AHİDNÂME-İ SÜLEYMAN BİN DAVUD ALEYHİSSELÂM İLE ERVÂH’I DA’VET ETMENİN ŞARTLARI

Bir kimse da’vet yapıp, Süleyman Aleyhisselam gibi ervâhtan birisini yanında hazır etmek, ervâhı kendisine arkadaş edip ondan faydalanmak, manevi hazine ve defineler açmak, tılsımat /sihir bozmak,  divlere hükmetmek, gaibten rızık getirtmek, bütün insanları kendine saygılı etmek, bir sevdiğini yanında hazır etmek dünyada her ne türlü maksadı varsa,  Allah Teala’nın izniyle bu yol ile elde eder.

Adı geçen bu maksatların ele geçmesi için ervâh ile  aşinalık kesb etmek lazımdır. Da’vet ilminde becerikli olmak gerekir. Çünkü bunun gibi kâr ervâh ameliyle olur ve onların  kuvvetiyle amele gelir.  Bu amelin üstadı Belinyas Hâkim der ki:

Bu da’vet ilmi yüce bir ilim olup hâkimlerin yoludur. Bu yüzden bu da’vet ilmi ülema ve fadıllarla ilgilidir.

Belinyas Hakim İskender-i Zülkarneyn  aleyhisselâmın başveziri idi. Bu da’vet ilminde becerikli  olup, tılsımat ilminde de bir benzeri yoktu.  İskender-i Zülkarneyn aleyhisselâmın galip kuvveti kainatı zapt edip, düşmanına  zafer bulduğu Belinyas Hakimin da’vet ilminde becerikli  olmasından dolayı idi. Ne zaman İskender bir  ordu ile savaşıp aciz kalsa, Hakim Belinyas da’vet  kuvvetiyle ervâhı toplar, ervâhta Tekvinleri toplayıp, mağlup  iken galip olurdu. Bir yerde define olsa Hakim Belinyas o defineyi ervâha açtırıp,  İskender’in  askerlerine ihsan ederdi.

Hakim Belinyas der ki: Bu da’vet  ilminin sekiz şartı vardır.  

Birinci  şart:

Hayvani olan gıdalardan yememek, kendi  nefsini kendine muti etmek ve nefsine düşmanlık etmek lazımdır. Hatasız olan nefsi ruhani kuvvet bulur. Çünkü  nefsi ruhanisi galip gelir ve o kişiye ervâh yakın olur.  Yiyeceklerin nebati olup, her gün iki ekmek yersin. Oda yüz  dirhem olmalıdır. Daima temizlik üzere olmalı ve ibadetten  geri kalmamalıdır. Bu babta mani fazla olur.  

İkinci  şart:

Da’vet ehline yedi şişe ve her  şişede her  günün müvekkel meleğin ismini, şeklini, hatemini, azimetini, soru ve cevabını bilmek lazımdır.  Çünkü da’vet ehlinin bunları bilmesi  şarttır. Allah Teala nın  izniyle aşağıda izah edelim.  

Üçüncü  şart:

Saatlerini ve buhurlarını bilmek lazımdır.  Da’vet ehline yedi kürsi, yedi buhurdanlık, yedi cerir (İp),  yedi renk elbise (Her elbisenin rengi yedi gezegen renginde  olmalıdır), yedi hatabe (Odun), yedi mendil, yedi çeşit  medh, yedi meleklerin isimleri ve Cinni büyüklerin isimlerini bilmek lazımdır. 

Dördüncü şart:

Da’vet sahibi büyük bir makamda, büyük  bir tepede, büyük bir köşkte, akar su kenarında, bir çeşme  yanında veya bir kapı yanında olmalıdır. Da’vet edilen  yerde 24 peygamberin ismi bir kağıt veya duvar üzerinde  yazılı olmalıdır. Hiç değilse Bâri ismi şerifi yazılı olmalıdır.

 

 

Âdem Havvâ   Şît Nûh  Şuayb Mûsâ Lût Sâlih Üzeyr  Lokmân Eyyûb  İbrâhîm Dâvud Süleymân Zekeriyâ  Ya’kûb  İshâk Yûsuf Îsâ Meryem Hûd Hıdır  İlyâs  Muhammed inil Mustafâ.  halifeler

Dört Halife olan:   Ebûbekr Ömer Osmân Ali  radıya’llâhu anhüm isimleri dahi yazılmalıdır.  

Beşinci  şart:

Da’vet sahibinin mekânında Kedi, Köpek,  Katır, Horoz, Maymun, Yılan ve bunlara benzer hayvanlar olmamalıdır. Çünkü ervâh bunlardan incinir ve da’vete gelmezler. Komşulardan dahi Köpek avazı işitilmemelidir.  Da’vet edilen mekana fasitleri, beynamazları ve kadınları  koymamalıdır. Mekanda ok, kılıç, tüfek ve benzeri silahlar olmamalıdır. Bunun gibi silahlardan korkarlar.  

