OBAMA’DAN CLİNTON’A KADAR UZANAN KAN DONDURUCU BİR PEDOFİLİ SKANDALI İDDİASI: PİZZA GATE

 

Geçtiğimiz günlerde Reddit’te ve çeşitli sitelerde kanıt sayılabilecek belgelerle birlikte ortaya korkunç bir iddia atıldı. Daha sonra da olay Sözlük’e taşındı. Biz de lafı fazla uzatmadan sözü yazarlara bırakıyoruz.

Devamını okuyun

 SPOTLİGHT (2015) FİLM İZLE

İnsanlar hatalı fiilleri işlemekten  kurtulamazlar. Önemli olan onları gizlemek değil, tedbir alıp bir daha yapılmasına engel olmaktır. Şayet kurumların menfaati için suçlar örtbas edilirse, kötülüklerin artmasından başka bir getirisi olmayacaktır.

Süre: 128 dk

Yönetmen: Thomas McCarthy

Senaryo: Josh Singer, Thomas McCarthy

Ülke: ABD  

Tür: Biyografi, Dram, Tarihi, Gerilim

Vizyon Tarihi:29 Ocak 2016      (Türkiye)

Dil: İngilizce

Müzik: Howard Shore

Oyuncular: Mark Ruffalo, Michael Keaton, Rachel McAdams, Liev Schreiber, John Slattery

Özet

The Boston Globe gazetesinde çalışanların, rahiplerin çocukları taciz ettiğine dair skandalı çözmeye ve bölgedeki Katolik kilisesinin de bu olayı örtmeye çalışmasının anlatıldığı film gerçek bir hikayeye dayanıyor. Asıl gerçeği araştıran gazetecilerin önüne, kilise çalışanlarından ve avukatlardan oluşan bir engel çıkar… Spotlight filmi 2015 Venedik ve Toronto film festivallerinde de yerini alacak.

Filmden

Bay Garabedian’ın söylediğine göre Kardinal Law bunu 15 yıl önce öğrenmiş ve hiçbir şey yapmamış. O avukat kafayı oynatmış bence. Ayrıca Kilise, suçlamaları reddetti. Herkes böyle söylüyor.

Bay Garabedian kafayı oynatmış olsun ya da olmasın Kardinal’in haberinin olduğunu kanıtlayacak belgelerinin olduğunu söylüyor. Bildiğim kadarıyla da bu belgeler şu anda mühürlü.

Evet. Konumuz 80 çocuğu istismar etmiş Bostonlu rahip.

Elimizde, Law’ın haberi olduğunu kanıtlayabileceğini söyleyen bir avukat var. Bizse geçen 6 ay içinde sadece iki haber yapmışız bununla ilgili. Bana göre yerel bir gazete için oldukça büyük bir haber bu. En azından bu belgelere bir göz atmalıyız.

Nasıl yapmak istiyorsunuz bunu ?

  Burada kanunlar nedir bilmiyorum ama Florida’da mahkemenin kapısını çalardık. Kilise’ye dava açmak mı istiyorsunuz ?

  Teknik olarak Kilise’ye dava açmış olmayız belgelerin mührünün kaldırılması için mahkemeye başvurmuş oluruz. Kilise bunu, onlara dava açmak olarak algılayacaktır. Tıpkı diğer herkes gibi.

Öğrendiğim iyi oldu.

İşteki ilk günü için çok cesurca bir hareket .

– Bunun tek bir anlamı var .

 – Ne diyecekler sence buna ?

  Gilman deliye dönecek .

 – Merhaba .

 – Kapıyı kapat .

 – Nasıldı ?

  Baron, Geoghan Davası’ndaki mühürlü dosyalar için dava açmak istiyor. Kilise’ye dava açmak mı ?

  Çok iyi haber. 3 yıl önce haber boşa düşünce Geoghan’a destek çıkmıştık. Baron o zamanlar Miami’deydi .

 – Daha doğrusu Times’da da olabilirdi .

 – Burada değildi sonuçta.

Dava açmak işe yarayabilir mi yani ?

  – Yargıç’a göre değişir .

 – Hangi cemaatten olduğuna göre bir de. Bradlee. Evet. Tamam .

 – Baron bizimle konuşmak istiyor .

 – Bizimle mi ?

   Tamam Jim, teşekkür ederim.

Evet. Anladım, sağ ol. Yarın, ajans dışı bir avukatla buluşma ayarladım .

 – Jon Albano .

 – Evet .

 – Davanın yargıçlığını kim yapacak ?

  – Constance Sweeney .

 – Bu iş zor .

 – Nedenmiş o ?

  – Kendisi sağlam Katoliktir. Okuduklarıma bakacak olursak Geoghan Davası’nda çok derin bir araştırma yapmamışız .

 – Haklı mıyım ?

  – Hayır. Haksızsınız. Geoghan Davası’nı çok yakından incelemiştik. Metro’dan David Armstrong ve din bölümünden Michael Paulson ilgilenmişti. Yanlış anlamadıysam, günlük yayınımızın dışında Kardinal Law’ın durumdan haberinin olup olmadığını sorgulayacak uzun vadeli herhangi bir araştırmada bulunmamışız. Evet, bulunmadık. Bu, senin ekibinin yaptığı bir şey değil mi ?

