7. MEKTUP

Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (Kuddise sırruhu’s-sâmî)

«Öfkelerini yenenler, insanların suçlarını bağışlıyanlar; Allah ihsanda bulunanları sever.» (Âl-i İmran 134)

Allah, büyük bağışlamalarda bulunmaya pek büyük ve güzel huylar elde etmiye başarı versin; Zâti onlar, bunları elde etmiye, bu huylara sâhib olanlara, katılmıya lâyıktırlar. Gözlerin ışığı, müderrislerin övüncü olan, yoksullarla düşüp kalkan aziz oğlumuzun, hâlini-hatırını sormada, selâm göndermede babasının kusûru varsa ve topluluğun tezce bağdan şehre göçüşü yüzünden, gönlünde bir kırgınlık olduysa, umarız ki bu istenmiyen şeylere güzel huyu, sevimli yaradılışı tahammül eder, bizi bağışlar; tezce şehre gelir; şehre kutlulukla, sevinçle göçer de herkes de artık, aykırı davrananların hareketleri yüzünden, aziz gönlünde bir kırgınlık, bir gücenme kalmadığını iyice anlar. Yüce Allah dilerse, babası da, gene memnun olur, pek büyük sevinçlere kavuşur; eski bağlantıları, eski ihsanları kat kat artar.

Yeni dostların pek yüce, pek ulu ama,

Eski dostları da unutma.

Yeni dostun tekse, eski dostun da ev halkındandır.

Sana karşı beslediğimiz sevgiyi, duyduğumuz özlemi an;

**

Kızlarına acı; onlar gerçekten de küçüktür.

O aziz oğlumuzun herşeyi iyiden iyiye anlıyan aklına gizli kalamaz ki tezce buraya gelmesinde, aziz oğullarının, talebesinin, bilgi öğrenenlerin başlarına gölge salmasında pek çok iyilikler vardır; bunları etraflıca yazamıyorum.

Kötü sözler söyliyenlerin ağızlarını bağlamak, düzenlerini boğmak, teselli bulmak, halkın kınamasına son vermek, şöylece bir yalnız kalmak, yalnızlıkta huzûra dalmak; orda oturmaktan, halktan ayrı kalmaktan kat kat iyidir.

Bağ işlerinden yüzüstü kalanlar da kat kat düzelir.

«Sıkıntılarını bir tek sıkıntı yapanın, öbür sıkıntılarını Allah giderir.»

«Olmasını istemediğiniz nice şeyler vardır ki .onlar hayırdır size.. Olmasını dilediğiniz, sevdiğiniz nice şeyler de vardır ki onlar şerdir size.» (Bakara,216)

«Cennet, tiksinilen şeylerle çevrilmiştir; cehennem, özlenen, üstüne düşülen şeylerle.»

Ben kötü iş işliyeyim, karşılık olarak sen de kötülükte bulunasın;

‘Peki, seninle benim aramda ne fark var?. Söyler misin?

Allah için olsun, Allah için, çabuk, pek çabuk, bu çağrılara, yuvasından uçan doğan gibi, yaydan fırlıyan ok gibi, geniş bir gönülle, güler bir yüzle karşılık ver.

«Topluluk rahmettir.»

Bu rahmet, insanlardan gizli olmasaydı, onu anmak, faydasız, abes olurdu; Mustafa’nın şânı yücedir bundan.

Bir de ağaçlar, bitkiler toplumu, canlılar toplumundan aşağıdır. Canlılar toplumu, insan toplumundan aşağıdır hoşluk, uzlaşma bakımından. İnsan toplumu da, aynı derdi taşıyan dostlar toplumundan aşağıdır.

Bir kişi, yalnız bir yerde, dostlarla uzlaşsa, dertdeşi çoğalır.

«Yalnızlık., kötü arkadaştan hayırlıdır; hayırlı arkadaşsa, yalnızlıktan hayırlıdır.»

 Bu arık kişileri, gam aşâlığından, ayrılık vesveselerinden kurtar, âzâd et.

«Kim bir kişiyi diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibidir.» (Mâide, 32).

Bir hür kişiyi, lûtfunla kendine kul etmen,

Binlerce kul âzâd etmenden daha iyidir.

Oğlumuz ebedî olarak bağışlarda bulunsun, bağışlasın, tertemiz olsun; öyle olsun ey âlemlerin Rabbi; Allah’ın rahmeti, iyi işlerde imâm olan, keremlere, kerâmetlere düzen veren Mustafâ’ya, bütün soyuna sopuna, Sahabesine, Ehli Beytine.

Yel beni size götürseydi,

Yellerin eteklerine sarılırdım.

Sizi öylesine özledim ki, kuştan daha tez uçar gelirim size;

Ama kanadı kesik kuş, nasıl uçabilir?

Sh:16-17

Kaynak: MEVLÂNÂ CELÂLEDDÎN – MEKTUPLAR, Türkçeye Çeviren Hazırlayan : Abdülbakıy GÖLPINARLI, 1963, İstanbul

BAŞA DÖN

 

Reklamlar