BRAND UPON THE BRAİN! A REMEMBRANCE İN 12 CHAPTERS /Beyne Vurulan Damga (2006)

Cinselliğin ve gelişiminin çocuk zihnindeki serüveni

95 dk

Yönetmen: Guy Maddin

Senaryo: Guy Maddin, Louis Negin, George Toles

Ülke: ABD, Kanada

Tür: Komedi, Fantastik

Vizyon Tarihi: 08 Eylül 2006   (Kanada)

Dil: İngilizce

Müzik: Jason Staczek

Nam-ı Diğer: Brand Upon the Brain!

Oyuncular: Gretchen Krich, Sullivan Brown, Maya Lawson, Katherine E. Scharhon, Todd Moore

Özet

Tüm filmlerinde olduğu gibi Beyne Vurulan Damga’da da, kendi yaşamından parçaları filmine serpiştiren Guy Maddin, siyah-beyaz ve diyalogsuz bir film ortaya koyuyor.

Çocukluk anılarını, bir korku ve bir dedektif filmini, bir de Grand Guignol sevdasını harmanladığı film, dolambaçlı bir senaryonun esrarengiz labirentleri ile birbirine bağlı. Yetişkin Guy Madden, doğup büyüdüğü gizemli adadaki çocukluk günlerini hatırlayıverir.

Kız kardeşi, birlikte yaşadıkları diğer yetim çocuklar, zorba bir anne ve kendisini bilime adamış bir baba…

Bu hali ile bile yeterince esrarengiz olan yaşayışları, adaya iki yeniyetme dedektifin gelmesi ile daha da ilginç bir hal alır…

Filmde İnsanların geçirdiği lezbiyen aşk teması ve o şekilde sunulmuş bedeninin ruh ile ilişkisi, ergenlik-büyüme, anaerkil düzen, bilimkurgu (hayatın özsuyu/nektar), anne sevgisi, şiddet gibi zihnin uç terimleri ile çarpışan zihin yorgunlukları ile büyüdükten sonraki geri dönüşün sancıları birer bire işlenmiştir.

Film Altyazısı

Beyne Vurulan Damga!

12 Bölümlük Bir Hatıra

Bölüm Bir Eve Gidiş

Guy Maddin, boyacı. Kendi küçük rüyalarının küçük hatıralarının girdabı içinde dönüyor. 30 senelik bir ayrılığın ardından çocukluk evine dönmek üzere. Annesinden gelen bir mektupla çağırıldı, onu da 30 senedir görmüyordu.

“Ölmeden önceki son isteğimdir ki Black Notch’taki eski evimize geri dön ve deniz fenerinin duvarlarına iki kat boya sür böylece ben de bu hayattan göçmeden evvel orayı en azından bir kere düzgün ve şık görebileyim.”

 “Gelebildiğim zaman geleceğim. Gelebilirsem tabii. İmza, Anne.”

Tekrar evinde! Geçmiş.

 Geçmiş.

 Geçmişe doğru.

 Hatıra şelalesi.

 Issız Black Notch Adası.

 Issız deniz feneri.

 Guy’ın ailesi tarafından işletilen eski yetimhane arazisi.

 Ne kadar uzak, uzak hatıralar.

 30 senedir görülmemiş.

 Bir kat boya vur şuraya! Kapla üstünü.

 Kapla üstünü, Guy! İki iyi kat.

 İki tane.

 Geçmiş.

 Geçmiş.

 Geçmiş.

 Boyuyor, düşüncelere dalıyor, geçmişi düşünüyor evini, çocukluğunu düşünüyor kaybettiği sevdiklerini dağılmış arkadaşlarını eskide kalmış mutlulukları düşünüyor.

 Düşüncelere dalıyor, boyuyor.

 Boyuyor ve düşüncelere dalıyor.

 Geçmiş! Geçmiş.

 Geçmiş.

 Genç Guy, 12 yaşında.

 Yetimlerin gizli toplantısında.

 Bütün gözler Vahşi Tom’da.

 Adanın en büyük yetimi.

 Karanlık bir grubu yönetiyor.

 Bataklıkta bir cadılar meclisi! Vahşi Tom, en büyük yetim.

 Guy’ın en iyi arkadaşı, Neddie.

 Neddie, tik demeti gibi.

 Korkunç bir tarif!

 Bir büyücünün karışımı!

 Vahşi Tom Genç göğüslerde en ilkel korkuları ateşlemek için yaşıyor!

 Son bir malzeme daha kaldı!

 Bir insan kalbi!

 “Neddie’nin çarpan kalbini çıkaralım!”

 “Guy!

 Yemek hazır!

 Neredesin?”