Altıncı  şart:

Da’vet sahibi yolculuğa çıktığı zaman yanında yedi çeşit mendil olmalı ve yedi türlü azaim  bilmelidir. Her şehre girdiği zaman orada da’vet yapmalıdır.  

Şehre gireceği zaman Ahidnâme-i Süleymanı okuyarak buhurunu yakmalıdır. Çünkü o şehrin müvekkellerini da’vet  edip, onlarla aşinalık yapmalıdır. O bölüğü kendine muti’  edip dost etmelidir.

Her ayın başında Ahidnâme-i  Süleymanı okumalı ve buhurlarını yakmalıdır. Ahidnâme’nin  buhurları  şunlardır;

Ud,  Şeker, Laden, Mastaki, Centiyane  ve Kündür (Beyaz olmalı) dür. Bu altı adet ahlatın (karışık olarak)  üzerine  Dokuz (9) defa Ahidnâme-i Süleymanı okuyup yakmalıdır.  

Yedinci  şart:

Güneş her ay yani otuz (30) günde bir  burca tahvil (Dönmek) eder. Da’vet ehline yedi (7) Meliği da’vet etmek  gerekir.

Güneş Hamel (Koç) burcuna geldiği zaman Melik Ahmer’i  da’vet etmelidir.  

Güneş Sevr (Boğa) burcuna geldiği zaman Melik Denheş’i  da’vet etmelidir.  

Güneş Cevza (İkizler) burcuna geldiği zaman Melik  Meytatarun’u da’vet etmelidir.  

Güneş Seretan (Yengeç) burcuna geldiği zaman Melik Meymun’u  da’vet etmelidir.  

Güneş Esed (Aslan) burcuna geldiği zaman Melik  Şemhureş’i  da’vet etmelidir.  

Güneş Sünbüle (Başak) burcuna geldiği zaman Melik Seyyid’i  da’vet etmelidir.  

Güneş Mizan (Terazi) burcuna geldiği zaman Melik Ebi Ahnef’i  da’vet etmelidir.  

Güneş Akreb burcuna geldiği zaman Melik Ebyad’ı  da’vet etmelidir.

Bunları da’vet ettikten sonra beş melik  daha vardir ki, bunlar  şeytanlar ve devler üzerine  müvekkeldir.

Dört Ferişteh daha vardır ki, bunlar Allah’ın  yanına yakın olanlardır. Bunların büyükleri Adem  Aleyhisselam ın Mushafı şerifinde izah edilmiştir.  Batı üstadlarından şöyle dinlenmiştir;

Cinnilerin Melikleri  çok ciddidir. Ama her bir makamda bir takım müvekkeller olup, davet sahibi olan kimse o makamdaki müvekkelleri dahi da’vet etmelidir.  

İyi bilinsin ki! Da’vet sahibi o mahallin müvekkellerini  da’vet edip ele geçiremezse, bu babda maksat hasıl olmaz.  Şehirde, köyde ve hepsinde bir müvekkel melek vardır ki, o cinler müvekkel meleğe mahkumdur.  

Bilki! Cinlerin padişahı, vezirleri, kadıları, beylerbeyleri,  vaizleri, hatipleri, hesap yapıcıları, müderrisleri,  öğretmenleri ve casusları vardır. Bunları da’vet edip,  yanında hazır ettikten sonra, o müvekkel meleği da’vet  edersin. Müvekkel melek gelince  şöyle dersin:

”Ey müvekkel olan melek! Bana bir Cin ulusu lazımdır. Ya  vezirden, ya Kadıdan, ya Vaizden, ya müderristen, ya  muhtesibten, ya  şahından veya gayrisinden bir müvekkel  Cinni istiyorum.”

 O müvekkel olan melek, taleb ettiğin  müvekkeli verir.  Eğer istersen; Melik Cinniyi yanında hazır eder ve  bunlardan hacet dilersin.

Bunun için; Üç gün oruç tutup  dördüncü günü büyük bir dağa veya daha önce  açıkladığımız gibi büyük bir evde mendil bırakırsın. O  mendilin dairesi bir kâr sıfat olmalıdır. O mendilin etrafında  Ayetel kürsi yazılı olmalıdır. Da’vet sahibi o mendilin  ortasına oturmalı ve buhurunu yakmalıdır. Kendi kitabını önüne koyup, bir kılıç ile bir harbe alıp, ikisinide kınından  çıkarıp, koymalı ki, divlerden emin olur. Çünkü divler ve  cinler harp aletlerinden korkarlar. Bundan sonra Periler Ezanını okursun.  