  Spotlight mı ?

  Evet. Ama hâlâ size söylediğim Boston Polisi haberini inceliyoruz .

 – Bırakabilir misiniz ?

  – Evet. Marty, Spotlight’ın geçmişte büyük başarılar elde etmesinin sebebi kendi projelerini kendileri seçmeleri. Bunu da seçmeyi düşünebilir misiniz ?

  Seninle ilgili yazacak mı bilmiyorum ama aradığını söylerim. Oldu.

**

Sana nasıl yardımcı olabilirim ?

  Geoghan Davası’nda verilen karara itiraz etmek istiyorum.

Katolik Kilisesi’ne dava açmak mı istiyorsun ?

  İtiraz edeceğiz sadece, ama evet .

 – Önemli bir durum mu sence ?

  – Evet, önemli. Çünkü Kilise, bütün gücüyle üzerimize gelecektir bildiğin gibi. Abonelerimiz de buna sessiz kalmayacaktır. Yüzde 53’ü Katolik çünkü.

Bence de sessiz kalmayacaklar. Tamam. Marty, Kardinal’le yüz yüze tanışman için seninle irtibata geçebilirler, olağan bir durum bu.

Evet, çoktan geçtiler.

Önümüzdeki haftaya ayarlandı. Yerinde olsam bu durumdan bahsetmezdim.

**

– Geoghan Davası’nı biliyor musun ?

  – Evet, 80 davacı vardı. Hepsi münferit davalardı. Garabedian içlerinde kaybolmuştu.

Kardinal Law’a karşı herhangi bir suçlama var mıydı ?

  Evet, orası biraz karmaşık.

Bir şeyi anlamanız gerek. Bunlar pis davalar. Zamanaşımı 3 yıl ile sınırlı. Bu durumdaki mağdurların çoğu bu süreden daha önce öne çıkmıyor .

 – Neden peki ?

  Daha çocuklar çünkü. Suçluluk, utanç… Ayrıca bu çocukların çoğu, kötü mahallelerde büyüyor. Hiçbirisi böyle şeyleri duyurmak istemiyor. Hayatlarını değiştirmiş oluyorlar. Kendi yöntemleriyle mücadele etseler bile hayırsever dokunulmazlık yasası gereği sadece 20 bin dolar ceza kesiliyor.

Çocuk tacizine sadece 20 bin dolar mı ?

  Yasalara göre sistem bu şekilde işliyor, evet. Kilise, güçlü bir oluşum. Yapabilecek en etkili şey böyle davaları basınla halletmek. Tıpkı benim Porter’da yaptığım gibi. Ama dediğim gibi, mağdurların büyük çoğunluğu televizyona falan çıkmak istemiyor.

 Mitch ise pek göz önünde olmayı seven biri sayılmaz.

Evet, Garabedian’ın çocuk mağdurları alıp da basına götürmesi oldukça büyük bir

 Haklısın.

Daha kırk fırın ekmek yemesi lazım. Bana soracak olursanız, Law’ın aleyhine herhangi bir şeyi yok. Ne yani, blöf mü yapıyor ?

  Daha iyi bir sonuç elde etmek için adını duyurmaya çalışıyor. Pervasız bir hareket olur bu.

**

BİLİNDİK BİR OLAY 

Porter, 87 kişiyi taciz suçlamalarıyla Massachusetts Mahkemesinde

Adı RTKG. Rahip Tacizinden Kurtulanlar Grubu.

Liam Barrett. Philadelphia’da bazı çocukları taciz etmiş. Sonra Boston’a taşınmış. Aynı şeyi burada yapmış. Sonra yine taşınmış .

Evet. 1987’de Lance Diego yazmış.

**

Liam Barrett .

 – Haberi biz yapmıştık. Haberi yaptığımızı söylüyorum sadece. Adam birkaç yıl boyunca cemaatten cemaate sürgün edilmiş. Tıpkı Geoghan ve Porter gibi.

Bence arada bir benzerlik var. Basit bir şeye benziyor. Başka ne buldunuz ?

  Sacha, mağdur topluluğundan birini buldu.

Phil Saviano.

RTKG mi ?

  Onun haberini de biz yapmıştık. Hani sen maçı seyrediyordun Steve .

 – Adam çok yanar döner biri Mike .

 – Onunla ilgili birkaç haber yapmıştık .

 – Mektup yazmayı bırakmamıştı .

 – Din savaşı çıksın istiyor .

**

Geçen gün internete girdim. 

Aklınıza gelen her şey vardı. İtiraf etmeliyim, bir rahip olarak beni biraz rahatsız etti bu. İş güvenliği hakkında endişelenmeli miyim ?

  Hiç sanmıyorum.  Bilgi, ayrı bir şeydir. Ama kader ise…  Kader ise bambaşka bir şey .

**

– İsminiz ?

  – Phil Saviano .

 – Tamam. Bekleyin biraz.

Kurtulanlardan konuştuğunuz ilk kişi ben miyim ?

  – Evet, sensin .