 “Geliyorum, Anne.” Anne, gözleriyle, çocuklarının kalbinden geçenleri okuyabilir. Ancak bir projektör kullanmayı tercih ediyor.

“Abla!

 Yemek hazır!

 Bir an önce eve gel!

” Guy’ın ablası. Hep tehlikeli yaşar. “Bahse girerim seni sigara içerken görmüştür!” Abla’nın başı hep belada olur, hep belada. “Belki yemek hazırlamam umurunuzda değildir.” Genç çocuğun isteklerini kırmak için. Guy’ın annesi onu her gün adayı satmakla tehdit eder. Guy, babasının adasının ve yetimhanesinin varisidir. Ve bu tehditler çocuğun göğsünü solucanlar gibi kemirir. Yemek her zamanki gibi. Asık suratlı. Abla gelir Her zamanki gibi geç.

“Bir gönül çelenin yatağından çıkmış gibisin!”

 “Saçları alnından çek!”

Anne, namus yeminlerini katı bir şekilde uygulardı. Çocuklarını, kadın ve erkeğin farklılıklarından bihaber büyütmek isterdi.

“Belki yemeği bensiz yemek istersin!”

Yemek her zamanki gibi. Asık suratlı. Baba çağırıyor!

 Guy, her zaman memnun etmek için isteklidir!

 Memnun etmeye ihtiyaç duyar, korkmaz!

 Baba, her zaman iştedir.

 

Bölüm İki Black Notch Hatıraları

Anne, Guy’ın yetimlerin yatakhanesini açmasına izin veriyor.

 “Kir, kötüdür!”

 “Yetim olmanız, çalışamayacak durumda olmanız anlamına gelmiyor!”

 “Kir, kötüdür!”

Yetimler, büyükler gibi iş yaptıkları için mutlular.

“Ben de bir yetimim.”

 “Bana söylenene göre annem çok güzelmiş ancak tamamen kelmiş.”

 “Kız kardeşinin muhteşem saçları varmış ama kısırmış.”

 “İki kız birbirlerini çok kıskanıyorlarmış.”

 “Bir diğerinde olmayan şeyleri: Saç, bir bebek ”

 “Birbirlerine tek kelime etmiyorlarmış.”

 “Nefretleri, kanlı bir şiddete dönüşmüş.”

 “Ellerinden bıçak eksik olmuyormuş.”

 “Birinin, güzel saçları yüzünden kafası yüzülmüş.”

 “Diğeri de bebeğe ulaşma adına, karnından bıçaklanmış.”

 “Diğer yırtık da açıldı!”

 “Pencere gibi açılan rahim!”

 “Annemin zamansız yırtılmış rahminden ben, annemin göbeğinden kazınarak çıkarılmışım.”

 “Şimdi annem ve teyzem, gölün kumlarında gömülüler.”

 “Yan yana.”

 “Rezil olmuş, unutulmuş şekilde.” Bütün bunların ortasında, Guy çocukluğuna geri döner. En eski çocukluğuna.

Hatıralar!

Dokunuş

Kokular

Görüntüler, sesler Guy’ın biricik adasının hissi. Yetimler, sıkıcı günlük işlerini yaparken genç Guy, adayı gezmek için özgür olur. Kendini şımartmak için, hatırlamak için özgürdür. Hatırlamak için özgür. Ada, devamlı olarak Guy’a bir şeyler anlatma eğiliminde Ne söylemeye çalıştığına dair bir mantık yürütebilirse tabii. Tekrar ziyaret edilmesi gerek çok sayıda gizli nokta vardır. Ve fışkıran hatıralar seli.

Geçmiş!

Geçmiş!

Bir hatıra, diğerinin ortaya çıkmasına neden oluyor. Hatıralar zinciri! Ve bütün hatıralar da biricik evini hatırlatıyor. Lezzetli hatıralar! Daima turtalar! Daima tatlılar! Hatıralar zinciri! Doğru eşleşmeyi bulmak. Şiirlerdeki baharlardan! Meydana gelmiş her şey, bir defa daha olacak, iki defa daha.

“İlkinde sadece bir şeyler göreceğim kokusunu ya da tadını alacağım.”

 “Ancak çok sürmeyecek.”

 “Biliyorum ki bir gün böyle şeyleri gerçekten hissedebilmek için ikinci bir şans gelecek.”

 Bir gün, Guy’ın yalnız tecrübeleri çarpıcı, rahatsız edici bir sarsıntıya sahne oldu. Her zamanki alışık olduğu adasında aniden bir ünlü belirdi. O mu?

 O mu?

