RAK Tİ KHON KAEN/ Saltanatın Mezarlığı (2015)

 

 

Psikoloji eğitimi alan talebelerin bu filme bakmalarını tavsiye ederim.

Süre: 122 dk   

Yönetmen: Apichatpong Weerasethakul        

Senaryo: Apichatpong Weerasethakul

Ülke: Tayland, İngiltere, Almanya, Fransa, Malezya, Güney Kore Güney Kore, Meksika, ABD, Norveç

Tür: Dram, Fantastik

Vizyon Tarihi: 18 Mayıs 2015

Dil: Tayvanca

Web Sitesi: Resmi Site [Japan]

Nam-ı Diğer: Cemetery of Splendor

Oyuncular:Jenjira Jansuda, Banlop Lomnoi,Jarinpattra Rueangram,Petcharat Chaiburi, Tawatchai Buawat

Özet

Tayland’ın önde gelen sinemacılarından Apichatpong Weerasethakul, 2010’da Altın Palmiye kazandığı Boonme Amca / Amcam Önceki Hayatlarını Hatırlıyor’un ardından yine bir sine-şiir sunuyor. Yarı-otobiyografik bu hikâye, bir grup askerin gizemli bir uyku hastalığına yakalanmasıyla başlar. Klinikte askerlere bakan gönüllü Jenjira, genç medyum Keng ile yakınlaşır. Keng, uyanamayan bu askerleri yakınlarıyla psişik güçleri aracılığıyla temasa geçirmektedir. Ruhlar âlemiyle dünyevi âlemi bitiştiren, hayaletlerin dolaştığı bir madde dünyası kuran Saltanatın Mezarlığı ölüm, doğa, suçluluk ve acı hakkında dingin ve aşkın bir zihin egzersizi

Filmde dikkat etmeniz gereken yerler

Siyah görüntü ve sesle başlaması- yaratılışı başlangıcı karanlık sesin olması-Filmin adının Saltanat Mezarlığı olması- Tanrı yaratışının sürekliliğini ve dünyanın bir mezarlık gibi olduğu-,

Bir kepçenin toprağı kazması-tanrının elini ve yaratılışı anımsatan bir durum-,

askerler- meleklerin varlığı-,

ayağı kısa bir kadın-erkekten noksan olan bir tarafı-,

medyum kız-uyuyan askerlerin iç dünyasına bakış-,

bir erkeğin büyük abdestini dışkılama görüntüsünü olduğundan [19,32-20,24] bir dakika kadar karede gösteriliyor-Amerikan filmlerinde ise boşalma seks sahnesi kullanılır-,

tanrıçaların ziyaret sahnesi-karma inancının gereği-,

Medyum kadının penisle olan görüntülerinde –fallus teorisinin hatırlatılması-,

 

Kadınların güzellik kremleri ve esansların temel koku maddesi- sperm kalıntısı kullanılması-,

film içinde film fragmanı gösterilmesi-düşünce dünyamızdaki cinsellik, öldürme çılgınlıklarımıza -,

uyuyan hastaların başlarında bulunan direklerin renk değişimleri -auranın durumunu-,

Medyumla hayali saray gezimi ise-bilinçaltının zenginliğini-,

Medyum kızın Jen’in ayaklarına yaptığı öpme masajı-insanların noksanlığını kendi zayıflığımızla giderebileceğimiz, yani nefsimizi aşağılamak ile-,

Filmin sonu toz toprak olmuş yeryüzü ve top oynayan çocuklar ve kepçenin görüntüsüyle –tanrının elinin dünyayı tekrar eski haline getirip yok edişini-,

Jen’in donuk bakışlarıda –çaresizliğimizi-,

Göstermektedir. Filmi psikanaliz açısından incelemede daha birçok hususu görebiliriz. Psikoloji eğitimi alan talebelerin bu filme bakmalarını tavsiye ederim.

Ayrıca ruhlar âlemi ile maddi alemin arasındaki enerji kaymaları konusu var. Bu da dikkatinizi çekecektir.

 

**

Filmden

Problemimiz çok fazla düşünüyor olmamız.

 Bütün gün, bütün gece düşünüyoruz.

 Geceleri ise buna rüya görmek diyoruz.

 Hepimiz rüya görürüz.

 Rüya görmeyi engelleyemeyiz.