 – Peki. İlk önce, beni buraya çağırdığınız için teşekkür edeyim. Topluluğum PTKG’nın tam işbirliği içerisinde olacağından emin olabilirsiniz.

Topluluğunda toplam kaç kişi var Phil ?

  Son yaptığımız sohbette 11 kişiydik. Pardon, 10. Karen yeni taşındı .

 – Grubunuzda kadın da mı vardı ?

  – Tabii ki de, kadın da vardı. İş tacize geldiği zaman ayrım yapmıyorlar. Mesele ise eşcinsel olmaları değil. Mesele, çocuklara tecavüz etmek için rahiplik yapmaları. İster çocuk, ister erkek ister kız olsun. PHIL SAVIANO YAŞ 11 11 yaşındaydım. Wester’da, Peder David Holly’nin kurbanı olmuştum. Kulu değil yalnız. Kurbanı oldum .

 – Aranızda Katolik olan var mı ?

  – Katolik olarak yetiştirildim. Ama artık karımın Presbitryan Kilisesi’ne gidiyorum. Ben de bıraktım. Ama arada büyükannemin Kilisesi’ne gidiyorum. Hepimiz de Katolik olarak yetiştirildik denilebilir, ama artık.. .

 – Öyle değiliz .

 – Size bir şey anlatayım o zaman. Fakir bir ailenin fakir bir çocuğuysanız din sizin için birçok şey demektir.

Bir rahipin dikkatini çekerseniz ise, bu önemli bir şeydir.

 İlahi kitabını getirmenizi veya çöpleri çıkarmanızı istediğinde, kendinizi özel hissedersiniz.

Tıpkı Tanrı’nın yardım istemesi gibidir.

Size pis şaka yapması tuhaf bir durumdur ama artık bir sırrınız olmuş olur.

Siz de ses etmezsiniz.

Daha sonra size bir porno dergisi gösterir.

Siz yine ses etmezsiniz.

Yine ses etmezsiniz.

Ta ki sizden otuzbir çekmenizi veya ağzınıza almanızı isteyene kadar.

Ve buna da ses etmezsiniz.

Tuzağa düşürüldüğünüzü düşünürsünüz. Çünkü size, O, yardımda bulunmuştur. Tanrı’ya nasıl hayır diyebilirsiniz ki ?

 Bunun, fiziksel istismar olmakla kalmayıp aynı zamanda manevi istismar olduğunu da bilmeniz çok önemli. Bir rahip size bunu yaptığında inancınızı elinizden almış oluyor.

Şişenin dibini görür veya şırıngaların sayısını unutursunuz.

Bunlar bir işe yaramazsa gidip bir köprüden atlarsınız.

Bu yüzden kendimize “Kurtulanlar” diyoruz. Jason Barry’nin kitabını okudunuz mu ?

  Louisiana’daki Gauthe Davasını yazmış .

 – Baş harfi G.. .

 – G-a-u-t-h-e. Richard Sipe ile konuştum. Kilise’nin tedavi merkezlerinden birinde çalışıyordu. Eskiden rahipti.

Bir rahibe ile evlendi.

İşte. Cass Davası’ndaki ifadesi. Tedavi merkezi nedir Phil ?

  Suçlu bulunan rahiplerin gönderildiği yer. Hepsi kutunun içinde. 5 yıl önce hepinize de göndermiştim.

Globe’a mı ?

  Kimin adına gönderdin ?

  Kim olduğunu söylemek istemiyorum. İlgilenmediklerini söylemişlerdi. Ama Phil, seninle ilgili birkaç haber yapmışız. Kupürlerini gördüm. Evet ama hiç de yeterli değildi. Anlamanız gerekiyor.

Bu büyük bir olay. Sadece Boston’dan ibaret değil. Bütün ülkeyi, bütün dünyayı kapsıyor. Vatikan’a kadar uzanıyor .

 – Buna herhangi bir kanıtın var mı Phil ?

  – Hayır, henüz yok. Ama unutmayın, işin içinde bir sürü kişi var .

 – Yoksa kimse nasıl ses etmesin .

 – Bir sürü olan kim ?

  – Rahipler ya! Rahipler!

Sadece Boston’da 13 tane biliyorum.

Boston’da, çocukları taciz eden 13 tane rahip mi var ?

  Evet. Söylediğim her şeyi neden tekrarlıyorsun ?

  Açıklık getirmeyi seviyorum.

5 yıl önce bu dosyaları gönderdiğimde açıklık getirseydin ya. Hepsi burada duruyor .

**

– Joe. Merhaba .

 – Lanet olsun .

 – Sorun değil .

 – Özür dilerim. Oturun lütfen .

 – Sorun değil. Teşekkürler .

 – Masanın yeri iyi mi ?

  – Çok iyi. Beklerken bir tane kek yedim. İki tane daha doğrusu. Gergin olduğum zaman yemek yiyorum. Ben de yerim aslına bakarsanız. Geç kalmadım umarım. Phil saat 1’de demişti. Hayır, kalmadınız. Ben erken geldim. Bir saat falan.

Sorunlu ailelerin çocukları için bir grup kurmuştu .

 – Nerede bu ?