 Bu Wendy Hale kardeş dedektiflerin kız kardeş olanı. Dünyanın her tarafında, şu kitabın okuyucuları tarafından tanınan:

“Ampul Çocuklar”.

Kardeşi Chance Hale ile beraber bu iki yiğit hafiye arp çalmalarıyla ve suç davalarını çözmeleriyle çok uzaklara yayılmış bir üne kavuşmuşlardı.

“Buraya, Black Notch Adası’na “Deniz Fenerindeki Suret” davasını çözmeye geldim.”

 “Görünüşe göre buradaki yetimlerin kafalarının arkasında şüphe uyandıran delikler varmış.” Wendy, rahatsız edici ve dertli bir havada arpını çalar. Guy’ın yalnızlığı ve korkusu, müziğin içinde erir gider. Cazibeler, eğlendirilmeyi ister. Adi eğlence!

“Wendy ”

Abayı yakmış! Gizli duygular tarafından yutulmuş bir kalp! Sırlar. Guy, Wendy’yi Anne’den bir sır olarak saklamaya karar verir. Adada, tetikte olan herkes her şeyi sır olarak saklıyor! Sırlar her zaman fısıldanarak söylenirler.

“Neredesin Guy?”

“Yemin ederim bu yeri satacağım!”

Memnun etmek için yolda!

Guy, her zaman koşar.

Memnun etmek için koşar.

Memnun etmek için yarış!

Her zaman memnun et!

Sırlar. Sırlar. Sırlar.

“Anne!”

Ara Fasıl Hava Telefonu

Guy’ın babasının icat ettiği hava telefonu, birbirini seven iki insanın büyük uzaklıklardan iletişim kurmalarını sadece içine doğru konuşarak ya da eğilip kulak vererek sağlar. Sinyal, duyguların çok yüksek olduğu zamanlarda iletişime geçenler birbirlerine sırılsıklam aşık olduklarında bir yandan da taşkınlık ve aşırı kızgınlık anlarında kuvvetli olur. Diğer durumlarda sinyal çok zayıf olur ya da oluşamaz. Ve böylece, Anne, iki çocuğuna bu hava telefonunu onlara olan sevgisini dile getirmek ve başlarını beladan uzak tutmak için vermişti. Guy’ın babasının icat ettiği muhteşem aletlerden biri.

Bölüm Üç Karanlık Program

“Eninde sonunda eve gelmeye karar verdin demek.”

 “Eğer hoşuna gitmiyorsa bu adayı satabilirim.” Sokağa çıkma yasağından sonra. Önce kızların kapısı Sonra oğlanların. Neddie dehşete düştü! Vahşi Tom’la aynı odada kalmaktan korkuyor. Anne arıyor!

Sırlar! Sırlar! Sırlar!

Anne’nin göstergesine yakalandı.

Wendy Hale ile kaçış!

Gizli bir oyun. İlk defa öpüştü. Trans! Hayatını sarsan eski bir hatıra.

“Ne?”

 “Bir kaza olmuştu.”

 “Neddie kendi kardeşini öldürmüştü.” Görünüşe göre Neddie, bir keresinde küçük kardeşinin oyuncağını güçlü bir transformatörün üstüne atmış gidip alacağını tahmin etmeden. Küçük çocuk yanıp kül olmuş. Ve Neddie’nin o günden beri tikleri var.

 “Küçük bir çocuk en fazla ne kadar öpülebilir ki?

” Kıskanç Guy. Bir kara hikaye diğerini doğuruyor.

 “Anne’nin doğumunun hikayesi.”

 “Hamile ve tamamen kel!”

 “Sağlıklı saçlar ”

Bir canlandırma.

 “Bir bebek “

 “Nefret!”

 “Kafa derisi yüzülmüş!”

 “Nefret!”

 “Bir diğer kesik açılmış!”

 “Neredesin, Guy?”

Wendy mest oldu! “Beşik gibi açılan bir rahim!” Wendy büyülendi. Alındı! “Annem ve benim ikimizin de rahmimizin üzerinde aynı doğum lekesi var.”

 “Sanki bir bıçak bizi de yarıp açmış gibi.”

 “Ürpertici değil mi?

 Romanya’ya benzemiyor mu?”

 “Romanya! Romanya! Romanya!”

 “Neredesin, Guy?”

 “Guy! Abla! Derhal eve gelin!”

 “Abla!”

 “Ah Romanya! Ne çok severim Romanya’yı!”

Bir ampul yanar!

Cazibeler, eğlendirilmeyi istiyor.

