16 TON -KARALAMA, DEFTERİ’NDEN …

 

16 Ton (sixteen tons) ruhum şirkete zimmetli…

Her şey tutkunu olduğum Leyla ile Mecnun dizisini izlerken gördüğüm bir sahneyle başladı aslında. Mecnun sırtında bir yük taşıyordu ve üzerinde 16 Ton yazıyordu…

Bir anlamı olmalıydı, merak ettim. Hemen kısa yoldan Google amcaya sordum “16 Ton” nedir, niyedir diye Karşıma bir sürü link geldi tabi.

“Diyarbakır’da 16 ton esrar yakalandı”  bu değil.

Ben farklı bir şey arıyorum.

“Saniyede 16 ton ülke toprağı erozyonla kayboluyor” bu da değil.

Bunları herkes okuyor.

“İran’da 16 ton altın rezervine sahip yeni yataklar bulundu” bu hiç değil.

 “Sivas’ta kamyondan 16 ton buğday çalındı”  bu sıradan.

“Uşak OSB günde 16 ton tekstil atığı yakıyor”

“THY Kayseri’de 16 ton büyükbaş kurban derisi topladı”

Bunlar hiçbir işime yaramaz, bunlarda değil beni anlamıyorsun! Google.

Ben farklı bir şey arıyorum derken karşıma sonunda işe yarar birkaç link çıktı. Başladım incelemeye:

Tabi ki bilgi kaynağı ve farklı bakış açılarının vazgeçilmezi sözlükler…

Ekşi Sözlükte

“monty python skeçlerinde ezici bir sıklıkla görülen bir ağırlık türü “ ve “çizgi filmlerde kafaya düşen ağırlık. Piyano ve kasa kadar sık kullanılmasa da oldukça popülerdir.

Bir seferinde Acme Looniversity’de bir araştırma ile kafaya düşen en komik ağırlığın neden 16 ton olduğu araştırılıyordu 17 yada 15 ton düşünce kimse gülmezken 16 tonda herkes kopuyordu” entryleri ile karşılaştım.

İlginç bilgilerdi ama benim aradığım bilgi değildi sanırım. 16 Ton isimli bir belgesel film olduğunu keşfettim (aslında bu belgeseli bana Özlem tavsiye etmişti de bende kulak arkası etmiştim ), araştırma konum bir ağırlıktan bir belgesele evrilmişti. Nedir ne değildir diye bu belgeseli araştırmaya başladım.

Belgesel hakkında İTÜ Sözlükte  İlhan Berk’in 1946 tarihli  Bu Şiir Kömür Kokar şiiri ve bahsi geçen “belgeselde şiirin ete kemiğe büründüğünü hissedersiniz” ifadesiyle karşılaşınca bir an önce belgeseli bulup izlemeye karar verdim.

Bu Şiir Kömür Kokar

öyle insanlar gördüm ki

ölüm peşlerine düşmeye korkardı

kılları uzamış hayvanların yanı sıra

ya kuyulara iniyorlar

ya kuyulardan çıkıyorlardı

kazmaları kürekleri lambalarıyla

ya insanlar gibi toprağın üstünde

ya köstebekler gibi toprağın altındaydılar

bir düdük sesinde bütün şehir ayaktaydı

dağlara tepelere doğru bir ayaklanmadır başlıyordu

ikinci düdüğe kadar bütün şehirde tıs yoktu

uyudum uyandım hep aynı seslerdi

anladım insanlar bir vardiyaya giriyorlar

bir vardiya çıkıyorlardı

anladım en kısa ömür insan oğlunundu

sonra kurtlar böcekler ve tarla farelerinindi

İlhan BERK  1946

“Vicdan ve serbest piyasaya dair bir film” şeklinde sunulmuş belgesel film. Dokuz ana bölümden oluşuyor. Belgesele adını veren 16 Ton (Sixteen Tons) Merle Travis tarafından 1947 yılında çıkarılan albümde yer alan madenciler için söylenmiş üç şarkıdan bir tanesi. Ve FBI tarafından radyolara “bu adamın şarkılarını çalmayın” uyarıları yapılan yasak bir şarkı aslında. Bir önceki yazımda Türkiye’de yeni yaşanan benzer bir olay üzerine TRT tarafından siyasi sebeplerle trajikomik gerekçelerle  yasaklanan şarkılardan bahsetmiştim. Yabancı ülkelerdeki benzer durumdaki yasak şarkıları araştırma kararı almıştım. Kısmet Sixteen Tons şarkısına imiş 

