THE GİFT / Geçmişten Gelen (2015)

” Zihinlerimiz düşüncelerle zehirleniyor, geçmişimiz yakamızı bırakmıyor ve  bir şeyin yapılıp yapılmaması kararabiliyorsa,  o zaman tek çözüm kalıyor. İyi ahlaklı olmaya mecburuz. ”

 

108 dk

Yönetmen: Joel Edgerton

Senaryo: Joel Edgerton

Ülke: Avustralya, ABD

Tür: Gizem, Gerilim

Rating: 7.1

Vizyon Tarihi:14 Ağustos 2015          (Türkiye)

Dil: İngilizce

Müzik:Danny Bensi, Saunder Jurriaans

Nam-ı Diğer: The Gift

Oyuncular: Jason Bateman, Rebecca Hall, Joel Edgerton,  Allison Tolman, Tim Griffin

Özet

Genç evli çift Simon ve Robyn için hayat planladıkları gibi gitmektedir. Ancak Simon’ın liseden arkadaşı Gordo’nun hayatlarına girmesiyle ve getirilen gizemli hediyelerle 20 yıllık sırlar gün yüzüne çıkacaktır. Robyn gerçekleri öğrendikçe sormaya başlar: “Size en yakın kişileri gerçekte ne kadar tanıyorsunuz ve gerçekten geçmiş, geçmişte mi kalır?”

Filmden

“Onca yıldan sonra Simon ”

 ” geçmişi unutma konusunda hevesliydim.” 

“İyi niyetten başka bir düşüncem yoktu.”

Bunlar da var. İncil’den alıntı.  Dikkat edin kötülük tasavvur edene ve başka yalana sebep olana.  O kendi kuyusunu kazıp oydu    ve kendi açtığı deliğe düştü.

**

Babam da bana şerefsizlik yaptı, bok gibi davrandı. Ama ben kabul ettim. İçime attım. Ellerimin ve dizlerimin üzerinde ağlayıp dua etmiyorum. Geçmişte de sıkışıp kalmadım. Ben devam ettim. Hayatımda bir şeyler başardım. Bu dünya kaybedenler ve kazanalar üzerinedir hepimizde aynı dandik oyun alanındayız.

 Tahmin bakalım?

   Kaybeden bu herif sızlanıp duruyor sıkışıp kalmış çünkü öyle olmak istiyor çünkü bir an olsun geçmişten kurtulamıyor. Beni de oraya çekip bilmediğim bir şey için özür diletemeyecek, sorumlu olmadığım ve umursamadığım bir şey için. Bu herife bir bok borçlu değilim.

Seninle alakalı olan kısım için özür dileyebilirsin.

İnsanlar her zaman herkesten özür dilemezler Robyn.

Dünyada işler böyle yürümez.

Yoksa senin için böyle yürüyor?

   Konu bu mu yani?

   Lisede sana bok gibi davranan o kızların birden sıraya girip şöyle demesinin hayalini kuruyorsun. “Merhaba Robyn sana öyle davrandığımız için özür  Harika ya. Zorbasın sen. Eskiden öyleymişsin hala da öylesin.

Bunun için bir özür alırım

**

   Uzun zaman oldu. Seni sahnede gördüm. Selam vermek istedim. Aslına bakarsan seni takip ettim. Özür dilemek istiyordum. Robyn ve ben okulda olan şeylerden konuşuyorduk. Sana karşı pek iyi davranmamış olmamdan. O da benden barışmamı istedi. Ya da dediğin gibi geçmiş geçmişte kalsın.

 – Yani 

– Yani gelmeni o istedi. Hayır dinle bak. İstemesem gelmezdim. Buradayım ve senden özür diliyorum.

 – Ee?

   – Ee ne?

   Özrümü kabul ediyor musun?

   – Gördüğün gibi bunun için artık çok geç.

 – Anladım, peki.

 – Özür dilemeye hazırdım aslında.

 – Öyle miydin gerçekten?

   Evet. Buraya ne bok yemeye geldim sanıyorsun?

   Sen geçmişi arkanda bırakmışsın ama geçmişin senle işi bitmedi.

Ne?

   Ne demek bu?

   – Deyim.

 – Biliyorum ama ne anlama geliyor?

   Sana bir soru sordum.

 – Sana bir şans vermiştim.

 – Sana bir soru sordum. Soruya cevap ver.

 – Özrümü kabul et.

 – Bunun için çok geç dedim. Senin için çok geç Gordo. Şu haline bak. Şimdi beni iyi dinle. Bir şeyi anlamanı istiyorum. Bırak. Bıraksana. Dinle beni, dinle. Bu halinin suçlusu sensin. Benimle alakası yok. Tamam mı?

   Eğer benim ya da ailemin yakınına bir daha gelirsen seni mahvederim anladın mı?

**

Aslında sen ne istiyorsun biliyor musun,    gerçekte istediğin benim hiç sorun değil demem.  Böyle bir şeyin olmadığını söylemem. Sana bir şey hatırlatıyor mu?

   Bunu benim için hiç yapmamıştın. Adi pislik. Peki o zaman. Yapmadım. Ona dokunmadım. Belki de yapmışımdır. Bilemiyorum. Sana doğruyu söyleyebilirim.  Belki yapmamışımdır    ama yalancı biri bir başkasına inanamaz değil mi?

   Bence gidip bebeğe şöyle bir bakman gerek. Bütün olay gözlerde, anlarsın ya. 

Diğer insanların zihinlerini düşüncelerle zehirlediğinde ne oluyor görüyor musun?

 

  BAŞA DÖN