Periler Ezân-ı

Mâlihun mâlihun 

şelhevî  şelhevî

kelkelbuvî kelkelbuvî  

mâhüm mâhüm

mehâlikî mehâlikî

kurûbi kurûbün  

hübüküm hübüküm

hâmendi bi rabbi tevhîdi bi rabbi  tevhîdi ve rabbi yuhudi ve bi rabbi Yâsîn vel kurânil hakîmi ve ebâ Muhammed in seyyidil murselîne ihdırûnî ve etîûnî.  

Ondan sonra Ahidnâme-i Süleyman bin Davudu yedi  (7) defa okur ve okurkende buhurunu yakarsın. Daha sonra  her ne dilersen hacetini istersin. Her defasında Süleyman bin Davudu okur ve başını açarsın.

Her defasında da Süleyman bin Davudu okuduğun zaman Allah Teâlâ’ya secde edersin.  

Bilki!

Ahidnâme-i Süleyman bin Davud okunmazsa davet etsen bile davete icabet etmezler ve Melik Cinni  gelmez.

Nitekim Ayetel Kürsi okunmayınca müslimanların  melikini da’vet etsen, da’vete icabet etmez ve gelmez.  Ahidnâme-i Süleyman bin Davud okunmayan da’vete müvekkel melik gelmez.  Ahidnâme’nin gerçeği dünyada az bulunur. Bu Ahidnâme-i Süleyman bin Davud’un yıllarca dersini çekip otuz (30) yılda bulduk ve tecrübe ettik. Allah Teâlâ’ya  hamdolsun rast geldi.  Gerektir ki; Cinlerden sana muti olmak istemeyen ve da’vet sahibine zarar vermek isteyen Cinniyi müvekkel meleğe şikâyet edersin. Müvekkel Melek o cinniye ceza verir veya sahibine zarar vermek isteyen Cinniyi müvekkel meleğe şikâyet hak eder.  

Sekizinci  şart:

Da’vet sahibi olan kimse bu Ahidnâme-i Süleyman bin Davud’u kesinlikle bilmesi lazımdır.  Ahidnâmesiz da’vete gelmeleri kesinlikle mümkün değildir.  Aşağıda gelecek olan Ahitname-i Süleyman azim olup,  özellikle aziz tutmak lazımdır.

**

Hakk Sübhanehü ve Teâlâ’nın yüce isimleri bunun içinde zikir edilmiştir. Dünyada bu  Ahidnâmeye sahip olmak lazımdır. Sahip olduktan sonra gerisi kolaylıkla olur.  Bu fakir hatasız olarak bir harfini bile gizlemeden tamamen eksiksiz olarak yazdım ki, bu kitaba sahip olan  kimseler asla zorluk çekmesin. Bu kitabın mütercimi olan ben Firdevsi fakiri ve kitabı yazanı hayır duadan mahrum  bırakmasınlar.     

Hakk Teâla hazretleri Ervah’ıda değişik olarak yaratmıştır. Bazı ervah müsliman, bazı ervah cehüd (Yahudi), bazı ervah tersa (Hiristiyan), bazıları Nasrani (Hristiyanlığa bağlı), bazıları güneşperest, bazıları putperest, bazıları ateşperest ve bazılarıda Yezdan perest (Zerdüşt) tir. Ervahın içinde melikler olup, o meliklerin vezirleri, (Bakanları) kadıları (Yargıçları) müderrisleri (Öğretmenleri) muhtesibleri (Aşayiş ve kamu görevlileri) hatipleri, casusları ve tercümanları vardır. Bu ervahın makamlarıda değişik olup, bazıları havada, yer altında, büyük dağlarda, harap olmuş değirmenler içerisinde ve hamamlarda olurlar. Bazıları denizlerde, bulutlarda, kabirlerde, su yüzünde, ocaklarda, fırınlarda ve yanık yerlerde olurlar. Bazı ervah ise müvekkeldir. Bazı ervah’ta vahşilerle, uçucularla, aslanlarla, ejderhalarla, yırtıcı hayvanlarla ve deniz hayvanları ile beraber olurlar. Bazı ervah kaf dağında, acaib ve garaib yerlerde olurlar. Bazı ervah ise binalara ve mescidi şeriflere müvekkeldir. Kabe-i şerif, Kudusi şerif, Medine-i münevvere ve mübarek mekanlar gibi diğer yerlerde ervah ile doludur. Bir kimse bir mekanda hastalansa, o mekanın müvekkellerini da’vet sahibi olan kimse o hastanın şifası için da’vet edip, Ahdi Süleymani okuyarak kasem verse, Allah Teala hazretlerinin izni ile hasta şifa bulur. Örneğin: Da’vette “Ya sahibet tennur vel hammam” deyip kasem verse, tabaiyyet sahibi olan kişiyle münasebette tekrar da’vet terkib edip kıraat etmelidir.

