NEDEN KORKUYORSUN?

 

 

Müfsit bir adam günahlar işleyerek öldü gitti. Tabutunu yola çıkardılar.

Bir zahit görünce o fesatçı herifin namazını kılmamak için hemen oradan savuştu.

Geceleyin rüyasında o kötü adamı cennete girmiş gördü; yüzü güneş gibi parlıyordu.

Zahit, ona dedi ki:

A kişi, bu makamı nereden buldun?

Sen dünyada durdukça günah edip durdun; tepeden tırnağa kadar kötülüklere bulandın.

O adam cevap verdi:

Sen, ölümü görünce bana acımadın ya; işte Allah, senin bu merhametsizliğine karşı bana merhamet etti!

Şu aşk, oyununa bak; ne hikmetler meydana getiriyor. Birisi inkâr ediyor, Allah ise merhamet edip bağışlıyor.

Onun hikmeti, kuzgun kanadı gibi kapkaranlık gecede çocuğun birini, elinde mum olduğu halde yola çıkarıyor.

Arkasından da, hadi tez git, o mumu söndür diye bir rüzgar yolluyor. Mum sönüyor, çocuk mahzun oluyor,

Derken çocuğu yolda tutup, a bihaber, neden mumu söndürdün diyor da

Bu yüzden de çocuğu hesap günü yüzlerce lûtuflarla esirgiyor, ona ihsanlarda bulunuyor!

Herkes namaza, niyaza koyulsaydı âşıklığın, hikmetine sığmaması lâzım gelirdi.

Halbuki bu durumda hikmeti tamamlanmaz, noksan kalırdı. Kısaca bu işi, böyle oldu işte!

Yolunda yüz binlerce hikmet vardır. Bir damlanın bile rahmet denizinden payı var.

Oğul, bu yedi pergel, senin için dönüp duruyor, senin için iş görüyor.

Melekler de senin için ibadet ediyorlar. Cennetle cehennem, senin lütuf ve kahrının yansıması.

Meleklerin hepsi sana secde etmiştir. Parça ve bütün, senin varlığında boğulmuştur.

Kendini pek o kadar hor görme; senden ilerde hiç bir mahlûk yoktur ve olamaz da.

Senin cismin parçadır; canın da bütünün bütünü. Öyle horluğa düşüp kendini tamamıyle horlayarak güçsüz bir hale getirme!

Bütünün parladı, cüzün zuhura geldi. Canın açığa çıktı, âzan meydana geldi.

Ten, candan ayrı değildir, onun parçasından bir uzuvdur.

Tek olan Allah’ın şu birlik yolunda sayı olmadığından ta ebede kadar parça, bütün sözleri boş laftır. Böyle sözler söylemek caiz değildir.

Üstünde, hasretini artırmak üzere sana rahmet saçmak için yüz binlerce rahmet bulutu vardır.

Bütünün yücelme zamanı gelince bütüne ait elbiseler, hep senin içindir.

Bunca melek neler yaptı, ne ibadette bulunduysa hep senin için yapmış, hep senin için ibadette bulunmuştur.

Allah, onların bütün ibadetlerini ebedî olarak sana bağışlayacak, o ibadetlerin sevabını sana verecektir.

S: 161-163

Kaynak. FERİDÜDDİN ATTAR, Mantıkut-tayr- Kuş Dili, Türkçesi:  Yaşar Keçeci, Kırkambar, 1998, İstanbul

BAŞA DÖN

 

yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s