Bölüm Dört Wendy’nin Chance’i

Wendy, Black Notch Adası’na olan ilgisini bir erkek olarak devam ettirmesinin daha iyi olacağına karar verir. Bu yüzden hemen, kardeşi genç dedektif Chance Hale olarak kılık değiştirir. Chance, Wendy’nin gizli bir iş için eve dönmesi gerektiğini ve bundan sonra Black Notch araştırmalarını kendisinin yürüteceğini açıklar.

 “Wendy “

 “Neden Wendy gitmek zorunda kaldı ki?”

Anne ve Baba’ya deniz feneri denetçisi taklidi yapıyor Chance gizliden gizliye yetimhanede olup bitenlerle ilgili bir araştırma başlatır. Dedektif işe koyulur. Yetimleri ziyaret. Chance, bütün delilleri topluyor. Guy, yine abayı yakmıştır. Bu sefer göz kamaştırıcı olan Chance’dir. Chance, araştırmalarını uç noktalara taşır.

“Chance Chance ”

Kahraman ve rol modeli. Tehlikeli araştırmalarda Chance her zaman resmi giyinir! Ünlü Chance, hayranlık içindeki Guy’ı asistanı yapar.

“Chance Hepsi benim.”

Chance, diğer bütün erkek çocuklardan farklı düşünür. Sınıfta bir gün. Anne, eğitimine destek olarak intihar tehditleri uygulardı. Yetimleri ve çocukları renkli blöfler yaparak hizaya getirirdi.

Chance’in bir teorisi var ve onun teorileri her zaman doğrudur. Anne ve Baba, suçlulardır. Chance öyle diyor. Garip delikler

Yetimlerin kafalarında! Uyuyan Güzel!

 

Bölüm Beş Başka Bir Wendy Bulmak

“Wendy’yi görmeden hemen önce dokunduğum yerleri esas sırasıyla hatırlayabilsem keşke.”

 “Wendy, Wendy ”

Wendy’nin dönüşü!

Wendy!

Boşluk!

Wendy, çok erken gitti. Her şey iki defa olur, iki defa.

[Adanın tanıdık hatıralar seli.]

Ve bütün hatıralar Wendy’ye çıkıyor! Doğru kombinasyonu bulmak. Her şey bir kez daha gerçekleşecek! Ve bir kez daha!

Wendy geri dönecek Bir gün dönmeli!

“Guy! Yemek! Neredesin?

” Yemek her zamanki gibi. Asık suratlı. Ama neyse ki kısa. “Seni görebileceğim yerlerde oyna.”

 “Ne yapıyorsun?”

 “Bir daha yemek yapmayacağım!”

 “Nankör!”

 “Bunu baban duyana kadar bekle!”

 “Daha az umursayamazdım!”

 “Şimdi sen de bu işin içindesin genç bayan!” Sis Düdüğü Transı “Neyin var senin?”

 “Gitmeli ”

Bu sırada

“Guy! Yemek! Neredesin?”

 “Efendim, Guy?”

 “Yine mi yemek Anne?”

 “Seni ben çağırmadım.”

 “Ama hava telefonu “

 “Dinle “

 “Baba birçok şey icat eder “

 “Ve çok çalışkan bir adamdır.”

 “Hava telefonunun hala eksikleri var “

 “Bazen eski mesajları tekrarlıyor.”

 “Baban buna hava telefonunun yankı yapması diyor.”

 “Bazı mesajlar en garip zamanlarda geliyor.”

 “Orada ne oldu?”

 “Nerede?”

 “Keçilere git, Neddie.” Daha sonra Chance, Guy ve Abla’ya gizli şifrelerini öğretiyor.

“Anneniz geliyor!”

 “Arkanı dön.”

 “Dokunmadan!”

Esasında kız olan gerçek kimliğinin ortaya çıkarmasından korkan Chance, öpen eldivenler diye bir strateji geliştirir.

 “Yalnızca bu şık eşyalardan kullanan biri her şeye dokunma hakkına sahiptir.” diye belirtir Chance. Chance,

Abla’nın kalbinin efendisi!

Erkekmiş gibi öpülmek! Tatlı eldivenler [Ünlü Chance Hale!]

“Nefesimi onun nefesine katmak!”

Namus Sirenleri!

“Eve gel!”

 “Dur! Şu saçlarına bak!”

 “Doğru babana.”

Beklemek

 

Bölüm Altı Soyan Eldivenler

 En Nemli Sabah

“Keçileri gerçekten severim.”

Neddie’den keçilere dair.

“Guy’ın annesi onların şeytan olduğunu söylüyor çünkü göz bebekleri kareymiş.”

 “Bence onlar yalnız.”

Chance, işi ekiyor Abla’yla olmak için!

 Etrafında Abla gibi bir kız olunca çalışmak zor!

