THEEB (Zİ’B-KURT) (2014)

 

” Eğer bir denizde iki balık kavga ediyorsa,
bilin ki oradan bir İngiliz geçmiştir.”

Süre: 100 dk   

Yönetmen: Naji Abu Nowar    

Senaryo: Naji Abu Nowar, Bassel Ghandour   

Ülke: Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Ürdün, İngiltere

Tür: Macera, Dram, Gerilim

Vizyon Tarihi: 04 Eylül 2014 (İtalya)

Dil: Arapça

Müzik: Jeremy Lane    

Oyuncular:    Jacir Eid Al-Hwietat,    Hussein Salameh Al-Sweilhiyeen,    Hassan Mutlag Al-Maraiyeh, Jack Fox

Özet

“Arap dünyasından çıkan en izleyici dostu film” olarak tanımlanan Theeb’de, küçük bir çocuğun, babasının ölümünün ardından nasıl yetişkine dönüştüğünü izliyoruz; kardeşlik ve ihanet üzerine bir film bu… Yıl 1916, Arap İsyanı başlamak üzere. Kabilede bedevi geleneklerine göre sürüp giden yaşam, bir İngiliz subayın gizemli bir görevle yanlarına gelmesiyle değişir. Theeb’in ağabeyi Hüseyin, Arap çöllerinde yapacağı tehlikeli yolculukta subaya mihmandarlık yapmayı kabul eder. Ancak tuzağa düşerler ve Theeb küçücük yaşına rağmen durumun derhal farkına varır: Hayatta kalmak için, tıpkı adını taşıdığı kurt gibi olmalı, yetişkin olmayı ve güvenmeyi öğrenmelidir.

Film, trenin Arabistan’daki hayatı nasıl değiştirdiğini, medeniyetin nimetleri olgunlaşmamış toplumlarda sorundan başka bir şey getirmediğine dem vurmaktadır.

Filmden

O, Kızıldeniz’in esas derinliğini bilmeden Kızıldeniz’de yüzendir.

  Theeb, alelâde bir insan değildir.

 Denizin dibine ulaşabilen evlâdımdır.

  Mevzubahis kardeşlik olduğunda bir misafiri katiyen geri çevirme.

  İnsanlar bir taraf seçtiğinde doğruluğun yanında ol.

  Şayet kurtlar sana kardeşlik teklif ediyorsa muvaffakiyete ulaşmayı bekleme.

  Sen ölümle yüzleşirken yanında olmayacaklardır.

**

 Babamızın sözünü unutma: “Güçlüler, zayıfları yer.

” Biz onlardan daha güçlüyüz.

  **

 – Adın ne?

 – Theeb.

 Theeb demek?

[Kurt]

 Şu kutunun üzerindeki senin kabilenin işareti mi?

 Şeyh Ebu Hmoud, neyin oluyor?

 Babam.

 Kurt, kurdu doğurur.

 Al.

   Kurt, sana yalvarıyorum    

O kurdu yeme   

 Sen açlıktan ölürken    

Kaç geceler karnını doyurdu  

Benimle söyle, “Kurt.”  

Kurt, sana yalvarıyorum    

O kurdu yeme    

Sen açlıktan ölürken    

Kaç geceler karnını doyurdu    

**

– O ses de ne öyle?

 – Demir eşek.

 – Ne?

 Göreceksin.

  Bizleri harap eden şey bu işte.

  – Nedir bu?

 – Demir eşeğin yolu.

 Ne işe yarıyor?

 Hacılar ve Osmanlı askerleri ona biniyor.

  Deve ile bir ay süren yol, artık tren ile bir hafta sürüyor.

**

 Tren geldi ve her şeyi mahvetti.

 Bütün atalarım hacı mihmandarıydı.

  Bizleri işsiz, imkânsız sefaletin içine terk ettiler.

 Sonra da kardeş kardeşini öldürdü işte.

 Güçlüler, zayıfları yer.

  Onlar sizin İngiliz’in arkadaşları.

 – Ne olmuş böyle?

 – Tren.

Deli insanlar.

 Elinle bir mızrağa engel olamazsın.

theeb

BAŞA DÖN

 

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s