THEY LİVE / Yaşıyorlar (1988)

Önemli mesajları olan bir film
Seyretmeyenler için

Yönetmen: John Carpenter      

Senaryo: Ray Nelson, John Carpenter  

Ülke: ABD

Tür: Aksiyon, Korku, Bilim-Kurgu, Gerilim

Vizyon Tarihi: 01 Mart 1990 (Türkiye)

Süre: 93 dakika

Dil: İngilizce

Müzik: John Carpenter, Alan Howarth

Nam-ı Diğer: John Carpenter’s They Live | They Live!

Oyuncular Roddy Piper ,Keith David, Meg Foster ,   George ‘Buck’ Flower ,Peter Jason

Özet

Hayatını sürdürebilmek için yolu büyük şehre düşen John bir inşaatta çalışmaya başlar. Orada tanıştığı arkadaşı onu yaşadığı mahalleye götürür ve John orada korkunç bir keşif yapar. Tüm dünyan uzaylılar tarafından istila edilmiştir… Ve tek sahip olduğu onları görebildiği gözlüğü ve tüfeğidir.

Genel Yorum:

– Öngörülerine göre 2025 yılında tüm dünya gizli mesajlar aracılığıyla kontrol altına alınacak. 2011’deyken bunun ne etkili boyutlara ulaştığını görebilmek zor değil. Yeni neslin TV, internet başında kuruyup gittiğini görmek içler acısı… Facebook’taki büyük bir sayfa milyonlarca kişiyi kontrol edebilecek düzeye ulaştı. TV haberleri ne derse koyun diye tabir edilenler çobanına ‘itaat et’memek için bir gerekçe göstermez. Şöyle bir dünyaya yukarıdan bakın: İnsanlar sabah-akşam aynı saatlerde iş telaşı içindeler, kimileri ekran karşısında zombiye dönmüştür, kimileri taraflı bir gazetenin her dediğine inanır vb… Zombilerin Şafağı filminde de benzer bir eleştiri vardı, günümüz insanların ruhsuz birer bedene dönüştüğünü vurguluyorlardı. They Live’da da buna benzer bir olay var. Olayı öyle bir eleştirmişler ki bu hale gelebilmemiz için ancak uzaylıların kontrolü altında olmamız gerekiyor, yani kendi kendimizi bu hale getirmemiz trajikomik halde deniliyor. Film bir bakıma ‘uyanma projesi’ amacı taşıyor denilebilir.

– Dergi, afişlerdeki gizli yazılar dahihaneceydi. İndirim ilanını görür görmez geceden sıraya giren kişileri ekranlarda sıkça görmüşüzdür. Bunu iyi bir şeymiş gibi gösteren kanallar ayrı bir mesele zaten. Gerçekten de sanki bir güç insanları kontrol altına almayı hedefliyormuş gibi… Dikkat ettiyseniz genelde tezgahtarlar, alışveriş yapanlar, kuaföre para döken kadınlar uzaylı olarak gösteriliyor. Efendimiz olan şeyin para olduğuna vurgu yapılıyor. Uzaylılar falan hikâye, ama şu bir gerçek ki “Onlar yaşıyorlar, biz uyuyoruz!”

Eleştiriler için
https://eksisozluk.com/they-live–40500

THE PERVERT’S GUİDE TO IDEOLOGY
Normüstü İnsanın İdeoloji Rehberi (2012)

Filmden

Seni aldatmak için dillerini kullanıyorlar. Zehir dudakları üzerinde. Ağızları, acı ve lanetlerle dolu. Gözlerinde Tanrı korkusundan eser yok. Liderlerimizin kalplerini ve beyinlerini aldılar. Zengini ve güçlüyü yanlarına aldılar. Gerçeği görmememiz için bizi kör ettiler. İnsan ruhu baştan çıkarıldı. Neden aç gözlülüğe tapınıyoruz?

Çünkü görüş sınırlarımızın dışında bizi onlar besliyor. En yüksektekilere kadar, doğumdan ölüme kadar onlar, bizim sahibimiz. Bize sahipler. Bizi kontrol ediyorlar. Onlar bizim efendilerimiz. Uyanın! Onların hepsi etrafınızda.

**

Bazen televizyon izlediğimde kendimi kaybediyorum. Kendimi büyük bir yıldız gibi hissediyorum. Ya da kendi şovumu yapıyor gibi hissediyorum. Ya da kendimi haberlerde limuzinden inerken hayal ediyorum. Yapmam gereken tek şey ünlü olmak. İnsanlar beni izliyorlar. Ve beni seviyorlar. Asla yaşlanmıyorum ve asla ölmüyorum.

**

Detroit’de karım ve iki çocuğum var. Onları 6 aydır görmüyorum. Çelik fabrikaları insanları kovuyorlardı. Sonunda battılar. Çelik fabrikalarında çalışmayı bıraktık. Kendilerine ne verdiler biliyor musun?

 Zam.

Altın kural: Altına sahip olan adam kuralları koyar.