  – San Ambrose, Dorchester. Tamam. Beni, Peder Shanley ile tanıştıran oydu. Uzun saçları olan, hippi tipli bir Sokakçı Rahip’ti .

 – Beni Back Bay’deki evine davet etmişti .

 – Back Bay’in neresinde ?

  – Beacon Sokağı’nda .

 – Beacon, tamamdır. Buralı mısınız ?

  Hayır, Ohio’da büyüdüm. Ama annem Boston’lu. Sokağı bilmeniz anlaşıldı. Back Bay’i daha önce hiç görmemiştim ben. Gittiğinde ne oldu peki Joe ?

  İlk başta çok iyi davrandı. Çok komikti. Çok sıradandı. Gey olduğumu anlamıştı sanırım. Üzerinde çocuk resimleri olan zührevi hastalık aracını göstermişti. Ama farklı kelimeler kullanıyordu. Homoseksüel, transeksüel, biseksüel. Peki. O zamanlar gey olduğunu biliyor muydun Joe ?

  Evet. Ama bunu kimseye söylemiyordum. Dorchester’da söylenmez. Peki. Aracı gösterdikten sonra ne oldu peki ?

  Biraz korkmuştum. Anlamıştı bence. Çıplak poker oynarsak kendini iyi hissedersin demişti. Tabii ki kabul ettim. Olaylar ondan sonra gelişti. Neler olduğunu ayrıntılı olarak söyleyebilir misin ?

  Ayrıntılı olarak beni taciz etti. Joe, burada kullandığımız kelimeler büyük önem taşıyor. Söylenenleri hafifleştiremeyiz. “Taciz etti” demek yeterli değil. İnsanların, gerçekte neler olduğunu öğrenmesi gerekiyor .

 – Bunları paket yaptırsak iyi olur o zaman .

Daha rahat hissetmemi sağlayacak bir yol bildiğini söyledi. Sonra ne oldu ya ?

  Elbiselerini çıkardı. Çok gergin olduğumu benimkini ağzına alarak keyfimi yerine getirebileceğini söyledi. Klasik! – Kabul ettin mi peki ?

  – Evet. Neden böyle bir şey yaptığımı sorguluyorsun biliyorum. Karşımda benden 30 yaş büyük ürkünç bir adam var. Ama şunu iyi anlamalısınız. Bu, hayatımda birinin bana gey olmanın sorun olmadığını ilk söyleyişiydi. Ve o kişi bir rahipti. Oral seks yaptınız mı yani ?

  Cinsel birleşme oldu mu ?

  Evet, ama o zaman değil. Sonra. Bu durum beni mahvetmişti. Duygularımı bastırdım artık. Ama o, her şeyin başlangıcıydı. Çok kafa karıştırıcı bir şeydi. Seks ile böyle tanışmak, sonra… Sonra erkeklere bağlı olmak… Özür dilerim. Dayanamayacağımı biliyordum. Özür dilerim. Özür dileme. Sorun değil Joe. Sorun değil. Görüyorsun, her yerde Kilise var. Yanında da çocuk parkı .

 – Joe, bunları kimseye anlattın mı ?

  – Kime, bir rahipe mi ?

**

 

Not almamın bir sakıncası var mı ?

  Sorun olur mu ?

  – Not almamın sakıncası yok değil mi ?

  – Adımı kullanacak mısınız ?

  Hayır. İstemiyorsanız kullanmayacağım. Hayır. Bir çocuğum var. Daha bir yaşında. Ama bunları öğrenmesini istemiyorum. Sorun değil, anlıyorum. İstediğin zaman röportaja son verebilirsin Patrick

– Anladın mı ?

  – Anladım .

 – Tamam o zaman .

 – Not alabilirsiniz .

 – Pekala. Olay ilk yaşandığında nerede oturuyordun ?

  Hyde Park’ın oradaki Konutlarda .

 – Stop & Shop’ın oradaki mi ?

  – Evet. Biliyor musunuz ?

  Evet. Birkaç yıl taksicilik yaptım. Çok kötü kahveleri vardı. Evet, öyleydi. Olay yaşandığında kaç yaşındaydınız peki ?

  12 yaşındaydım. Babam intihar ettikten hemen sonrasıydı .

 – İnanamıyorum .

 – Pisliğin önde gideniydi. Annem de pek aklı başında biri değildi .

 – Nasıl yani ?

  – Delinin tekiydi yani .

 – Şizofrendi .

 – Aynı kapıya çıkıyor. Geoghan ile ne zaman tanıştın ?

  Kız kardeşim onu Dunkin’ Donuts’ta görmüş. Babamın öldüğünü söyleyince hemen yanımıza gelmişti. Barbara adında bir rahibe vardı.

– Tamam. Geoghan çıkageldi. Annem birden havalara uçtu .

 – Sanki Tanrı evimize gelmiş gibiydi .

 – Anlıyorum. Sonra ne oldu peki ?

  – Gerçekten öğrenmek istiyor musun ?