İşte bir belgesele adını veren o yasak şarkının orjinali

Merle Travis

Peki ne diyormuş bu şarkı sözlerinde diye merak edenler için şarkının orijinal sözleri şöyle:

Sixteen Tons

Some people say a man is made outta mud

A poor man’s made outta muscle and blood

Muscle and blood and skin and bones

A mind that’s a-weak and a back that’s strong

You load sixteen tons, what do you get

Another day older and deeper in debt

Saint Peter don’t you call me ’cause I can’t go

I owe my soul to the company store

I was born one mornin’ when the sun didn’t shine

I picked up my shovel and I walked to the mine

I loaded sixteen tons of number nine coal

And the straw boss said “Well, a-bless my soul”

You load sixteen tons, what do you get

Another day older and deeper in debt

Saint Peter don’t you call me ’cause I can’t go

I owe my soul to the company store

I was born one mornin’, it was drizzlin’ rain

Fightin’ and trouble are my middle name

I was raised in the canebrake by an ol’ mama lion

Cain’t no-a high-toned woman make me walk the line

You load sixteen tons, what do you get

Another day older and deeper in debt

Saint Peter don’t you call me ’cause I can’t go

I owe my soul to the company store

If you see me comin’, better step aside

A lotta men didn’t, a lotta men died

One fist of iron, the other of steel

If the right one don’t a-get you

Then the left one will

You load sixteen tons, what do you get

Another day older and deeper in debt

Saint Peter don’t you call me ’cause I can’t go

I owe my soul to the company store

Türkçesi de şu şekilde:

On Altı Ton

Bazı insanlar der ki insan çamurdan yapılmıştır

Zavallı adamcağız kas ve kandan yapılmıştır

Kas ve kan ve deri ve kemikler

Zayıf bir zihin ve kuvvetli bir sırt

On altı ton yüklersin, eline ne geçer

Daha da yaşlanıp daha da borca batarsın

Aziz Peter beni çağırma çünkü gidemem

Ruhum şirkete zimmetli

Güneşin ışıldamadığı bir sabah doğdum

Küreğimi alıp madene doğru yürüdüm

9 numara kömürden on altı ton yükledim

Ve patron da dedi ki “vay be”

On altı ton yüklersin, eline ne geçer

Daha da yaşlanıp daha da borca batarsın

Aziz Peter beni çağırma çünkü gidemem

Ruhum şirkete zimmetli

Bir sabah doğmuştum, hafif yağmur yağıyordu

Dövüşmek ve bela benim göbek adımdır

Bambu çalılığın da bir anne aslan tarafından yetiştirildim

Hiç bir cırtlak sesli kadın beni hizaya sokamaz

On altı ton yüklersin, eline ne geçer

Daha da yaşlanıp daha da borca batarsın

Aziz Peter beni çağırma çünkü gidemem

Ruhum şirkete zimmetli

Eğer beni karşıdan gelirken görürsen kenara çekil

Bir çok adam çekilmedi, bir çok adam öldü

Bir yumruğum demirden, öbürü çelikten

Eğer sağdaki halledemezse

Soldaki halleder

On altı ton yüklersin, eline ne geçer

Daha da yaşlanıp daha da borca batarsın

Aziz Peter beni çağırma çünkü gidemem

Ruhum şirkete zimmetli

Devamı için siteye gidin

BAŞA DÖN

 

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s