onları gerçek aşkla kucaklar gerçek ve hazır bir yardım sunar. Değişen tehlikelerin içinde ortak mücadelemiz için endişelenir. Sıklıkla geceleri bu ıssız bayırda oturup karanlıkta inişli çıkışlı sele bakarım ve hüzünlü sadeliğe. Saf mavi gökte yanan yıldızlara bakarım çok uzaktan denize yansırlar. Ve her yerde parıldarlar boş gökyüzünde dünya parıldar.

GİOVANE FAVOLOSO (11)Bu ışıklara odaklanıp gözümü açar açmaz devasa olmalarına rağmen küçük bir nokta gibi görünürler. Bu yüzden gerçekte dünya ve deniz bir noktadan daha büyük değil bu dünyada sadece insan tamamen bilinmez. Ve gördüğüm zaman bunlar hala uzak bir öz, yıldızlar bizi bezdirecek gibi gözüküyor . O halde ben seni nasıl düşüneceğim insanoğlu?

Sönen Pompei göksel ışığa dönüyor çok eski bir kayıtsızlığa, yanmış bir iskelet misali.

Gecenin saklı dehşetinde, boş tiyatrolarda virane tapınaklar ve taşlaşmış evler yarasanın yavrularını gizlediği şeytani ateş gibi zalimleşen boş binalar. Işık saçan ölümcül lav akıntısı kırmızı renkte parlayacak uzak gölgelerin arasından çevresindeki her şeyi öldürerek.

Ve sen, esnek katır tırnağı bu kırsalda çalılıkların arasında terk edildin yakında yenik düşeceksin yer altındaki ateşin zalim gücüne ve direnemeden suçsuz başını ölümcül tırpanın altında eğeceksin

Çeviri: Fügen Atasoy

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s