2b-3a

Ahidnâme-i Süleyman bin Davud budur: 

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Bimâ yekulune vekilun Vallâhü alâ mâ nekûlü vekîlün.
Ve âhedetküm bi ahdillâhi ve mîsâkihi.
Ve esmâihil mukaddeseti.
Bi kelimâtillâhit tâmmâti.
 Ve bi ızzetihi ve sultânihi ve ceberûtihi.
 Ve tâati fî halkıhi ve azametihi.
 Ve arşihi ve kürsihi ve ardıhi ve semâvâtihi ve cennetihi ve nârihi
fe halaktüm süleymân ibni dâvud aleyhisselâm.
 En lâ yuhâliku ahdike ve lâ mîsâkıküm
ve lâ an mâ yenzelallâhü ileyke
min esmâihil mübâraketil meymûnetil mukaddeseti.
 En lâ yeûdi bi şeyinmin ma’sıyetike
ba’dehü yevminâ hâzâ ve zâlike
yevmi kellezî tesmiyeti zâlikel yevmi
min evvelihü ilâ müntehâ fezkürühâ hâzihil ahdi.
 Ve hâzel yevm illezî âhedtüm bi nebiyyullâhi
 beynenâ ve beyneküm kefîlün ve vekîlün
ve hâzihi yütâlibüküm minküm
en entüm hâliktümül hamdü min benî âdeme ve benâti havvâ
ev yühâlifü ehadün min ceyşiküm
alâ en te’huzûhü a’lâ beriyyetin
feuhzibetüm bi zâlike ve kültüm semi’nâ ve eta’nâ.
 Li hâzel melikil musalleti aleynâ
ve bi hâtemis sihîrilletî sehharalenâ.
 Lehâ ve akrarnâ bi zâlike
Feykatûsin ve Mebûsin ve Evbusin
ve Lestıynâbisin
fe innî halaknâ ahdike ve eseruhü fî cemîı benî âdeme ve benâti havvâ.
 Fe ente fî halli mînâ ve min dîmâînâ ve eşârinâ
ve eşbârinâ vel’ilhavini ındeke
 ve lâ ya’fikenâ min ba’dinâ ve ba’deke
ve hâtemi süleymân ibni dâvud alel cinni veş şeyâtîni.
 Minel İslâmi alel cinni veş şeyâtîni.
 Vel ğaylânis sehharati ve ümmüs sübyâni vel âyâtihi.
 Ve bi hürmeti hâzihil ahdi ve lid da’veti
ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.

 بسم الله الرحمن الرحيم والله على مانقول وكيل بما يأكلون وكيل وعهدتكم بعهدالله وميثاقه واسمائه المقدست بكلمات الله التامات وبعزته وسلطانه وجبروته وطاعت فى خلقه وعظمته وعرشه وكرسه وارضه وسماواته وجنته وناره فخلقتم لسليمان ابن داود عليه السلام ان لايخالق عهدك ولاميثاقكم ولا عن ماينزل الله اليك من اسمائه المباركة الميمونة المقدسة ان لايعود بشئ من معصيتك بعده يومنا هذا وذالك يومك الذى تسمية ذالك اليوم من اوله الى منتها فأذكروها هذه العهد وهذاليوم الذى عاهدتم بنبى الله بيننا وبينكم كفيل وكيل وهذه يطالبكم منكم ان انتم خالقتم الحمد من بنى آدم وبنات حقا او يخالف احد من جيشكم على ان تأخذوه اعلى برية فأخذيتم بذالك وقلتم سمعنا واطعنا لهاذ الملك المسلط علينا وبخاتم السحر التى سخرلنا لها واقررنا بذالك فيفطوس ومبوس واوبس ولسطينابس فإنى خلقنا عهدك واثره فى جميع بنى آدم وبنات حَوَّاءَ فأنت فى حل مينا ومن دمائنا واشعارنا وابشارنا ولحومنا واللالحاون عندك ولا يعفكنا من بعدنا وبعدك وخاتم سليمان ابن داود على الجن والشياطين من الاسلام على الجن والشياطين والغيلان السحرة وام الصبيان والاياته وبحرمة هذه العهد وللدعوة ولا حول ولا قوة الا بالله العلي العظيم

45b, 46-a

 

Kaynak: Fatma BÜYÜKKARCI, FIRDEVSI-I TAVIL VE DA’VET-NAME’Sİ (İNCELEME – METİN – DİZİNLER) Lisans. Türk Dili ve Edebiyatı, Boğaziçi Üniversitesi- Türk Dili ve Edebiyatı Yüksek Lisans Tezi,1993, İstanbul   

ahidname orjinal1ahidname orjinal2  ahidname

ahidname2

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorumda sahte e-posta yazanlara cevap verilmez.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s