  – Evet Patrick, istiyorum. Beni dondurmacıya götürmeyi teklif etti. Adam rahip. Ben de çocuğum, gittim tabii. Tamam. Eve dönüyorduk… Bacağımı okşamaya başladı. Sonra ise elini yukarı götürüp çükümü avuçladı. Donup kaldım. Taş kesildim resmen. Hareket edemedim. Ne yapacağımı bilmiyordum küçük bir çocuktum daha. Anlıyorum. Dondurmamı yiyememiştim bile. Eriyip kolumdan akmıştı. Bundan sonra… Bundan sonra onu bir daha gördün mü ?

  Evet. Tamam, yeter bu kadar. Şimdilik burada bırakalım. Olur.

  – Telefonunuzu kullanabilir miyim ?

  – Evet, tabii ki de. Yerini biliyorsun .

 – İstiyorsan ismimi kullanabilirsin .

 – Teşekkür ederim Patrick.

Teşekkür etme. O şerefsizleri alt et.

 

**

Şanslı olanlardan biri kendisi. Hâlâ yaşıyor .

**

– Merhaba Richard. Nasılsın ?

   – İyiyim .

 – Aradığın için teşekkürler. İsmini bana Phil Saviano vermişti. Birkaç soru sorabilir miyim acaba ?

   – Tabii ki de .

 – Harika. Phil, Baltimore’daki Kilise Tedavi Merkezleri’nden birinde çalıştığını söyledi.  Evet. Seton Pskiyatri Kurumu.  Hayırsever Rahibeler tarafından yönetiliyordu. Peki ne zamandı bu Richard ?

   1965’te psikoterapi grubunda çalışmaya başladım.  5 yıl boyunca gidip geldim. Sonraki 30 yılımı ise tacizci rahiplere ve mağdurlarına yardım ederek geçirdim.

Gerçekten mi ?

  Bütün işin bu mu oldu ?

   Kilise, o adamların birkaç çürük elma olduğunu düşünmemizi istiyor Mike.  – Onlardan çok daha fazlası var .

 – Ne kadar fazla Richard ?

   Araştırmalara göre konuşacak olursak yaygın bir psikolojik fenomen olduğunu söyleyebilirim. Bu kadar fazla, demek .

**

Bay Rezendes. Evli misiniz ?

  Evet. Karınız sürekli çalışmanızı sorun etmiyor mu ?

  Evet, ediyor. Bu yüzden hiç evlenmedim işte. Çok meşgulüm. Yaptığım iş çok daha önemli. Yeni editörünüz Yahudi değil mi ?

  – Evet, öyle .

 – İşe baksana adam geliyor birden bütün gözler Kilise’ye dönüyor .

 – Neden biliyor musun ?

  – Hayır. Çünkü işe yabancı gözle bakılması gerekiyor. Tıpkı benimki gibi. Ermeniyim ben. Boston’da kaç tane Ermeni tanıyorsun ?

  Globe’ta çalışan Steve Kurkjian. İki etti. Kendini ödüllendirmen falan gerekir .

 – Sen nesin peki İtalyan mı ?

  – Hayır, Portekizli .

 – Nerede doğdun ?

  – Doğu Boston’da Sahi mi ?

  Doğu Boston’da mı ?

  Öyle görünmüyorsun. Bu şehir… Bu insanlar… Bizim gibilerin buraya ait olmadığını yüzümüze vuruyor. Ama bizden iyi bir yanları yok. Kendi çocuklarına nasıl davrandıkları ortada. Sözlerimi bir kenara yazın Bay Rezendes… “Bütün köy, bir çocuğu yetiştirebildiği gibi pekâlâ ona tecavüz de edebilir.”

**

Bu işte bugüne kadar hep duyduğum ama hiç tanışmadığım Robby Robinson’du. Beni dinle Jimmy.

Bu konuda doğru tarafta olmak istersin.

Bahsettiğin şey Kilise Robby. Etrafına bir bak, bunlar iyi insanlar şehir için onca iyilik yaptılar. Partinin keyfini çıkar.

Bunların üzerinden defalarca geçtim. “Hava Değişimi” bu rahipleri görevden aldıklarında kullandıkları tek terim değil. Türlü türlü terim var.

Görevde Değil Atamada, Acil Durum Müdahalesi .

 – Her türlü çalışıyor adamlar .

 – İnanç işi hariç. Diğer rahiplerden çok daha fazla cemaat değiştiriyorlar. Ben çocukken rahip 7-8 yılda tayin olurdu. Bazen daha da fazla. Bunlarınki en fazla 2-3 yılda bir .

 – Saviano’nun söylediği bütün rahipler için bu atamayı kullanmışlar mı ?

  – Evet .

 – Çok açık bir düzen var .

 – Millet Sipe arıyor.  Krizi tam anlamıyla anlamak istiyorsanız dini sebeplerden ötürü cinsellikten uzak durma gereğiyle başlamalısınız. 

Bu benim ilk büyük bulgumdu.  Rahip sınıfının sadece % 50’si cinsellikten uzak duruyor.  Çoğunluğu diğer yetişkinlerle seks yapıyor.  Ama bu durumdan, pedofiliye müsamaha gösteren hatta onu koruyan bir gizlilik olgusu meydana geliyor.

Yani Kilisenin bu krizin boyutundan haberi var diyorsunuz ?

