ATEİSTİN ÇARESİZLİKLE DENEMESİ

 

Ateistler inançlı insanları eşitsizlik ve çözümsüzlükle imtihan ederek açığa düşürmeye çalışırlar. Görünmeyeni görünenle ölçmek gibi. Mikroskop olmasa, hastalığı yapan şeyin mikrop olduğunu söyleseydik, ateistler hastalığı yapanın mikroplar olduğunu yine kabul etmeyeceklerdi. Ancak çaresi bulunmuş olasılıkların cevabını verebiliyoruz.

Bu meyanda elimizdeki ölçü ve kudret, kabul ettiğimiz ve inandığımız ilâhı yani Allah Teâlâ’yı ölçmeye yeterli değildir. Bununda mümkün olmayacağına göre tarih boyu tekrarlanan bu paradoks [yanıltmaç, çatışkı ve çelişki] sorulardan kurtulamayız. Çok zamanda ateistler bazında cevabını yeterli vermiş olduğumuz da söylenemez.

Neticede Allah Teâlâ’yı denemek kul için mümkün değildir. İnanç konusunda inanmayanın imanla tartımı hiçbir zaman olmayacaktır.

İzah için aşağıdaki olayları nakletmekte fayda vardır.

Şeytan bir gün Hz. İsa aleyhisselâma:

“Ey İsa, sen; ‘Allah ne dediyse o olur. O’nun takdiri olmadan hiçbir musibet dokunmaz, hiçbir şey insana zarar vermez diyormuşsun. O halde kendini şu dağdan aşağı at da göreyim, baka­lım Allah’ın takdiri ile kurtulabilecek misin?” demiş. Hz. İsa, cevap olarak:

“Ey melun! Allah bizi imtihan eder ama bizim Allah’ı imti­han etmeye hakkımız ve salahiyetimiz yoktur” demiştir.

Aynı konu Matta İncil’inde, İblisin Hz. İsa aleyhisselâma günah işlemesi için musallat olduğu şeklinde ele alınır ve şöyle ifa­de edilir:

“O zaman İsa, İblis tarafından denenmek üzere Ruh tarafın­dan çöle sevk edildi ve kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı. Ve ayartıcı (şeytan) gelip ona dedi:

Eğer sen Allah’ın oğlu isen, söyle bu taşlar ekmek olsun. İsa aleyhisselâmda cevap verip dedi:

“İnsan yal­nız ekmekle yaşamaz, fakat Allah’ın ağzından çıkan her bir söz­le yaşar diye yazılmıştır.” O zaman İblis onu Mukaddes şehre götürdü ve mabedin kulesi üzerine koyup kendisine dedi:

Eğer sen Allah’ın oğlu isen, kendini aşağı at, çünkü yazılmıştır:

“Meleklerine senin için emredecek,

Ayağını bir taşa çarpmayasın diye,

Elleri üzerinde seni taşıyacaklar.”

Hz. İsa aleyhisselâm, ona dedi ki:

“Sen Allah’ın olan Rabbi denemeyeceksin” diye yazılmıştır.”

Yine günümüzden bir misal verelim.

Devletin maddî ve manevi boyutuyla vatandaşlarını kapsayıcılığı ile kudretini göstermesi yanında denenmemesi gerektiğini gösteren bir fıkradır.

Bir zaman İngiltere’de bir savcı bunu yapmaya kalkmış ve meslekten ihraç edilmiştir. Duyduğumuza göre halen İngiltere’de hâkim ve savcılara maaş değil açık çek veriliyor ve istediği kadar para çekmesine izin veriliyormuş. Devlet bunu taahhüt etmiş. Hâkim ve savcıların başka bir şeye ihtiyacı olmasın ve adalet yerini bulsun diye…

Bir gün hâkimin biri, denemek amacıyla bir milyon poundluk bir çek yazıp tahsil etmek üzere bankaya vermiş. Banka memuru birkaç dakikalık bir süre istemiş ve müdüre çıkmış. Müdür ilgili bakanlığı ve bakan, başbakanı aramış. Başbakan, kraliçeyi aramış ve durumu arz etmiş. Kraliçe “ödeyin” emri vermiş.

Telefon zincirini ve telaşı gören hâkim, olumsuz önce biraz olumsuz düşünmüş ama neticede iş bitmiş ve çekinin ödenme emri gelip parayı nakledeceği hesap veya nakit olarak nasıl alacağı sorulunca, “nakit ve hemen” demiş ve kabul edilip gözünün önünde para sayılmaya başlanmış… Fakat hâkim, hiç beklemediği bu olay karşısında telaşa kapılıp terlemeye başlamış ve parayı almaktan vazgeçmiş. Banka müdürü nedenini sorunca meslek hayatının bitmesine neden olan şu ilginç cevabı vermiş:

“Eğer benim bir gün bu kadar büyük paraya ihtiyacım olsa, acaba verirler mi, yoksa bu olay sadece göstermelik bir olay mı diye denemek istedim…” demiş.

Banka müdürü hiçbir şey demeden aynı telefon zincirine tekrar başvurmuş ve kraliçeye kadar ulaşılmış.

Kraliçe, bu olaya çok sinirlenmiş ve derhal başbakanı arayarak ilgili bakanlığa talimat verilmesini ve bu hâkimin hemen görevden alınmasını emretmiş. Gerekçe olarak ise şunları söylemiş:

“Hiçbir kimse, İngiltere, kraliçesini ve dolayısıyla devletini bu şekilde imtihan edemez. Hele bir hâkim hiç edemez. Kendi devletine ve kraliçesine güveni olmayan bir hâkime bizim de güvenim söz konusu olamaz. Böyle bir hâkim ise asla adaleti temsil edemez” demiş.

Faydalanılan makale: http://www.arifarslan.com/makalelerim/81-kader-yazilari-1.html

BAŞA DÖN

 

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s