 Chance Abla’yı istiyor, Abla da Chance’i. Devam edebilir mi bu?

 Ve Guy Hala Wendy’yi hatırlamak için o adımları takip ediyor.

Üç silah arkadaşı!

 İki üçgen.

Guy ve Abla, ikisi de Chance için deliriyor.

Guy, Wendy’nin özlemini duyuyor ama yeni kahramanı Chance ile geçirdiği her anı seviyor. Sırlar!  Sırlar! Sırlar!

 “Bu adada olmamın esas sebebi “

 ” aileni suçüstü yakalamak.”

 “Ve onları tutuklatmak!

Ampul Çocuklar ve “Deniz Fenerindeki Yüz” Davası

Dedektif, meslektaşlarının yerine vekalet ediyor. Destek geldi!

 Hayran kulübüne katılmaktan çok daha iyi!

 Öpen Eldivenler!

 Araştırma derinleşiyor!

 Anne’nin alışkanlıkları. Baba’nın alışkanlıkları.

“Chance çok sıkı çalışıyor!”

Tom’u anlamak. Kısa bir mola.

 “Elleri kullanmak yok!”

Chance ve Abla arasında olan gizli dokunuşlar ve daha gelecek olan gizli dokunuşlar.

Bu esnada Anne’nin terebentin banyosu. Günahlardan arınmak için. Sonunda Özel anlar!

 “Ne düşünüyorsun?”

 “Aileni düşünüyorum.”

 “Elleri kullanmak yok!”

 “Elleri kullanmak yok!”

Öpen eldivenler şimdi soyan eldivenler oldu. Soyan Eldivenler’in Macerası!

 Gecenin içinde küçük ayaklar. Ayak sesleri. Yetimler alayı. Gece töreni!

 Baba için tören.

Ayak sesleri.

Guy’ı ancak bir metronom uyutabilir.

Nektar Hasatı.

Anne kendini hazırlıyor

Nektar Hasatı ile olan gece randevusu için!

 Baba ile olan gece randevusu için!

 Gece gösterdiği çabalar karısının içinde bir geri ödeme hissi oluşturdu!

 Anne, değişmiş bir insan!

 Anne şimdi yirmi yaş daha genç!

Nektar:

m l. myth. şarabı kevser; nekter; ilählann içkisi 2. bot. balözü, rahik -ine f bot. ölkersiz (od. tüysüz) seftali; duraki -ium n bot. balözülük; nektar uzvu

 

 

 

Bölüm Yedi Duvardaki Yağ

Gündüz.

Baba işe geri döndü. Anne, gençleşme konusunda kararlıdır.

[Anne’nin gizli planı.]

Yeniden çocuk olmakta kararlı! Baba’nın işlemleri onu cesaretlendirdi. Ancak onu olgun kadınlığın öncesine götürme konusunda değişim başarısızlığa uğradı Zamanda geri dönmeye! Yeniden küçük bir kız, hatta bir bebek olma tamamen masum olma konusunda. Hatta bebeklik günleri sonunda geri gelir diye odasının bir kenarına beşik bile kurmuştur. Yeniden ergenliğe giren Anne ile garip bir kahvaltı.

“Düğmeler iliklensin!”

 “Babanızın bana ihtiyacı var!”

 “Babanız her zaman çok çalışıyor.”

 “Onun her zaman yanında olacağım.” Kısa bir kaçış Chance ile! Sırları, sır olarak tutmak çok zordur. “Düğmeni ilikle!”

 “Eve gel!” Bir anne bekler Bir kız çocuğu gelir “Bu yetimhane için bir utanç kaynağısın!” Gülle gibi yağ. “Kimse beni sevmiyor!”

 “Sana ne dedim?”

 “Düğmelerini ilikle!”

 “Beni iğrendiriyorsun!”

 “Sade kalmalısın!”

 “Bana sırtını dönme!”

 “Bu yetimhaneyi utandırıyorsunuz!”

 “Sen ve erkek arkadaşın!”

 “Belki baban içine biraz mantık koyabilir!” Baba’ya rapor. Anne’nin öfkesi orta yaşlı haline döndü. Savaşın sonucu. Duvarda yağ. Savaşın kalıntıları bandırmak için iyi oluyor. Bir gece Chance ve Abla tam Anne’nin burnunun dibinde Abla’nın odasında buluştu. Yeni yıkanmış Guy Anne’nin dikkatini dağıtmak için hava telefonuyla ilgileniyormuş gibi yaptı. Anne heyecanlandı! Karşı konulamaz!

Annesinin tatlı poposu!

“Beni kimse sevmiyor!”