 Düşünceler de öyledir.

 Onları engelleyemediğimiz için, düşüncelerimizin daha fazla farkında olmalıyız.

 Rüyalarımızın da farkında olmalıyız.

 Deniz çok şiddetli olabilir veya misali gözükmeyebilir 

..

Cennet ve cehennem, sevap ve günah hepsi birer varsayımdır.

 Onlara çok fazla inanma.

 Meditasyon aklını eğitir.

 Çevremizdekileri, beynimizdek kimyasal reaksiyonlar sayesinde görürüz.

 Herkesin kaderi kendine.

 Tanrılardan sonraki hayatımı diledim.

 Hayat mum ışığı gibidir.

 Uyuduğunda bile aklın hala çalışır.

**

Meditasyon tarifi

 Eğer akıllarını eğitirlerse bilinçlenebilirler.

 Hadi basit bir egzersiz yapalım.

 Çok fazla düşünme.

 Dik otur.

 Yavaşça gözlerini kapat.

 Vücudunun üst kısmına ve beynine odaklan.

 Düşüncelerini, bedeninin içine indir.

 Başından ayaklarına kadar.

 Şimdi yüzüne odaklan.

 Yüzün nasıl gözüküyor?

 Kendine bir bak.

 Kaşların.

 Gözlerin.

 Bunları hayal etmeye çalış.

 Kulakların nasıl gözüküyor?

 Ağzına odaklan.

 Ve şimdi de çenene.

 Yavaşça odak noktanı yukarı çıkar.

 Burnunun ucuna.

 Bırak vücudundan ayrılsın.

 Tüm odayı doldurana kadar bu enerji topunu dışarı çıkart.

 Dışarı çıkarır çıkarmaz, bırak topu genişlesin.

 Aya varana kadar bırak gökyüzüne süzülsün.

 Aydan yıldızlara geçsin.

 Şimdi şuan tüm yıldızlara yayılmış durumda.

 Şimdi o enerjiyi geri çek.

 Yavaşça kendine geri çek.

 Eğer karnın ağrırsa, bırak enerji karnına aksın.

 Bırak seni iyileştirsin.

 Eğer kanserin, hipertansiyonun, şekerin varsa veya AIDS isen bırak bu enerji gelip sen iyi hissedene dek.

  seni iyileştirsin.

 Daha iyi hissettiğinde enerjiyi boynunun arkasına topla.

 Bırak orada toplansın enerji.

**

“Şeytan’ın Aşkı”nın son versiyonunu okudun mu?

 – Henüz elime ulaştı.

 – Gerçekten mi?

**

Tanrıçaların ziyareti

– Sana katılsam olur mu?

 – Olur.

 İster misin?

 İyi gözüküyorlar.

 Nereden aldın bunları?

 Bir adam verdi.

 İsmi longkong.

 Tatsam sıkıntı olur mu?

 Çok tatlı bu.

 Çok fazla cezbedici bir aroması var.

 Lütfen biraz daha al.

 Size katılabilir miyim?

 Bu kim?

 Şunlara da bakın.

 – Ne düşünüyorsun?

 – Çok güzeller.

 Çok güzel kıyafetler.

 Hoş ve renkli.

 Sen ne düşünüyorsun?

 Kıyafeti hisset.

 Çok hoşlar.

 Fakat benim tarzım değil.

 Sanırım ben es geçeceğim.

 Ayrıca para toplamam lazım.

 Kardeşim, bunlar bizim için.

 Kardeşim bunları marketten aldı.

 Siz birbirinizi tanıyor musunuz?

 Biraz meyve alın lütfen.

 Teşekkür ederim.

 Bu arada geçen bize verdiğin hayvan önerilerin için teşekkür etmek istiyoruz.

 Pardon?

 Çok güzeller, özellikle de jibon.

 Neden bahsediyorsun?

 Geçen gün bize verdiğin küçük hayvanlar.

 Sen vermedin mi onları?

 – Ben mi?

 – Evet.

 Göl kenarındaki tapınakta verdin.

 Delirmişsiniz siz.

 Biz tapınaktaki prensesleriz.

 Genelde sokakta bugün giyindiğimiz gibi giyinmeyiz.

 Eğer bizi makyajlı ve geleneksel kıyafetlerin içinde görürsen tapınaktaki statü ile aynıyız.