Bir fabrika daha kapatırlarsa kahrolası yabancı arabalarını mahvedeceğiz.

 – Biraz daha sabırlı olmalısın.

 – Artık sabrım kalmadı.

Tüm mesele sanki çılgınca bir oyun gibi. Seni başlangıç çizgisine koyuyorlar. Oyunun adı: Hayata karşı yarış!

 

Herkes kendisi için çabalıyor ve senin de aynı şeyi yapmanı bekliyorlar.

Yapabileceğin her şeyi yap. Ama unutma ki; ben de seni mahvetmek için en iyisini yapacağım.

 – Peki nasıl başaracaksın?

 – Para için ağır işler yapıp şansımın dönmesini bekleyeceğim.

Amerika’ya inanıyorum. Kuralları takip ediyorum.

**

İçgüdülerimiz farklı bir şekilde yönetiliyor. Bilinç altımızda yapay olarak kandırılarak yaşıyoruz.

Eylem, sekiz ay önce, olayı kaza sonucu fark eden küçük bir grup bilim adamı tarafından başlatıldı. Fakirler ve alt sınıflar büyüyor. Adalet ve insan hakları yok oluyor. Acımasız bir toplum yarattılar ve biz kasıtsız suç ortaklarıyız. Kural koyma amaçları, bilinci yok etme altında yatıyor. Bizi transa geçirdiler. Bizi kendimize ve diğerlerine göre farklılaştırdılar. Yalnızca kendi çıkarlarımıza odaklanmış durumdayız. Lütfen anlayın. Onlar keşfedilmedikleri sürece güvendeler. Bu, onların hayatta kalma yöntemleri. Bizi uyutuyorlar, bizi bencilleştiriyorlar.

  • Bizi durgunlaştırıyorlar.

 – Bunları nerenden uyduruyorsun!

**

Uyuyan orta sınıf üzerinde duruyorlar.

Gittikçe daha fazla insan fakirleşiyor.

Biz onların sığırlarıyız.

Kölelik için kullanılıyoruz.

**

ONLAR YAŞIYOR BİZ UYUYORUZ

**

– Şimdi gitmem gerek. Belki başka bir zaman.
Bu dünya beni kör etmiş olabilir ama Tanrı görmemi sağladı. Geri geleceksin. Sözüme geri geleceksin.

**

Her zamanki gibi, insanların çoğu gördükleri rüyadan sonra çıldırıyorlar.

Gerçeği bilmek ister misiniz?

 Bu saçmalık her yüzyılın sonunda oluyor. Sadece insanlar gelecekle yüzleşmekten korkuyorlar. Neler oluyor?

**

Şu anda bir işim var ve onu kaybetmemeye çalışıyorum.

Sürekli beyaz bir çizgide yürüyorum. Kimseyi rahatsız etmiyorum. Kimse de beni rahatsız etmiyor. Siz de aynısını yapmaya başlasanız iyi olacak.

Yolun ortasındaki çizgi. Bu sürülecek en kötü yer.

**

Bizi rahat bırakın! Sizi tanıyoruz.

“Ölümün gölgesindeki vadide yürümeme rağmen şeytandan korkmuyorum.”

**

Birileri Üçüncü Dünya Savaşı’nı mı başlatmak mı istiyor?

**

Gözlüksüz olarak  gördüğün  reklam panosu

 

itaat et gerçeği

Gözlüklü gördüğün reklam panosunun gerçeği “İTAAT ET İTAAT ET”

itaat et

Görünen Tabela

GörünenGördüğümüz Tabelanın Aslı (Bağımsız Düşünce Yok)

Bağımsız Düşünce Yok (2)

Gördüğümüz Bürokrat

görünen bürokrat

Görünenin Aslı

gerçek bürokrat

İTAAT ET

İTAAT ET

EVLEN VE ÇOĞAL

Bağımsız Düşünce Yok

TÜKET

SATIN AL

İTAAT ET,

UYKUDA KAL,

İTAAT ET

OTORİTEYİ SORGULAMA

**

BU SENİN PARAN

bu senin tanrın

ASLINDA BU SENİN TANRIN

Bu senin tanrın

**

Uzun boylu bir erkek, görüş gözlüğü takıyor. Sırrımızı görüyor.

**

Tüm dünya tehlikede. Onlar her yerde. Onları sadece bu özel gözlükle görebilirsin. Bu şeyler tarafından kontrol ediliyoruz. Ne olduklarını ya da nereden geldiklerini bilmiyorum ama onları durdurmamız gerek.

**

– Tamam. Hiçbirimizin gözlüksüz göremeyeceği bir şeytan gücüyle savaşıyorsun.

 – Al ve bak.

 – Eğer gözlüklerinden bakmamı istiyorsan, bakarım. Senin gördüğün şeyi görmesem bile, nasıl olsa onu göreceğim.

 – Kendi seçimini kendin yaptın.

 – Bu benim seçimim değil, senin seçimin.

**

Tak şu gözlükleri bir kere.

 – Benden uzak dur!

-Senin ve ailenin hayatını kurtarmaya çalışıyorum.