   Kesinlikle. Louisiana’daki büyük skandaldan sonra papalık elçisi adayı Tom Doyle pedofil rahipleri uyaran rapora el koyarak milyar dolarlık borcu öğrenmişti. 1985’te olmuştu bu .

 – 1985 mi ?

  – Evet. Raporu kim gördü, Katolik kıdemlilerinden kimse gördü mü ?

   Elbette.  Doyle raporu Ulusal Katolik Piskopos Konferansı’nda lanse etmeyi denedi.  Aslında Kardinal Law başlangıçta borcun kapatılmasına yardım etmişti.  Ama sonra vazgeçip raporu rafa kaldırdı .

 – Şaka mı bu ?

  – Richard. Ben Robby. Boston’da bu duruma uygun 13 rahip olduğunu düşünüyoruz bu da çok büyük bir haber demek. Sence mümkün mü ?

  Sayısı yani ?

   Evet, mümkün Robby. Sayı bana oldukça düşük geldi. 

Benim tahminim % 6 kadar reşit olmayanlarla seks yapan var .

 – % 6 ne ?

  – Bütün rahiplerin % 6’sı.

Boston’da ne kadar rahip var ?

  1500 kadar. % 1, 15 eder, % 6 ise… 90 ?

  – Doğru 90 rahip .

 – Bu mümkün mü ?

   Metrik bakış açısına göre evet. Benim bulgularım kesinlikle bu yönde. 

Alo ?

  90 rahip mi dedin ?

  Boston’da mı ?

  Adam öyle dedi. O piçlerden 90 tane olsaydı insanlar bilirdi .

 – Belki de biliyorlardır .

 – Kimse tek kelime etmedi mi yani ?

  Korkaklar işte. Bence halka duyurmak istediğin bir mukayese değil bu. Macleish haberdardı

 – Hiçbir şey söylemedi .

 – O, 13 rahip biliyormuş. 13 ve 90 arasında çok fark var. Sipe denen adam bu rakamları nerden öğrenmiş ?

  30 yıl üzerlerinde çalışmış. Eğitimli bir psikoterapist kendisi. Peki ama rahibeyle yaşayan hippi eski bir rahipin rakamlarından daha fazlası gerekiyor. Daha fazla mağdur ararız. Daha fazla rahip bulmuş oluruz sonra da onları kayıt defterinden kontrol ederiz .

 – Yığınla mağdur olacak .

 – Hallederiz .

 – Ne kadar sürecek ?

  – Çok uzun .

**

  Merhabalar. Ronald Paquin’i arıyordum. Buyurun ?

  – Peder Paquin siz misiniz ?

  – Evet. Ben Boston Globe’dan Sacha Pfeiffer. Peki .

 – Birkaç soru sorabilir miyim ?

  – Buyur sor tatlım.

Küçükken Haverhill’deki Aziz John The Baptist’ten size tanıyan çocuklarla konuştuk. Sizin onları taciz ettiğinizi söylediler, doğru mu bu ?

  Şakalaştığım doğrudur. Ama asla kendimi hoşnut etmedim. Anladım. Aziz John The Baptist’teki çocukları taciz ettiğinizi itiraf ediyorsunuz yani ?

  Evet ama dediğim gibi onlardan hiç zevk almadım. Burasını anlamak çok önemli. Anlıyorum. Bu çocuklarla nereden ve nasıl bir şekilde şakalaştığınızı söyler misiniz ?

  Açıkça söylemek istiyorum. Ben kimseye tecavüz etmedim. Arada fark var.

Biliyorum .

 – Nereden biliyorsunuz ?

  – Ben de tecavüze uğradım. Affedersiniz, kim tecavüz etti ?

  Tatlım kiminle konuşuyorsun ?

  – Sorun yok Jane .

 – Size kim tecavüz etti Peder ?

  Siz kimsiniz ?

  – Sacha Pfeiffer, Globe’dan .

 – Lütfen verandamdan çıkın .

 – Eve gir Ronald .

 – Bayım.. .

 – Gir içeri dedim! – Peki .

 – Affedersiniz siz kimsiniz ?

  – Ben kız kardeşiyim .

 – Bir daha buraya gelmenizi istemiyorum .

**

 

Law, Geoghan’dan yıllardır haberdarmış. Şüphe yok.  Jamaica Plain’de yaşayan Martha Gallet adlı bayanın Law’a yazdığı mektup var.  80’lerin başında Geoghan da oradayken yazmış.  Şunu dinle. 

Ailemizin kökenleri Kilise’ye dayanmaktadır.  Arzumuz kutsal emirleri korumaktır.  Her ne kadar ailemizden 7 çocuğun kirletilmesinin ızdırabının ortasında olsak bile.  7 Robby. 7 tane çocuk! 

Sessizliğimizi korumamız tavsiye edildi. 

İki yıl önce Kilise’nin otoritesini sorgulamamıştık.  Ama o zamandan beri Peder Geoghan hâlâ cemaatinde görev yapıyor. 

 

Mektubu Law’a göndermiş ama Law hiçbir şey yapmamış! 

Law’a bir mektup daha var, aynı yıl.

Bunu da dinle.

