HZ. MEVLÂNA VE KURÂN-I KERİM

Duygularla düşünceler, duru suyun yüzünü çer-çöp gibi kaplamıştır. Aklın eli, onları bir tarafa atar, su meydana çıkar.

Allah korkusu, çerçöpü getiren havanın ellerini bağlarsa, Hak aklın ellerini çözer. Hizmetkârın akıl olursa, sana galip olan duygular da, mahkumun olur.”

(Mesnevî,:3/ :1826)

**

“Her dükkanda ayrı bir san’at, her dükkanda ayrı bir kâr var. Ey oğul Mesnevîmizde yokluk dükkanıdır.

Kunduracı dükkanında güzel deriler vardır; sen tahta görürsen ayakkabı kalıbıdır o.

Kumaş satanların dükkanında kumaşlar, ipekliler bulunur, demir bulunsa bile arşın olarak bulunur.

Mesnevîmiz birlik /vahdet dükkanıdır; birden başka her ne görürsen puttur…”         

(Mesnevî: C/6-B/1525)

**

“Sen sanır mısın ki, Mesnevîyi okuyamasın da, manasını ucuzca bedavaca duyasın, anlıyasın?

Yahut da sanır mısın ki, hikmet sözleri ve gizli sırlar, kolayca kulağına girsin, ağzına gelsin? Duysan bile, bunlar sana masal gibi gelir… Kabuk görünür, tanelerin içlerini göremezsin.

Bir güzel, başına yüzüne, çarşafını örtmüş, senin gözünden gizlenmiş.

İnadından Kuran, sana nasıl gelirse Şehname yahut Kelile ve Demine de öyle gelir!

İnayet sürmesi, gözünü aydınlatır açarsa, gerçekle geçici şeyi, o vakit ayırdedebilirsin…

(Mesnevî.C/4-B/3459)

“A havlayan köpek, sen Kur’ân’ı kınamakla onun hükmünden kendini kurtarıyorum mu sanıyorsun?

Bu, o arslan değildir ki ondan canını, yahut da, kahır pençesinden imanını kurtarasın.

Kur’ân kıyamete kadar, “Ey kendilerini bilgisizliğe feda edenler” diye seslenir; “Beni masal sandınız, kınayış tohumunu, kafirlik tohumunu ektiniz durdunuz. Ama gördünüz ya, masal dediğiniz, kınadığınız durup durmada, siz yok oldunuz, masala döndünüz” “Ben Allah kelamıyım, Allah’ın zatıyla durmadayım; canın canına gıdayım, tertemiz, apaydın bir yakutum ben”

“Size vurmuş güneş ışığıyım güneş ışığıyım, fakat güneşten de ayrılmış değilim”

Ben burada aşıkları kurtarmak için, coşup-kaynayan Ab-ı hayatın kaynağıyım.

Hırsınız, tamahınız, bu kötü kokuyu salmasaydı, Allah sizin mezarlarınıza da, bir katrecik benden saçardı…”

(Mesnevî, C:3/ B:4283)

“Allah’tan inayet iste! Bu ince bahislerden ayağın sürçmesin, mâna’nın künhüne, işin ta sonuna eriş!

Çünkü çok kişiler Kur’ânı anlayamadılar da, yol azıttılar, bazı kişilerse o ipe sarıldılar ama kuyunun dibine gittiler.

A inatçı, yücelere çıkmak sevdasında değilsen ipin ne suçu var?”          

(Mesnevî. C/3-B/4209)

“Selam ona, Mustafa, “Kur’ân’ın dış yüzü var, iç yüzü var, iç yüzünün de yedinci iç yüze kadar iç yüzü var” dedi; bu hadis’in tefsiri.

Bil ki Kur’ân’ın görünen harflerinden çıkan ma’nanın altında gizli ve güçlü bir de iç manası var. O’nun altında bir iç ma’na daha, ondan sonra bir üçüncü iç ma’na var ki, orada bütün akıllar yiter gider.”    

(Mesnevî.C/3-B/4244)

 

Kaynak:MEVLÂNA OKYANUSU’NDAN- II. BASKI, Dr. Celâleddin Bakır ÇELEBİ, Derleyen : Esin Çelebi Bayru, Kapak Düzeni : Neslipir Çelebi Sayar, Kasım 2004 – Konya

BAŞA DÖN

 

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s