STEVE JOBS (2015)

Süre: 122 dk

Yönetmen: Danny Boyle

Senaryo: Aaron Sorkin, Walter Isaacson

Ülke: ABD , İngiltere

Tür: Biyografi, Dram

Vizyon Tarihi:11 Aralık 2015           (Türkiye)

Dil: İngilizce

Müzik: Daniel Pemberton

Oyuncular: Michael Fassbender, Kate Winslet, Seth Rogen, Jeff Daniels, Michael Stuhlbarg

Özet:

Teknoloji devi Apple şirketinin kurucusu ve 20yy.’ın deha isimlerinden olan Steve Jobs’un yaşam öyküsünü yeni bir perspektif ile beyazperdeye aktaracak filmin yönetmenliğini Oscarlı isim Danny Boyle’ üstleniyor, senaryoyu ise yine Oscar ödüllü Aaron Sorkin.

Apple’ın öncü kurucusu Steve Jobs’u Michael Fassbender, Macintosh’un eski pazarlama müdürü Joanna Hoffman’ı ise Kate Winslet canlandırıyor. Apple’ın kurucu ortaklarından Steve Wozniak’ı Seth Rogen canlandırırken, Jeff Daniels ise Apple’ın eski CEO’su John Sculley rolünde.

Filmden

– Merhaba. 2001 yılında şuan ki yaşımda olacak kişi. Belki de O, senin tanımladığın dünyaya daha hazırlıklı olacak. Temel fark, o büyürken.  Aslında, biz 2001 yılına kadar beklemeyi isteseydik.  O kendi evinde bunlar kadar büyük olmayan bir bilgisayara sahip olacak, en azından bir konsol kendisiyle etkileşebileceği dost bir yerel bilgisayar. ve  hayatında hergün ihtiyaç duyduğu her bilgiyi, kendisine verebilecek banka hesap dökümlerini ya da sinema rezervasyonlarını, şu modern ve karmaşık toplum hayatı dersinde ihtiyaç duyduğun her bilgiyi. Hepsi kompakt, kısa ve öz biçimde onun evinde bulunacak. Bir televizyon ekranı olacak, aynı bunun gibi, ve de bir klavye. Bilgisiyarla iletişim kuracak ve bilgiyi alacak. ve bunu bizim telefonlaşırken anlaştığımız gibi kolaylıkla yapacak.

Merak ediyorum da, yine de, nasıl bir sosyal hayat olurdu ki?

 Demek istediğim, eğer bütün hayatımız bir bilgisayar etrafında şekillenecekse, bilgisayar bağımlısı bir toplum haline gelir miydik?

 Bir çok bakımdan evet, fakat onlar toplumu zenginleştireceklerdir çünkü hayatı yaşanabilir kılacaklar gerçekten, nerede nasıl istersek. Bütün iş adamları ve yöneticiler, Dünya’nın herhangi bir köşesinde yaşayabilecekler ve bu aletle birlikte işlerine devam edebilecekler. Bu muhteşem bir şey. Yani, artık şehirlere sıkışıp kalmak zorunda değiller. İstediğimiz ülkede yaşayabileceğiz, neresi olursa olsun.

**

“Lisa”,  “Yerel Birleşik Sistemler Mimarisi*”‘nin kısaltması. *Local Intragated Systems Architecture L-I-S-A.

**

Guy Kawasaki Macworld’de yazmış. Şöyle olacaksın. Hep beraber daha sonra eğlenmeye ne dersin?

 Apple’ın NeXT’den senin işletim sistemini almasıyla ilgili parodi bir yazı yazmış. Apple’ın senin işletim sistemine ihtiyaç duyup NeXT’i satın almak zorunda kalacağını, Senin de yakın zamanda CEO olarak geri döneceğini hayal etmiş. Bill Gates söylemişti, “Jobs, Microsoft tarafından kopyalanması gerekecek daha bir çok yenilik yapacak.”

**

Nasıl oldu da ben yaşlandım ama sen aynı kaldın. Şeytanla kendisinden hiç teklifini alamadığım bir anlaşma galiba.

**

Yetenekli insanlar birbirlerinin çekimine kapılırlar. Buna sahip olmayan insanlarsa bunu tehdit edici bulur.

**

Gezegendeki en idareli hayvan akbabadır. En savurgan hayvanda insan. Onu nispet yapmak için bitirmemelisin

**

Makaleler.

 – Bir tanesini okumak isterim..

 – Tabii. Hayır, şuan istiyorum yani. Makalelerinden birini şuan okumak istiyorum. Hadi ama. Sahneye çıkman gerekiyor. iMac sen bana bir makaleni verene dek tanıtılamayacak. Yani dünya seni bekliyor. Çok çok özür dilerim, çocuklar.

İyi şanslar. Cebinin içine müzik koyacağım.

Ne?

 Yüzlerce şarkı. Binlerce şarkı. 500 tane şarkı. Binlerce şarkı cebinde olacak. Bu anlaşılması güç Walkman’e daha fazla bakamayacağım. Etrafta tuğla gibi kaset taşıyorsun. Biz barbar değiliz. Böylece cebine binlerce şarkı koyacağım.

 – Yapabilir misin?

 We’d get soaked right through

We used to tell them I was staying at yours

Sheltered in our own world

 We grew up at midnight

 We were only kids then

Loving woman, loving man

Here for you, doing the best we can

Hard to figure, hard to bear

Hard to think knowing how much you care

 It’s the strangest thing through thick and thin

All this time kept the promise you made

If you’re telling, I’ll be told

I’ll come running and be there as soon as I can

Outside of the window, I was stuck on you

We were only kids then

I was staying at yours

**

 We grew up at midnight

We were only kids then

We grew up at midnight

We were only kids then

Woz.

 But that night we knew

Whoo!

‘Twas in another lifetime, one of toil and blood

When blackness was a virtue, the road was full of mud

I came in from the wilderness, a creature void of form

“Come in,” she said, “

I’ll give you shelter from the storm”

And if I pass this way again, you can rest assured

I’ll always do my best for her

On that, I give my word

In a world of steel-eyed death

And men who are fighting to be warm

“Come in,” she said, “I’ll give you shelter from the storm”

Not a word was spoke between us

There was little risk involved

Everything up to that point had been left unresolved

Try imagining a place where it’s always safe and warm

“Come in,” she said, “

I’ll give you shelter from the storm”

I was burned out from exhaustion

Buried in the hail

Poisoned in the bushes and blown out on the trail

Hunted like a crocodile, ravaged in the corn

“Come in,” she said, “

I’ll give you shelter from the storm”

Suddenly I turned around and she was standing there

With silver bracelets on her wrists and flowers in her hair

She walked up to me so gracefully

And took my crown of thorns

“Come in,” she said, “

I’ll give you shelter from the storm”

Now there’s a wall between us

Something there’s been lost

I took too much for granted, I got my signals crossed

Just to think that it all began on an uneventful morn

“Come in,” she said, “

I’ll give you shelter from the storm”

Well, the deputy walks on hard nails

And the preacher rides a mount

But nothing really matters much

It’s doom alone that counts

And the one-eyed undertaker, he blows a futile horn

“Come in,” she said, “

I’ll give you shelter from the storm”

I’ve heard newborn babies wailing like a mourning dove

And old men with broken teeth stranded without love

Do I understand your question, man?

Is it hopeless and forlorn?

“Come in,” she said, “

I’ll give you shelter from the storm”

 

STEVE JOBS: THE LOST INTERVİEW (2012)
Kayıp Röportaj

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s