 Peder Geoghan’ın Weston’daki Aziz Juluis’a öğretim üyesi olarak son atanma emri. 

Peder Geoghan’ın genç çocuklarla homoseksüel ilişki geçmişi var. 

San Brendan’dan ayrılmasının bu sebepten kaynaklı olabileceğini düşünüyorum. 

Peder Geoghan bir çeşit terapi alırken sadece hafta sonu çalıştırılması doğru mu merak ediyorum.  Daimi endişeleriniz için çok minnettarım. 

Sizin ve bizim Tanrımıza en içten dileklerimle. 

Papaz John M. Darcy.  Yardımcı Boston Piskoposu. 7 Aralık 1984 .

 – Yardımcı Piskopos mu yazmış bunu ?

  – İnanılmaz. Onlardan farklı konuşmuş. Gallet bu mektubu ne zaman yazmış ?

  – 1984’te .

**

Eğer bunu yayınlarlarsa ve yanlış aksettirirlerse Kilise üzerini örter .

 – Hemen şimdi yapmamız gerek .

 – Mike, Mike. Ne var ?

  Neden tereddüt ediyoruz ?

  Baron, Law’ı devirmemizi söyledi. Bu da Law işte.

Baron sistemi devirmemizi söyledi. Daha kapsamlı incelememiz lazım. Bu işe son verecek tek şey bu. Ben’e götürelim, ne yapacağımıza o karar versin. Ben zamanı geldi deyince Ben’e götüreceğiz.

Zamanı geldi Robby!

Zamanı geldi! Haberleri vardı ve çocuklara bunun olmasına izin verdiler.

Tamam mı ?

  Sen de olabilirdin, ben de olabilirdim. Hepimiz olabilirdik. Bu şerefsizlerin tabutuna çiviyi çakmalıyız. İnsanlara kimsenin bundan paçayı kurtaramayacağını göstermeliyiz. Ne bir rahipin, ne Kardinal’in, ne de Papa’nın!

– Bitirdin mi ?

  – Evet bitirdim. Saçmalık bu!

**

Neden o kadar sinirlendim bilmiyorum.

Bence Robby yanılıyor. Haberi çok önemsiyorsun Mike.

Hepimiz öyle. Evet, sanırım. Büyükannemle Kiliseye gitmeyi bıraktım. Çok zor anlarsın ya işte.

Orada otururken Joe Crowley’i ve diğerlerini düşünmeye başlıyorum.

Çok sinirleniyorum. Büyükannene nedenini söyledin mi ?

  Haftada 3 kere Kiliseye gidiyor Mike. Bu beni gerçekten çok sinirlendiriyor. Evet. Küçükken, Kiliseye gitmeyi gerçekten seviyordum .

 – Neden bıraktın ?

  – Bildik saçmalıklar işte. Ama garip olan… Bence… Sanırım günün birinde geri… Geri dönerim sanıyordum. Buna tutunmuştum ben. Sonra o mektupları okuyunca… Bir şeyler parçalandı .

 – Çok berbat bir duygu .

 – Evet. Berbat bir duygu .

**

GEOGHAN MEKTUPLARI 

Neredeyse bütün kurbanları ilkokul çocuklarından oluşuyordu. 

Bir tanesi 4 yaşındaydı. 

Son teslim tarihine 21 gün 4 saatiniz var  …

Kilise yetkilileri neden yaptığını hiç sormadı… 

Son teslim tarihine 8 gün 2 saatiniz var  …3 yıl sonra Geoghan hâlâ… 

**

Bir şey söyleyebilir miyim ?

  Bazen, zamanımızın çoğunu karanlıkta tökezleyerek harcadığımızı unutmak kolaydır. Birden ışık yanar ve suçlanacak bir şeyler bulunur. Ben gelmeden önce yaşanan olaylardan konuşamam. Hepiniz burada iyi bir gazetecilik örneği gösterdiniz. Yaptığınız gazeteciliğin okuyucularımız üzerinde doğrudan ve kayda değer bir etki göstereceğine inanıyorum. Benim açımdan böyle bir haber bu işi yapma nedenimiz. Bununla birlikte Kardinal Law ve Katolik Cemaati epey güçlü bir cevap verecektir. Eğer zamana ihtiyacınız varsa bunu hak ettiniz. Ama Pazartesi sabahı size burada ihtiyacım var. Odaklanmış ve işinizi yapmaya hazır bir şekilde .

**

KİLİSE, RAHİPLERİN TACİZİNE YILLARCA İZİN VERMİŞ

2002 yılı boyunca Spotlight Ekibi skandalla ilgili yaklaşık 600 tane haber yaptı. 

Boston Başpiskoposluğu’ndan 249 rahip ve peder cinsel istismardan suçlu bulundu. 

Boston’da, kurtulanların sayısı 1000’in üzerine çıktı. 

Aralık 2002’de Kardinal Law, Boston Başpiskoposluğu’ndan istifa etti. 

Dünyanın en yüksek dereceli Roman Katolik Kiliseleri’nden biri olan Basilica di Santa Maria Maggiore’ye atandı. 

