99 HOMES / 99 Ev (2014)

 

Bir kere yapmaya cesaret ettiğimiz her şey iyi kötü fark etmeden olağanlaşır. Bu nedenle iyi işleri kendimize örnek almalıyız.

Süre. 112 dk

Yönetmen: Ramin Bahrani

Senaryo:Ramin Bahrani, Amir Naderi, Bahareh Azimi

Ülke: ABD

Tür: Dram

Dil: İngilizce

Müzik: Antony Partos, Matteo Zingales

Oyuncular: Michael Shannon, Randy Austin, Carl Palmer, Andrew Garfield, James Brown

Özet

Dennis Nash, hapisten yeni çıkmıştır. Geri döndüğü hayatı kaldığı yerden devam etmez. Ailesi, yaşadıkları evden çıkarılmıştır ve Dennis geri alabilmek için iş arar. Sonunda da Rick Carver adında bir emlakçının yanında çalışmaya başlar. Rick, Dennis’e aynı zamanda evini hacizden geri alabilmek için yasal ve yasadışı taktikler vermeyi de ihmal etmez.

Filmden

 

Hayatın boyunca ev inşa ederek namusunla para kazandın. Kapına dayanmadan başka ne elde ettin

 Çalıyor musunuz

 Hırsızlık mı bu

 2006 yılında evini ipotek göstererek 85 bin dolar borç aldın ve geri ödemedin, Nash.

 – O yaptığın hırsızlık değil mi

 – Ne

 Ciddi misiniz

 Hırsızlık değildi, borç aldım. O borcu ödemek için canımı dişime takarak çalıştım. Geri ödemek istedim. Çalmadım.

Bankalar veya kefaleti ödeyen vergi mükellefleri öyle düşünmüyorlar.

Porsche mu aldım sanıyorsunuz

 Hayır.

Borç aldığım her kuruşu inşaat ekipmanlarına harcadım ki o borcu geri ödeyebileyim, ailemin kalacak bir yeri olsun, çocuğuma yiyecek alabileyim. Ekonomi çöktü. Tahmin edemezdim ya. Hava durumunu tahmin edemem. Ben edebilirim.

Aynı Doppler radarı gibiyim. Bir şeyler aldın ve geri ödemedin. Banka da burnundan getirdi.

İstediğini seç. Her halükarda kaybettin. Ancak ben, o ekonomik kriz sırasında hiç olmadığı kadar para kazandım. Sen de kazanabilirsin. Tek yapman gereken kendini kandırmayı bırakıp şu soruyu sorman:

“Ne yanlış yaptım da ailem bir motelde yaşıyor”

Varım. İstediğiniz her şeyi yapacağım ama bana bir iyilik yapıp evimi geri almama yardım etmelisiniz.

Bunu ilk ödemem olarak kabul edin.

Konu emlak olunca duygusallığa kapılma. Çok geç.

Orası benim aile evim. Çocuğumun okulu orada. Lütfen kabul edin.

Bu kadarı kesmez. O parayı yatağının altına koy.

Bankaya yatırma. Onlara daha fazla para vermiş olursun.

Yeteri kadar biriktirdiğinde ne yapman gerektiğini söyleyeceğim. Şimdi, az önce kazandığın parayı ikiye katlamayı istiyor musun

**

Üç yıl öncesine kadar sıradan bir gayrimenkul temsilcisiydim. İnsanlara ev bulurdum, emlak değerlemesi yapardım. İşim buydu. 2006 yılında Robert ve Julia Tanner, 25 yıldır nasılsa eksikliğini hissetmedikleri bir bahçe avlusu yaptırmak için 30 bin dolar kredi aldılar. Kaldırıma kadar eşlik ederken yüzüne tükürdüklerinde bunu onlara sorsana

 Bu adamlara esnek kredi verirken ne düşündüklerini bankaya sorsana

 Üstüne bir de gidip hükümete neden her türlü yönetmeliği kaldırıp geri zekalı üvey çocuk gibi kıçlarının üstlerine oturduklarını sor. Sen, Tanner, bankalar, Washington buradan Çin’e kadar diğer tüm ev sahipleri, hayatımı tahliyelere çevirdiniz. Aristokrat falan değilim. Bu hayatın içine doğmadım. Babam çatı ustasıydı, tamam mı

 Günün birinde bir belediye binasının çatısından düşene kadar inşaat alanlarında kıçını yırtarak çalışmasını izleyerek büyüdüm. Hayatı boyunca sigorta primi ödemesine rağmen daha kendisine tekerlekli sandalye bile alamadan ilişiklerini kestiler. Ama öncesinde ağrı kesicilere bağımlı olmasına izin verdiler. Aynı şeylerin benim başıma gelmesine izin verir miyim

 Sence 2010’un Amerikası Carver veya Ash’i hiç ipliyor mu

 Hayır.

Amerika, yenilenlere yardım eli uzatmaz. Amerika, galiplerle birlik olarak kuruldu. Galiplerin, galipler tarafından, galipler için yönetildiği bir halk.

Kiliseye gider misin, Nash

 – Kiliseye gider misin

 – Tabi. Sadece %1’lik kesim Nuh’un gemisine binecek, evlat. Kalan zavallıların hepsi boğulacak. Ben boğulmayacağım.

**

Tek başına yapmak istiyorum. Seni yaparken gördüm. Nasıl yapılacağını biliyorum.

 – Tek başına yapacağım.

 – Nasıl istersen.

**

Hey, Frank. Ne istiyorsun

 O adamlarla beraber misin

 Hayır, hayır, hiç de bile. Sadece nasıl olduğunuzu görmeye gelmiştim. İstiyorsan sana bir iş ayarlayabilirim. Güzel gömlekmiş. Hâlâ o arkadaşınla mı çalışıyorsun

 Buraya gelmek zorunda değildim. Sadece şey istedim…

 – Ne

 Yalan söyleyip aldatmak mı

 – Hayır, ihtiyacın varsa yardım etmek. Çocuklarına ne olacağını, nerede kalacağınızı düşündün mü

 Çocuklarımın bir evi var. Burası, onların evi.

 – Peki…

 – Araştırma yaptım, ücret almayan bir avukata kutular dolusu belge verdim. Yasal bir şekilde mahkemede kazanacağız.

Hiçbir şey değişmeyecek. Aynı şeyleri ben kendim de yaşadım,

Frank. Ben de yaşadım.

– Gerçekçi olmalısın.

 – Gerçekçi oluyorum. Sizden yardım istemedim, şimdi de istemiyorum, beyefendi. Lütfen gidin. Lütfen arazimden çıkın. Haneye tecavüz ediyorsunuz.

**

Derhal ihtiyacım var.

 – Başka bir ev bul.

 – Yardımcı ol bana. Paran var. İstediğini al. Denizde daha birçok ev var. Demiştim sana, emlak konusunda sakın duygusallığa kapılma, Nash. Hepsi alt tarafı birer kutu. Dinliyor musun

 Büyük kutu, küçük kutu. Önemli olan, elinde kaç tane olduğu. O kadar çok evin olacak ki evlerin içini dolduracak kadar kadın bulamayacaksın. Bunu biliyorsun, değil mi

 Anneni seviyorsun, çocuğunu seviyorsun. Onlara bir ev al. Annene bir ev al. Çocuğuna bir ev var. Kendine bir ev al. Bana ne ki sanki

 100 tane ev. 1000 tane kahrolası ev. Timsahlara dikkat et. Asla uyumazlar. Dikkat et de suya yuvarlanmayayım.

**

 

 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s