 Affedin, Prenses Hazretleri.

 Dur lütfen.

 Bu asil kelimeler bizi kaşındırıyor.

 Mutluluk getirdiğiniz için teşekkür ederim.

 Richard Widner’i, Amerika’dan getirdiğiniz için teşekkür ederim.

 Richard nerede bugün?

 Şehirde vizesini uzatıp evimi ziyaret edecek ve oradan bana bitkisel çayımı alacak.

 Belki başka zaman.

 Bugün, sana o askerlerin asla iyileşemeyeceğini söylemeye geldik.

 Eski okuldaki askerler mi?

 Evet.

 Eskiden orada bir saray vardı.

 Binlerce yıl önce, krallıklar arasında bir savaş patlak verdi.

 Köylülerin ve askerlerin ölü bedenleri her yerdeymiş.

 Fakat en önemlisi, kralların mezarlıkları sizin okulun altında bulunuyor.

 İzin verin açıklayım.

 Ölü kralların ruhları kendi savaşlarını yapmak için orada yatan askerlerin enerjilerinden yararlanıyor.

 Biz konuşurken onlar hala savaşıyorlar.

 Bu nasıl mümkün olabilir?

 Onların ruhları çoktan bu dünyadan göçmüştür diye düşünmüştüm.

 Biz ikimiz de birer ölüyüz.

**

Dün bir şey oldu.

 Laos’tan tanrıçalar bana gözüktü.

 Şuan kralların mezarlıkları üzerinde durduğumuzu söylediler.

 Ne?

 Bu okul bir mezarlık mıydı?

 – Göldeki tapınaktan tanrıçalar mı?

 – Evet.

Aynı zamanda ölü kralların ruhlarının kendi savaşları için buradaki askerlerin enerjilerini kullandıklarını söylediler.

 Öyle mi?

 Muhtemelen askerler geçmişte taburdalardı.

 Böylece krallar uyuyan askerleri değerlendirdi, öyle mi?

 Tanrıçalar güzel miydi, kardeşim?

 Evet, makyajsız bile ciltleri kusursuz.

 Bu onların büyülü bir gücü olmalı, çünkü yüzlerce yaşlarındalar.

 Benden daha genç gözüküyorlardı.

 Ölü olman gerek.

 Onların sırrı bu.

 Yani o yüzden, ben burada öğrenciyken hep uykum gelirdi.

 Uzun süre buradayız o zaman.

 Fiber optik kablo şirketi buradaki herkesi kovana dek.

 En azından uykusunda iyi bir şey yapıyor olduğunu biliyorum bu bana yeter.

 Ciddi misin?

 Baksana.

 Uyanıyor?

 Gördün mü?

 Dokunmak ister misin, Jen?

 Olur.

 Hayatım boyunca bir sürü penise dokundum.

 Ben dokunabilir miyim?

 Ne kadar da mükemmel.

**

İnsanlar arasında en zeki olanlar disiplinli olanlardır.

**

Fakat eğer Richard ile birlikte olsaydım, onun kolestrolüne dikkat etmemiz gerekirdi.

 Neleri yiyemiyor?

 Islak pirinç, domuz eti ve Pepsi.

 Pepsi kolestrolümü çıkarıyormuş?

**

Mucize kremlerde sperm kullanılıyor.

Ücretsiz denettirdiniz.

 Ben de denedim ve işe yaradı.

 Sorun nedir?

 Koku.

 O sıvı gibi kokuyor.

 Hangi sıvı.

 İnsanların döl dediği şey.

 Bunu nasıl düşünebilirsin?

 Kokla bak.

 – Öyle mi kokuyor?

 – Evet.

Daha kolay nefes alabiliyorum.

 Gördün mü?

 İşte bu kremin gücü.

 Memelerim canlanıyor.

 Sataşma bana.

 Ama öyle.

**

Karınca boyundaki bir kral gözden kaçmaz.

 Fakat dağ gibi bir fakir, her zaman görmezden gelinir.

 Cennete duyulan açlık seni cehenneme götürür.

 Boşa geçmiş zaman en uzun zamandır.

 Birine saldırdığımızda, affedilmek isteriz.

 Fakat biri bize saldırdığında, affetmek istemeyiz.

**

Bu benim en sevdiğim şarkı

Aşkın hiç sönmeyen nefesi 

Yalnız değilim, sevgilim.