ÖRTBAS EDİLMEMİŞ BAŞLICA TACİZ SKANDALLARI ŞUNLARDIR

Albany, NY

Altoona, PA

Anchorage, AK

Anchorage, KY

Baker, OR

Baltimore, MD

Billings, MT

Bridgeport, CT

Briscoe Memorial, WA

Brooklyn, NY

Burlington, VT

Camden, NJ

Cape Girardeau, MO

Charleston, SC

Chicago, IL

Cincinnati, OH

Cleveland, OH

Collegeville, MN

Conway Springs, KS

Covington, KY

Dallas, TX

Davenport, IA

Denver, CO

Detroit, MI

Dubuque, IA

East Greenwich, RI

El Paso, TX

Fairbanks, AK

Fall River, MA

Fargo, ND

Farmington, IA

Fort Worth, TX

Gallup, NM

Goshen, NY

Grand Mound, IA

Grand Rapids, MI

Greenbush, MN

Hannibal, MO

Hartford, CT

Helena, MT

Honolulu, HI

Indianapolis, IN

Jackson, MS

Joliet, IL

Kansas City, KS

Kansas City, MO

Lincoln, NE

Los Angeles, CA

Los Gatos, CA

Louisville, KY

Manchester, NH

Marietta, GA

Marty Indian School, SD

Memphis, TN

Mendham, NJ

Miami, FL

Milwaukee, WI

Mobile, AL

Monterey, CA

Nashville, TN

New Orleans, LA

New York, NY

Oakland, CA

Omaha, NE

Onamia, MN

Orange, CA

Palm Beach, FL

Peoria, IL

Philadelphia, PA

Phoenix, AZ

Pittsburgh, PA

Portland, ME

Portland, OR

Providence, RI

Raleigh, NC

Richmond, VA

Rochester, NY

Rockville Centre, NY

Rosebud Reservation, SD

Sacramento, CA

San Antonio, TX

San Bernardino, CA

San Diego, CA

Santa Barbara, CA

Santa Fe, NM

Santa Rosa, CA

Savannah, GA

Scranton, PA

Seattle, WA

Spokane, WA

Springfield, MA

St. Francis, WI

St. Ignatius, MT

St. Louis, MO

St. Michael, AK

St.Paul/Minneapolis, MN

Stebbins, AK

Stockton, CA

Toledo, OH

Tucson, AZ

Wellesley, MA

Wilmington, DE

Worcester, MA

Yakima, WA

Yuma, AZ

Adelaide, Australia

Akute, Nigeria

Antigonish, Canada

Arapiraca, Brazil

Auckland, New Zealand

Ayacucho, Peru

Ballarat, Australia

Bass Hill, Australia

Bathurst, Australia

Berazategui, Argentina

Berlin, Germany

Bindoon, Australia

Bo, Sierra Leone

Bontoc, Philippines

Brits, South Africa

Bruges, Belgium

Buenos Aires, Argentina

Caen, France

Canberra, Australia

Cape Town, South Africa

Cebu City, Philippines

Chatham, Canada

Chimbote, Peru

Christchurch, New Zealand

Ciudad de Mexico, Mexico

Comillas, Spain

Cottolengo, Chile

Cuacnopalan, Mexico

Curracloe, Ireland

Dandenong, Australia

Dublin, Ireland

Edinburgh, Scotland

Feilding, New Zealand

Flawinne, Belgium

Franca, Brazil

Gortahork, Ireland

Goulburn, Australia

Grenada, Spain

Hamilton, New Zealand

I Iobart, Australia

Hollabrunn, Austria

Igloolik, Canada

Kilnacrott, Ireland

Kircubbin, Northern Ireland

Lancefield, Australia

Letterfrack, Ireland

London, England

Lota, Ireland

Maipu, Chile

Manchester, England

Manila, Philippines

Mariana, Brazil

Masterton, New Zealand

Medellin, Colombia

Melbourne, Australia

Melipilla, Chile

Merida, Venezuela

Middlesbrough, England

Mildura, Australia

Mittagong, Australia

Monageer, Ireland

Morisset, Australia

Moron, Argentina

Mount Isa, Australia

Munich, Germany

Nairobi, Kenya

Naval, Philippines

Neerkol, Australia

Newcastle, Australia

Ngong, Kenya

Ollur, India

Ottre, Belgium

Parana, Argentina

Perth, Australia

Pilar, Argentina

Poznan, Poland

Preston, England

Quilicura, Chile

Quilmes, Argentina

Rab, Croatia

Reading, England

Riekhofen, Germany

Rio de Janeiro, Brazil

Rufisque, Senegal

Saint-Jean-de-Maurienne, France

Salta, Argentina

San Luis Potosi, Mexico

Santiago, Chile

Santo Domingo, Dominican Republic

Sherbrooke, Canada

Silverstream, New Zealand

Soni, Tanzania

St. Johns, Canada

Sydney, Australia

Toowoomba, Australia

Trondheim, Norway

Tubay, Philippines

Wagga Wagga, Australia

Wexford, Ireland

Wilno, Canada

Wollongong, Australia

 ‘DÜNYAYI
SÜBYANCI SATANİST SAPKIN BİR ÇETE YÖNETİYOR’
/Can Kemal Özer

 

BAŞA DÖN

 

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s