Şimdi sıra Abla’nın odasını kontrol etmekte. “Baba!” Genç Guy, diğerlerinin gizli cinsiyetlerinden hiç şüphelenmiyor.

Tatlı eldivenler Soyan Eldivenler! Bir kez daha genç! Neşe! Genç olmanın neşesi! Ve daha da gençleşmek!

 

Bölüm Sekiz Homurdanan Et Yığını

Chance için süslenme.

“Chance nerede?”

 “Neden her zaman çalışıyor?”

 “Neden?”

Esrarengiz şişeler. Ana karaya doğru sıralanmış. Anne’yle dışarıda olmaktan her zaman utanırdı. El ele tutuşmaktan.

“Guy! Yemek! Neredesin?

” Chance, gizli bir zula buluyor. Şişelerce garip bir nektar. Nektarın etkisi altında! Bu sırada Chance ne zaman yok olsa kalbinden rahatsızlanan Abla Chance ile bağlantı kurabilmek için Anne’nin hava telefonunu çalmış. Ancak Chance, Abla’nın hava telefonunu odasında unuttu. Tatlı hava telefonu!

“Chance!”

 “Geri dönmedin mi daha?”

 “En azından Chance’ın odasının beni duymasını sağla!”

 “Hey lavabo, benim!”

 “Benim, halı!”

 “Benim, yatak!”

Aniden Nektardan deliren Chance! Vahşi Tom’a karşı kafasına estiği gibi davranıyor. “Alçak hava telefonu!” Vahşi Tom kirlenmiş ve bitkin düşmüş. Soyan Eldivenler! Bir fikir! Bir gaspçıyı gasp etmek! Oyun zamanı! Roller değişti! Chance için büyük korku! Wendy’nin Chance’ın kıyafetleri içindeki gizli yaşamı Soyan Eldivenler’in merhametine kaldı!

“Benim gerçekte ne olduğumu görünce Abla ne yapacak?”

 “Odadan iğrenerek kaçacak mı?”

 “Bu soyan el beni cennete de götürebilir “

 ” cehenneme de sürükleyebilir!”

 “Senin ellerinde tattığım zevkleri “

 ” benim ellerimle hissetmeni öğretmeme izin ver Chance!”

 “Mahremiyet lütfen.”

Kapının ardında olanlar bir sır. Sır. Sır. Keşke bakıp içeriyi görebileceğim bir anahtar deliği olsaydı.

Esas Gün! Korkutucu ilk hamle!

“Bana sen lazımsın Guy!”

 “Abla’ya neler olduğunu bulmak için!”

 “Büyük Gün.” [“Baba’nın laboratuarına!”] “Baba’yla ilgili bütün sorular bu gece yanıt bulacak.”

 “Bütün gizemler derhal çözülecek!” Sorun daha da zorlanıyor. “Bu meseleyi zorlayacağım.”

 “Anne, beni Baba’nın laboratuarına daha hızlı ”

Guy, bacadan Baba’yı gözetliyor. Bu sırada Chance, Anne’yi gözetliyor. Halatı tırmanmak. Ailenin mühür yüzüğü.

Öfke! Devamlı öfke! [Anne öfkelendi!]

Öfke insanı yaşlandırır! Öfke herkesi yaşlandırır!

Nektar hasatı! Nektar! Beyinden toplanmış!

Hiçbir zaman yeterli değil! Yeter! Baca tütüyor. Guy için çok fazla!

Doğruca yatağa! Ateşle beraber!

 

Bölüm Dokuz Bir Olmayan Cenaze

Ölü beden üzerine ateşkes.

Anne ve Abla, Baba’yı gömmek için hazırlıyorlar. Kabarık denizde gömülme. Baba’nın tabutunu toprak altına itmek için birçok yetimin ağırlığı gerekti. Baba’nın tabutunu ancak yetimlerinin ağırlığı batırabilir. Abla’nın ünlü erkek dedektifle yaptığı cinsel saçmalıklar Anne’ye fazla geliyor.

En dikkat çekici intiharını ayarlıyor!

Zehir!

“Kim o?”

 “Baba?

 Sen misin?”

 “Hayır, oğlun.”

 “Abla! Abla!

Ben ölüyorum!”

 “Ölüyorum!”

 “Mezarıma bir damla gözyaşı dökmeyecek misin?”

 “Belki de bu adayı satsan “

 ” ya da yetimlere bıraksan daha iyi olur!”

 “Yakında, ana karanın topraklarında uyuyor olacağım “

 ” ve sen de uzun yıllar sonra öldüğünde “

 ” benim üstüme gömülebilirsin.”

 “Mezarıma bir damla gözyaşı dökecek misin?”

 “Tanrı, varlığımı zehirledi!”

