KOMUTANDAN ZANA’YA İNSANLIK DERSİ

 

AYDINLIK

http://www.aydinlikgazete.com/gazilerin-sesi/komutandan-zanaya-insanlik-dersi-h85566.html

Muş’ta PKK saldırısında 1 asker şehit oldu. Çatışma bittiğinde olay yerine Leyla Zana geldi. Komutanlarımıza ‘İnsan Hakları var, bunları yapamazsınız!’ diye çıkıştı.

Komutan, Zana’nın kolunu tutarak şehidin yüzünü açtı,

‘Bu şehidin ailesine git, insan haklarından sen bahset!’

Dedi.


 

 1993 yılında Mardin, Bingöl, Muş, Siirt, Bitlis ve Şırnak kırsalında Komando olarak askerlik yapan Gazi Bektaş Oruç, yaşadıklarını Aydınlık’a anlattı. Oruç’u babasız geçen bir çocukluk döneminden sonra zorlu bir askerlik bekliyordu. Arkadaşlarını gözleri önünde yitirdi, sağ ayağından 3 mermi, bir de topuğundan 1 mermi yedi… Şimdi aradan 30 yıl geçti ama Oruç hala o günlerini unutamıyor.

Oruç’un kendi ağzından 1993 yılının Doğusu:

O dönem PKK terör örgütü çok güçlüydü. Bölgede 150-200 kişilik guruplar halinde geziyorlardı.

Bir gün PKK, Bingöl Genç’te bir Jandarma Karakolu basmıştı. Bulunduğumuz tepeden gözümüzle görüyorduk. İzli mermilerden teröristlerin çok kalabalık olduklarını anlıyorduk. Bizimkiler de karşılık veriyordu. Ama teröristler sayıca fazlaydı. Sabah karakola araçla gittik. Darmadağın olmuştu. İçeri girmişler. Çok şehit vardı. Bütün askerlerin silahlarını ve sırt çantalarını almışlardı.

Oradan Muş’a geçtik 15 gün kadar kaldık. Orada da çatışmaya girdik bir şehit oldu. Çatışma bittiğinde Helikopter bekliyorduk şehidimizi alsın diye. O anda Leyla Zana geldi. Komutanlarımıza kızarak “İnsan Hakları var, bunları yapamazsınız!” diyordu. Komutan da Zana’nın kolunu tuttu. Şehidin yüzünü açtı: “Bu şehidin ailesine git, insan haklarından sen bahset!” dedi.

‘BU BENİM SON OPERASYONUM’

Kasım ayında Siirt, Eruh, Yağızoymak tarafından Şırnak Besta Dereler’e intikal ederken mola esnasında Tim Kom. Mustafa Astsubay Bülent’e “Askerlik bitince ne yapacaksın?” diye sordu. Bülent de durdu, “Bir şey söyleyeceğim ama hiç kızmayın bana. Bu benim son görevim. Bir daha göreve çıkmayacağım! Şehit olacağım!” dedi. Biz şakaya vurmak istedik ama herkes bir anda sustu. Çünkü çok bağlıydık birbirimize.

Dere yatağındaydık uzaktan taciz ateşi açıldı oradan bölgeye hâkim bir tepeye çıktık. Sabaha karşı mevziimize roket yedik. Mevzi yıkıldı. Bir arkadaşımız sırtından yaralandı, Amasyalıydı. Bir kolunu kaybetmiş… Git gide yaklaşıyorlardı. Üstten ateş ediyorlar, alttan sızma yapıyorlar. Mevziden çıktıktan 10 adım kadar sonra kendimi uçarak yere attım. Boyuna mermi geliyordu. Yere düşerken vurulduğumu hissettim. Sağ ayağımdan 3 mermi, bir de topuğumdan 1 mermi yedim. Toplam 4 tane. Silahımı buldum çalışmıyordu. Kurma kolundan isabet almış Yani tam kalbime denk gelmiş. Bülent Aras diye bahsettiğim arkadaşım da orada şehit oldu. Yanımdaki mevziideydi. Şarapnel parçası gelmiş ve bayılmış. Hala unutamıyorum. Aradan 30 sene geçti ama hep arkadaşlarımı düşünüyorum. Benim silahım çalışsaydı belki kurtulacaktı Bülent. Kendimi affedemiyorum. 3 şehit, 18 yaralı verdik o çatışmada.

‘ÇÖZÜM SÜRECİ’NDE DEVLET DÜŞMANA SIRTINI DAYADI

Gazi Bektaş Oruç, “çözüm süreci”ni eleştirdi. Bu süreçte PKK’nın tekrar güçlendiğini vurgulayan Oruç, “Düşmana hiçbir zaman güvenmeyeceksin. Devlet düşmana sırtını dayadı. Teröristleri gördükleri halde dokunmadılar, teröristler de güçlendikçe güçlendi. Şimdi terör neden bu kadar arttı diye sormasınlar. Aynaya baksınlar. Devlet teröre karşı tedbir almıyor. Milletvekilleri teröristlerle kol kola… Medyada istedikleri kadar seslerini çıkarıyorlar. Nerede ne kadar asker vurduklarını bile yazıyorlar ama hiçbirinin karşılığı yok. Ama sen git gazi olarak bir başbakana laf söyle hemen alıyorlar içeri” diye konuştu.

 

GAZİLİĞİMİN DEĞERİ KALMADI

Gazi olduktan sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi İz Beton’da çalışmaya başlayan Bektaş Oruç, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Yaralandıktan sonra 1999-2000 senesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi İz Beton’a işe girdim. Kazma kürek işi verildi. Ağır iş yapıyordum. Sakatlığıma uygun değildi. Şikâyet ettim daha kötü oldum Kanalizasyon, yol ızgarası temizliğine gönderdiler. En son dayanamayıp çekip gittim. Ben çalışmıyorum dedim. Her işi yaptım. Kahvecilik yaptım. Sandviççide garsonluk yaptım. Şoförlük yaptım. Şu anda da cıvata fabrikasında çalışıyorum. Yine ağır iş yapıyorum çünkü mecburum. Gazi olduğumu da söylüyorum ama hiç değeri yok artık. Saygı da gösterilmiyor.”   

***************

Ya Rabbî! Onlar görmüyorlar,
Sen Basîr ve Habîr Değil misin?

Adaletin nerede mi dememizi bekliyorsun..
YETMEZ Mİ!

 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorumda sahte e-posta yazanlara cevap verilmez.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s