ALLAH TEÂLÂ’YA KULLUK

Filozoflarca insanın Allah Teâlâ’ya kulluğu üç türlüdür :

1-        Beden ile yapılan ibâdetler ki bunlar da (namaz, oruç, kutsal yerleri ziyaret ve dua) gibi şeylerdir.

2-        Ruha ait olan ibâdetler ki bunlar da (Allah’ı bilmek, Allah’ı birlemek, Allah hakkında doğru inançta bulunmak ve O’na şükretmek, ve O’nu medh ve senâ etmek ve bütün Kâinatta O’nun kutsal feyzinin sirayetini görmek) gibi şeylerdir.

3-        İnsanların birbirleriyle ortaklaşma hâlinde bulunmaları, yani her türlü faziletlerle fazîletlenmek ve her türlü hayatî meselelerde birbirleriyle yardımlaşmak ve birbirlerini korumak gibi Medenîlik hâli.

İşte, bu üç türlü ibâdet, her ne kadar burada sınırlı bir surette gösterilmiş ise de bu her üç kısmın altında da daha birçok çeşitler ve kısımlar vardır ki bunları saymak mümkün değildir.

Yakîn Erbâbı Makamı

Bu bakımdan her bir insanın da kendi ahlâkî hareketlerine göre Allah indinde, yüksek veya aşağı, dereceleri ve makamları vardır ve en yüksek makam da Yakîn Erbâbı Makamıdır ki bu Makam Filozoflar ve Gerçek Âlimler mertebesidir.

İkinci Makam da Muhsinler Makamıdır.

Bu da, her hususta, birinci makamdakilere uygun hareket eden ve şimdiye kadar saydığımız faziletleri yerine getirenlerin mertebesidir ki bunların dereceleri de pek yüksektir.

Üçüncü Makam, Ebrâr Makamıdır

ki bu makam, Sâlihler mertebesidir. Bu makamda olanlar, Allah’ın Gerçek Halîfeleri olup bunlar, Ülkeleri ve İnsanları iyileştirmeğe çalışan fazilet erbâbıdır.

Dördüncü Makam da Fâizler makamıdır

ki bu da Muhabbette Muhlisler mertebesidir ve bu mertebe îttihad mertebesi ile tamamlanır ki bundan sonra insan için Menzil ve Makam yoktur.

İnsanların bu makam ve mertebelere ulaşabilmeleri için de kendilerinde dört çeşit hasletin bulunması zorunludur:

1-        Faziletlere haris olmak ve onları yerine getirmekten lezzet duymak.

2-        İlâhî ve Yakînî bilgilere mâlik olmak.

3-        Câhillikten, insanlığa aykırı hallerden çekinmek.

4-        Yukarıda sayılan bu üç hâlde mümkün olabildiği kadar yükselmek.

İşte, bu faziletler ve bu hasletler yüzünden elde edilecek yüksek makam ve dereceler, insanı, doğrudan doğruya Allah’a kavuşturur. Ancak, bu  hasletler karşısında, bunlara tamamıyla ters düşen ve dolayısıyla insanı Allah’ın İlâhî feyzinden yoksun bırakan bîr takım haller de vardır ki onlar da özellikle şunlardır:

1-      İhânet.

2-      Hayâsızlık.

3-      İnsanlar arasında kovulmuş olmak.

4-      İnsanlara kin ve düşmanlık beslemek.

İşte, yukarıda sayılan bu kötü huy da kimlerde varsa onlar da hem insanlar hem de Allah nazarında ahlâksızdırlar ve mutsuzdurlar.

Bunlardan başka, insanda hayatta mutsuzluğa sebep olan dört kötü huy daha vardır ki onlar da şunlardır:

1-        Tenbellik ve usanç ve vaktini faydasız yere geçirmek.

2-        Kalın kafalılık ve cahillik.

3-        Şehvete boyun eğmek.

4-        Fena işlere durmadan devam etmek,

İşte bunlar da dalâletten sayılırlar.

Sh: 94-96

Kaynak: Prof. Dr. CAVİT SUNAR, İbn Miskeveyh Ve Yunan’da Ve İslâm’da Ahlâk Görüşleri, Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Yayınları No. 147,1980, Ankara

 

BAŞA DÖN