 “Abla!”

 “Abla!”

 “Anne öldü.”

 “Bizler yetimiz.”

 “Yetim melekleriz şimdi.”

 “Cennet borcu kuruşlarla ödendi”

 “Nehirden geçmek için.”

 “Bizi çalıştıramayacak artık.”

Gizlice Evlilik olmadan bir intihar girişimi nedir ki?

 Aynı anda atan iki kalp! “Abla!”

 “İntiharlarınız yetti!”

 “Baba bunu duyana kadar bekle sen!”

 “B Planı!”

Anne, Baba’nın mezardan çıkarılmasını emrediyor.

Baba’nın sırılsıklam ölü vücudunun dönüşü.

“Sedyeye götürün!” Nektar şoku!

 Romanya’nın tam güneyi!

Romanya! Romanya! Romanya! Ve şimdi Atlama kabloları.

Kalpten kalbe bir diriltme için. Kalpten kalbe.

Taze ter ve bayat deniz suyu. Baba’nın yeniden canlandırılan bedeninden. Kefeninden sıyrıldı! Baba’nın bedeni yaşayan türlere geri döndü. Ölü ya da diri, işine geri döndü. Yine, olanlar Guy’a fazla geldi. Beyin ateşi!

“Baban seninle bir çift laf etmek istiyor.”

 “O çocukla beraber “

 ” neyin peşinde olduğunuzu biliyorum.”

Daha sonra Dirilişe tanıklık etti.

Bölüm On Gizli Bir Bahçe

Erkeksi bir görünüm için sabırsız Anne, saçlarını genç bir çocuk gibi kesiyor. Anne Tekrar karakolunda Ve Guy Ateşler içinde yatağından kalktı Uyurgezer! Rahatlama. Lanetlenmiş rahatlama. Ateşler. Üşümeler.

[Guy’ın duyuları.]

Ateşle aşırı ısınmış. Uyurgezerlik. Savaşan bin tane duygu. Baba, yine işte Hayatının hiç bitmeyecek gecesinde. Bu sırada Yatakhanelerde Baba’nın dirilişinden sonra bir voodoo hareketliliği hüküm sürüyor.

“Ben şahidim!”

 “Hepimiz şahidiz!”

 “Koş! Koş! Koş! Çık! Çık! Çık! Koş! Çabuk! Çabuk! Çabuk!”

 “Çabuk! Çabuk! Çabuk!” Böylelikle, garip güçler karışır ve yıldız kubbesinin altına götürülürler. Al al yanaklar!

Ciğerlerinde coşku!

“Anne’ye dikkat edin!”

 “Herkes kaçıyor! Herkes koşuyor, koşuyorlar!”

 “O, ayağa kalktı!”

 “O, yaşıyor!”

Anne Öfkeleniyor! Yaşlanıyor!

“Geliyor!” Ayağa Kalkan için aydınlanan patika!

“O yaşıyor!”

Ay Büyüsü.

Gizli koruluk. Onun da ötesindeki sırlar! Pişmanlık, korku, tutku ve kaygı

Guy’ın kafasında en çılgın danslar dönüyor. Ne pahasına olursa olsun nektar!

“Ayağa kalktı!” Bunlar Guy’a fazla geldi.

Bölüm On Bir Yeni Yönetim

“Hoşçakal!”

 “Sanırım bu, bana daha fazla ihtiyacın olmadığı anlamına geliyor Abla?”

 “Hoşçakal!”

Arp kutusuna tıkılmış Baba ile beraber Anne ve Vahşi Tom sürgüne gönderildi.

“Bunu kendi annene nasıl yaparsın?”

 “Hoşçakal Guy!”

 “Gitme!”

 “Seni seviyorum Anne!”

 “Seni seviyorum Guy!”

 “Hoşçakal!”

 “Seni seviyorum Anne!”

Abla, bir şans yakalıyor!

Başka bir karar

Tutkunun doğuşu!

Uyanış ile Guy için yeni ebeveynler. Guy evlatlık verildi, adadan gönderildi! Üç kişi, balayı için fazla kalabalıktır. Evden, Abla’dan, Chance’den, Wendy’den uzak! Guy, sürgüne gönderildi. Bütün rakipler ve oyalayıcılar temizlendi!

Abla, Chance’i ile yalnız! “

Yitiyorsun, geziyorsun. Yitiyorsun, geziyorsun her şeyi, her şeyi iki defa.”

 “Yitiyorsun, geziyorsun. Yitiyorsun, geziyorsun her şeyi, her şeyi iki defa. her şeyi iki defa.”

 “Yitiyorsun, geziyorsun. Yitiyorsun, geziyorsun her şeyi iki defa. Her şeyi yine iki defa.”