 Onca yıllar geçmesine rağmen 

Kalbim hala aşkla dolu

O günlerde, yalnız sen ve ben.

 Şu günden itibaren her gece 

Yıldızlar sonsuza dek bizim için parlayacak.

 Cennet bizim buluşmamız için yaratıldı.

 Eğer ayrılırsak yıkılır.

 Fakat özgürlük vücudumda 

Kader kalbimi doldururken.

 Cennet kalbimin içinde 

Senleyken yaz ve kış boyunca.

 Kış hatırası

 Seni özlüyorum, burada oluşunu.

 Aşkın hiç sönmeyen nefesi 

Yalnız değilim, sevgilim.

 Onca yıllar geçmesine rağmen 

Kalbim hala aşkla dolu.

 

**

Yer altında mı yoksa burada mı?

 Her iki yerdeyim sanırım.

 Şuna bak.

 Sana korkutucu gözükmüyor mu?

 Pek değil.

 Dahası var.

 – Burası acıyor mu?

 – Çok değil Ya burası?

 Hayır, yalnızca kesin hareketlerle acıyo.

 Ameliyat, santimetre başına 100,000 Baht tutuyor.

 Sağ bacağım, sol bacağımdan on santim daha kısa.

 Diğer bacağı da kısaltın o zaman.

 Bunu diyeceğini biliyordum.

 Gördün mü?

 Aklını okuyabiliyorum.

 İşte, Jen.

 Buradaki her kokuyu alabiliyorum.

 Gerçekten mi?

 Sırada ne var?

 Işığın sıcaklığını hissedebiliyorum Işığın sıcaklığını hissedebiliyorum O zaman sen Superman olmalısın.

 Ve rüyamdaki çiçek.

 Gerçekten rüyamdaki çiçeğin kokusunu alabiliyorum.

 Bu Richard’ın.

İlaç tarifi:

 Beyni için, Alzheimer ve eklem yangısı ile savaşması için.

 Bu kurt üzümü.

 Japon eriği.

 Birlikte karıştır ikisini.

 Richard çok tabak kırardı.

 Ellerinden kayıp gidiyordu.

 Bunu içtikten sonra, artık hiçbir şeyi düşürmeyecek.

 Benim uyanık kalmama yardım ediyor.

 Tekrardan uykuya dalamayacaksın.

 Dene bir.

 Ya köşkte uyanıp eve geri dönersem sıkıntı yapar mısın?

 Hayır, tabii ki.

 Bilirsin, sen uyurken parlak şehir ışıkları bile çok donuk olur.

 Bunu daha önce bana kimse söylememişti.

 İç şunu.

 Yok, teşekkürler.

 Ne yapıyorsun?

 Ne yapıyorsun?

 Terapi bu.

 Enerjiyi hissedebiliyor musun?

 Gıdıklıyor.

 Neden döküyorsun?

 Güven bana.

 Kes şunu!

Mikroplarla dolu.

 Küçük bir köpek gibisin.

 Jen  Jen.

 Jen  Bana ne gördüğünü söyle.

 Neredesin?

 Ne?

 Emin değilim.

 Aniden aklını okuyabiliyorum.

 Rüyalarını gördüm.

 Ben de seninkileri gördüm.

 Uykuya dalma lütfen.

 Neyi arıyorlar biliyor musun?

 Bu gizemli bir hükümet projesi.

 O kadar gizli ki, o şeyi açıkta arayıp bulacaklar.

 Yakında bizi buradan gönderecekler.

 Burada uyumayı tercih ederim.

 Haklısın.

 Burası uyumak için güzel bir yer.

Şarkı

 Tuğladan bir dağ var.

 O dağ, bir çiçeğin açması gibi seriliyor.

 Gökyüzüne uzanıyor.

 Güneşi parçalayıp yutmak için.

 Çok çok uzakta.

 Uğursuz ve korkunç gözüküyor.

 Saf ve kusursuz bir varlıkmış gibi.

 Bir çocuğun avuç içi kadar yumuşakmış gibi.

 Ortadan kaybolmadan önce duvar çıkıntı yapıp şekil değiştiriyor.

 Sanki düştüğünde farkına varılacak kadar şaşılası bir görüntüsü olacağını biliyormuş gibi.

 

 

 

BAŞA DÖN

 

Reklamlar

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s