PİERRE LOTİ’DE GUL’UHİYE CİNLERİ

 

Bugün arkadaşlarım davet etmişlerdi. Bizde mekân değişikliği nedeniyle İstanbul’dan ayrılacağımızdan isteklerini kıramadık, onlara tabi olduk. Akşam yemeğimizden sonra Eyüp Sultan  Mezarlığının üst tarafına bitişik olan Pierre Loti namıyla meşhur yerde bulunan çay ve sohbet mekanlarına götürdüler. Lebalep dolmuş yerlerde insanların çehresinde karanlık gölgeleri ile oturuşları garipsenecek bir durumdaydı. Neyse bir yer bulundu. Çay ikramı yapılmıştı. İçtim içmesine fakat içmez olaydım, acıydı. Halk arasında cinler işemiş mi nedir dedikleri bir tad vardı. İçimden,  bu da ne böyle demek geldi. Mezarlığın kendine has kokusuyla karışmış insan nefeslerini hırpalayan gizli bir ses. Duydum ki, ta içimden…

Guluhiyenin cinleri

Pırpır gelip gidiyorlardı. Duyarsan çok söz vardır. Duymazsan söz olmaz ki.

İki cin sohbet ediyorlardı..

“Buraya gelip gaflet edenler, buraya gelip aşk masalları okuyanlar, buraya sevgilisini çıkarıp hayal kuranlar, ipini koparıp gelmiş olanlar, taşlar üzerinize olsun.”

“Kimden kime kaçıyor ve sığınıyorsunuz. Burası gaflet yatağınız olmayacak, uyanacağınız son kapı, ancak geleceğinizi mahveden ateşlerinizi neden yakıyorsunuz. Bilin ki, Allah Teâlâ’nın nefret ettiği üç gülme vardır.

1 – Cenazenin arkasından giderken gülmek,

2 – Zikir meclisinde gülmek,

3 – Mezarlıkta gülmek.

Mezarlık yanında sohbet ediyorsunuz. Her şeyi unutuyorsunuz birde ölümü. Ölümü unutmak. Birde öldüğünüzü unutturan mezarlıkta gülmeniz yok mu, sizi perişan edecek.”

Guluhiyenin cinleri bunları konuşurken, kendime dedim ki, “eyvah” “içeceğimiz birdak çay, bir dahası da olmasın” cinlerin bu kadar konuştuğunu melekler daha fazlasıyla acaba neyi anlatırlar dedim.

Bir bardak çaya kaybettiğim zaman belki en uzun geleceğin çarpılmasına neden mi olacak dedim.

İfritler yok mu, çığlıklar attılar.

“Ne sanıyorsunuz güle güle geldiğiniz yerden çarpıla çarpıla gidiyorsunuz, kaçınızın başına bela düğümleri bağlıyoruz, keşke bir bilseydiniz” deyişleri kulaklarımdadır..

Korkmadım değil. “Rabbim affet beni, bilerek yapmadım, fakat uyarıldım ise tevbe ederim” dedim.

Bir daha mı mezarlık komşusu yerde, boş laf konuşmak. Birde keyf olsun diye sohbeti dünyaya dalmak. Tevbeler tevbesi

İhramcızâde İsmail Hakkı

BAŞA DÖN