 “Yitiyorsun, geziyorsun. Yitiyorsun, geziyorsun her şeyi, her şeyi iki defa.” her şeyi iki defa.”

 “Yitiyorsun ve geziyorsun, merak ediyorsun.”

 “Yitiyorsun ve geziyorsun, merak ediyorsun.”

 “Yitiyorsun, yitiyorsun.”

 “Fellik fellik.”

 “Geziyorsun, yitiyorsun.”

 “Yitiyorsun, geziyorsun.”

“Kapla orayı Guy. Kapla orayı.” Son Bölüm

Her santimetrekareyi kaplamak. Ancak bazı şeyler sadece boyayla kapanmaz.

Geçmiş! Geçmiş! Geçmiş!

Gelecek!

Aramalar, aramalar

“Her şey bir kez daha gerçekleşecek!”

 “Ve bir defa daha!”

 “Her şey bir kez daha gerçekleşecek!”

 “Ve bir defa daha!”

Abayı yakmış!

“Bir defa daha gerçekleşince hemen konuya gireceğim!”

Doğru eşleşme arayışı Wendy’ye götürecek! Başarıyla taçlandırılmış! Wendy dönüyor! Wendy Yalnız ve suratsız.

“Abla ve Chance, zalimce bir operasyon yürütüyorlar!”

 “Terörün saltanatı!”

 “Nektar hasatı!”

 “Ta ki bir gün “

 “Chance çalıp götürünce “

 “Genç bir çocuk ile, bir kargo dolusu nektarı!”

 “Abla göğsüne vurdu!”

 “Ve saçlarını yoldu!”

 “Ve ateşin yanındaki bir güve gibi çıldırdı!”

 “Deniz fenerinin etrafında koşuyor, gülüyor ve ağlıyordu “

 “Her dönüşünde daha küçük çemberler çizmeye başladı.”

 “Ta ki kendini yakıp öldürünceye kadar.”

Wendy Yalnızca bir başka hayalet. Anne. Bir yarasa kadar kör!

“Seni seviyorum Anne!”

 “Hayır sevmiyorsun!”

Gerçek baba dönüyor!

Otuz senedir bir arp kutusunda kuruyup gitmiş. Baba, evdeki hakkı olan yerine geri dönüyor. Hayatı boyunca annesinden her şeyi sakladıktan sonra Ve annesinin de hayatı boyunca ondan saklandığını bilince Yaşlı Guy, annesini, alacakaranlık yıllarında tanımaya çalışıyor. Yeter! “Kimse beni sevmiyor!”

Guy, dökülen deniz fenerindeki işlerine devam ediyor Kocaman yapısal çatlakları incecik boya tabakasıyla örtüyor Bu arada da perişan haldeki yaşlı annesini teselli etmeye çalışıyor.

Guy’ın hayatı Pişmanlıklar silsilesi. Endişe ve düzenbazlık.

Guy, Wendy’nin hayaletiyle randevulaşıyor. Sefil arzular! Görmek için fazla kör!

Wendy’nin hatırası bile Anne’den sır olarak saklandı.

Sırlar! Sırlar! Sırlar!

Bir gece Kürekçiler, yaşlı yetimler bir hesabı kapatıyorlar. Beden alıkonuldu Ve ateşe verildi! Anne, cehennem ateşlerini farketmedi bile Onlara gözlerini dikmişken!

“Guy! Şu kamp ateşini söndür!” Anne, Baba’nın hala yaşıyor olduğuna dair kandırıldı Yakılmış ceset bir hamsterla ve bir metronomla yer değiştirdi. Sevgilinin ayaklarına dönüş! Aniden “Abla’nın saçları alnına düşüyor mu?”

 “Sanırım, Anne.”

 “Düzeltebilir misin Guy?”

 “Evet, Anne.”

 “Ben iyi bir anneydim değil mi?”

 “Evet, Anne.” Son nefesi saklamak!

“Seni seviyorum Guy!”

 “Ve ben ”

Guy Tamamen yalnız! Şimdi, üçüncü bir kat Fazladan! Kapla orayı!

“Neredesin, Guy?”

 “Ben bir zamanlar küçük, ufacık bir çocukken,”

 “Hey’lerle, Ho’larla rüzgarla ve yağmurla.”

 “Aptal şey, bir oyuncaktan fazlası değilken,”

 “Her gün yağan yağmura ”

Kalmak Ya da gitmek

“Ağla bebeğim ağla ”

 “Sok gözüne parmağını ”

 “Ve git annene, ben yapmadım de!”

Beyne Vurulan Damga!

 

 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s