AÇIK KAPI

 

Kendinden haberi olmayanın biri, Allah’a yalvarıyor ‘Ya Rabbi, lütfet de bana bir kapı aç” diyordu.

Tesadüfen Rabia da orada oturuyordu. Dedi ki:

A gafil, bu kapı ne vakit kapalıydı ki?

S:285

HER AN BENİ BEĞENSELER NE ÇIKAR?

Mecnun dedi ki:

Bütün yeryüzündekiler, her an bana aferin deseler, her an beni beğenseler ne çıkar?

Ben kimsenin takdirini istemem. Bana övgü, Leylâ’nın sövüp saymasıdır, bu yeter bana!

Onun bir sövmesi, yüzlerce övgüden daha hoştur. Onun adı, âlem saltanatından daha iyidir!

Ey aziz, sana yolumu yordamımı söyledim işte. Hor görsende ne çıkar ki?

Yücelik kıvılcımı çaktı mı bütün canları, kökünden yaktı yandırdı mı…

Can, yüzlerce elemle yanıp giderse ne olur ki? Yanıp gittikten sonra yüceliğin ne faydası var, horluğun ne zararı?

Kuşlar, o yanıp yakılan çaresizler, bu sefer dile gelip dediler ki: Canımızı, yanıp tutuşan ateşe atmaya hazırız biz.

Hiç pervane, ateşten bıkar mı? Onun huzuru ateştedir zaten.

Sevgiliye kavuşamazsak da hiç olmazsa yanarız. İşte bu da bir iştirl

Bu makama erişmemiz mümkün değilse bile geri dönmeyi gönlümüz istemiyor!

s:344

DERTLER İÇİNDE MAHPUSTUR İSMAİL

Dindar pak birisi dedi ki: Tam otuzyıldır, öyle bir ömür sürüp duruyorum ki!

Babası, İsmail’in başını keseceği zaman İsmail, nasıl dertlere dalmış kaybolmuşsa ben de öyle dertlere dalmış gitmişim.

Bütün ömrü, İsmail’in o anı gibi geçen kişi ne haldedir, nasıldır? İşte ben o haldeyim, öyleyim!

Dertler içinde mahpusum. Ömrümü nasıl geçiriyorum, gecem gündüzüm nasıl gelip geçiyor? Kim bilecek?

Bazen mum gibi bekliyorum, yanıp duruyorum. Bazen ilkbahar bulutu gibi ağlıyorum.

Sen, mumun ışığını görüyorsun; hâlâ ama başındaki ateşi görmüyorum ki.

Birisine uzaktan bakan, gönlüne nerden yol bulacak, içinde ne var, nereden bilecek?

Top oynayanın ayağına bağlı top gibi hiçbir yerde Karârım yok: ne başımı fark ediyorum, ne ayağımı!

Varlığımdan hiçbir fayda elde etmedim. Ne yaptıysam, ne söylediysem hepsi hiç!

Yazıklar olsun! Kimse bana yardım etmiyor. Bu işsizlikle ömrüm ziyan oldu gitti!

Kudret elimdeyken ne fayda. Hiçbir şey bilmedim, öğrenmedim. Bilip öğrenince de kudretim kalmadı, bittim!

Şimdi kendime acizlikten, çaresizlikten, dertlere düşmekten başka bir çare bilmiyorum.

s:372-373

Kaynak. FERİDÜDDİN ATTAR, Mantıkut-tayr- Kuş Dili, Türkçesi:  Yaşar Keçeci, Kırkambar, 1998, İstanbul

 

BAŞA DÖN

 

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s