-Sen kendi hayatını bile kurtaramıyorsun! Sana bir seçenek sunuyorum.

Bunları tak ya da bu çöp kutusunu yemeye başla.

**

Kes şunu! Gözlükleri tak.

Dostum, sana bu işe karışmak istemediğimi söyledim.

Lanet olası aptal! Al ve bak. Tak şunu. Hayır! Üzgünüm.

Gözlükleri tak!

Tak şunları!

 Canın cehenneme!

Bak! Her yerdeler.

Bizi görebiliyorlar.

Sıkı dur.

Rüyadan uyanan ilk kişi sen değilsin.

Bu da ne?

Kardeşim, hayat bir fahişe gibi.

**

Tek görenler biz olamayız. Bunları yapan insanları bulmamız gerek. Evet, aralarında hala yaşayanlar varsa tabii.

**

Uzun zaman önce her şey çok farklıydı. Babam beni nehre götürüp bana güç ve zaferi anlatmıştı. Kurtuldum. O değişti. Kabalaştı. 13 yaşımdayken kaçtım. Bir keresinde eski büyük bir usturayla beni kesmeye kalktı. Onu boğazıma dayadı. “Baba, lütfen.” dedim. Ama o bir ağacı keser gibi ileri geri hareket etmeye devam etti. Belki de şu dışarıdaki şeyler her zaman bizimle birlikteydi. Belki de birbirimizden nefret ettiğimizi, birbirimizi öldürdüğümüzü kendi soğuk kalplerimizden beslendiğimizi görmek hoşlarına gidiyor. Ona haberlerim var. Ödeme zamanı. Çünkü ben artık babasının küçük oğlu değilim.

**

DÜNYANIN BİR UYANMA ÇAĞRISINA İHTİYACI VAR.

BU ÇAĞRIYI BİZ YAPACAĞIZ.

**

– Herhangi bir sorun var mı?

 – Hayır. Şehir bizi arayan polislerle dolu. Ve polislerin çoğu insan. Hükümete meydan okumaya çalışan komünistler olduğumuz söylendi. Ve bazıları üye oluyorlar.

 – Yani insanların onlara katıldığını mı söylüyorsun?

 – Çoğu çıkarları için katıldı. Terfi alıyorlar, banka hesapları kabarıyor, yeni evler, arabalar  Mükemmel değil mi?

 Zengin olmak için her şeyi yaparız. Floritkarbonlar 1958’den bu yana arttı. Yeryüzü yeni bir iklime giriyor. Bizim atmosferimizi kendi atmosferlerine çeviriyorlar.

 – Bu şeyler ne istiyor?

 Neden buradalar?

 – Onlar serbest girişimciler. Yeryüzü gelişen başka bir gezegen. Onların üçüncü dünyası.  gezegeni tüketip, bir diğerine geçecekler. Kayıtsızca yayılıyorlar. Onlara göre hayvan olabiliriz, yiyecek olabiliriz. Ama aslında onlar için birer malız. Bir hücum birimine ihtiyacımız var. Onların üstesinden gelecek birileri.

 – Mevcut.

 – Hiç aniden kaybolduklarını gördünüz mü?

 Bir kez.

**

2025 yılına kadar sadece Amerika değil, tüm gezegen bu güç birliği ile koruma altına alınacak. Çıkarlar bizim ve sizin için önemli. Güçlü, seçkin insanlar. Yayılmamız için ihtiyacımız olan kaynakları bize verdiniz. Karşılığında her birinizin kişisel geliri büyüdü. Yalnızca bu yıl ortalama %39. Ve şimdi, daha büyük bir galibiyet kazandığımız haberini aldım. Yer altı terörist şebekesi yok edildi. Durum normal haline döndü.

**

Operasyonun beyinleri burada. Sinyaller bir uydu yoluyla tüm dünyaya yayılıyor.

**

Bekleyin çocuklar, büyük bir hata yapıyorsunuz.

 – Hatayı sen yaptın.

 – Hayır, beni dinlemelisiniz. Anladığınızı sanmıştım. Bu sadece iş. Hepsi bu. Hala anlamıyorsunuz değil mi çocuklar?

Artık ülkeler yok. Artık iyi adamlar yok. Tüm oyunu yönetiyorlar. Tüm gezegene sahipler. İstedikleri her şeyi yapabilirler. Bir değişim için bu bile iyi. Eğer onlara yardım edersek para kazanmamız için bizi rahat bırakacaklar. Siz de iyi bir yaşamdan faydalanabilirsiniz. Bunu herkes ister.

 – Bunu senin gibilerle yap.

 – Sorun ne?

 Hepimiz her gün çıkarımız için, kazanmak için bunu yapıyoruz.

**

GÜNAHLAR ORTAYA DÖKÜLDÜĞÜ ZAMAN

******************************

BİLİNÇALTINA ETKİ EDENLER
(SUBLİMİNAL)

BAKINIZ

EXPERİMENTER (2015)

 

Reklamlar

yorumda sahte e-posta yazanlara cevap verilmez.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s